<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Axion Haber</title>
    <link>https://www.axionhaber.com</link>
    <description>Medyanın Güçlü Sesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.axionhaber.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 31 Aug 2026 16:12:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan, yazar Şule Yüksel Şenler'i vefatının 7'nci yılında andı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/emine-erdogan-yazar-sule-yuksel-senleri-vefatinin-7nci-yilinda-andi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/emine-erdogan-yazar-sule-yuksel-senleri-vefatinin-7nci-yilinda-andi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, yazar Şule Yüksel Şenler'i vefatının 7'nci yıl dönümünde andı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emine Erdoğan, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Şule Yüksel Şenler'in sözünü cesaretle söyleyen ve kalemine inancıyla yön veren bir ömrün sahibi olduğunu belirtti. Şenler'in değerlerinden taviz vermeden açtığı yolun bugün de birçok kişiye umut ve kararlılık aşıladığını ifade eden Erdoğan, 'Ne mutlu ki Şule Yüksel Şenler Vakfı, onun düşünce ve değer dünyasını yaşatan çalışmalarla bu yolculuğu sürdürüyor. Şenler'in mirasına sahip çıkan her güzel gayretin çoğalarak nice gönüllere ulaşmasını diliyor, vefat yıl dönümünde Şule ablayı rahmet ve özlemle yad ediyorum' ifadelerini kullandı. (DHA)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/emine-erdogan-yazar-sule-yuksel-senleri-vefatinin-7nci-yilinda-andi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/emine-erdogan-yazar-sule-yuksel-senleri-vefatinin-7nci-yilinda-andi.jpg" type="image/jpeg" length="54587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Side'de 390 metrelik anıtsal antik cadde gün yüzüne çıktı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/sidede-390-metrelik-anitsal-antik-cadde-gun-yuzune-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/sidede-390-metrelik-anitsal-antik-cadde-gun-yuzune-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Side Antik Kenti'nde yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi'nde yürütülen kazılar tamamlandı. Caddede stoa, mekanlar ve anıtsal girişlere ilişkin önemli izlere ulaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Side Antik Kenti'nin önemli ulaşım akslarından biri olan b Caddesi, yürütülen kazılarla Roma Dönemi'nden Geç Antik Çağ'a uzanan mimari dönüşümünü yeniden gözler önüne serdi. Gymnasiumun kuzeybatı köşesi ile Doğu Kapısı arasında uzanan caddede stoa, mekanlar ve anıtsal girişlere ilişkin önemli izlere ulaşıldı.</p>

<p>HERAKLES KAPISI KABARTMALARIYLA ÖNE ÇIKIYOR</p>

<p>Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazıları tamamlanan yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi'nin kuzeyinde, M.S. 2'nci yüzyılda doğu-batı doğrultusunda uzanan bir stoa ile bunun gerisinde çok sayıda mekanın bulunduğu belirlendi. Günümüze ulaşan söve ve eşik taşları, caddenin Roma Dönemi'ndeki mimari düzenine ilişkin izler taşıyor. Stoa üzerinde batıdan doğuya doğru Batı Kapısı, Herakles Kapısı ve Kuzey Hamamı Kapısı olarak adlandırılan üç anıtsal giriş tespit edildi. Bunların arasında Herakles Kapısı, mimari elemanlarındaki kabartmalarıyla dikkat çekiyor. Herakles'in On İki İşi'nin işlendiği kabartmaların yanı sıra kasetlerde Athena, Zeus, Artemis, Hygeia ve Tykhe tasvirleri yer alıyor. M.S. 3'üncü yüzyılın başlarına tarihlenen bu kabartmaların, Geç Antik Çağ'da Herakles Kapısı inşa edilirken devşirme malzeme olarak yeniden kullanıldığı belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>PİSKOPOSLUK SARAYIYLA BİRLİKTE CADDE YENİDEN ŞEKİLLENDİ</p>

<p>Side Antik Kenti'ndeki b Caddesi'nin görünümü M.S. 5'inci yüzyılda önemli ölçüde değişti. Caddenin kuzeyindeki geniş alanın Piskoposluk Sarayı kompleksinin bir parçası haline gelmesiyle daha önce stoaya açılan girişlerin bir bölümü kapatıldı, kuzey stoa üzerinde yeni anıtsal girişler oluşturuldu. Bu düzenlemelerle b Caddesi, Doğu Kapısı üzerinden Side'ye ulaşanların kullandığı önemli bir güzergâh olmanın ötesine geçerek anıtsal ve gösterişli bir kent aksına dönüştü. Kazılarla ortaya çıkarılan stoa, anıtsal kapılar ve farklı dönemlere ait mimari düzenlemeler, Side'nin Roma Dönemi'nden Geç Antik Çağ'a uzanan değişiminin aynı güzergah üzerinde izlenmesine imkan sağlıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sanal medya hesabından 'Side'de tarihin görkemli kapılarından birini daha gün yüzüne çıkardık' diyerek duyurduğu çalışmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Side'de tarihin görkemli kapılarından birini daha gün yüzüne çıkardık. Yaklaşık 390 metre uzunluğundaki b Caddesi'nde tamamladığımız kazılar, Side'nin Roma'dan Geç Antik Çağ'a uzanan dönüşümüne ilişkin önemli izler ortaya koydu. Caddenin anıtsal girişlerinden Herakles Kapısı, Herakles'in On İki İşi'ni betimleyen kabartmaları; Athena, Zeus, Artemis, Hygeia ve Tykhe tasvirlerinin yer aldığı kasetleriyle öne çıkıyor. M.S. 3'üncü yüzyılın başlarına ait bu kabartmaların Geç Antik Çağ'da kapının yapımında yeniden kullanıldığı anlaşılıyor. M.S. 5'inci yüzyılda Piskoposluk Sarayı kompleksiyle birlikte yeniden düzenlenen bu güzergah, Doğu Kapısı'ndan kente ulaşanları karşılayan anıtsal bir kent aksına dönüşmüş. Geleceğe Miras Projemiz kapsamında Side'nin çok katmanlı tarihini ortaya çıkarmaya, korumaya ve geleceğe taşımaya devam ediyoruz. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüz ile kazı heyetimize, bu kıymetli çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/sidede-390-metrelik-anitsal-antik-cadde-gun-yuzune-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/sidede-390-metrelik-anitsal-antik-cadde-gun-yuzune-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="78690"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İki medeniyetin izini taşıyan 800 yıllık köprü]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/iki-medeniyetin-izini-tasiyan-800-yillik-kopru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/iki-medeniyetin-izini-tasiyan-800-yillik-kopru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Aksu ilçesinde Roma Dönemi'nde Perge'ye su taşımak amacıyla inşa edilen, Selçuklu Dönemi'nde kemerden köprüye dönüştürülen 800 yıllık Soğucaksu Köprüsü, yüzyıllara meydan okuyor. 2009-2010 yıllarında restore edilerek koruma altına alınan tarihi yapı araç trafiğine kapalı tutulurken, ulaşım hemen yanındaki modern köprüden sağlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aksu ilçesinde tarihi Soğucaksu Köprüsü, Roma Dönemi'nde Düden Irmağı'ndan gelen suyu Perge'ye ulaştıran su kemeri olarak inşa edildi. 211 metre uzunluğundaki yapı, Selçuklu Dönemi'nde Antalya- Alanya arasındaki tarihi yol güzergahında kullanılmak üzere köprüye dönüştürüldü. 800 yıl önce inşa edildiği değerlendirilen ve üç kemer gözünden oluşan yapı, köprüye dönüştürülmesinin ardından uzun yıllar ulaşım amacıyla kullanıldı. Soğucaksu Köprüsü, Karayolları 13'üncü Bölge Müdürlüğü tarafından 2009-2010 yıllarında tadilat ve onarımdan geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TARİHİ VE MODERN KÖPRÜ YAN YANA</p>

