<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Axion Haber</title>
    <link>https://www.axionhaber.com</link>
    <description>Medyanın Güçlü Sesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.axionhaber.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 01:46:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlıktan 30 belgesel ve 27 uzun metraj filme 232,5 milyon lira destek]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/bakanliktan-30-belgesel-ve-27-uzun-metraj-filme-2325-milyon-lira-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/bakanliktan-30-belgesel-ve-27-uzun-metraj-filme-2325-milyon-lira-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, 30 belgesel film yapım projesine 12 milyon 590 bin lira, 27 uzun metraj film projesine toplam 232 milyon 500 bin lira destek sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, 'Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü 2026 yılı destek programı kapsamında Türk sinemasına yönelik önemli bir kaynak aktarımını daha hayata geçirdi. 2026/3 sayılı Belgesel Film Destekleme Kurulu kararıyla 30 belgesel film yapım projesine 12 milyon 590 bin lira, 2026/4 sayılı Uzun Metraj Sinema Film Yapım Destekleme Kurulu kararıyla ise 27 projeye toplam 232 milyon 500 bin lira destek sağlandı. Bu destekle birlikte yalnızca üretim değil, nitelikli ve uluslararası rekabet gücü yüksek projelerin artırılması hedefleniyor' denildi.</p>

<p>USTA YÖNETMENLER VE YENİ İSİMLERLE DESTEK</p>

<p>Desteklenen projeler arasında, Nuri Bilge Ceylan'ın yeni projesi 'Yorgun Güneş'in de yer aldığı belirtilen açıklamada, 'Altın Palmiye ödüllü yönetmenin projelerine verilen destek, Türk sinemasının küresel görünürlüğünü artırma hedefinin güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, hem deneyimli yönetmenlerin üretimini sürdürmesini hem de yeni kuşak sinemacıların sektöre kazandırılmasını amaçlıyor. Bakanlığın 2026 destek programında dikkat çeken başlıklardan biri de animasyon projelerine verilen güçlü destek oldu. Son yıllarda teknolojik gelişmeler ve kamu destekleriyle ivme kazanan animasyon sektörü, artık yalnızca çocuklara yönelik içerik üretimiyle sınırlı kalmıyor; uluslararası pazarda rekabet eden bir alan haline geliyor. Kurulda; 'Aslan Hürkuş Tüm Kahramanlar', 'Kehribar ile Boncuk: Kayıp Robot', 'Şeker Fareler-Başlangıç' ve 'Son Peygamber-Hicret' adlı projeler de toplantıda desteklenen animasyon film yapım projeleri arasında yer aldı. Bakanlık, animasyondan kısa filme, senaryo geliştirmeden çekim sonrası süreçlere kadar geniş bir üretim zincirini destekleyerek sektörün bütüncül gelişimini hedefliyor' ifadelerine yer verildi.</p>

<p>BELGESEL FİLMLERE DESTEK</p>

<p>Belgesel sinemaya olan desteğin bu yıl da devam ettiği belirtilerek, '2026 Mart ayında alınan kararla 30 belgesel film yapım projesine 12 milyon 590 bin lira destek aktarıldı. Türkiye'de nitelikli belgesel film yapımlarının gerçekleştirilmesinde ve sektörün bu alanda gelişmesinde önemli rol oynayan destekler bu yıl geçtiğimiz yıla göre büyük artış gösterdi' denildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bakanlık tarafından 2026 yılı Nisan ayı itibarıyla toplam 215 projeye toplam 302 milyon lira destek sağlandı. Bu desteklerle, daha şimdiden geçtiğimiz yıl verilen destek rakamlarına ulaşılmış oldu. Sinema Genel Müdürlüğünün 2026 yılı destek politikası; yalnızca sayısal artışı değil, nitelikli üretimi, uluslararası başarıyı ve sektörün tüm bileşenlerinin birlikte güçlenmesini esas alıyor. Artan destek miktarı ve çeşitlenen proje başlıklarıyla Türk sineması, hem içerik üretiminde hem de küresel ölçekte rekabet gücünü artırma yolunda yeni bir eşiğe taşınıyor. Bakanlık tarafından sinema sektörüne sağlanacak destekler artarak devam edecek. Eylül ayında kısa ve animasyon film yapım, senaryo yazım ve proje geliştirme türlerindeki projelere verilecek destekler görüşülecek olup, ekim ayı içerisinde de uzun metraj, çekim sonrası ve ortak yapım türündeki projelere verilecek desteklere karar verilecek.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/bakanliktan-30-belgesel-ve-27-uzun-metraj-filme-2325-milyon-lira-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/bakanliktan-30-belgesel-ve-27-uzun-metraj-filme-2325-milyon-lira-destek.jpg" type="image/jpeg" length="12933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaprak Sayar'ın 'Zamansız' albümü dijital platformlarda yayında]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/yaprak-sayarin-zamansiz-albumu-dijital-platformlarda-yayinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/yaprak-sayarin-zamansiz-albumu-dijital-platformlarda-yayinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahçeşehir Üniversitesi Konservatuvarı Öğretim Görevlisi ve TRT İstanbul Radyosu ses sanatçısı Yaprak Sayar, 'Zamansız' isimli yeni albümü ile dinleyici karşısına çıkıyor. Pera Records etiketi ile İsmet Aydın ve Ömer Vatanartıran prodüktörlüğünde hazırlanan albüm, 10 Nisan 2026 tarihinde dijital platformlarda yayınlanmasının ardından plak olarak da müzikseverlerle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>‘Benzemez Kimse Sana'dan 'Bakmıyor Çeşm-i Siyah'a' klasik Türk müziğinin 17 nadide eserinden oluşan bu arşivlik albüm; canlı (hücum) kayıt tekniği ile aslına sadık şekilde ve akustik olarak kaydedildi. Hacı Arif Bey'den Dede Efendi'ye, Itrî'den Zekai Dede'ye Türk Musikisinin en önemli bestekarlarına ait klasik eserleri yorumlayan Sayar, şunları söyledi:</p>

<p>'Albüm yalnızca bu janrın inceliklerine değil aynı zamanda eski İstanbul'un nezaket kültürüne ve şehrin zamana direnen zarafetine de kapı aralıyor. İstanbul'un insanı yutan bir metropol değil, onu ipek tül gibi saran bir görgü kenti olduğunu hatırlamanın en iyi yolu, bu şarkılar'.</p>

<p>İhsan Apça ve Özkan Mete tarafından Ada Stüdyolarında kaydedilen albümde Sayar'a tanburda Furkan Resuloğlu, kanunda Mustafa Tabak, ritim sazlarda Ozan Pars, klasik kemençede Elif Can Gündüz, çelloda Volkan Ertem eşlik etti. 'Zamansız'ın kapak fotoğrafları, albümün ruhuna uygun şekilde, Bahçeşehir Üniversitesinin Boğaziçi'ndeki yeni kampüsünde sanatçı İbrahim Özbunar tarafından çekildi.</p>

<p>Pera Records, kültür sanata desteği şiar edinen Bahçeşehir Üniversitesinin desteği ile kuruldu. Akademik ve popüler kültür arasında etkileşimi güçlendiren arşivlik yapımlar ile sanata katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>ALBÜMDEKİ ESERLER</p>

<p>Benzemez Kimse Sana</p>

<p>Bakmıyor Çeşm-i Siyah</p>

<p>Bi Vefa Bi Çeşm-i Bidâd</p>

<p>Bin Cefa Görsem Ey Sanem Senden</p>

<p>Uyur Daim Uyanmazdı</p>

<p>Şu Karşıki Dağda Br Yeşil Çadır</p>

<p>Dertli Kaval</p>

<p>Evlerinin Önü Mersin</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dalda Çıkmış Bir Elma</p>

<p>Kanlar Döküyor Derdin ile</p>

<p>Neva Kar</p>

<p>Sâdeyledi Bu Gönlümü Bir Gözleri Ahu</p>

<p>Sevdiceğim Aşıkını Ağlatır</p>

<p>Plevne Marşı</p>

<p>Yemenimin Uçları Çıkamam Yokuşları</p>

<p>Yine Bir Gülnihal</p>

<p>Araz Üste Buz Üste</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/yaprak-sayarin-zamansiz-albumu-dijital-platformlarda-yayinda</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/yaprak-sayarin-zamansiz-albumu-dijital-platformlarda-yayinda.jpg" type="image/jpeg" length="83194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gurbetçinin tarihi eserlerden oluşan 'Ata Ocağı Tebriz Otağı']]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/gurbetcinin-tarihi-eserlerden-olusan-ata-ocagi-tebriz-otagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/gurbetcinin-tarihi-eserlerden-olusan-ata-ocagi-tebriz-otagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Iğdır’dan 45 yıl önce göç ederek Almanya'nın başkenti Berlin'e yerleşen Ayetdin Kılıç (61), baba ocağı Karakoyunlu ilçesine bağlı Cennetabat köyünde bir müze oluşturdu. 100-150 yıllık eserlerden oluşan evine 'Ata Ocağı Tebriz Otağı' adını veren Kılıç, yılda iki kez köyünü ve evini ziyaret ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Iğdır'ın Karakoyunlu ilçesine bağlı Cennetabat köyünde dünyaya gelen Ayetdin Kılıç, henüz 16 yaşındayken ailesiyle birlikte Almanya'ya göç etti. Burada çeşitli işlerde çalışan Ayetdin Kılıç, doğup büyüdüğü Cennetabat'ta baba ocağını canlandırmak için harekete geçti. Köydeki evlerini müzeye dönüştüren Kılıç, başta Almanya olmak üzere Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden topladığı eserlerle bir müze oluşturdu. Almanya'da kullandığı sobayı bile köydeki evine getiren Kılıç, 100 ila 150 yıllık eserleri topladı. Kılıç'ın evinde Kaçar hanedanlığına ait eserler de sergileniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nevruz Bayramı ve yaz tatili olmak üzere yılda iki kez baba ocağına gelen Kılıç, müze evini misafirlerine gezdiriyor. 45 yıldan beri yaşadığı Almanya'dan yılda iki kez Iğdır Cennetabat'taki evine geldiğini belirten Kılıç, 'Yaklaşık 45 yıldır Almanya'da yaşamama rağmen Iğdır'la olan bağımı hiçbir zaman koparmadım. Gerek sanal medya gerekse basın yoluyla memleketimde olup bitenleri yakından takip ediyorum. Her yıl Nevruz ve Ölüler Bayramı'nda mutlaka Iğdır'a gelmeyi kendime görev bildim. Herkesi köyde yaşamaya, köyüne sahip çıkmaya doğa ile kucaklaşmaya davet ediyorum. İnsanlar apartman dairelerinden uzaklaşsınlar' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/gurbetcinin-tarihi-eserlerden-olusan-ata-ocagi-tebriz-otagi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/i-m-g-3462.jpeg" type="image/jpeg" length="84172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edirneli kadınlar, Şalvar Gecesi'nde eğlendi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/edirneli-kadinlar-salvar-gecesinde-eglendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/edirneli-kadinlar-salvar-gecesinde-eglendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde, bu yıl 3'üncüsü düzenlenen 'Şalvar Gecesi'ne yoğun katılım oldu, kadınlar Trakya türküleriyle eğlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lalapaşa'da geleneksel hale gelen 'Şalvar Gecesi' etkinliği, ilçenin düğün salonunda gerçekleştirildi. Bu yıl 3'üncüsü düzenlenen etkinliğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. İlçenin yanı sıra etkinliğe, köylerden ve Edirne kent merkezinden de kadınlar katıldı. Türk kültürünün önemli simgelerinden şalvarın önemine dikkat çekilen gecede birlik ve beraberlik mesajı verildi. Gecede, Trakya yöresine özgü türkülerle danslar edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'ŞALVAR BİZİM GELENEĞİMİZ'</p>

