İlkadım ilçesinde 14 yıllık sahaflık yapan Savaş Koçalan, 60 metrekarelik dükkanında tarih, sanat, politika, klasikler ve 70'ler gibi farklı alanlara ait kitapları okurlarla buluşturuyor. 40 binin üzerinde kitabın bulunduğu arşiviyle kentin en kapsamlı sahaflarından biri olduğunu belirten Koçalan, dijital kitapların yaygınlaşmasına rağmen basılı kitabın yerini tutamayacağını söyledi. Koçalan, sahaflığın yalnızca kitap satışı olmadığını, kitapla okur arasında kurulan bağın ve kültürel belleğin korunması açısından da önemli olduğunu ifade etti. Arşivlerinde farklı kitapların olduğunu belirten Koçalan, 'Tarih, sanat, politika, klasikler, 70'ler gibi iyi bir arşivimiz var. Samsun'un en iyi arşivlerinden biri ve 40 binin üzerinde de kitabımızın olduğunu düşünüyorum. Kendi kitap okurluğum da var. Onu kattığımız zaman daha 25-30 yıllık bir serüvene denk geliyor' diye konuştu.

'SAHAFLIK TİCARİ NESNE OLMAMALI'

Sahaflığın ticari nesneye dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Koçalan, 'Bizim sabit okurlarımız var. Sabit bir kitlemiz var. Örneğin fırına gidersin, günlük ekmek ihtiyacın vardır ama kitap öyle bir noktada değil. Mesela bir kitap tercih eden müşteri kitabı bitirip geri dönmesi lazım. En azından bu belli bir zaman dilimi içeren bir şey. 20-25 günlük sürede. Ben sahaflığın daha geleneksel olma taraftarıyım. Yakın zamanda online satışları için dijital dünyaya da girdim. Aslında sahaflığın biraz geleneksel yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bu modern dünya yeni satış tekniklerini, yeni çalışma stillerini şekillendirdiği için ister istemez biz de etkileniyoruz. Önüne gelen bir home office açıp, 3-5 bin kitap koyup satışını yapabiliyor. Bu bana biraz sığ geliyor. Bunu özümsemeden, bunu anlamadan yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bir ticari nesne olmamalı' dedi.

'GERÇEK BİR KİTAP OKURU, KİTABA DOKUNMADAN ONU ANLAMAZ'

KPSS Alan Bilgisi Oturumları Sınava Giriş Belgeleri açıklandı
KPSS Alan Bilgisi Oturumları Sınava Giriş Belgeleri açıklandı
İçeriği Görüntüle

Kitap okuma alışkanlıklarının dijital dünya tarafından şekillendirildiğini belirten Koçalan, 'Gerçek bir kitap okuru, kitabı hırpalamadan, altını çizmeden, dokunmadan onu anlamaz. Günümüz okuru biraz daha 'Ben bunu okumak için okuyayım' gibi düşünebilir. Buraya da yeni kuşak okurlar geliyor. Bize 'Bir kitap önerir misin' diyorlar. Biz de öneriyoruz. Daha sonra kitabı Google'daki yorumlara bakıyorlar. Google yorumuna göre kitap tercih edilebiliyor. Yorumlarda kısa metinler, bir yazar üzerine ön yargılar olabiliyor. Bunu dijital dünya şekillendiriyor. Kitap tercihler noktasında da şekillendiriyor ama yerini tutacağını düşünmüyorum açıkçası. Çok kısmı etkendir yani' diye konuştu.

DİJİTAL PLATFORMLARIN ARTI VE EKSİLERİ

Gelişen teknolojinin kendilerini etkilediğini ve etkilerken artısının da olduğunu belirten Koçalan, 'Mesela dijital dünyada bir kitap platformunda 10 bin üzerinde kitap satıcısı var ve bu demek aslında bir olumlu bir etki demek bence. Çünkü herkesin kitaba gidip birebir ulaşma şansı yok. Bugün o platformdan çeşitli kargolar üzerinden köye, taşraya her yere kitap ulaştırılabiliyor. Bunun artısı olduğunu düşünüyorum. Bu tip platformların eksisi gibi artısı da var. Tabii ki gidip kitabı yerinde görmek, incelemek, başka fikirler almak, sohbet etmek başka. Onun yerini tabii ki tutmayacaktır' dedi.

SAHAFLIK KÜLTÜREL BELLEK ANLAMINDA ÇOK ÖNEMLİ BİR YERDE

Dijital dünyaya karşı sahaflığın aslında çok önemli bir yerde olduğunun altını çizen Koçalan, 'Dijital dünya daha yapay. Bir e-kitap açtığın zaman o hissiyatın olduğunu düşünmüyorum. Mürekkep kokusu, kitabın kendi kokusu, o atmosfer, bir sahafta sohbet edebilme imkanı dijital platformların bunu sunmadığını ve bu noktada sahaflığın kültürel hazine anlamında, kültürel bellek anlamında çok önemli bir yerde olduğunu düşünüyorum' diye konuştu. (DHA)

Kaynak: DHA