<p>Restorasyonun ardından tarihi yapı korunarak günümüze ulaştı. Soğucaksu Köprüsü günlük araç ulaşımında kullanılmazken, hemen yanında bulunan modern köprü bölgedeki araç trafiğine hizmet veriyor. Köprünün altından geçen Soğucaksu Deresi'nin kuruduğu, dere yatağında ise çeşitli atıkların bulunduğu görüldü. Tarihi köprü ile hemen yanında 2016 yılında yapılan modern köprü, geçmişte ve günümüzde kullanılan ulaşım yapılarının yan yana görüntüsüyle dikkati çekti. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/iki-medeniyetin-izini-tasiyan-800-yillik-kopru</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/iki-medeniyetin-izini-tasiyan-800-yillik-kopru.jpg" type="image/jpeg" length="75613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Orta Asya'dan saray mutfağına uzanan tarifler günümüze uyarlanıyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/orta-asyadan-saray-mutfagina-uzanan-tarifler-gunumuze-uyarlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/orta-asyadan-saray-mutfagina-uzanan-tarifler-gunumuze-uyarlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk mutfağının Orta Asya'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Osmanlı saray mutfağına uzanan lezzetleri, tarihi tariflere sadık kalınarak günümüze taşınıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sultanahmet'te yer alan Shyra Restoran'da 'Bozkırdan Saraya' konseptiyle hazırlanan menüde, farklı dönemlere ait yemekler ve geleneksel içecekler yer alıyor. Türk mutfağının kültürel mirasını yemekler üzerinden anlatmayı amaçladıklarını belirten Şef Necati Yılmaz, 'Bir kültürü tanımanın yolları var; mimarisine bakarsınız, diline bakarsınız, müziğini dinlersiniz. Ama mutfağını tatmazsanız o kültürü, o medeniyeti çok iyi anlayamazsınız' dedi.</p>

<p>İstanbul'un tarihi bölgelerinden Sultanahmet'te Türk mutfağının geçmişten günümüze uzanan yemek kültürünü tanıtmak amacıyla kurulan Shyra Restoran kapılarını açtı. Orta Asya'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Osmanlı saray mutfağına uzanan süreci merkeze alan restoranda, tarihi tarifler günümüze uyarlanarak hazırlanıyor. Menüde keşkek, kaz kebabı, kavun dolması, içli köfte, çiğ börek, çeşm-i nigar ve bamya çorbası gibi yemeklerin yanı sıra kımız, boza, şalgam ve üzüm şırası gibi içecekler de bulunuyor.</p>

<p>'TÜRK MUTFAĞININ DERİNLİĞİNİ HİSSETMELERİNİ İSTEDİK'</p>

<p>Restoranın kuruluş hikayesini anlatan Şef Necati Yılmaz, 'Türkiye'nin belki de en tarihi, en köklü ve büyük medeniyetlere başkentlik yapmış bir bölgesinde oturuyoruz. Buraya milyonlarca yabancı misafir geliyor. Türk mutfağını anlamalarını, tanımalarını, o derinliği hissetmelerini istedik. O yüzden Anadolu ve Türk mutfağını yapmak uzun zamandır bir fikirdi. Bu da Shyra'ya nasip oldu ve bu sayede Shyra doğdu' diye konuştu.</p>

<p>'TÜRK MUTFAĞINI ANLATACAK ÖZEL BİR RESTORAN KURMAK İSTEDİM'</p>

<p>Sultanahmet'i tercih etmesinin nedenini anlatan Yılmaz, 'Hakikaten Türk mutfak kültürünü anlatabileceğimiz en nadide bölge. Çünkü biz biraz kendimizi başkasına tanıtmakta zorlanıyoruz. Şef olduğum için gastronomi anlamında da yapabileceğim en önemli ve en değerli şey buydu. Yabancı misafirlerin ağırlıklı geldikleri yerde Türk mutfağını anlatacak bir konsept, özel bir restoran kurmak istedim. O yüzden bu bölgeyi seçtim' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'BOZKIRDAN SARAYA DİYE BİR MUTFAK KONSEPTİ VAR'</p>

<p>Restoranın mutfak anlayışına ilişkin Yılmaz, 'Shyra Restoran'ın 'Bozkırdan Saraya' diye bir mutfak konsepti var. Sıfırdan başlayan Türk mutfak hikayesi Anadolu'ya geldiği zaman farklı medeniyetlerle buluşup zenginleşiyor. Sonra bu zenginlik de saraya yansıyor. Dolayısıyla pişirme teknikleri, rafine tatlar, başka medeniyetlerin bize bırakmış olduğu gastronomi mirasları Shyra'yı Shyra yapan özellikler' dedi.</p>

<p>'YEMEĞİN LEZZETİNİ TADACAĞI GİBİ HİKAYESİNİ DE DİNLEYECEK'</p>

<p>Misafirlere yemeklerin hikayelerini de aktarmayı amaçladıklarını belirten Yılmaz, 'Farklı bir deneyim yaşayacak. Yemeğin lezzetini tadacağı gibi onun hikayesini de dinleyecek. Bir keşkeğin hikayesini dinleyecek. Kaz kebabının, kavun dolmasının, çiğ böreğin, içli köftenin, çeşm-i nigar çorbasının, çiçek bamya çorbasının, Orta Asya'dan gelirken getirdiğimiz kımızın, bozanın, ayranın, şalgamın hikayesini dinleyecek. Bir kazandibinin hikayesini dinleyecek. Bunları dinleyen, yerli ya da yabancı fark etmez, muhakkak Türk mutfağına ayrı bir hayranlık duyacak. Aslında bizim hedefimiz de bu' diye konuştu.</p>

<p>'ESKİNİN PİŞİRME YÖNTEMLERİNİ KULLANIYORUZ'</p>

<p>Tarihi tarifleri günümüz damak tadıyla buluşturduklarını söyleyen Yılmaz, 'Yaptığımız lezzetler belki 1500-2000 yıllık eski reçetelere dayanıyor. Rafine tatlar kullanmaya gayret ediyoruz ve eskinin pişirme yöntemlerini kullanıyoruz. Yaptığımız tek şey, günümüz damak tadına biraz uyarlamak. Genetik hafıza duruyor ama beslenme şekilleri değişebiliyor. Reçetelerin yağ oranlarında biraz oynadık. Kuyruk yağı yerine sade tereyağı, gömlek yağı yerine biraz zeytinyağı ilave ederek lezzetleri biraz sadeleştirdik' dedi.</p>

<p>Yılmaz, tarihi tariflere bağlılık konusunda ise 'Pişirme yöntemlerimiz hemen hemen aynı. Reçetelerin baharat oranları, baharatlar aynı. Yapım şekilleri aynı. Sadece beslenme şeklini günümüze uyarlamaya gayret ediyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'BOZKIRDAN SARAYA O SERÜVENİ ANLATAN BİR MUTFAK'</p>

<p>Menüde öne çıkan yemekleri anlatan Yılmaz, 'Gerçekten bozkırdan saraya, tarihin sıfır noktasından Osmanlı sarayına kadar o serüveni anlatan bir mutfak kültürüne hizmet veriyoruz. Bamya çorbasından çeşm-i nigara, pide çeşitlerinden kaz kebabına, kavun dolmasına, kayısılı bademli tavuğa, keşkekli kuzu kavurmaya, kazandibine kadar birçok lezzet var. Kımız, boza ve üzüm şırası gibi farklı lezzetleri de misafirler tadabilir' diye konuştu.</p>

<p>'ROMA'DAN BİZANS'A, BİZANS'TAN OSMANLI'YA'</p>

<p>Tadım menüsü de hazırladıklarını belirten Yılmaz, 'Bir tadım menümüz var. Özellikle akşamları hizmet vereceğimiz bir degüstasyon menüsü yaptık. Bu tadım menüsünde Shyra Restoran'ın 'Bozkırdan Saraya' konseptini anlatan, o hikayeyle bütünleşen yemekler var. Anadolu'ya geldiğimizde diğer medeniyetlerin, diğer halkların bize bırakmış olduğu mirasla; Roma mutfağından Bizans'a, Bizans mutfağından Osmanlı'ya, Osmanlı'dan bize miras kalmış birçok lezzeti misafirlerimiz restoranda tadabilirler' dedi.</p>