<p>Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, yoğun geçen kış şartlarından sonra vatandaşlara güzel bir gece yaşatmak istediklerini söyleyerek, 'Köylerimizden ve Edirne'den gelen misafirlerimizle çok güzel bir gece planladık. Bunlara devam edeceğiz. Zaten göreve gelirken de demiştik; özel günlerimizi, yöresel günlerimizi coşkuyla kutlayacağız. Şalvar biliyorsunuz bizim geleneğimiz. Annemizin, ninemizin hatırasını yaşatıyor. Bu hatırayı da birlik ve beraberlik içerisinde eğlenerek yaşatmaya çalışıyoruz' dedi.</p>

<p>Geceye katılanlardan Sümeyra Taşkın, etkinliğin çok güzel planlandığını belirterek, 'Çok güzel bir geceydi. O kadar güzel bir geceydi ki, kurtlarımızı döktük. Bol bol göbek attık. Çok eğlenceli bir geceydi. Başkanımıza çok teşekkür ederiz' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/edirneli-kadinlar-salvar-gecesinde-eglendi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/edirneli-kadinlar-salvar-gecesinde-eglendi.jpg" type="image/jpeg" length="50809"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluslararası Adana Portakal Çiçeği Karnavalı'nın korteji, renkli görüntülere sahne oldu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/uluslararasi-adana-portakal-cicegi-karnavalinin-korteji-renkli-goruntulere-sahne-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/uluslararasi-adana-portakal-cicegi-karnavalinin-korteji-renkli-goruntulere-sahne-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da 'Nisan'da Adana' sloganıyla bu yıl 14'üncüsü düzenlenen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı kapsamında gerçekleştirilen kortej, renkli görüntülere sahne oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çukurova'da bahar başlangıcında kenti saran portakal çiçeği kokusunun verdiği heyecanı tüm ülkeye yayma amacıyla başlatılan ve bu yıl 'Nisan'da Adana' sloganıyla 14'üncüsü düzenlenen Uluslararası Adana Portakal Çiçeği Karnavalı'nda gerçekleştirilen korteje binlerce kişi katıldı. Merkez Seyhan ilçesindeki Atatürk Parkı önünden başlayan kortejde süslenen araçlara binen ve çeşitli kostümler giyen katılımcılar, izleyenleri selamladı. Müzikler eşliğinde devam eden korteje, vatandaşlar da eşlik ederek renkli görüntüler oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kortej, Uğur Mumcu Meydanı'nda sona erdi. 1 Nisan tarihinde başlayan karnaval ise 8 Nisan tarihinde sona erecek. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/uluslararasi-adana-portakal-cicegi-karnavalinin-korteji-renkli-goruntulere-sahne-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 19:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/uluslararasi-adana-portakal-cicegi-karnavalinin-korteji-renkli-goruntulere-sahne-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="79841"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['ODTÜ Sanat' 6 yıl sonra yeniden başlıyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/odtu-sanat-6-yil-sonra-yeniden-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/odtu-sanat-6-yil-sonra-yeniden-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), kuruluşunun 70'inci yılı kapsamında kültür ve sanat geleneğini yeniden canlandırıyor. Üniversitenin en önemli etkinliklerinden biri olan 'ODTÜ Sanat', 6 yıllık aranın ardından yeniden sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İş Bankası katkılarıyla hayata geçirilen etkinlik, 28 Mart-4 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek. ODTÜ'nün ikinci 70 yılına yönelik konumlandırılan organizasyon, kampüsü yeniden kültür ve sanatla buluşturmayı hedefliyor. Etkinlikten elde edilecek gelir ise ODTÜ Öğrenci Burs Fonu'na aktarılacak. Başta Kemal Kurdaş Kültür ve Kongre Merkezi olmak üzere kampüsün farklı noktalarında gerçekleştirilecek program kapsamında konserler, tiyatro gösterileri, film gösterimleri, söyleşiler, sergiler ve atölyeler yer alacak. Öğrenciler, akademisyenler, mezunlar ve sanatseverlerin yanı sıra Ankara'dan katılımcıları da bir araya getirmesi beklenen ODTÜ Sanat, yalnızca kampüs içinde değil, şehir genelinde etkisini hissettiren bir kültür-sanat festivali niteliği taşıyacak.</p>

<p>KEMAL KURDAŞ SALONU'NDA BÜYÜK KONSERLER</p>

<p>28 Mart'ta başlayacak 'ODTÜ Sanat 70'inci Yıl Günleri' kapsamında Kemal Kurdaş Kültür ve Kongre Merkezi'nin ana sahnesinde ulusal ve uluslararası birçok önemli sanatçı sahne alacak. Programda Kerem Görsev Quartet ft. Fatih Erkoç, Erkan Oğur &amp; İsmail Hakkı Demircioğlu, Bill Laurance &amp; Michael League, Yeni Türkü, Şakalı Akustik-Harun Tekin &amp; Koray Candemir, TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası &amp; Sibel Köse, Fazıl Say, Buena Vista All Stars-Una Noche En La Habana ve Dhafer Youssef gibi farklı müzik türlerinden önemli isimler yer alacak.</p>

<p>ETKİNLİK GELİRLERİ ÖĞRENCİ BURS FONUNA AKTARILACAK</p>

<p>ODTÜ Sanat kapsamında gerçekleştirilecek ücretli etkinliklerden elde edilecek gelir, ODTÜ Öğrenci Burs Fonu'na aktarılacak. Böylece festival yalnızca bir kültür-sanat etkinliği değil, aynı zamanda öğrencilerin eğitimine destek sağlayan sürdürülebilir bir dayanışma modeli olacak. Programda yer alan çok sayıda ücretsiz etkinlik ise kampüs yaşamını sanatla buluşturmayı ve farklı yaş gruplarından ziyaretçilerin katılımını teşvik etmeyi amaçlıyor.</p>

<p>KAMPÜSÜN HER NOKTASINDA ÇOK KATMANLI SANAT DENEYİMİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Festival boyunca gerçekleştirilecek film gösterimleri, tiyatro oyunları, çocuk etkinlikleri, atölye çalışmaları, sergiler ve pop-up konserler, etkinliğin en güçlü bileşenlerini oluşturuyor. Gün boyu sürecek program akışında, bağımsız film seçkileri, farklı disiplinlerden tiyatro gösterimleri, çocuklara yönelik sahne performansları ve yaratıcı atölyeler dikkat çekerken, kampüsün çeşitli noktalarında gerçekleşecek küçük ölçekli konserler ve sürpriz performanslar festival atmosferini canlı tutacak. Fuaye alanları, açık alanlar ve geçiş noktaları sanatın gündelik yaşamla iç içe geçtiği dinamik mekânlara dönüşecek. Bu yönüyle ODTÜ Sanat, izleyiciyi yalnızca izleyen değil, deneyimleyen ve etkileşime geçen bir katılımcıya dönüştüren çok mekânlı bir kültür-sanat deneyimi sunuyor.</p>

<p>SANAT, TEKNOLOJİ VE KENT KÜLTÜRÜ PANELLERDE BULUŞACAK</p>

<p>Festival kapsamında gerçekleştirilecek panellerde sanat, teknoloji ve kent kültürü farklı perspektiflerle ele alınacak. Programda yer alan söyleşiler arasında 'Kültür Diplomasisi: Başkent Olmanın Yumuşak Gücü', 'Yapay Zeka ve Yaratıcılık: Algoritmalar Sanatı Nasıl Tasarlar?' ve 'Ankara'da Kültür Sanatı Konuşmak' başlıklı oturumlar bulunuyor. Bu panellerde Ankara'daki kültür kurumları, uluslararası kültür enstitüleri, akademisyenler ve sanatçılar bir araya gelerek sanatın güncel üretim biçimlerini ve kültür ekosistemini tartışacak.</p>

<p>ODTÜ Sanat'ın yeniden başlamasıyla birlikte kampüs, yalnızca üniversite bileşenleri için değil, Ankara'nın kültür-sanat hayatı için de önemli bir buluşma alanı haline gelecek. Etkinliklerin önemli bir bölümü Ankaralı sanatseverlerin katılımına açık olarak düzenlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/odtu-sanat-6-yil-sonra-yeniden-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/odtu-sanat-6-yil-sonra-yeniden-basliyor.jpg" type="image/jpeg" length="30045"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kütahya'da Roma Dönemi'ne ait tarihi hamam için restorasyon talebi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/kutahyada-roma-donemine-ait-tarihi-hamam-icin-restorasyon-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/kutahyada-roma-donemine-ait-tarihi-hamam-icin-restorasyon-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya’nın Hisarcık ilçesinde Roma Dönemi'ne ait tarihi hamam, bakımsızlık nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bölge halkı, hamamın restore edilip turizme kazandırılması için yetkililerden yardım bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Roma Dönemi'nde kayaların oyularak yapıldığı, Bizans ve sonrasında Osmanlı dönemlerinde de aktif olarak kullanıldığı bilinen Hisarcık ilçesine bağlı Sefaköy'deki tarihi hamam, bakımsızlık nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Hamamın aktif olarak kullanıldığı yıllarda cilt hastalıkları, romatizma, nevralji, kireçlenme, mide, bağırsak ve böbrek rahatsızlıklarına iyi geldiği söylenirken, sıcak suyunun kesilmesiyle yıllar içinde tamamen atıl hale geldiği öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üstü açık haldeki hamamdaki tarihi izlerin giderek yok olduğunu belirten köylüler, yapının aslına uygun şekilde restore edilerek yeniden hizmete kazandırılmasını istiyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/kutahyada-roma-donemine-ait-tarihi-hamam-icin-restorasyon-talebi</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/kutahyada-roma-donemine-ait-tarihi-hamam-icin-restorasyon-talebi.jpg" type="image/jpeg" length="32279"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda 'Nevruz' buluşması]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/kultur-ve-turizm-bakanliginda-nevruz-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/kultur-ve-turizm-bakanliginda-nevruz-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 21 Mart Uluslararası Nevruz Günü vesilesiyle TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen heyeti ağırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, 21 Mart Uluslararası Nevruz Günü kapsamında anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve beraberindeki Türk Cumhuriyetleri heyeti, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından bakanlıkta kabul edildi. Heyetin karşılanmasıyla başlayan programda Bakan Ersoy'a, Nevruz geleneğinin simgelerinden semeni tepsisi takdim edildi. Sembolik yumurta tokuşturma ritüelinin gerçekleştirildiği buluşmada Türk dünyasından gelen sanatçılar müzik performansları sergilerken hatıra fotoğrafları da çekildi. Birlik mesajının öne çıktığı basına kapalı olarak gerçekleştirilen programda Ersoy, dünyanın içinden geçtiği zorlu sürece dikkat çekerek Türk dünyası için birlik ve beraberliğin hayati önem taşıdığını vurguladı. Bakan Ersoy, 'Dünya maalesef çok sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Yakın coğrafyamızda, komşularımızda insan vicdanında onulmaz yaralar açan soykırımlara, iç savaşlara, işgallere tanıklık ediyoruz. Atalarımızın, 'Zulüm avludan girse, kanun bacadan çıkar' sözünü doğrular şekilde uluslararası hukuk tamamen ortadan kalkmış, umursanmaz hale gelmiş durumdadır. Bütün bu yaşananlar bize bir olmanın, birlikte kalmanın ne denli hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'BİRLİK SADECE SÖYLEMLE DEĞİL, KÜLTÜRLE YAŞAR'</p>

<p>Türk dünyasının birliğinin sadece söylemlerle değil, kültürel ve tarihi değerlerin korunmasıyla mümkün olacağını belirten Ersoy, 'Birlik; kuru bir sözden, dönemsel birlikteliklerden, siyasi ve politik söylemlerden öte, akılda ve gönülde yani duyguda ve fikirde olmak zorundadır. Kadim Türk milletinin birliği; öz benliğine karşı sahip olduğu farkındalıkla, bu benliği var eden gerek tarihi gerek kültürel değerleri sahiplenmeyle ve elbette onları yaşatıp nesillerine aktarmasıyla ancak mümkün ve kalıcı olacaktır. Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı bütün bunların gerçekleşmesini mümkün kılmak ve sürekliliğini teminat altına almak fikriyle vücuda getirilmiş bir kurumdur. TÜRKSOY çatısı altında, Türk milletinin kimlik ve karakter hafızası muhafaza edilmektedir' diye konuştu.</p>

