ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'da kalıcı barışın tesisi ve Gazze'nin geleceğine yönelik kritik bir adım atarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yeni kurulan Barış Kurulu’na (Board of Peace) kurucu üye olarak katılmaya davet etti. 16 Ocak 2026 tarihinde iletilen resmi mektupta Trump, Türkiye’nin bölgedeki stratejik önemine ve ateşkes sürecindeki yapıcı rolüne vurgu yaptı.
Barış Kurulu'nun Görev ve Yetkileri
Gazze’de güvenliğin sağlanması ve bölgenin yeniden imarından sorumlu olacak bu üst siyasi yapı, doğrudan Başkan Trump başkanlığında faaliyet gösterecek. Yaklaşık 15 dünya liderinden oluşması planlanan kurul; insani yardımların ulaştırılması, sivil yönetimin denetlenmesi ve altyapı projelerinin koordinasyonu gibi hayati görevleri üstlenecek. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Trump’ın davetini doğrulayarak; Kurul'un, Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan'ın uluslararası meşruiyetle hayata geçirilmesinde kilit rol oynayacağını belirtti.
Türkiye'nin Kritik Rolü ve Davos Toplantısı
Türkiye, Ekim 2025'te imzalanan Şarm El-Şeyh Barış Anlaşması'ndan bu yana Gazze'deki ateşkesin korunması ve insani yardım koridorlarının açık tutulması konusunda en aktif ülkelerden biri oldu. ABD'li yetkililer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze halkı nezdindeki saygınlığının ve Türkiye'nin bölgedeki askeri-diplomatik gücünün, Barış Kurulu'nun başarısı için vazgeçilmez olduğunu ifade ediyor. Bu tarihi girişimin ilk resmi toplantısının önümüzdeki hafta İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenecek olan Dünya Ekonomik Forumu marjında gerçekleştirilmesi bekleniyor.
Geçiş Süreci ve Gelecek Vizyonu
Barış Kurulu, sadece fiziksel inşayı değil, aynı zamanda Gazze'nin sivil bir teknokrat yönetim tarafından idare edilmesini de denetleyecek. Trump, "Güç yoluyla barış" vizyonu çerçevesinde, Hamas'ın silahsızlanma sürecine geçmesini ve bölgenin tamamen istikrara kavuşturulmasını hedeflediklerini açıkladı. Türkiye'nin yanı sıra Mısır, Katar, İngiltere, İtalya ve Almanya gibi ülkelerin liderlerinin de bu kurumsal yapıda yer alması, Gazze'nin tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendiriliyor.