<p>'TARİHE DOKUNMAK, TARİHİ PİŞİRMEK, TARİHİ TATMAK AYRI BİR LEZZET'</p>

<p>Sultanahmet'in restoranın konsepti açısından önemine değinen Yılmaz, 'Tarih bilinci olan her yurttaş bu mutluluğu yaşar diye düşünüyorum. Roma'ya, Bizans'a ve Osmanlı'ya başkentlik yapmış çok büyük bir medeniyetin beşiğindeyiz. Böyle bir yerde, tarihi bir dokunun içerisinde tarihe dokunmak, tarihi pişirmek, tarihi tatmak ayrı bir lezzet. Konuklarımıza da bunu öneriyoruz. Topkapı Sarayı'na girecekler, Sultanahmet'i, Ayasofya'yı gezecekler. Tarihi dokusuyla bütünleşmiş bir mutfak konseptini de burada tadacaklar. Bu çok güzel bir duygu' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'MUTFAĞINI TATMAZSANIZ O MEDENİYETİ ÇOK İYİ ANLAYAMAZSINIZ'</p>

<p>Yılmaz, 'Bir kültürü tanımanın yolları var; mimarisine bakarsınız, diline bakarsınız, müziğini biraz dinlersiniz. Ama mutfağını da tatmazsanız o kültürü, o medeniyeti çok iyi anlayamazsınız. Osmanlı'yı, Bizans'ı, Anadolu'yu, Orta Asya'yı anlayabilmeleri için bu bölgeye geldiklerinde muhakkak bu lezzetleri tatmalılar. Çünkü genetik hafızaya inanırım. Misafirlerimiz bu yemekleri tattığında muhakkak kendinden bir parça hissedecek' dedi.</p>

<p>Yılmaz, mutfağın yolculuğunu, 'Orta Asya'dan başlayan hikayeyi Anadolu'ya, Anadolu'dan saraya, oradan da Shyra Restoran'a uzanan bir serüven diye tamamlayabiliriz' sözleriyle anlattı.</p>

<p>'ÖZÜNÜ KAYBETMEDEN GÜNÜMÜZDE YORUMLUYORUZ'</p>

<p>Shyra Restoran Mutfak Şefi Hazal Yılmaz Kocamış ise restoranın isminin anlamına ilişkin, 'Shyra farklı dillerde farklı anlamlar içeriyor. Osmanlıca ve Arapçada gökyüzünde parlayan en parlak yıldız anlamına geliyor. Türk mutfağında ise bir şeyin özü anlamına gelir. Biz mutfağımızda Türk mutfağının en başından, özünü kaybetmeden, doğal ve günümüzde yorumlanabilir şekilde ilerlediğimiz için Shyra ismini tercih ettik' dedi.</p>

<p>'MUTFAK KÜLTÜRÜ DE TOPLUM GİBİ ZAMANLA GELİŞİR'</p>

<p>'Bozkırdan Saraya' anlayışını anlatan Yılmaz Kocamış 'Mutfak kültürü de toplum gibi zamanla gelişir, dönüşür. 'Bozkırdan Saraya', mutfağın en sade halinden saraya kadar uzanan bir konsepti benimseyerek ilerliyor. Bozkırdaki farklı pişirme teknikleri ve yerel halkın kendi yemeklerinden başlayarak toplum ilerledikçe Anadolu mutfağına uzanan bir süreç görüyoruz' diye konuştu.</p>

<p>'BAZI TARİFLERE HİÇBİR ŞEKİLDE DOKUNMADIK'</p>

<p>Kocamış, tarihi yemeklerin menüye aktarılmasına ilişkin, 'Reçetelerin bazılarına gerçekten hiçbir şekilde dokunmadık. Bazı reçetelerin kesinlikle aynı kalması gerektiğini savunuyoruz. Ama günümüzde yorumlayabileceğimiz yemekleri de farklı tekniklerle daha modern bir şekilde menümüze yansıtmak istedik' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'FARKLI SEÇENEKLERİ DENEYİMLEMELERİNİ İSTERİM'</p>

<p>Menüde farklı dönemlere ait lezzetlere yer verdiklerini belirten Kocamış, misafirlere mümkün olduğunca farklı yemekleri tatmalarını önererek, 'Gelen misafirlere önermek istediğim şey, farklı seçenekleri deneyimlemeleri. Menüyü oluştururken birçok mutfaktan ürün koyduk. Hepsinden ufak ufak deneyimlemelerini isterim' dedi.</p>

<p>Kocamış, geleneksel yöntemlerle hazırlanan tatlılara da değinerek, kazandibinin özüne sadık kalınarak ve tavuk kullanılarak hazırlandığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/orta-asyadan-saray-mutfagina-uzanan-tarifler-gunumuze-uyarlaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/orta-asyadan-saray-mutfagina-uzanan-tarifler-gunumuze-uyarlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="45076"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[485 bin yazma ve nadir matbu eseri dijital ortamda]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/485-bin-yazma-ve-nadir-matbu-eseri-dijital-ortamda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/485-bin-yazma-ve-nadir-matbu-eseri-dijital-ortamda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, '485 bin yazma ve nadir matbu eseri, dünyanın en büyük yazma eser portalında araştırmacıların ve meraklıların istifadesine sunuyoruz. 30 bini aşkın üyeye ulaşan portalımız bugüne kadar 1 milyon 366 bin kez ziyaret edildi' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı'nın (TÜYEK) dijitalleştirme çalışmalarına ilişkin verileri açıkladı. Bakan Ersoy, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Yüzlerce yıllık ilim ve kültür mirasımız artık dünyanın her yerinden, günün her saatinde erişilebilir. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımızın uluslararası standartlarda yürüttüğü dijitalleştirme çalışmalarıyla 485 bin yazma ve nadir matbu eseri dünyanın en büyük yazma eser portalında araştırmacıların ve meraklıların istifadesine sunuyoruz. 30 bini aşkın üyeye ulaşan portalımız bugüne kadar 1 milyon 366 bin kez ziyaret edildi. Eser görüntüleme sayısı 5 milyon 863 bini, görüntülenen sayfa sayısı 15 milyon 435 bini, indirilen sayfa sayısı ise 1 milyon 603 bini aştı. Her bir eseri konservasyon uzmanlarımızın gözetiminde, fiziksel bütünlüğüne zarar vermeden yüksek çözünürlükte dijitalleştiriyor; uluslararası standartlarda hazırlanan bibliyografik kayıtlarıyla erişime açıyoruz. Böylece eserlerimizi afetlere ve zamanın yıpratıcı etkilerine karşı korurken kullanım kaynaklı yıpranmanın da önüne geçiyoruz. Yapay zeka dahil yeni teknolojilerin sunduğu imkanlardan yararlanarak dijital kültür hazinemizi geliştirmeyi sürdüreceğiz. Bu kıymetli çalışmada emeği bulunan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığımıza, uzmanlarımıza, restoratörlerimize ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>ÜCRETSİZ ÜYELİK İMKANI</p>