<p>KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASINA VURGU</p>

<p>Bakan Ersoy, kültürel değerlerin korunmasının önemine dikkat çekerek, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>'Bunun ne kadar vazgeçilmez olduğunu anlamak için dünyanın herhangi bir bölgesine, herhangi bir kültüre bakmak ve popüler kültür denen tüketime dayalı dipsiz kuyunun söz konusu kültürlerdeki etkisini, sebep olduğu bozulmayı, yıkımı ve sonuçta yitirilen millî ve manevi ortak hafızayı görmemiz yeterlidir. Bunun bizim nesillerimize bulaşmasına, bu kaybın yaşanmasına müsaade edemeyiz. Unutmayalım ki karşımızda hedef gözeten bilinçli bir hareket vardır, dolayısıyla uyanık olmak ve özümüzü korumak bizim sorumluluğumuzdadır. Küçük büyük demeden bizi biz yapan her ayrıntıya, her değere ve unsura, her insana ve esere sahip çıkmak zorundayız.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'TÜRK TARİH VE KÜLTÜRÜNÜN BÜTÜNCÜL BİR YANSIMASI'</p>

<p>Nevruz'un yalnızca bir bahar bayramı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bakan Ersoy, 'Kültürümüzde sebepsiz bir değer, içi boş bir unsur yoktur. Nevruz'u kutlamak elbette çok önemlidir ama neden bahar bu kadar kıymetlidir sorusunu çocuklarımıza sordurmak ve cevabını vermek gerekir. Çünkü o cevapta Türk milletinin tarih sahnesine çıktığı coğrafya, o coğrafyanın iklimi ve bitki örtüsü, buna bağlı benimsenen hayat tarzı ve o hayatın beslediği bütün bir kültür ve tarih yatar. O yüzdendir ki Nevruz'a sadece, 'Bahar Bayramı' dersek çok eksik olur. Nevruz, Türk tarih ve kültürünün bütüncül bir yansımasıdır' açıklamasında bulundu.</p>

<p>TÜRK DÜNYASI İÇİN ORTAK GELECEK VURGUSU</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Türk dünyasına yönelik çalışmalarını sürdüreceğini belirten Ersoy, 'Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Türk dünyası dediğimiz bu büyük ailenin şanlı tarihini, eşsiz kültürünü kadim geçmişimize, bina ettiğimiz ve dünyayı şekillendirmiş medeniyetimize layık olacak şekilde anlatmaya, yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. Bunu; nedeniyle, niçiniyle, sebebiyle, sonucuyla yapacak; sıradanlaşmaya, basitleşmeye, özünden ve gerçekliğinden kopmalara müsaade etmeyeceğiz. Bu yolda bütün kardeşlerimizle omuz omuza yürümeyi, Türk Cumhuriyetlerinde atılacak adımları desteklemeyi, ortak uluslararası kurumlarımızın çalışmalarına TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüsü ve Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün kamu ve kültür diplomasisi sahasındaki güç ve tecrübelerini aktararak katkı sunmayı sürdüreceğiz. Bu hususta irademiz ve kararlılığımız tamdır' dedi.</p>

<p>Ersoy konuşmasının sonunda, Türk dünyasının varlığı yolunda ilmiyle, fikriyle, sanatıyla ömrünü vakfetmiş, canından geçmiş, kanını dökmüş bütün geçmişlerimizi de saygıyla, minnetle, rahmetle andı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/kultur-ve-turizm-bakanliginda-nevruz-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/i-m-g-2799.jpeg" type="image/jpeg" length="48848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy, 'Başkent Ankara' sergisini ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/bakan-ersoy-baskent-ankara-sergisini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/bakan-ersoy-baskent-ankara-sergisini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, CSO Ada Ankara'da açılan 'Başkent Ankara' sergisini ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Cumhuriyet'in başkenti Ankara'nın tarihi birikimi ve kültürel hafızası, sanatçıların fırçasıyla tuvale taşınarak sanatseverlerle buluştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, CSO Ada Ankara'da, Ankara'nın 'Türk Dünyası Turizm Başkenti' ilan edilmesi kapsamında açılan sergiyi ziyaret etti. Başkentin tarihi ve kültürel değerlerini yansıtan 24 eserin yer aldığı sergiyi gezen Bakan Ersoy, Ankara'nın Türk Dünyası Turizm Başkenti seçilmesi kapsamında yürütülen çalışmalara dikkat çekti. Bakan Ersoy, '2026 yılında Türk Dünyası Turizm Başkenti seçildi Türk Devletleri Teşkilatı tarafından Ankara. Bu bağlamda bir dizi etkinliği Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve yerel yönetimlerle birlikte gerçekleştiriyoruz. Kültür Yolu Festivali kapsamında biliyorsunuz Ankara, Kültür Yolu Festivalinin önemli bir etkinliği olan Art Meydan resim çalışmasının etkinliğini Turizm Başkenti etkinliklerine adapte ettik. Bu bağlamda, bu sergi 24 eserle 22 tane sanatçımızın katıldığı bir sergi. 2025 yılında resmedilmiş resimler bunlar' dedi.</p>

<p>'TÜRK DEVLETLERİNİ SANATLA TANITIYORUZ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara'nın geçmişten bugüne anlık görüntüleri de dahil olmak üzere farklı yönlerden yapılmış çalışmalarının olduğunu belirten Bakan Ersoy, serginin hem tanıtım açısından turizm adına ve aynı zamanda Türkiye'nin birçok yerinden gelen sanatçılarla kentte kültür sanatın geldiği noktayı anlatması bakımından da oldukça önemli olduğunu söyledi. Bakan Ersoy, 'Özellikle Türk Dünyası Turizm Başkenti seçildiğiniz zaman buradaki en önemli hedeflerimizden biri o seçilen ülkeyi sadece kültür ve sanatla bir noktaya getirmek değil, Türk devletleri arasında belirliliğini, turizm açısından tanıtımını da gerçekleştirmek' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ankara'yı anlatan resim sergisinin iki amaca da hitap ettiğine işaret eden Bakan Ersoy, 'Hem kültürel bir faaliyeti gerçekleştirmiş oluyorsunuz, hem buradaki resimlerin konuları ve içerikleri olarak baktığınızda tüm Türk devlerini iyi bir şekilde sanat yoluyla tanıtmış oluyoruz' diye konuştu.</p>

<p>10 NİSAN'A KADAR ZİYARET EDİLEBİLECEK</p>

<p>CSO Ada Ankara Üst Kat Fuaye alanında açılan sergi, 10 Nisan'a kadar ziyaret edilebilecek. Başkentin kültür ve sanat hayatına katkı sunan sergi, Ankara'nın tarihini, kültürünü ve turizm potansiyelini sanat aracılığıyla görünür kılmayı hedefliyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/bakan-ersoy-baskent-ankara-sergisini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/bakan-ersoy-baskent-ankara-sergisini-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="19940"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Onbeşliler' dizinin galası Tokat'ta yapıldı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/onbesliler-dizinin-galasi-tokatta-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/onbesliler-dizinin-galasi-tokatta-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat’ta çekilen ve 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin yıl dönümünde TRT Tabii'de yayınlanacak 'Onbeşliler' dizinin galası yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TRT Tabii'de yayınlanacak 'Onbeşliler' dizisinin çekimlerinin tamamlanmasının ardından dizinin galası Tokat'ta özel bir otelde yapıldı. Galaya, Tokat Valisi Abdullah Köklü, AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, TRT Genel Müdürü Zahit Sobacı, Gazi Osman Paşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz katıldı. Gala öncesi dizi oyuncuları Mücahit Kocaç, İsmail Ege Şaşmaz, Ezgi Şenler, Kemal Uçar, Deniz Hamzaoğlu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Dizide, Çanakkale Savaşı'nda cepheye giden 15 yaşlarındaki çocukların hikayesinin konu edildiğini belirten 'Hediye' karakterini canlandıran Ezgi Şenler, 'Çanakkale Savaşı ile birlikte bütün aşklardan sıyrılıp vatan aşkına odaklandık. Nesillerden nesillere aktırılacak bir proje yaptığımızı düşünüyorum' dedi.</p>

<p>'BU HİKAYE MÜBAREK KANLARIYLA BİR MİLLETE CAN VERENLERİN HİKAYESİDİR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tokat'ta bu toprakların hafızasını bir dizi ile geleceğe aktarmanın ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden TRT Genel Müdürü Zahit Sobacı, 'Hepimizin malum olduğu üzere 3 gün sonra Çanakkale Zaferi'nin 111'inci yıldönümünü idrak edeceğiz. Çanakkale zaferi sadece askeri bir başarı olarak görülemeyecek şanlı bir zafer, irade, iman, cesaret, fedakarlık ve vatan sevgisi ile yazılan kutlu bir destandır. Milletimizin yokluk içinde verdiği varoluş mücadelesinin adıdır. Kahraman ecdadımız 18 Mart 1915 günü 'Çanakkale Geçilmez' mührünü tarihe vurmuş ve bu topraklarda vatanın yalnızca üzerinde yaşanan yer değil uğrunda bedel ödenen mukaddes bir emanet olduğunu tüm dünyaya haykırmıştır. İşte bu sebeple 18 Mart bizim için kimliğimizi, hafızamız ve istikametimizi diri tutan bir hatırlayış vesilesidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi bu vatanın evlatlarının ecdadımızın ortaya koyduğu fedakarlıklardan Çanakkale'de verilen çetin mücadelelerden öğrenecekleri bulunmaktadır. 'Onbeşliler' dizimiz işte bu büyük destanın içinden çok özel ve çok sarsıcı bir sayfayı hayatının baharında Tokat'tan Çanakkale'ye cepheye koşan gençlerin hikayesini anlatıyor. Bu hikaye çoğu çocukluğunu geride bırakıp bir gecede büyüyen bir kuşağın hikayesidir. Bu hikaye sevdiklerinden, hayallerinden, evlerinden, ocaklarından vazgeçip vatan uğruna şehadete yürüyenlerin hikayesidir. Bu hikaye mübarek kanlarıyla bir millete can verenlerin hikayesidir' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/onbesliler-dizinin-galasi-tokatta-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/onbesliler-dizinin-galasi-tokatta-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="63126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üsküdar'da 'İsmini Vermek İstemeyen Söyleşi' programı düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/uskudarda-ismini-vermek-istemeyen-soylesi-programi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/uskudarda-ismini-vermek-istemeyen-soylesi-programi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana Çamlıca Hastanesi ile Üsküdar Belediyesi iş birliğinde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında 'İsmini Vermek İstemeyen Söyleşi' programı yapıldı. Bağlarbaşı Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programda kadınların aile ve iş hayatındaki rolleri, toplumsal hayattaki etkileri ve konuşulamadıkça büyüyen duygular ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Moderatörlüğünü İnci Ertuğrul'un üstlendiği söyleşi 'Konuşamadıkça Büyüyen Duygular' temasıyla hayata geçirildi. Programda Medicana Çamlıca Hastanesi'nden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bahar Temur, Psikiyatri Uzmanı Dr. Meltem Vural, Klinik Psikolog Cansu Kaya, THY Spor Kulübü Kadın Voleybol Takımı oyuncusu Melis Yılmaz, Uzman Klinik Psikolog Fundem Ece ve Üsküdar Acıbadem Mahallesi Muhtarı Semra Aydın konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte kadınların toplumsal hayattaki rolleri, başarı hikayeleri ve duyguların ifade edilmesinin bireysel ve toplumsal hayattaki önemi konuşuldu.</p>

<p>KARA: KADINLARIN HER ALANDA DAHA GÜÇLÜ OLMASINI ARZU EDİYORUZ</p>

<p>Programda konuşan Medicana Çamlıca Hastanesi Genel Müdürü Dr. Osman Kara, 'Üsküdar Belediyesi ile ortaklaşa düzenlediğimiz bu etkinliği, daha geniş kitlelere ulaşmak amacıyla gerçekleştirdik. Kadınlarımızın toplumdaki yerini ve etkinliğini; alanında söz sahibi isimler, hekimlerimiz ve çalışanlarımızla birlikte değerlendirmek istedik. Kadınların Türkiye'de çalışma hayatında, siyasal alanda ve toplumsal yaşamda daha güçlü bir şekilde yer almasını ve etkilerinin artırılmasını arzu ediyoruz. Şiddetin olmadığı bir Türkiye'de, tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum. Çalışanlarımızın yüzde 70'ini kadınlar oluşturuyor. Bu oranı önümüzdeki dönemde daha da artırmayı hedefliyoruz. Projeye desteklerini esirgemeyen belediye başkanımız sayın Sinem Dedetaş'a da teşekkürlerimi iletiyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>ERTUĞRUL: KADINLAR KENDİ HAYATLARINI ÖZGÜRCE KURABİLMELİ</p>

<p>Kadınların eşit haklara, eşit çalışma koşullarına ve ekonomik ile sosyal alanda gerçek bir eşitliğe kavuşması gerektiğini söyleyen sunucu İnci Ertuğrul ise '8 Mart her ne kadar bir kutlama gibi görünse de, bir kadın olarak henüz kutlanacak bir şey olmadığını acı duyarak söylemeliyim. Umarım en kısa zamanda; gerçekten eşit haklara, eşit çalışma koşullarına, ekonomik ve sosyal anlamda eşitliğe kavuşur ve 8 Mart'ı hep birlikte içtenlikle kutlayabiliriz. İsmini vermek istemeyen bir kadınla yapılan bu söyleşi aslında bir ironi. Çünkü kadınlar; kültürel etkiler, toplumsal yapı ya da yetiştikleri aile ortamı nedeniyle çoğu zaman susuyor ya da susturuluyor. İçlerinden geçenleri, düşündüklerini ve hissettiklerini tam anlamıyla ifade edemiyorlar. Üstelik bu durum bazen adeta 'kutsal' bir özellikmiş gibi sunuluyor. Şikayet etmeyen, derdini dile getirmeyen, idare eden, hep pozitif kalan ve aileyi bir arada tutan kadın makbul kabul ediliyor. Oysa dile getirilmeyen dertler ve sıkıntılar kadının içinde büyüyor; zamanla hem ruhsal hem de fiziksel sağlığını etkileyen bir noktaya ulaşıyor. Bu sağlık grubunun projeyi geliştirmesindeki çıkış noktası da tam olarak bu. Benim bir kadın olarak temennim; tüm kadınların hayal ettikleri ve istedikleri biçimde kendi hayatlarını kurgulayabilmeleri, yaşayabilmeleri ve birey olarak yollarına özgürce devam edebilmeleridir' dedi.</p>

<p>VURAL: CİNSEL SORUNLARA RUHSAL PROBLEMLER EŞLİK EDEBİLİYOR</p>

<p>Geleneksel toplum yapısının kadınların kendi bedenleriyle kurduğu ilişkiyi doğrudan etkilediğini belirten Medicana Çamlıca Hastanesi'nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Meltem Vural da 'Kadınlar genellikle bedenlerine yabancı büyüyor. Bizim gibi geleneksel toplumlarda cinsellik daha çok erkek cinselliği üzerinden konuşulduğu için, kadınlar kendi cinselliklerinin yeterince farkında olamıyor. Bu alanı keşfetmeleri çoğu zaman engelleniyor. Evlenene kadar yasaklanan cinsellik ise bir anda serbest bırakılıyor ve bu geçiş sürecinde ciddi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Cinsel isteksizlik, uyarılma sorunları, orgazm problemleri ve vajinismus gibi; cinsel birleşmenin ağrılı olması ya da hiç gerçekleşememesiyle seyreden problemler sık görülebiliyor. Vajinal kasların istemsiz kasılmasıyla ortaya çıkan bu durumlara depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlar da eşlik edebiliyor. Bence en önemli nokta, cinselliğin aile içinde konuşulabilir bir konu haline gelmesidir. Bunun utanç verici, saklanması gereken bir durum değil; hayatın doğal bir parçası olduğunun bilinmesi gerekiyor' diye konuştu.</p>

<p>'KADINLAR PROFOSYONEL DESTEK ALMAKTAN ÇEKİNMEMELİ'</p>

<p>Kadının toplumun temel taşı olduğunu söyleyen Dr. Vural, 'Özellikle ergenlik döneminde mutlaka sağlıklı bir cinsel eğitim verilmelidir. Çünkü insanlar doğru bilgiyi edinmediklerinde, yanlışın ne olduğunu da ayırt edemiyor; dolayısıyla ihtiyaç duyduklarında tedavi sürecine başvurmakta gecikebiliyorlar. Kadınlara vermek istediğim en önemli mesaj ise şu: Kendi bedenlerine sahip çıksınlar. Travmatik durumlar yaşadıklarında korkmadan ve utanmadan profesyonel destek alsınlar. Çünkü kadın toplumun temel taşıdır. Kadın mutlu olduğunda aile mutlu olur; aile mutlu olduğunda da toplum mutlu olur. Kendi mutluluklarına odaklansınlar ve cinsel mutluluğun da bunun önemli bir parçası olduğunu unutmasınlar' dedi.</p>

<p>TEMUR: BASİT AKTİVİTELER STRESLE BAŞ ETMEDE BÜYÜK ROL OYNAYABİLİR</p>

<p>Kadınların güçlü olabilmesi için iyi bir eğitimin en önemli kaynaklardan biri olduğunu belirten Medicana Çamlıca Hastanesi'nden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bahar Temur ise 'Bugün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla burada toplandık. Üsküdar Belediyesi ile birlikte güzel bir söyleşiye ev sahipliği yapacağız. Bugünün anlamı ve önemi elbette çok büyük. Kadınlar hem toplum için hem toplum sağlığı için hem de kendi sağlıklarını koruma noktasında büyük sorumluluklar üstleniyor. Bu süreçte pek çok zorlukla, özellikle de stresle mücadele ediyorlar. Bugün biraz bu konulardan söz edeceğiz. Kadınların toplum içinde stresle ilgili ciddi sorunlar yaşadığını görüyoruz. Biz hekimler olarak, bu konuda yapılabilecek pek çok şey olduğunu düşünüyoruz ve bunları paylaşmak istiyoruz. Kadınların stresle baş etme yöntemlerini, menopoz gibi özel dönemlerde nelere dikkat etmeleri gerektiğini ele alacağız. Kadınlar hem iş hayatında hem özel yaşamlarında yoğun strese maruz kalabiliyor. Ayrıca zaman zaman cinsiyetçi tutum ve davranışlarla da karşılaşabiliyorlar. Tüm bunlarla başa çıkabilmek için atılabilecek adımları konuşacağız. Bence iyi bir eğitim, kadınlar için en önemli güç kaynaklarından biridir. Her kadının bir meslek sahibi olması büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra kendilerine ait, keyif aldıkları bir özel yaşamlarının ve hobilerinin olması da stresle baş etmede oldukça etkili. Spor yapmak, örneğin düzenli yürüyüş gibi basit bir aktivite bile, kadınların stresle başa çıkmasında önemli bir rol oynayabilir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>KAYA: DUYGULARI GÖRMEZDEN GELMEK ÇÖZÜM DEĞİL</p>

<p>Kadınların çoğu zaman duygularına anlam vermek yerine dayanmayı tercih ettiğini belirten Medicana Çamlıca Hastanesi'nden Klinik Psikolog Cansu Kaya da 'Tükenmişlik sendromunda ilk olarak duygularımızı anlamlandırmamız gerekiyor. Evet, bir noktaya kadar dayanabiliyoruz; ancak 'adını koyarsam gerçek olur' düşüncesiyle duygularımızı görmezden gelmek çözüm değil. Tam aksine, hislerimizi tanımlamak ve kabul etmek iyileşmenin ilk adımıdır. Kadınlar çoğu zaman duygularına anlam vermek yerine dayanmayı tercih ediyor. Oysa dayanmanın da bir sınırı var. Bu sınır aşıldığında depresyona daha fazla yaklaşıyoruz. Umutsuzluk, tükenmişlik, uyku problemleri, konsantrasyon güçlüğü, iştahta artış ya da azalma gibi belirtiler sıkça gözlemleniyor. Tüm bunlar kadınların psikolojik durumunu ve dayanıklılığını olumsuz etkiliyor. Tükenmişliğin ilerleyen aşamalarından biri de 'depersonalizasyon', yani kişinin kendine yabancılaşmasıdır. Buna çoğu zaman 'anhedoni' dediğimiz, kişinin daha önce keyif aldığı şeylerden artık keyif almaması durumu da eşlik eder. Kendine yabancılaşma; kişinin kendisine dışarıdan bakıyormuş gibi hissetmesi, sanki bir rüyadaymış ya da bir robot gibi yaşıyormuş hissine kapılması şeklinde tanımlanabilir. Şunu özellikle vurgulamak isterim: Kadınlar yalnız değildir ve hiçbir zaman yalnız olmadılar. Bunu bilmeleri çok önemli. Ayrıca psikolojik destek almak bir zayıflık değil; aksine güçlü olmanın ve iyileşmenin ilk adımıdır' diye konuştu.</p>

<p>ECE: KADIN OLMAK, İNSAN OLMAKTIR</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınların duygularını bastırmasının sağlıksız bir durum olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Fundem Ece ise 'Yaşadığımız Türk toplumunda kadın olmak, çoğu zaman 'hiç kırılgan olmamak' beklentisini de beraberinde getiriyor. Son dönemde, kadın olmanın duygusal olmayı gerektirmemesi gerektiği yönünde bir algı oluşmaya başladı. 'Abartıyorsun', 'fazla alıngansın' ya da 'kadınsın, ondan duygusalsın' gibi ifadeleri duymamak için birçok kadın kırılgan yanını göstermemeyi tercih ediyor. Oysa bu durum sağlıklı değil. Duygularımızı bastırmak ya da yok saymak yerine, onları kabul etmek ve ifade edebilmek gerekiyor. Bugün burada bir araya gelmemizin amacı da tam olarak bu dönüşüme katkı sağlamak. Kadın olmak; mükemmel olmak, her şeyi kusursuz yapmak, sürekli kontrolü elinde tutmak ya da duygularını hiç belli etmemek demek değildir. Aksine, kadın olmak da erkek olmak da en temelde insan olmaktır. Burada asıl davet ettiğimiz şey, rollerin ötesinde insan olabilme halidir' dedi.</p>

<p>YILMAZ: UMARIM GENÇ KIZLARA İYİ BİRER ROL MODEL OLABİLİYORUZDUR</p>

<p>Göz önünde olmanın genç kızlar ve kadınlar için rol model olabilmek anlamına geldiğini belirten THY Spor Kulübü Kadın Voleybol Takımı oyuncusu Melis Yılmaz da 'Şu anda ülkemizde voleybolun çok önemli bir branş olduğunu söyleyebilirim. Hatta Türkiye'nin en büyük başarılara imza attığı spor dallarından biri. Bu başarının beraberinde bazı sorumluluklar da geliyor. Özellikle A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın elde ettiği başarılar ve şu anda mücadele ettiğimiz ligin dünyanın en üst sıralarında yer alması, bizi her zaman göz önünde tutuyor. Dünyanın en önemli liglerinden birinde oynuyoruz ve bu da sorumluluğumuzu artırıyor. Göz önünde olmak; hem genç kızlara hem de kadınlara rol model olabilmek anlamına geliyor. Bu bizim için çok kıymetli. Bu nedenle yalnızca saha içindeki performansımız değil, saha dışındaki duruşumuz ve davranışlarımız da büyük önem taşıyor. Sahada gösterdiğimiz mücadele, performans ve tavır; hepsi birer örnek teşkil ediyor. Bu sorumluluğu yerine getirmek artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Çünkü göz önünde olmanın getirdiği yükümlülüğün farkındayız. Umarım genç kızlara iyi birer rol model olabiliyoruzdur' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/uskudarda-ismini-vermek-istemeyen-soylesi-programi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/uskudarda-ismini-vermek-istemeyen-soylesi-programi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="20689"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyoğlu Göreleliler Platformu’ndan ‘Geleneksel İftar Buluşması’]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/beyoglu-goreleliler-platformundan-geleneksel-iftar-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/beyoglu-goreleliler-platformundan-geleneksel-iftar-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyoğlu Göreleliler Platformu’nun horon kursu tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, hemşehrilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Ramazan’ın birlik ve dayanışma ruhunun öne çıktığı gecede, iftarın ardından kemençe eşliğinde horan oynandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beyoğlu Göreleliler Platformu</strong> Horon Kursu tarafından düzenlenen geleneksel iftar programı, kursiyerler ve ailelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen buluşmada hemşehriler aynı sofrada bir araya gelerek birlik ve beraberlik duygularını pekiştirdi.</p>