<p>Öte yandan, Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; TÜYEK; yazma eser koleksiyonları, alan uzmanları, restorasyon laboratuvarları ve restoratörleriyle alanında dünyanın en büyük kurumu olarak çalışmalarını sürdürüyor. TÜYEK'in resmi internet sitesinde 485 bin yazma ve nadir matbu eser bulunuyor. Dünyanın en büyük yazma eser portalı niteliğindeki sistem sayesinde kullanıcılar, haftanın her günü ve günün her saatinde eserleri ekranda inceleyebiliyor. Eserlerin indirilmesi için ise ücretsiz üyelik gerekiyor. Portalın üye sayısı 30 bini geride bırakırken ziyaretçi sayısı 1 milyon 366 bin 708'e ulaştı. Bugüne kadar 5 milyon 863 bin 19 eser görüntülemesi yapılırken incelenen sayfa sayısı 15 milyon 435 bin 539, indirilen sayfa sayısı ise 1 milyon 603 bin 275 olarak kayıtlara geçti. Geçmişleri 1500 yıla kadar uzanabilen yazma eserlerin dijitalleştirilmesi, her aşamada özel bilgi ve uzmanlık gerektiriyor. Yüzyıllar boyunca elden ele, şehirden şehre ve farklı kütüphaneler arasında taşınan eserler; afetler, ihmaller, olumsuz saklama koşulları ve zamanın yıpratıcı etkileri nedeniyle hassas bir yapıya sahip bulunuyor. Yazmalar, taşıdıkları metinlerin yanı sıra cilt, tezhip, hat ve kağıt özellikleriyle de önemli birer sanat eseri niteliği taşıyor. Müellifinden mütercimine, müstensihinden mücellidine ve müzehhibine kadar üretim sürecinde yer alan her isim ve unsur, eserin tarihi değerinin bir parçasını oluşturuyor. Bu nedenle eserlerin raflardan indirilmesi, görüntülenmesi, tekrar yerlerine yerleştirilmesi ve portalda erişime açılması uzmanlar tarafından titizlikle yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>FİZİKSEL BÜTÜNLÜĞE ZARAR VERMEDEN YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ ÇEKİM</p>

<p>TÜYEK bünyesindeki dijitalleştirme çalışmalarında uluslararası koruma ve görüntüleme standartları esas alınıyor. İşlem öncesinde her eserin konservasyon açısından uygunluğu değerlendiriliyor ve gerekli koruyucu tedbirler alınıyor. Fiziksel bütünlüğüne zarar vermeyen yöntemlerle yüksek çözünürlüklü dijital görüntüleri oluşturulan eserlerin bibliyografik kayıtları da uluslararası kataloglama standartlarına göre hazırlanıyor. Süreci tamamlanan eserler, TÜYEK'in resmi internet sitesi üzerinden erişime açılıyor. Dijitalleştirme, yazma eserlerin kullanımını hızlandırırken özgün nüshaların araştırma amacıyla sürekli olarak raflardan indirilmesinin de önüne geçiyor. Böylece eserlerin kullanım kaynaklı yıpranması azaltılıyor, muhtevaları olası afetlere karşı dijital ortamda koruma altına alınıyor. Dijitalleştirmede görüntü kalitesi, kullanılan yöntemler ve uluslararası standartlara uyum da TÜYEK'in çalışmalarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Kurum, bu alandaki gelişmeleri takip etmek ve yeni yöntemleri değerlendirmek amacıyla uzmanlarla çalıştaylar düzenliyor.</p>

<p>485 bin yazma ve nadir matbu esere ilişkin künye bilgilerinin yer aldığı portala 'www.yek.gov.tr' adresinden erişilebiliyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/485-bin-yazma-ve-nadir-matbu-eseri-dijital-ortamda</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/485-bin-yazma-ve-nadir-matbu-eseri-dijital-ortamda.jpg" type="image/jpeg" length="67732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kültür Yolu Festivali'nin 14'üncü durağı Erzurum oldu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/kultur-yolu-festivalinin-14uncu-duragi-erzurum-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/kultur-yolu-festivalinin-14uncu-duragi-erzurum-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin 14'üncü durağı Erzurum oldu. Erzurum Müzesi'nde düzenlenen açılış programında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, bu yıl yaklaşık 8 ay sürecek olan kültür sanat maratonunun toplamda 234 güne ulaşarak dünyanın en uzun soluklu festivali olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür Yolu Festivali'nin başlangıcı için Erzurum Müze Müdürlüğü'nde tören düzenlendi. 9 gün sürecek festivalin açılışına Vali Aydın Baruş, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, milletvekilleri Selami Altınok, Mehmet Emin Öz, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi ve davetliler katıldı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, 'Bakanlığımız tarafından ilk kez 2021 yılında Beyoğlu Kültür Yolu Festivali adıyla İstanbul'da başlattığımız Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yıl 7 bölgede 26 şehirde gerçekleşecek. Bu yıl yaklaşık 8 ay sürecek bu kültür sanat maratonu, toplamda 234 güne ulaşarak dünyanın en uzun soluklu festivali olma özelliğini perçinleyecek' dedi.</p>

<p>Erzurum'un tarihi zenginlikleri, eşsiz doğası ve kültürel mirasıyla Türkiye'nin en özel şehirlerinden biri olarak festivale 4'üncü kez ev sahipliği yaptığını kaydeden Bakan Yardımcısı Çam, şöyle konuştu:</p>

<p>'Palandöken'in heybeti, uçsuz bucaksız yaylaları ve köklü tarihiyle Anadolu'muzun en kadim şehirlerinden biri olan Erzurum'umuzda, dokuz gün boyunca sanatı, kültürü ve coşkuyu hep birlikte yaşayacağız. Kültür Yolu Festivalleri ile ülkemiz nüfusunun yaklaşık yüzde 65-70'ine doğrudan ulaşmayı hedefliyoruz. Kültür Yolu Festivallerini düzenlemekteki temel amacımız, mümkün olan en geniş kitleye ulaşmak ve vatandaşlarımızın kültür ve sanatla etkin şekilde buluşmasını sağlamak. Amacımız; bu eşsiz şehri yalnızca Türkiye'ye değil, dünyaya daha güçlü bir şekilde tanıtmak. Şehrimizin dört bir yanında; 11 farklı noktada konserlerden sergilere, atölyelerden söyleşilere, tiyatrodan çocuk etkinliklerine kadar tam 39 lezzet noktası ve 174 etkinlik sizleri bekliyor. Bu yıl kültür yolu festivallerimizin odak noktası gastronomi. Bu kapsamda Erzurum'da az önce belirttiğim üzere 39 lezzet noktası belirlendi. Bu Festivaller aracılığıyla hem kültür ve sanatı destekliyor hem de sanatçılarımıza katkı sunmuş oluyoruz. Festival programlarımızla özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi kültürel hayatın merkezine taşıyor, onlar için hazırladığımız tiyatrolar, drama, resim, müzik, dans ve el sanatları atölyeleriyle geleceğin sanatseverlerine ilham veriyoruz. Kültür Yolu Festivalleri'nin yanı sıra, Yaşayan Miras Festivalleri ve Bir Anadolu Şenliği gibi etkinliklerle kültür ve sanatı, Anadolu'nun dört bir yanına yaymayı, zengin mirasımızı yaşatmayı ve görünür kılmayı amaçlıyoruz. Festivallerin şehirlerimiz için ekonomik anlamda da çok önemli bir karşılığı bulunduğunun özellikle altını çizmek isterim.'</p>

<p>REKOR SEVİYELERE TAŞIDIK</p>

<p>Turizmde ziyaretçi sayısı ve geliri rekor seviyelere taşıdıklarını anlatan Bakan Yardımcısı Çam, şöyle devam etti:</p>