<p><img alt="C5C13D29 A677 4B4A 8D61 3F252Ed17492-1" height="1366" src="https://kiyashabercom.teimg.com/kiyashaber-com/uploads/2026/03/c5c13d29-a677-4b4a-8d61-3f252ed17492-1.jpeg" width="2048" /></p>

<p>Samimi bir ortamda gerçekleşen iftar programına Beyoğlu Belediye Başkan Vekili <strong>Av. Sefer Karaahmetoğlu</strong>, Türk Kızılay Beyoğlu Şube Başkanı <strong>Dr. Zafer Tahmaz</strong>, Görele Dernekleri Federasyonu Başkanı <strong>İzzet Yayla</strong> ve Halıcıoğlu Mahalle Muhtarı <strong>Bülent Akgün</strong> de katıldı. Göreleli hemşehrilerin yoğun ilgi gösterdiği programda Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendirdiği vurgulandı.</p>

<p><img alt="466F556C 8D90 4Eb7 B451 2259Fd77Ff70" class="detail-photo img-fluid" height="1366" src="https://axionhabercom.teimg.com/axionhaber-com/uploads/2026/03/466f556c-8d90-4eb7-b451-2259fd77ff70.jpeg" width="2048" /></p>

<p>Programda konuşma yapan Beyoğlu Göreleliler Platformu Başkanı <strong>Timur Tahmaz</strong>, iftar davetine katılarak kendilerini onurlandıran tüm misafirlere teşekkür etti. Tahmaz, organizasyonun gerçekleşmesine katkı sunan Beyoğlu Belediyesi’ne ve iftar sofrasına evlerinde hazırladıkları yiyeceklerle destek veren horon kursu kursiyerlerine de ayrıca teşekkürlerini iletti.</p>

<p><img alt="4F9565Cb C700 40Ef 94D6 5F61Fbfdb578" height="1066" src="https://kiyashabercom.teimg.com/kiyashaber-com/uploads/2026/03/4f9565cb-c700-40ef-94d6-5f61fbfdb578.jpeg" width="1600" /></p>

<p>İftar programının ardından ise geceye Karadeniz ezgileri damga vurdu. Eğitmen Ertuğrul Bektaş yönetiminde kemençe sanatçısı Özdemir Karaosmanoğlu’nun kemençe performansı eşliğinde horan oynandı. Görele türküleri ve kemençe sesleriyle renklenen programda katılımcılar horan oynayarak keyifli anlar yaşadı.</p>

<p><img alt="A0718Eb5 C169 4Db0 9186 Fd7A8709Fc0C" height="1536" src="https://kiyashabercom.teimg.com/kiyashaber-com/uploads/2026/03/a0718eb5-c169-4db0-9186-fd7a8709fc0c.jpeg" width="2048" /></p>

<p>Geleneksel iftar buluşması, hemşehriler arasında dayanışmayı güçlendiren sıcak ve samimi görüntülerle sona erdi.</p>

<p><strong>AXION HABER ÖZEL: SEDAT KURT</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="I M G 2472" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://axionhabercom.teimg.com/axionhaber-com/uploads/2026/03/i-m-g-2472.jpeg" width="1600" /><br />
<br />
<img alt="I M G 2471" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://axionhabercom.teimg.com/axionhaber-com/uploads/2026/03/i-m-g-2471.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>AXION HABER ÖZEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/beyoglu-goreleliler-platformundan-geleneksel-iftar-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/1b9203b8-d5c8-4b25-b4b7-6fe4aafa4ed0.jpeg" type="image/jpeg" length="40304"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TİKAV 'Önlem Al, Güvende Kal' projesi ile ödüle layık görüldü]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/tikav-onlem-al-guvende-kal-projesi-ile-odule-layik-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/tikav-onlem-al-guvende-kal-projesi-ile-odule-layik-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) 2025 yılı boyunca Akfen Yenilenebilir Enerji'nin hidroelektrik (HES), güneş (GES) ve rüzgar (RES) santrallerinin bulunduğu bölgelerde yaşayan kadınlar ve aileleri için gerçekleştirdiği 'Önlem Al, Güvende Kal' projesinin 6'ncı Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri kapsamında 'Değer Katan' kategorisinde özel ödül aldığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKFEN Holding'in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan TİKAV'ın, 'Önlem Al, Güvende Kal' projesi kapsamında Türkiye'nin 18 ilinde 28 farklı lokasyonda yaklaşık 3 bin kişiye ulaşarak afet ve acil durumlara karşı toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sunduğu aktarıldı.</p>

<p>İş Sanat Kültür Merkezi'nde düzenlenen törende ödülü, TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval aldı. Bu yıl 'İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer' temasıyla gerçekleştirilen 6'ncı Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri'nde; toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık, sürdürülebilirlik ve sosyal etki alanlarında fark yaratan projeler 8 ayrı kategoride toplam 30 ödül verildiği bildirildi. Afet ve acil durumlara karşı toplumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen 'Önlem Al, Güvende Kal' projesinin de özel ödül alan çalışmalar arasında yer aldığı ifade edildi.</p>

<p>TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, kadınların eğitim, bilgi ve farkındalık alanlarına eşit şekilde erişebilmesi, daha güçlü ve dayanıklı bir toplumun oluşturduğunu ifade ederek 'Önlem Al, Güvende Kal' projesiyle özellikle kadınların ve ailelerin afetlere karşı bilinçlenmesine katkı sağlamayı hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Kırçuval 'Kadınların eğitim, bilgi ve farkındalık alanlarına eşit şekilde erişebilmesi, daha güçlü ve dayanıklı bir toplumun temelini oluşturuyor. 'Önlem Al, Güvende Kal' projesiyle özellikle kadınların ve ailelerin afetlere karşı bilinçlenmesine katkı sağlamayı hedefledik çünkü bilgiye erişim arttıkça, riskleri azaltmak ve güvenli yaşam kültürünü yaygınlaştırmak da mümkün hale geliyor. TİKAV olarak yıllardır eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen projeler geliştirirken, kadınların ve gençlerin güçlenmesini toplumsal gelişimin en önemli unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu anlamlı ödül, yürüttüğümüz çalışmaların yarattığı sosyal etkinin görülmesi açısından bizim için çok değerli. Aynı zamanda daha fazla insana ulaşma ve toplumsal farkındalığı büyütme yolculuğumuzda bize güçlü bir motivasyon sağlıyor' dedi.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:</p>

<p>'Türkiye'nin 18 ilindeki 28 farklı kırsal bölgede yaşayan kadınları her yıl düzenlediği çeşitli eğitimlerle desteklemeye devam eden TİKAV, eğitim, kişisel gelişim ve toplumsal farkındalık alanlarında yürüttüğü projelerle Türkiye genelinde geniş kitlelere ulaşmayı sürdürüyor. Vakıf, bugüne kadar gerçekleştirdiği çalışmalarla 84 bin kişinin hayatına doğrudan dokundu. 2025 yılı boyunca eğitimde fırsat eşitliğini desteklemeyi temel öncelikleri arasında konumlandıran TİKAV, 1.217 öğrenciye düzenli burs desteği sağladı. Bunun yanı sıra, 'Önlem Al, Güvende Kal' projesi kapsamında Türkiye genelinde 28 farklı lokasyonda yaklaşık 3.000 kişiye ulaşarak afet ve acil durumlara karşı toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'TİKAV ile Akfen Yenilenebilir Enerji birlikteliğinde 2017 yılında 'Evde Okullu Olduk' projesiyle 0-6 yaş grubu çocukların gelişimi konusunda 15 bölgede 800 kadına ulaşıldı. Sağlık olarak belirlenen 2018 yılının temasında 'Önce Sağlık' projesiyle 17 bölgede 1500 kadına sağlık eğitimi verildi. 2019 yılıyla birlikte başlayan 'Hijyen Sağlıktır' projesinde de 26 farklı noktada 2 bin kadına ulaşıldı.</p>

<p>'Pandeminin ardından hayata geçirilen 'Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde' projesi ile çevresel ve ekonomik sorunlarının etki boyutunun arttığı günümüzde aile içerisinde tasarruf yöntemlerinin benimsenmesi ve doğa ile uyumlu bir yaşam tarzının sağlanması konusunda Akfen Yenilenebilir Enerji'ye ait enerji santralleri bölgelerinde yaşayan 2500 kadına eğitim verildi. 'Dijitaldeki Ayak İzimiz' projenin de uygulanması ile birlikte 5 farklı sosyal sorumluluk projesinde yaklaşık 9 bin 300 kadına çeşitli konularda yüz yüze eğitim verilmiş oldu. Projelerle dolaylı olarak ulaşılan kişi sayısı ise 20 bini aştı.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/tikav-onlem-al-guvende-kal-projesi-ile-odule-layik-goruldu</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/tikav-onlem-al-guvende-kal-projesi-ile-odule-layik-goruldu.jpg" type="image/jpeg" length="46506"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Selçuklu'nun 800 yıllık unutulan kumaşları yeniden dokundu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/selcuklunun-800-yillik-unutulan-kumaslari-yeniden-dokundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/selcuklunun-800-yillik-unutulan-kumaslari-yeniden-dokundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Olgunlaşma Enstitüsü, Selçuklu sanatının önemli değerlerinden kemha ipek kumaşlardan 9 deseni, dünyadaki çeşitli müzelerde bulunan örnekleri inceleyerek aynı teknik ve kompozisyonlarla birebir yeniden dokumaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın, Selçuklu Sultanı 1'inci Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 5 Mart 1207 tarihindeki fethinin 819'uncu yıl dönümü kutlamaları kapsamında Antalya Olgunlaşma Enstitüsü tarafından Selçuklu döneminin önemli sanat değerlerinden 'kemha' kumaş türü yeniden dokunmaya başlandı.</p>

<p>9 KUMAŞ DESENİ BELİRLENİP DOKUNDU</p>

<p>Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, enstitü olarak Selçuklu kumaşlarıyla ilgili araştırmaları 10 yıldır sürdürdüklerini belirterek, 'Bu ise kumaş araştırmalarımızın artık sona yaklaşan ve meyve vermiş bölümü. 9 adet Selçuklu kumaş deseni birebir analiz edilerek günümüze uyarlandı. En kısa zamanda ipek dokuma atölyemizde tam teçhizatlı birebir dokumalara da başlayacağız. Şu anda deneme niteliğinde dokumalarımız başladı. Bu ürünler 5 yıllık araştırmanın sonucunda ortaya çıktı. Kemha-i Antalya adıyla çıktı. Zaten Selçuklu dönemindeki ismi de budur' dedi.</p>

<p>800 YILLIK ADIYLA MARKA TESCİL BAŞVURUSU</p>

<p>Selçuklu sultanları tarafından bu kumaşların başka ülkelere de hediye olarak gönderildiğini anlatan Erkal, 'Şu anda marka başvurusunu başlattık. 800 yıl önceki ismiyle başvurduk. Kumaşların desen tasarımlarının birebir tasarım tescil hakkı da alınacak. Onun için de başvurular yapıldı. Tüm bu işlemlerden sonra tüm halkımız bu kumaşlara ulaşabilecek. Hazırlanan desenler tasarımcılarımızla da paylaşılacak. Her yerde kullanılabilir. Özel ceket, giysi kıyafetinden tutun da ev tekstiline, bilgisayar oyunlarında bile kullanabileceğiniz desenler bunlar' diye konuştu.</p>

<p>SELÇUKLU'NUN İHTİŞAMINI YANSITIYOR</p>

<p>Enstitü Ar-Ge biriminden sanat tarihçisi Semiha Aleyna Ergezer, Selçuklu dönemindeki ipekli kumaş dokumalarının özelliklerini beş yıllık araştırma sonucunda ortaya koyduklarını söyledi. Selçuklu kumaşlarının yurt dışındaki özel sergiler veya müzelerde bulunan örneklerini araştırdıklarını belirten Ergezer, 'Çoğunluğu Anadolu kökenli, çok geniş çaplı bir araştırma yaptık. Çeşitli koleksiyonlarda, Avrupa'da çeşitli müzelerde bulunan örnekleri bulduk. Şu an elimizde 9 tane kumaş verimiz var. Kemha kumaşının en önemli özelliği, dönemin ipek kumaşının üzerine gümüş veya altın ipliklerle işlendiği bir kumaş türü. Selçuklu'nun ihtişamını yansıtır, hükümdarlık ihtişamını yansıtmaktadır. Bu bakımdan geleceğe taşıyacağımız çok önemli bir kültürel miras' dedi.</p>

<p>AVRUPA VE ABD'DEKİ KUMAŞLAR ANALİZ EDİLDİ</p>

<p>Enstitü olarak bu kültürel mirasın gelecek nesillere taşınması için çalışmaların devam ettirildiğini kaydeden Ergezer, 'Avrupa'da çeşitli müzeler var. Amerika'da özellikle Metropolitan Art Museum, Selçuklu kumaşlarının bulunduğu bir müze. Oradan faydalandık. Koleksiyonlar var, Kopenhag'da David Samling'in kişisel koleksiyonunda bulunuyor. Oradaki verilerden faydalandık. Bunların künye ve tarihlemelerini yaptık. Çeşitli renk kompozisyonlarını, bitkisel veya hayvansal motiflerin açıklamalarını gerçekleştirdik ve bunları bu şekilde çalışmamıza dahil ettik' diye konuştu.</p>

<p>SELÇUKLU KEMHASI DÜNYA MÜZELERİNDE</p>

<p>Araştırmacılar tarafından kemha kumaşlarının dünya müzelerinde yer alan örnekleri New York'taki The Metropolitan Museum of Art'tan Lyon Tekstil Müzesi'ne, Berlin Dekoratif Sanatlar Müzesi'nden Almanya'daki Aziz Servatius Kilisesi Hazinesi'ne, Kopenhag Davids Samling Koleksiyonu'na kadar karşılaştırmalı incelendi, teknik yapısı, kompozisyon düzeni ve sembolik dili analiz edildi. Orta Çağ'ın en görkemli dokumalarından biri olan kemha şöyle tarif ediliyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Selçuklu döneminde yalnızca bir kumaş değil, adeta gücün ve ihtişamın dokunmuş haliydi. Çözgü ve atkısı ipekten, desenleri altın ve gümüş tellerle işlenen bu özel dokuma, dönemin en lüks tekstilleri arasında yer alıyordu. Metal ipliklerin verdiği parlaklık, kemhayı sıradan bir giysi olmaktan çıkarıyor; onu bir iktidar ve statü sembolüne dönüştürüyordu. Selçuklu sanatında kemha kumaşlar; madalyonlu düzenleri, simetrik figürleri ve Rumi motifleriyle dikkat çeker. Çift başlı kartallar, aslanlar, ejderler, şahinler ve atlar. Her biri hükümdarlık ideolojisini, askeri kudreti ve aristokrat kimliği temsil eder. Bu figürler yalnızca süsleme değildir; dönemin siyasal ve kültürel dünyasını anlatan görsel birer metindir. Kemha kumaşlar saray çevresinde kullanılmış, diplomatik hediyelerde yer almış ve hatta vergi sistemi içinde önemli bir unsur olmuştur. Yani kemha, estetik olduğu kadar ekonomik ve siyasi bir güç göstergesidir. Kemha, Anadolu'da gelişen bir sanat geleneğinin zirvesidir.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/selcuklunun-800-yillik-unutulan-kumaslari-yeniden-dokundu</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/selcuklunun-800-yillik-unutulan-kumaslari-yeniden-dokundu.jpg" type="image/jpeg" length="59839"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Red Bull SoundClash Hadise ve Murat Boz'la başlıyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/red-bull-soundclash-hadise-ve-murat-bozla-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/red-bull-soundclash-hadise-ve-murat-bozla-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en heyecanlı müzik karşılaşmalarından biri olan Red Bull SoundClash başlıyor. 10 Nisan'da Volkswagen Arena'da gerçekleşecek gecede, Hadise ve Murat Boz, iki ayrı sahnede karşı karşıya gelecek. Gecenin kazananını ise seyircinin alkışları belirleyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Red Bull SoundClash, 10 Nisan 2026'da Volkswagen Arena'da yeniden müzikseverlerle buluşacak. 'İki Sanatçı, İki Sahne, Tek Kazanan' konseptiyle gerçekleşecek bu müzikal düelloda, mikrofonun başında Türk pop müziğinin sevilen isimleri Hadise ve Murat Boz olacak. İzleyicilerin alıştığı klasik konser deneyimine yeni bir boyut kazandıran Red Bull SoundClash'te Hadise ve Murat Boz, gece boyunca karşılıklı sahnelerde farklı müzikal etaplarda sahnede olacak. Beş round'dan oluşacak gecede sanatçılar; açılış roundunda kendi hit şarkılarıyla sahneyi ısıtırken, cover performanslarıyla parçaları kendi tarzlarında yeniden yorumlayacak, şarkıların yarıda el değiştirdiği 'take over' bölümünde birbirlerinin performanslarını devralacak ve farklı müzik tarzlarında seslendirecek. Red Bull SoundClash'e özgü 'Wildcard' round'u ise gecenin en merak uyandıran anlarından biri olacak. Hadise ve Murat Boz, bu özel round'da sahneye çıkaracakları sürpriz konuk sanatçılarla kapışmanın seyrini değiştirmeye çalışacak. Eski dostların rakip olacağı gecenin kazananı ise desibelmetre ile ölçülen seyirci alkışları ile belirlenecek.</p>

<p>'bambaşka bir deneyim'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Murat Boz, 'Hadise'yle yıllardır aynı sahneleri paylaştık ama Red Bull SoundClash bambaşka bir deneyim. Bu kez sahnede dostluk değil, performans konuşacak. Alkışlar kimin daha güçlü olduğunu gösterecek' sözleriyle müzikseverleri Red Bull SoundClash deneyiminin bir parçası olmaya davet ediyor.</p>

<p>'RİSK İSTER'</p>

<p>Hadise, 'Red Bull SoundClash sahnesi risk ister. Ben de riski severim. Seyirciyi şaşırtacak sürprizlerim olacak' sözleriyle iddiasını ortaya koyuyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/red-bull-soundclash-hadise-ve-murat-bozla-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/red-bull-soundclash-hadise-ve-murat-bozla-basliyor.jpg" type="image/jpeg" length="84660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cami duvarından Mekke'nin şehir planı çıktı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/cami-duvarindan-mekkenin-sehir-plani-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/cami-duvarindan-mekkenin-sehir-plani-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya’daki Parmakören Camisi'nde 2022 yılında yapılan restorasyon sırasında duvar oyuğunda bulunan 300'ün üzerinde kağıt parçası, Ankara'da konservasyon laboratuvarında 2,5 yıl süren çalışmayla puzzle parçaları gibi birleştirildi. Ortaya çıkan eserin Osmanlı minyatür sanatıyla yapılmış, 18 ya da 19'uncu yüzyıla ait Mekke'nin şehir planı olduğu anlaşıldı. Eser, yakın zamanda müzede sergilenecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Parmakören Camisi'nde 2022 yılında yürütülen restorasyon çalışmaları sırasında duvar kovuğunda, parçalanmış ve iç içe geçmiş halde kağıt parçaları bulundu. Tarihi nitelikte olduğu değerlendirilen 300'ün üzerindeki kağıt parçası, konservasyon işlemi için Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı'na nakledildi. Kağıt Laboratuvarı'nda uzman ekip tarafından yapılan ilk incelemede, eserin ileri derecede kırılgan, parçalanmış ve ciddi deformasyona uğramış olduğu belirlendi. Restoratörler, eserin zarar görmeden temizlenmesi, korunması ve birleştirilmesi için bilimsel konservasyon işlemleri uyguladı. Önce nem odasında nemlendirilen kağıt parçaları, yaklaşık 2,5 yıl süren çalışmayla puzzle parçaları gibi tek tek birleştirildi. Ortaya çıkan 4 büyük parçanın 18 ya da 19'uncu yüzyıla ait Mekke şehir planını tasvir ettiği belirlendi. Kabe, camiler ve yerleşim yerlerinin tasvir edildiği ve Osmanlı minyatür sanatıyla işlenen rengarenk eserin yakın zamanda müzede sergilenmesi planlanıyor.</p>

<p>'ÇITIR ÇITIR KIRILIYORDU'</p>

<p>Ankara Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarında 10 yıldır kağıt restoratörü olarak çalışan Deniz Haberal, önce belgeleme işlemlerini yaptıklarını söyleyerek, 'Eser çok fazla buruşuk ve kırılgan haldeydi. Bir sürü parçası vardı ve dokunduğumuz zaman çıtır çıtır kırılıyordu. Bu yüzden önce nem odaları yaptık. Kontrollü bir şekilde eserin düzleşmesini sağlamamız gerekiyordu. Bu işlem uzun sürdü. Kapaklı kutular içerisinde minik kaplara sular koyduk ve içine eseri suya temas etmeyecek şekilde yerleştirdik. Kutu kapaklı olduğu için nem dışarı çıkamadı ve esere nüfuz etti. Böylece de eser yumuşayarak kendini bıraktı ve düzleşmesi sağlandı' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'PUZZLE GİBİ YERLERİNİ BULMAYA ÇALIŞTIK'</p>

<p>Düzleşen eseri presleyip mekanik ve kuru temizleme yaptıklarını belirten Haberal, 'Temizlik işlemleri tamamlandıktan sonra genişçe bir masaya tüm parçaları yaydık ve bir puzzle parçası arar gibi tek tek parçaların yerlerini bulmaya çalıştık. Ortaya çıkan parçalarda gördük ki bu eserler Osmanlı minyatür sanatıyla yapılmış şehir planı tasvirleri aslında. Kabe ve Mekke'yi tasvir ediyor. Daha çok çizim görebiliyoruz bazı eserlerde; çünkü parçaları var elimizde. Bazılarının parçaları çok kayıp olduğu için o boşluk alanlardan veri alamıyoruz. Parçalar birleştirildikten sonra arada boş kalan yerlere uygun gramajlı Japon kağıtlarıyla tamamlama işlemi uyguladık. Sonrasında eserlerin uygulama sonrası, restorasyon sonrası belgelemelerini yaptık ve paketlemelerini yaparak sonlandırdık' diye konuştu.</p>