<p>'Doğal afetlere ve krizlere rağmen yapılan stratejik yatırımlar ve çeşitlendirilmiş pazar politikaları sayesinde, turizmde hem ziyaretçi sayımızı hem de gelirlerimizi rekor seviyelere taşıdık. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre Türkiye, 2025 yılında 64 milyon yabancı ziyaretçiyle bir önceki yıla göre yüzde 2,7'lik bir artışla dünya turizminde 4. sıraya yükselmiştir. İlk 6 aylık toplam ziyaretçi sayısına bakıldığı zaman, 2025 yılında 26 milyon 389 bin ziyaretçi ülkemize gelmişti. 2026 yılının ilk 6 aylık döneminde ise ülkemize 25 milyon 759 bin ziyaretçi girişi gerçekleşmiş oldu. Bu da yüzde 2,4'lük bir daralmaya karşılık gelmektedir. 2025 yılı turizm gelirimiz 65 milyar 231 milyon dolarken; 2026 yılındaki 68 milyar dolar turizm geliri hedefimize bölgemizdeki tüm olumsuzluklara rağmen adım adım yürüyoruz. Önümüzdeki dönemde yalnızca turizmi değil; doğayı, tarihi, kültürü ve insan emeğini görünür kılan, dört mevsim yaşayan bir Türkiye hedefiyle yolumuza devam edeceğiz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum'un; tarihiyle, mimarisiyle, gelenekleriyle, müziğiyle, el sanatlarıyla, mutfağıyla ve sahip olduğu eşsiz doğal güzellikleriyle başlı başına bir kültür ve tarih hazinesi olduğunu söyledi. Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, 4'üncü yılındaki festivalin büyük ilgi gördüğünü söyledi. Açılış töreni sonrası Bakan Yardımcısı Serdar Çam ve davetliler 'Osmanlı'nın Mukaddes Emanetleri' ve 'Yaşayan Miras: Erzurum Sergilerini gezdi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, YEREL</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/kultur-yolu-festivalinin-14uncu-duragi-erzurum-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/kultur-yolu-festivalinin-14uncu-duragi-erzurum-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="60063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: Gaziantep Arkeoloji Müzesi yeniden ziyaretçilerin hizmetine açıldı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/bakan-ersoy-gaziantep-arkeoloji-muzesi-yeniden-ziyaretcilerin-hizmetine-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/bakan-ersoy-gaziantep-arkeoloji-muzesi-yeniden-ziyaretcilerin-hizmetine-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinin ardından güçlendirme, onarım ve teşhir-tanzim çalışmalarının gerçekleştirildiği Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nin yeniden ziyaretçilerin hizmetine sunulduğunu duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, Gaziantep Arkeoloji Müzesinde 6 Şubat depremlerinin ardından gerçekleştirilen çalışmalarla müzenin bütün yönleriyle yenilendiğini belirtti. Ersoy, 'Zemin etütlerinden taşıyıcı sistem ve çatı güçlendirmelerine, iç ve dış cephe yenilemelerinden teşhir ve tanzim çalışmalarına kadar müzemizi bütün yönleriyle yeniledik. Vitrinleri, kaideleri ve sergileme alanlarını çağdaş müzecilik anlayışına uygun şekilde düzenleyerek Gaziantep Arkeoloji Müzemizi yeniden ziyaretçilerimizin hizmetine sunduk. Bu önemli çalışmada emeği olan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüz olmak üzere, tüm uzmanlarımıza, ekiplerimize ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>DEPREMİN ARDINDAN YAPININ PERFORMANSI ANALİZ EDİLDİ</p>

<p>Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre; Gaziantep'in Şehitkamil ilçesinde bulunan Gaziantep Arkeoloji Müzesi, toplam 5 bin 700 metrekare A ve B ile toplam bin 500 metrekare kapalı alana sahip C bloklardan oluşuyor. Kahramanmaraş depremlerinin ardından zemin etütleri gerçekleştirilen müzede kolon ve kirişlerden karot numuneleri alınarak güçlendirme projeleri hazırlandı. Yapının betonarme elemanlarının durumunun tespiti amacıyla alçıpan asma tavanlar sökülerek incelemelerin ardından yapının sayısal modellemesi oluşturuldu ve performans analizi gerçekleştirildi. Hazırlanan güçlendirme projesi kapsamında B blok 3'üncü kattaki rezerv sergi salonunda gerekli söküm işlemleri yapılırken, çelik döşemeler ve kirişler güçlendirildi. Çatlak kirişlerde enjeksiyon uygulamalarının gerçekleştirildiği müzede sıva onarımları tamamlanarak yeni çatı imalatı yapıldı. 'Gaziantep Arkeoloji Müzesi Deprem Kaynaklı Oluşan Hasarların Onarımı İşi' kapsamında yapının iç ve dış cepheleri de yenilendi, iç mekan düzenlemeleri tamamlandı. Teşhir ve tanzim çalışmaları kapsamında müzedeki vitrin ve kaideler yenilenirken yeni giriş bankosu imal edildi. Bilgi panolarının tasarım, baskı ve montaj işlemleri de gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güçlendirme, onarım ve teşhir-tanzim çalışmalarının tamamlanmasıyla Gaziantep Arkeoloji Müzesi çağdaş müzecilik anlayışına uygun şekilde yeniden düzenlenerek ziyaretçilerin hizmetine sunuldu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/bakan-ersoy-gaziantep-arkeoloji-muzesi-yeniden-ziyaretcilerin-hizmetine-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/bakan-ersoy-gaziantep-arkeoloji-muzesi-yeniden-ziyaretcilerin-hizmetine-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="99808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TV+ ağustos ayı içeriklerini paylaştı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/tv-agustos-ayi-iceriklerini-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/tv-agustos-ayi-iceriklerini-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçerik platformu TV+, ağustos ayında Amerika ile aynı anda yayınlanacak yeni dizilerden merakla beklenen filmlere kadar geniş bir içerik seçkisini izleyicilerle buluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TV+, bu ay Return to Silent Hill, Lioness dizisinin yeni sezonu ve DC evreninden Lanterns adlı yapımı izleyicilerle buluşturuyor. Haluk Bilginer'in Emmy Ödülü'ne uzandığı Şahsiyet ile sevilen komedi dizisi Ayak İşleri de ağustosta platformdaki yerini alıyor. Gladiator II, Dracula: A Love Tale ve The Jester 2 de bu ay TV+ kütüphanesine eklenen diğer güçlü yapımlar arasında öne çıkıyor.</p>

<p>TV+ ağustos ayı takvimi şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'1 Ağustos: Return to Silent Hill</p>

<p>1 Ağustos: Gladiator II</p>

<p>3 Ağustos: Lioness - Yeni Sezon (Amerika ile Aynı Anda)</p>

<p>17 Ağustos: Lanterns</p>

<p>27 Ağustos: Dracula: A Love Tale</p>

<p>31 Ağustos: The Jester 2</p>

<p>21 Ağustos: Şahsiyet</p>

<p>21 Ağustos: Ayak İşleri'</p>

<p>Ağustos ayında TV+'ın dizi ve filmlerinden öne çıkanlar:</p>

<p>Video oyun tarihinin en ikonik korku serilerinden biri yeniden beyaz perdeye taşınıyor. Christophe Gans'ın yönetmen koltuğunda oturduğu Return to Silent Hill, yıllar önce kaybettiği aşkını bulmak için Silent Hill kasabasına dönen James Sunderland'ın gerçekle kâbus arasındaki sınırın giderek silikleştiği yolculuğunu konu alıyor. Başrollerde ise Jeremy Irvine ve Hannah Emily Anderson yer alıyor. Psikolojik gerilimi ve karanlık atmosferiyle dikkat çeken film, 1 Ağustos'tan itibaren ilk kez ve sadece TV+'ta.</p>

<p>AMERİKA İLE AYNI ANDA TV+'TA: LİONESS YENİ SEZONUYLA GERİ DÖNÜYOR</p>

<p>Taylor Sheridan imzalı aksiyon ve casusluk dizisi Lioness, üçüncü sezonuyla geri dönüyor. CIA'in en gizli operasyonlarını konu alan yapım, Zoe Saldaña, Nicole Kidman ve Morgan Freeman'ın yer aldığı güçlü kadrosuyla, aksiyon temposunu yeni sezonda da koruyor. Lioness'in üçüncü sezonu, 3 Ağustos'tan itibaren Amerika ile aynı anda, ilk kez ve sadece TV+'ta izlenebilecek.</p>

<p>DC EVRENİNİN MERAKLA BEKLENEN YENİ DİZİSİ: LANTERNS</p>

<p>DC Studios'un yeni yapımlarından Lanterns, Green Lantern evrenini sürükleyici bir polisiye hikâyeyle buluşturuyor. Gizem ve dramı bir araya getiren yapım, DC evreninin en çok beklenen dizileri arasında gösteriliyor. Lanterns, 8 Ağustos'tan itibaren TV+'ta izleyicilerle buluşacak.</p>