<p>'AYNI USTANIN ELİNDEN ÇIKMIŞ OLABİLİR'</p>

<p>Haberal, eserin üzerinde yaklaşık 2,5 sene çalışıldığını ifade ederek, 'Aslında çok heyecan vericiydi. Çünkü parçalar birleştikçe minyatür sanatından bir sürü örnek görmeye başladık ve rengarenkti. Bir sürü renk kullanılmıştı. Önce camileri gördük birleştikçe ve camilerin yanında böyle bir sürü yerleşim alanına benzeyen şeyler gördük. Sonrasında ortasında bir şey fark ettik ve onun Kabe olabileceğini düşündük. Devam ettikçe de bunun bir Mekke şehir planı olabileceğini düşündük. Tabii bu bizim fikrimiz. Eserin parçalarını birleştirdiğimizde elimizde 4 tane minyatür sanatına ait örnek olmuş oldu. Aslında bir ya da iki de olabilir parçalı minyatürümüz daha var; ama onların parçaları çok eksik olduğu için birleştirmesini yapamadık. Onları da ayrı bir yerde konservasyonu tamamlayarak muhafaza ediyoruz. 4 farklı eserimiz var; ama birbirine çok benziyor hepsi de. Minyatürlerine ve tekniklerine bakılırsa aynı ustanın veya benzer çalışan ustaların elinden çıkmış olabileceği düşünülüyor' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/cami-duvarindan-mekkenin-sehir-plani-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/cami-duvarindan-mekkenin-sehir-plani-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="94662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy, Ayasofya ve Sultanahmet Camilerindeki çalışmalara ilişkin konuştu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/bakan-ersoy-ayasofya-ve-sultanahmet-camilerindeki-calismalara-iliskin-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/bakan-ersoy-ayasofya-ve-sultanahmet-camilerindeki-calismalara-iliskin-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayasofya-i Kebir ve Sultanahmet Camii'nde yürütülen restorasyon çalışmalarının son durumuna ilişkin basın açıklamasında bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Sultanahmet'te sona gelinmiş, Ayasofya'daki çalışmalar ise bütün hızıyla sürmektedir. Onun da nihayete erdiğini birlikte görecek ve resmî törenimizi yine birlikte gerçekleştireceğiz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Camii ve Sultanahmet Camii'nde yürütülen restorasyon çalışmalarının son duruma ilişkin yaptığı incelemelerin ardından basın açıklaması gerçekleştirdi. Ayasofya-i Kebir Camii'nde düzenlenen açıklamada Bakan Ersoy'a İstanbul Valisi Davut Gül, Ayasofya Bilim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Ahmet Güleç, Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Prof. Dr. Asnû Bilban Yalçın ve Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten eşlik etti. Basın açıklamasının ardından Bakan Ersoy, Ayasofya Camisi'ni gezdi.</p>

<p>'DEPREM BÖLGESİNDE 218 ESERİN RESTORASYON ÇALIŞMALARI SÜRDÜRÜLMEKTEDİR'</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Sadece Vakıflar Genel Müdürlüğümüzce 2018' den bu yana yurt içinde 909, yurt dışında 25 vakıf kültür varlığının onarım ve restorasyonu yapılmıştır. Halen yurt içinde 45, yurt dışında ise 4 eserimizin ve ayrıca deprem bölgesinde de 218 eserin onarım ve restorasyon çalışmaları sürdürülmektedir. Bu 218 eserinde 6 ay içinde yüzde 95'lik bölümü tamamlanacak kalan yüzde 5'lik bölümü de yıl sonuna kadar tamamlayıp vakıflar genel müdürlüğümüz deprem bölgesinden projelerini tamamlayıp ayrılmış olacak' dedi.</p>

<p>'5 BİN 200 METREKARE ALANDA GÜÇLENDİRME PROJELERİ ONAYLANDI'</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, 'Ayasofya'nın kuzey, doğu ve güney cepheleri ile minaresinde yaklaşık 11 bin metrekare iskele kurulumu yaptık. Minare altındaki galeri giriş bölgesinde ise çelik platform sistemi oluşturduk. Yaptığımız araştırma raspaları ve malzeme analizleri sonucunda kuzey ve doğu cephelerinde çimento esaslı sıvalar tespit ettik. Yaklaşık 2 bin 800 metrekare alanda titiz bir süreçle bu sıvaları temizledik. Raspası tamamlanan yüzeylerde ayrıca biyolojik oluşum temizliği ve tuzdan arındırma işlemlerini de yaptık. Hâlihazırda mermer yüzeylerde mekanik temizlik çalışmalarına devam ediyoruz. Merkez Laboratuvarımızın analizleri ile derz ve örgü harçlarında Erken Bizans, Geç-Orta Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bulgular tespit ettik. Biz de Bilim Heyetimizin onayıyla Bizans ve Osmanlı dönemlerine uygun el yapımı tuğla üretimini yaptırdık ve onarım çalışmalarında bunları kullanmaya başladık. 5 bin 200 metrekare alanda yapılan bu çalışmanın ortaya koyduğu veriler ışığında da güçlendirme projeleri hazırlandı ve onaylandı. Şu anda külah kaplama ve kurşun işlerine devam ediyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'İÇ MEKANDA DA ÇELİK PLATFORM KURULUMUNU TAMAMLADIK'</p>

<p>Bakan Ersoy, 'Ayasofya Kebir Camii'nin kubbesi, tarihin en muazzam mimari ve mühendislik örneklerinden biri. Buradaki çalışmalarda da her adımı bu bilinçle atıyoruz. Kurşun örtüsünü kaldırırken, iç mekândaki mozaiklerin ve yapının hava koşullarından etkilenmemesi amacıyla geçici çelik çatı ve platform projelerini hazırlattık ve onayını aldık. İç mekânda da çelik platform kurulumunu tamamladık. 43,5 metre yüksekliğindeki bu sistemin kurulumu öncesinde zemin testleri, yükleme analizleri, georadar taramaları ve titreşim testleri gerçekleştirdik. Bunların neticesinde verilen olumlu raporların ardından uygulamaya geçtik. Hiçbir işi bilimsel tetkikleri gerçekleştirmeden ve çağdaş restorasyon gereklerini karşılamadan yapmıyoruz. Geldiğimiz noktada geçici konvansiyonel çelik çatı kapsamında, kubbe eteğinde temel ve baza imalatları devam ediyor ve kubbe çelik elemanlarının üretimi atölyede sürdürülüyor' diye konuştu.</p>

<p>'ÇALIŞMALARIN TEMEL AMACI KÜLTÜREL MİRASI GÜVENLİ BİÇİMDE KORUMA ALTINA ALMAKTIR'</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Batı Bahçe'de Mekan 1, Mekan 2 ve Mekan 3 ile bu alanlara bağlı tünellerde temizlik ve belgeleme çalışmalarını gerçekleştirdik. Mekan 1'de, 31 Ocak-10 Mart 2025 tarihleri arasında yürüttüğümüz temizlik çalışmalarımızla nerdeyse 112 ton dolgu toprak çıkardık. Mekan 2'de ise 12 Mart 2025'te kazılara başladık ve yaklaşık 522 ton dolgu toprağı tahliye ettik. Bu ay itibarıyla Mekan 3'te başlattığımız çalışmalarda da kısa sürede 32 ton dolgu toprağı temizlemiş bulunuyoruz. İfade ettiğim gibi Batı Bahçe'de sürdürülen çalışmalarla bu mekânlara bağlı yüzlerce metre uzunluğundaki 7 tünel hattını da belgeledik. Bu tünellerden şu ana kadar 1068 ton toprak dolguyu tahliye ederek temizledik. Bütün bu çalışmaların temel amacı yapının tarihsel katmanlarını ortaya çıkarmak, mevcut riskleri tespit etmek ve kültürel mirası güvenli biçimde koruma altına almaktır. Bu doğrultuda, gerek yer altı tünellerinde gerekse hipoje bölgesinde hem projelendirme hem müdahale uygulamaları olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Genel olarak Ayasofya'da yürüttüğümüz bütün çalışmalar; planlanan takvim doğrultusunda, tarihi ve kültürel mirasın korunması ilkesine bağlı kalınarak, bilimsel yöntemler, uzman denetimi ve şeffaf uygulama anlayışıyla yürütülmektedir. Fatih'in emanetini, özgün kimliğini koruyarak gelecek nesillerimize ulaştıracağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'SULTANAHMET CAMİSİ'NDE EN KAPSAMLI RESTORASYON ÇALIŞMALARINI GERÇEKLEŞTİRDİK'</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, 'Ayasofya gibi yine İstanbul'un ve tarihimizin göz bebeği olan Sultanahmet Camisi'nde de dört yüz yılı aşan tarihindeki en kapsamlı restorasyon çalışmalarını gerçekleştirdik. Caminin harim kısmında, yaklaşık 1200 metrekarelik alana 8 metre yüksekliğinde çelik platform ile 35 metre yüksekliğinde iskele kurduk. Bu şekilde ana kubbe kotuna ulaştık. Altı minarenin yapısal onarımlarını gerçekleştirdik; külah ve korkuluklara da gerekli müdahaleleri detaylı şekilde yaptık. Caminin üstünü örten, yaklaşık 400 ton kurşun kaplama ile kubbe, ağırlık kulesi, revaklar ve minare gibi elemanlarda bulunan tüm alemlerin altın kaplamalarını yeniledik. Dış ve iç cephelerdeki taş ve mermer yüzeylerde temizlik ve sağlamlaştırma çalışmaları yaptık. Revaklı avluda bulunan devşirme mermer döşeme taşlarını söktük ve zeminin altyapısını sağlamlaştırarak teraziye getirdik ki böylece yağmur suyunun sağlıklı şekilde tahliyesini sağlamış olduk. Camide bulunan 16'ncı ve 17'nci yüzyıla ait 22 bini aşkın çini karoyu da tek tek belgeledik, hasarları tespit edip bunlara yönelik gerekli müdahaleleri gerçekleştirdik' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'SULTANAHMET'TE SONA GELİNMİŞ, AYASOFYA'DAKİ ÇALIŞMALAR İSE BÜTÜN HIZIYLA SÜRMEKTEDİR'</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Sadece Ayasofya ve Sultanahmet örnekleri bile inanç, tarih ve kültür başlıklarında ne denli ağır bir sorumluluk üstlendiğimizi göstermeye fazlasıyla yeter. Bu çalışmalar yaptım oldu yaklaşımıyla, günü kurtarma anlayışıyla yapılmamıştır. Her bir adım; bu eserler yeni asırlara, nice yeni kuşaklara erişsin, onların hayatında da yer alıp kullanılsın kararlılığı ve hassasiyetiyle atılmış adımlardır. Sayısız tetkik, belgeleme, planlama, bilim insanlarımızla istişare ve nihayetinde bilim kurullarımızın karar ve denetimiyle çok detaylı süreçler yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Sultanahmet'te sona gelinmiş, Ayasofya'daki çalışmalar ise bütün hızıyla sürmektedir. Onun da nihayete erdiğini birlikte görecek ve resmî törenimizi yine birlikte gerçekleştireceğiz. Bakanlık olarak bilim insanlarımız, uzmanlarımız ve paydaşlarımızla bu toprakların medeniyet mirasını ihya etmeye devam edeceğiz. Sürekli konuşulacak, sürekli önümüze taş konacak, çarpıtmalar yapılacak bunu biliyoruz. Daha önce de defalarca oldu. Biz bunlara kulak asmayacak cevabımızı her zaman olduğu gibi işimizle, eserimizle vereceğiz' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/bakan-ersoy-ayasofya-ve-sultanahmet-camilerindeki-calismalara-iliskin-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/bakan-ersoy-ayasofya-ve-sultanahmet-camilerindeki-calismalara-iliskin-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="61577"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trendyol Sanat, 61. Venedik Sanat Bienali Türkiye Pavyonu eş sponsoru oldu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/trendyol-sanat-61-venedik-sanat-bienali-turkiye-pavyonu-es-sponsoru-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/trendyol-sanat-61-venedik-sanat-bienali-turkiye-pavyonu-es-sponsoru-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trendyol Sanat, Türkiye'nin kültür-sanat birikimini küresel çapta tanıtma vizyonuyla çağdaş sanat etkinliklerinden Venedik Bienali'nde yer alan Türkiye Pavyonu'nun eş sponsoru oldu. İKSV'nin koordinasyonunda, ödüllü sanatçı Nilbar Güreş'in disiplinlerarası pratiğini yansıtan 'Gözlerinizden Öperim' sergisi, 9 Mayıs'ta kapılarını açacak olan 61'inci Venedik Sanat Bienali'ndeki Türkiye Pavyonu'nda sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trendyol Sanat, Türkiye'nin özgün ve güçlü sanatsal üretiminin uluslararası sanat sahnesine taşınmasına katkı olmak amacıyla Venedik Bienali Türkiye Pavyonu'na eş sponsor oldu. İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın (İKSV) koordinasyonundaki Türkiye Pavyonu, bu yıl sanatçı Nilbar Güreş'in 'Gözlerinizden Öperim-A Kiss on the Eyes' adlı sergisine ev sahipliği yapacak. Başak Doğa Temür'ün küratörlüğünü üstlendiği sergide, şiirsel, eleştirel ve nükteli bir yaklaşımla farklı kültürel sembollere, toplumsal eşitsizliklere ve kimlik meselelerine odaklanan çalışmalarıyla bilinen Nilbar Güreş'in Türkiye Pavyonu için ürettiği eserler sanatseverlerle buluşacak.</p>