<p>'ŞAHSİYET' VE 'AYAK İŞLERİ' TV+ KÜTÜPHANESİNE EKLENİYOR</p>

<p>Haluk Bilginer'e Uluslararası Emmy Ödülü kazandıran 'Şahsiyet', ağustos ayında TV+ kütüphanesindeki yerini alıyor. Türkiye'nin öne çıkan polisiyelerinden 'Şahsiyet'in yanı sıra, sevilen oyuncular Çağlar Çorumlu ve Güven Murat Akpınar'ın başrollerini paylaştığı komedi dizisi 'Ayak İşleri' de bu ay platformda yayınlanacak bir başka önemli yapım.</p>

<p>TV+ KÜTÜPHANESİ SES GETİREN FİLMLERLE GÜÇLENMEYE DEVAM EDİYOR</p>

<p>TV+, ağustos ayında sinema tutkunlarını yeni yapımlarla buluşturuyor. Oscar ödüllü Gladiator efsanesinin devam filmi Gladiator II 1 Ağustos'ta, gotik atmosferiyle dikkat çeken Luc Besson imzalı Dracula: A Love Tale 27 Ağustos'ta, korku türünün yeni yapımlarından The Jester 2 ise 31 Ağustos'ta TV+ izleyicileriyle buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/tv-agustos-ayi-iceriklerini-paylasti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/tv-agustos-ayi-iceriklerini-paylasti.jpg" type="image/jpeg" length="19236"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göbeklitepe'nin kuzeyinde ilk kazı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/gobeklitepenin-kuzeyinde-ilk-kazi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/gobeklitepenin-kuzeyinde-ilk-kazi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Göbeklitepe'nin kuzey kesimindeki yaklaşık 80'e 70 metrelik alanda ilk kez başlatılan kazı çalışmalarını sanal medya hesabından duyurdu. Ersoy, iki ayrı koruma çatısı altındaki GT1 ve GT2 alanlarında kazıların, A, C ve D yapılarında ise koruma ve sağlamlaştırma uygulamalarının eş zamanlı sürdürüldüğünü açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Ersoy, Göbeklitepe'de Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen 2026 yılı kazı, restorasyon ve koruma çalışmalarına ilişkin bilgileri sanal medya hesabından paylaştı. Bakan Ersoy, 'Göbeklitepe'de araştırmalarımızı yeni alanlara taşıyoruz. Geleceğe Miras Projemiz kapsamında, höyüğün kuzey kesimindeki yaklaşık 80'e 70 metrelik alanda ilk kez kazı çalışmalarına başladık. Yüzey taramalarından elde edilen veriler ve jeomanyetik ölçümler, bu bölgede de büyük boyutlarda kamusal yapılar ile dörtgen planlı yapıların ve kulübelerin bulunduğuna işaret ediyor' dedi.</p>

<p>'BU EŞSİZ MİRASI BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMLA GELECEĞE TAŞIYORUZ'</p>

<p>Yeni kazı alanının yanı sıra GT1 ve GT2 alanlarında da çalışmaların eş zamanlı olarak sürdürüldüğünü kaydeden Ersoy, 'Şimdiye kadar açığa çıkardığımız yapılar, Göbeklitepe'nin bilinmeyenlerine ilişkin yeni veriler sunuyor. Kazılarla birlikte koruma çalışmalarına da büyük önem veriyoruz. C Yapısı'ndaki dikilitaşın yüzeyine ait son parçaları yerine yerleştirirken D Yapısı'nın duvarlarını ve merkezindeki iki dikilitaşın zemin bağlantılarını güçlendirdik. Dikilitaşları sarsıntılara karşı çelik halatlarla daha güvenli hale getiriyoruz. Ayrıca yeni kazı alanları dikkate alınarak yenilenen yürüyüş yolları yakında ziyaretçilerin erişimine açılacak. Göbeklitepe'nin farklı noktalarında kazı, restorasyon ve koruma çalışmalarını eş zamanlı yürüterek bu eşsiz mirası bütüncül bir yaklaşımla geleceğe taşıyoruz. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüze, kazı heyetimize, bilim insanlarımıza ve sahada özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>3 ALANDA EŞ ZAMANLI ÇALIŞMA</p>

<p>Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; bugüne kadar höyüğün güney ve batısında yoğunlaşan kazı alanları koruma çatılarıyla örtülürken bu yıl Göbeklitepe'nin kuzey kesiminde ilk kez kazı çalışmalarına başlandı. Yeni kazı alanındaki çalışmaların yanı sıra GT1 ve GT2 alanlarındaki araştırmalar da eş zamanlı olarak devam ediyor. Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen kazılarda Göbeklitepe'nin 2'nci evresine, milattan önce 8 binli yıllara tarihlenen dörtgen planlı yapılar açığa çıkarıldı.</p>

<p>KORUMA SEFERBERLİĞİ</p>

<p>Göbeklitepe'deki kazılara restorasyon ve koruma çalışmaları da eşlik ediyor. C Yapısı'nda 2025 yılında büyük ölçüde tamamlanan sağlamlaştırma uygulamaları 2026 sezonunda da devam ediyor. Ayağa kaldırılan dikilitaşlardan birinin yüzeyine ait son parçalar özgün yerlerine yerleştiriliyor. D Yapısı'nda ise duvarların sağlamlaştırılmasının ardından yapının merkezinde karşılıklı duran iki dikilitaşın zemin bağlantıları güçlendirildi. Dikilitaşların sarsıntılara karşı daha güvenli hale getirilmesi için çelik halatlarla koruma çalışmaları yürütülüyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/gobeklitepenin-kuzeyinde-ilk-kazi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/gobeklitepenin-kuzeyinde-ilk-kazi.jpg" type="image/jpeg" length="14445"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Yapay Zeka Çağında Yönetişim ile Değer Yaratmak' kitabı yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/yapay-zeka-caginda-yonetisim-ile-deger-yaratmak-kitabi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/yapay-zeka-caginda-yonetisim-ile-deger-yaratmak-kitabi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arge Danışmanlık 35'inci kuruluş yıl dönümüne özel yapay zekanın kurumların karar alma süreçlerinden yönetişim yapılarına kadar uzanan etkilerini ele alan 'Yapay Zeka Çağında Yönetişim ile Değer Yaratmak' kitabı yayımladı. Kitapta, kurumların yapay zekayı stratejik bir değer yaratma aracına dönüştürmeleri için iyi yönetişim anlayışıyla yol gösterici bir perspektif sunuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekanın kurumların yalnızca kullandıkları teknolojileri değil, karar alma süreçlerini, iş modellerini, liderlik anlayışlarını ve yönetişim yapılarını da yeniden şekillendirdiğine dikkat çekilen kitapta, bu dönüşümde başarının belirleyicisinin teknolojiye erişimden çok teknolojinin nasıl yönetildiği olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>ARGE Danışmanlık'ın 35'inci yılına özel olarak yayımlanan kitap, ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden ile Yönetici Ortağı Dr. Erkin Erimez tarafından kaleme alındı. Eserde, yapay zeka yalnızca bir teknoloji konusu olarak değil, strateji, liderlik ve kurumsal dönüşümün merkezinde yer alan bir kaldıraç olarak ele alınıyor.</p>

<p>FAYDALI KAYNAK HEDEFİ</p>

<p>Şirketten yapılan açıklamada toplumsal fayda yaratmayı ve bilgi paylaşımını temel değerleri arasında gören ARGE Danışmanlık'ın, 'Yapay Zeka Çağında Yönetişim ile Değer Yaratmak' kitabını herkesin erişimine açık şekilde ve ücretsiz olarak yayımladığı aktarıldı. Kitabın, yönetim kurulu üyeleri, üst düzey yöneticiler, akademisyenler, öğrenciler ve konuya ilgi duyan tüm paydaşlar için faydalı bir kaynak olmasının hedeflendiği kaydedildi.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yılmaz Argüden, yapay zeka çağında başarının belirleyicisinin teknolojiye sahip olmak değil, teknolojiyi iyi yönetişim anlayışıyla stratejik öncelikler doğrultusunda yönetebilmek olduğunu belirtti. Argüden, kitabın yönetim kurullarının yapay zeka dönüşüm sürecindeki sorumluluk ve rollerini değer yaratma odağıyla yerine getirmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlandığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ARGE Danışmanlık Yönetici Ortağı Dr. Erkin Erimez ise yapay zekadan sürdürülebilir değer yaratabilmenin; fırsatları değerlendirirken riskleri yönetebilmek, inovasyonu teşvik ederken güveni koruyabilmek ve kısa vadeli kazanımlarla uzun vadeli etkiler arasında doğru dengeyi ve riskleri etkin şekilde yönetmek için gerekli yönetişim perspektifi konusunda yol göstermeyi amaçladığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/yapay-zeka-caginda-yonetisim-ile-deger-yaratmak-kitabi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/yapay-zeka-caginda-yonetisim-ile-deger-yaratmak-kitabi-yayimlandi.jpg" type="image/jpeg" length="19400"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu'nun hatıralarını minyatür evlerde yaşatıyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/anadolunun-hatiralarini-minyatur-evlerde-yasatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/anadolunun-hatiralarini-minyatur-evlerde-yasatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da ev hanımı ve minyatür sanatçısı Yasemin Kara (47), Anadolu'nun geleneksel evlerini ve geçmişte kullanılan ve artık nostaljik hatıraya dönüşen eşyaları, ahşap ve 3D yazıcıyla minyatür olarak tasarlıyor. Çalışmalarını sanal medyada paylaşan Kara'ya çocukları da destek oluyor. Kara, aldığı siparişlerle hem Anadolu kültürünü yaşatıyor hem de aile bütçesine katkı sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentte yaşayan ev hanımı Yasemin Kara, Anadolu'nun geleneksel mimarisini yansıtan evlerin minyatürlerini iç dekorasyonuyla birlikte hazırlayıp satıyor. Kara'nın, geçmişte kullanılan dikiş makinesi, buzdolabı, tüplü fırınlı ocak, televizyon, merdaneli çamaşır makinesi, sobalı şofben, telefon, koltuk, kanepe, sedir, süpürge gibi eşyalarla birlikte tasarladığı evler ilgi görüyor. Kara, görme engelli kızı Rabia ve oğlu Burak'ın da desteğiyle yaptığı Anadolu evlerinin minyatürlerinin satışıyla, aile ekonomisine de katkı sağlıyor.</p>

<p>YAŞAM KÜLTÜRÜ</p>

<p>Yasemin Kara, ayda 15-20 model ev siparişi aldığını, sipariş verenlerin ise genelde Fransa, Danimarka, Hollanda, Almanya, Avusturya gibi ülkelerdeki gurbetçiler olduğunu söyleyerek, 'Nostalji tasarımlarımızı gören vatandaşlar, kendi memleketlerindeki evlerini çizdirmek istiyor. Tasarımlarımı gördüklerinde çok duygulanıyorlar. Amacım, Anadolu'nun geleneksel yaşam kültürünü yansıtan minyatür evleri daha geniş kitlelere ulaştırmak' dedi.</p>

<p>'MİNYATÜR YAPMAYA ÇOCUKLUK YILLARIMDA BAŞLADIM'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kara, minyatür ev yapma fikrinin çocukluk yıllarında başladığını, Anadolu kültürüne ve geçmişe duyduğu sevginin çalışmalarına yön verdiğini ifade ederek, 'Kırsal bir bölgede dünyaya geldim. Evimiz şehre uzaktı. Kardeşlerimle beraber kilden oyuncaklar üretirdik. Çok severek yapıyordum. Büyüdükçe kendimi geliştirdim. Okul hayatımda da yine maket evler yapıyordum. Evlendim, bu kez çocuklarıma oyuncak yaptım. Ama hep hobi olarak yapıyordum. Sonra kendimi geliştirdikçe, çocuklarım, 'Anne sosyal medyada sana hesap açalım' dediler ve orada yaptığım işler büyük ilgi gördü. Nostaljiyi ve çocukluğumu çok seviyorum. Hala o dünyada yaşıyorum. Geçmişimizi, kültürümüzü, geleneklerimizi de çok çok seviyorum. Babam memurdu. Anadolu'nun birçok yerinde dolaştık. Oraların kültür ve gelenekleri ile çok ilgilenirdim, çok severdim. Bu nedenle böyle eserler ortaya koydum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'GÖRME ENGELLİ KIZIM DA BANA DESTEK OLUYOR'</p>

<p>Kara, çalışmalarında geçmişte kullanılan eşyaları ve Anadolu evlerinin iç mekanlarını minyatür olarak hazırladığını, üretimlerinde ahşap, el işçiliği ve 3D yazıcı kullandığını söyleyerek, 'Çalışmalarım daha çok nostalji ağırlıklı. Sosyal medyada müşteriler de öyle istiyor. Örneğin; divanlar, sobalar, dolaplı kanepe gibi eşyaların üretimi artık rutin haline geldi. Bir odanın şeklini minyatür olarak şekillendiriyoruz, tasvirini yapıyoruz. Kaliteli ahşap malzemelerden kullanıyoruz. Mutfak eşyalarını 3D yazıcıyla yapıyoruz. Onun çizimlerini önce tasarlıyor, ölçeklendiriyoruz. Diğer kumaş malzemeleri ise ellerimle dikiyorum. Çalışmalar gurbetçilerden yoğun ilgi görüyor. İlk başladığımda 1 ayda 1 oda siparişi alıyordum. Şu anda 10, bazen 15 odaya kadar yükseliyor. İçindeki eşyaya göre, odanın büyüklüğüne göre, işçiliğine göre, zamanına göre fiyat veriyorum. Annesi, babası vefat etmiş insanlar bana ulaşıyor. Ailelerinin evinin fotoğrafını gönderiyorlar. Onun aynısını yapıyoruz. Onu evinde sergiliyor ve anılarını yaşıyorlar. 3 çocuğum var. Kızım Rabia görme engelli, aynı zamanda epilepsi hastası. O çok duygusal ve çok güzel fikirleri var. Zekası çok derin ve fikirleri çok güzel. O bana çok destek oldu. Sosyal medyadaki sayfamı da o kurdu. Çalışmalarımıza katılıyor. Çömlek işini, çamurla oynamayı çok seviyor. Figürlerin kaba halini o yapıyor. Küçük kızım figürleri boyamalarda yardımcı oluyor. Oğlum bilgisayar çizimlerini yapıyor. Şu anda 511 bin takipçimiz var. Evlerin yapımı 15 gün sürüyor' diye konuştu.</p>

<p>Kara, çevresinden olumlu yorumlar aldığını da belirterek, 'Ağlayanlar var takipçilerim arasında. Ara sıra arıyorlar ve ağlayarak konuşuyorlar. 'Biraz olsun özlemimiz gitti' diyorlar. Ziyaretime de geliyorlar. Üretmeye devam edeceğim. Torunlarıma da bir şeyler öğretmek, bırakmak istiyorum. Benim asıl amacım gençlere, çocuklara Anadolu kültürünü aşılamak. Çevrem kültürüne bağlı, mütevazı insanlardı. Bu kültürü devam ettirmek istiyorum' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/anadolunun-hatiralarini-minyatur-evlerde-yasatiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/anadolunun-hatiralarini-minyatur-evlerde-yasatiyor.jpg" type="image/jpeg" length="70268"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fatih'te 232 tarihi çeşmede koruma ve restorasyon çalışması]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/fatihte-232-tarihi-cesmede-koruma-ve-restorasyon-calismasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/fatihte-232-tarihi-cesmede-koruma-ve-restorasyon-calismasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fatih Belediyesi, tarihi çeşmeleri özgün kimliklerine uygun şekilde restore ederek yeniden şehir hayatına kazandırmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Miras Fatih' vizyonu kapsamında yürütülen çalışmalarla ilçedeki yüzlerce tarihî çeşme bilimsel restorasyon ilkeleri doğrultusunda korunurken, uzun yıllar susuz kalan birçok eser de yeniden suyuna kavuşturuluyor.</p>