<p>61. Venedik Sanat Bienali, 9 Mayıs-22 Kasım tarihleri arasında 'Minör Tonlarda' başlığıyla düzenlenecek. Trendyol Sanat, Türkiye Pavyonu'nun eş sponsorluğunu üstlenerek Türkiye'nin kültür-sanat üretiminin küresel ölçekte temsil edilmesine ve kültürler arasında köprü kurulmasına destek vermeyi hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TÜRKİYE'NİN VENEDİK BİENALİ YOLCULUĞU</p>

<p>Venedik Sanat Bienali, her iki yılda bir dünyanın dört bir yanındaki sanatçıları, koleksiyoner ve sanatseverleri bir araya getiriyor. Ana serginin yanı sıra sanatçılar kendi ülkelerinin pavyonunda eserlerini sergilerken, açılış töreninin ardından bienal jürisinin beğenisini kazanan sanatçı ve ülkelere ödülleri veriliyor.</p>

<p>İKSV, 2007 yılından bu yana Venedik Bienali'ndeki Türkiye Pavyonu'nun koordinasyonunu üstleniyor. Dışişleri Bakanlığı himayesinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla gerçekleşen Türkiye Pavyonu, yüz yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteren Venedik Bienali'nin iki ana sergi alanından biri olan Arsenale'de yer alıyor. Venedik Bienali sanat camiası, koleksiyonerler ve gazetecilerin akınına uğrarken, Mayıs-Kasım ayları arasında gerçekleşen sergileri yarım milyondan fazla kişi ziyaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/trendyol-sanat-61-venedik-sanat-bienali-turkiye-pavyonu-es-sponsoru-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/trendyol-sanat-61-venedik-sanat-bienali-turkiye-pavyonu-es-sponsoru-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="42932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahmet Ertuğ'un sergisi Trendyol Sanat desteğiyle Venedik'te]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/ahmet-ertugun-sergisi-trendyol-sanat-destegiyle-venedikte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/ahmet-ertugun-sergisi-trendyol-sanat-destegiyle-venedikte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ'un 'Beyond the Vanishing Point' sergisi, Venedik'te Le Stanze della Fotografia'da kapılarını açtı. Le Stanze della Fotografia'daki sergi, dünya mimarlık mirasını temsil eden eserlere ev sahipliği yapıyor. Ertuğ'un sergisi 6 Nisan'a kadar ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya çapında tanınan mimar ve fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ'un 'Beyond the Vanishing Point' adlı sergisi Trendyol Sanat'ın desteğiyle Venedik'te kapılarını sanatseverlere açtı. Serginin küratörlüğünü Denis Curti üstleniyor.</p>

<p>ANITSAL İÇ MEKANLAR SERGİDE</p>

<p>Avrupa'nın en saygın sanat merkezlerinden Le Stanze della Fotografia'daki sergi, Ayasofya'dan Pantheon'a 29 büyük boyutta basılmış esere ev sahipliği yapıyor. Sergide yer alan eserlerden Ayasofya, kırk penceresinden süzülen ışık halkası üzerinde adeta asılı duran merkez kubbesi ve anıtsal iç mekan kurgusuyla öne çıkıyor.</p>

<p>Sergide, Batı mimarisinin zirvesi olan; Roma'nın kusursuz geometrisi Pantheon ve Rönesans'ın sarmal estetiği Villa Farnese de dikkat çeken eserler arasında yer alıyor. İtalya'nın en önemli opera binalarından tarihi La Fenice Tiyatrosu da, Ertuğ'un kadrajından sanatseverlerle buluşuyor.</p>

<p>'MİMARİYİ ONU İNŞA EDENLERİN GÖZÜNDEN DENEYİMLETİYORUM'</p>

<p>Ahmet Ertuğ, serginin İtalya'nın mimari mirasına ve onun Akdeniz dünyasıyla kurduğu derin diyaloğa odaklandığını belirtiyor. 50 yılı aşkın süredir Anadolu, Avrupa, Akdeniz ve ötesine objektifini çeviren Ertuğ, Trendyol Sanat'ın desteğiyle yeni sergisini genişletme ve uluslararası bir platforma taşıma imkanı bulduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ertuğ değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Bu tür iş birlikleri, Türk sanatçılarının yurt dışında kendi kültürel birikimlerini ve sanatsal derinliklerini görünür kılabilmeleri açısından büyük önem taşıyor. Doğru destek ve sürdürülebilir ortaklıklarla, Türkiye'nin sanat alanındaki birikiminin uluslararası ölçekte daha güçlü biçimde temsil edilebileceğine inanıyorum. Beyond the Vanishing Point sergisi mimarinin hem sürekliliği hem dönüşümü nasıl bünyesinde taşıdığını görünür kılıyor. Kültürleri, çağları ve coğrafyaları birbirine bağlarken, izleyiciyi çoğu zaman gizli, uzak ya da erişilmesi güç mekanlara davet ediyor. Mimarlık geçmişimden dolayı fotoğrafı yalnızca belgeleme aracı değil, bir yorumlama biçimi olarak görüyorum. Mimariyi, onu yaratanların gözünden deneyimlemenin ve görünür hale getirmenin bir yolu.'</p>

<p>Türkiye'nin kültürel mirasını ve mimarisini tanıtan Ahmet Ertuğ, fotoğraflarını 8×10 inç büyük format bir körüklü kamera ve filmle çekiyor. Doğu ile Batı arasında yüzyılları aşan mimari bir bağ kuran sergi, Le Stanze della Fotografia'da 6 Nisan tarihine kadar gezilebilecek.</p>

<p>Şirket tarafında yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:</p>

<p>'Le Stanze della Fotografia, fotoğrafın modern ve çağdaş sanatın en ilgi çekici dillerinden biri olarak Venedik'te kendine özgü bir 'eve' sahip olması gerektiği inancıyla 2012'de açıldı. Aralarında Sebastião Salgado, Elliott Erwitt, Gianni Berengo Gardin, Helmut Newton, David LaChapelle, Letizia Battaglia, Ferdinando Scianna ve Mario De Biasi gibi büyük fotoğrafçıların da yer aldığı sergilerin ardından müze, Ahmet Ertuğ'un fotoğraf sergisiyle ilk kez bir Türk sanatçının eserlerine ev sahipliği yapıyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/ahmet-ertugun-sergisi-trendyol-sanat-destegiyle-venedikte</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/ahmet-ertugun-sergisi-trendyol-sanat-destegiyle-venedikte.jpg" type="image/jpeg" length="69059"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıldız Holding'in geleneksel ramazan ayı sergisi bu yıl 'Sabrın Nakşı' ile kapılarını açtı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/yildiz-holdingin-geleneksel-ramazan-ayi-sergisi-bu-yil-sabrin-naksi-ile-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/yildiz-holdingin-geleneksel-ramazan-ayi-sergisi-bu-yil-sabrin-naksi-ile-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Holding, ramazan ayını Türk-İslam sanatının karşılama geleneğini 'Sabrın Nakşı' sergisiyle sürdürüyor. Tezhip, kalem işi ve katı' sanatının incelikli örneklerini bir araya getiren serginin açılışı Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü'nün ev sahipliğinde Çamlıca Kampüsü'nde sanat camiasını buluşturdu. 'Sabrın Nakşı' sergisi, 19 Mart'a kadar ziyaret edilebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Holding, 'Mutlu Et Mutlu Ol' anlayışı ve sanatı toplumla buluşturma hedefi doğrultusunda, her yıl ramazan ayında geleneksel olarak düzenlediği sergilerine devam ediyor. Bu yıl 'sabır' temasından ilham alan ve Yıldız Holding'in Çamlıca Kampüsü'nde kapılarını açan 'Sabrın Nakşı' sergisi, tezhip, kalemişi ve katı' sanatlarının üretim süreçlerindeki emeği, ince işçiliği ve manevi derinliği görünür kılıyor.</p>

<p>Sergide, katı' sanatçısı Dürdane Ünver, tezhip sanatçısı Mamure Öz, mimar-nakkaş M. Semih İrteş, katı' sanatçısı Safiye Morçay ile tezhip ve kalemişi sanatçısı Sevgi İrteş'in farklı teknik ve üsluplarla üretilmiş 52 eseri yer alıyor. Küratörlüğünü Yıldız Holding Sanat Danışmanı E. Esra Göncüoğlu'nun üstlendiği 'Sabrın Nakşı' sergisinde; tezhip, katı' ve kalemişi teknikleriyle bezenmiş hilye-i şerifler, âyet-i kerîmeler, dualar, şiir levhaları ve katı'nın minyatürle bir araya geldiği özgün kompozisyonlar ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.</p>

<p>TÜTÜNCÜ: RAMAZAN AYININ MANEVİ ATMOSFERİNİ SANAT ARACILIĞIYLA PAYLAŞMAKTAN MUTLULUK DUYUYORUZ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ramazan ayının manevi iklimini sanat aracılığıyla paylaşmanın, Yıldız Holding için kıymetli bir gelenek haline geldiğini vurgulayan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü şöyle devam etti:</p>

<p>'Yıldız Holding olarak faaliyet gösterdiğimiz her alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi bir bütün olarak ele alıyor, kalıcı kültürel ve manevi izler bırakmayı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. 'Mutlu Et Mutlu Ol' anlayışımızdan hareketle koleksiyonumuzdaki eserleri yıl boyunca Çamlıca kampüsümüzdeki kalıcı sergilerimizde ziyarete açıyor, Türkiye'nin dört bir yanında sergiler düzenliyor, sanatı toplumla buluşturma gayemizle sanatı ve sanatçılarımızı farklı vesilelerle desteklemeyi sürdürüyoruz. Birlik ve beraberlik ruhunu derinden hissettiğimiz ramazan ayının manevi iklimine, Türk İslam sanatının nadide örneklerini taşımak artık bizim için güzel bir geleneğe dönüştü. Bu yıl da tezhip, kalem işi ve katı' sanatlarının nadide ve zarif örneklerini 'Sabrın Nakşı' sergimizde bir araya getirdik. Bizlere sabrı, paylaşmayı ve tefekkürü hatırlatan bu mübarek ayda, geleneksel sanatımızın incelikli ve anlam dolu eserleriyle gönüllere ulaşmanın mutluluğunu ve huzurunu yaşıyoruz. Katı' sanatında kâğıdın sabırla oyularak adeta hazineye dönüşmesini, kökeni Orta Asya'ya uzanan kalemişi sanatını ve sabrın estetik bir disipline dönüştüğü tezhip sanatını bu sergide buluşturduk. Her bir eser, görünenden öte bir iç disiplinin, dikkatli bir emeğin ve zamanla kurulan incelikli bir ilişkinin izlerini taşıyor. Bu vesileyle, bu anlamlı sergiye emekleriyle katkı sunan kıymetli sanatçılarımız Dürdane Ünver, Mamure Öz, M. Semih İrteş, Safiye Morçay ve Sevgi İrteş'e; eserlerini bizlerle paylaşan değerli koleksiyonerlerimize ve serginin küratörlüğünü üstlenen sanat danışmanımız Esra Göncüoğlu'na teşekkür ediyorum. Tüm sanatseverleri bu özel sergiyi görmeleri için Yıldız Holding Sergi Salonu'na davet ediyor; mübarek Ramazan ayının hepimize huzur, bereket ve hayırlar getirmesini temenni ediyorum.'</p>

<p>Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü Sergi Salonu'nda ziyarete açılan 'Sabrın Nakşı' sergisi, 19 Mart'a tarihine kadar, haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında 0 216 524 25 00 numaralı telefondan randevu alınarak ücretsiz olarak gezilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/yildiz-holdingin-geleneksel-ramazan-ayi-sergisi-bu-yil-sabrin-naksi-ile-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/yildiz-holdingin-geleneksel-ramazan-ayi-sergisi-bu-yil-sabrin-naksi-ile-kapilarini-acti.jpg" type="image/jpeg" length="56700"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