<p>Fatih Belediyesi Kültürel Miras Koruma Müdürlüğü koordinasyonunda sürdürülen çalışmalar kapsamında, tarihi çeşmelerde öncelikle rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanıyor. Koruma Kurulu onaylarının ardından uygulamaya geçilerek zaman içerisinde yapılan niteliksiz müdahaleler temizleniyor, özgün taş dokular ortaya çıkarılıyor, eksik mimari unsurlar dönem özelliklerine uygun olarak tamamlanıyor ve su tesisatları tamamen yenileniyor.</p>

<p>Fatih'te yer alan toplam 232 tarihî çeşmede proje, bakım, onarım ve restorasyon çalışmaları gerçekleştirildi. Bu çalışmalar sonucunda 138 tarihî çeşme yeniden suyuna kavuşturularak asli işlevine uygun şekilde mahalle yaşamına yeniden kazandırıldı. Ayrıca belediye bünyesinde kurulan Kâgir Yapı ve Eser Atölyesi tarafından tarihî çeşmelerde düzenli bakım ve önleyici koruma uygulamaları da aralıksız sürdürülüyor.</p>

<p>Son olarak Hırka-i Şeri Mahallesi'nde bulunan, Fatih Sultan Mehmed'in ihtisap ağası tarafından yaptırılan Muhtesip İskender Camii'nin yanında bulunan Kabakulak Çeşmesi de kapsamlı restorasyonun ardından yeniden hayat buldu. Çalışmalar kapsamında çimentolu ve niteliksiz müdahaleler temizlenirken, özgün taş dokusu ortaya çıkarıldı; ayna taşı ve kurna aslına uygun şekilde yeniden imal edildi. Yenilenen su tesisatıyla birlikte çeşme yeniden su akıtmaya başladı.</p>

<p>Benzer şekilde II. Mahmut Çeşmesi, Üsküplü Çeşmesi ve Karagöz Mehmet Paşa Çeşmesi gibi çok sayıda tarihî eser de özgün malzemeleri korunarak restore edildi ve yeniden işlevine kavuşturuldu. Çalışmalarda yalnızca fiziksel onarım yapılmıyor; tarihî belgeler, eski fotoğraflar ve arkeolojik bulgular da dikkate alınarak eserlerin tarihî kimlikleri titizlikle yeniden ortaya çıkarılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, tarihî çeşmelerin yalnızca mimari eser olmadığını, İstanbul'un medeniyet hafızasının önemli parçaları olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>'Tarihi çeşmelerimiz, ecdadımızın suya, hayra ve insana verdiği değerin en güzel nişaneleridir. Bizler yalnızca taş yapıları restore etmiyoruz; mahalle kültürünü, vakıf medeniyetini ve İstanbul'un asırlık hafızasını yeniden ayağa kaldırıyoruz. Her bir çeşmeyi özgün kimliğiyle koruyarak gelecek nesillere aktarmayı görev biliyoruz. Suyun yeniden akmaya başladığı her çeşme, geçmişle gelecek arasında kurduğumuz güçlü bir köprü anlamına geliyor.'</p>

<p>Turan, Fatih'in açık hava müzesi niteliğindeki tarihi dokusunu bütüncül bir anlayışla koruduklarını vurgulayarak, camilerden hazirelere, medreselerden çeşmelere kadar tüm kültür varlıklarını bilimsel yöntemlerle ihya etmeyi sürdüreceklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, YEREL</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/fatihte-232-tarihi-cesmede-koruma-ve-restorasyon-calismasi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/i-m-g-7140.webp" type="image/jpeg" length="77075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'a 6 ayda 1 milyon 25 bin turist geldi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/diyarbakira-6-ayda-1-milyon-25-bin-turist-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/diyarbakira-6-ayda-1-milyon-25-bin-turist-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre, yılın ilk 6 ayında kenti, 500 bini konaklamalı 1 milyon 25 bin kişi ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri başta olmak üzere Zerzevan Kalesi, İçkale Müze Kompleksi, Ulu Cami, Hazreti Süleyman Camii, On Gözlü Köprü ve Hasanpaşa Hanı gibi tarihi ve inanç turizmi merkezleriyle öne çıkan kent, son yıllarda huzur ve güven ortamıyla yerli ve yabancı turistlerin önemli rotalarından biri haline geldi. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre Diyarbakır, son 6 ayda 1 milyon 25 bin ziyaretçiyi ağırlarken, bunların 500 bini kentte konakladı.</p>

<p>'BURASI ADETA AÇIK HAVA MÜZESİ'</p>

<p>Diyarbakır Kültür Turizm ve Musiki Derneği Başkanı Kenan Aksu, kentte huzur ve güven ortamının turizme olumlu yansıdığını belirterek, 'Terörsüz Türkiye meselesinde Diyarbakır gerçekten çok önemli yol katetti. Bundan dolayı Diyarbakır'a son 6 ayda 1 milyon 25 bin turist geldi. 500 bin turist de yatılı olarak geldi. Bu bizi sevindiriyor. Yaz aylarında sıcaklık nedeniyle bir miktar düşüş yaşansa da eylül ayından itibaren turizmde çok büyük beklentilerimiz var. Deniz, kum her yerde var. Ama Diyarbakır tarih, kültür ve medeniyetlerin en yoğun yaşandığı yer. Burası adeta açık hava müzesi. Her yerde tarihi eser var. Ekim ayında düzenlenecek Kültür Yolu Festivali'nin de turizme önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Diyarbakır turizmde hak ettiği yere inşallah gelecek' dedi.</p>

<p>'SUR İLÇESİ BAŞLI BAŞINA BİR HAZİNE'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kentin yalnızca merkezinin değil ilçelerinin de önemli turizm değerlerine sahip olduğunu ifade eden Aksu, 'Sur ilçesi başlı başına bir hazine. Surlarımız dünyada eşi benzeri olmayan bir marka. Eğil'de peygamber kabirleri var. Diyarbakır'da 541 sahabe kabri bulunuyor. Zerzevan Kalesi ise yaklaşık 3 bin yıllık geçmişiyle dünyanın en önemli tarihi alanlarından biri. Diyarbakır'ın merkezi ve ilçelerinde gezilecek rotalar çok zengin. Buraya gelenlerin en az 1 hafta, 10 gün kalması lazım. Turizm polisi de kentte çok etkin görev yapıyor' diye konuştu.</p>

<p>'BEKLEDİĞİMİZDEN DAHA GÜZEL BİR YER'</p>

<p>Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinden Diyarbakır'ı gezmeye gelen İlhami Yıldız ise ilk kez kente geldiğini belirterek, 'Lüleburgaz'dan buraya geldim. İlk defa geldim. Buraları gezdik. Beklediğimizden daha güzel bir yer. Herkesi buraya bekleriz' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, YEREL</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/diyarbakira-6-ayda-1-milyon-25-bin-turist-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/diyarbakira-6-ayda-1-milyon-25-bin-turist-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="47117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[55. Akseki Cevizli Ayran Festivali’nde Birlik ve Beraberlik Coşkusu: Binlerce Kişi Cevizli’de Buluştu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/55-akseki-cevizli-ayran-festivalinde-birlik-ve-beraberlik-coskusu-binlerce-kisi-cevizlide-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/55-akseki-cevizli-ayran-festivalinde-birlik-ve-beraberlik-coskusu-binlerce-kisi-cevizlide-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı Cevizli Mahallesi’nde bu yıl 55’incisi düzenlenen Geleneksel Cevizli Ayran Festivali, binlerce kişinin katılımıyla coşku içinde gerçekleştirildi. Safiye Soyman ve Faik Öztürk’ün sahne aldığı festival, kültürel etkinlikler, geleneksel ayran ikramı ve yoğun protokol katılımıyla birlik ve beraberlik mesajlarının öne çıktığı unutulmaz bir organizasyona dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Antalya</strong>’nın <strong>Akseki</strong> ilçesine bağlı <strong>Cevizli Mahallesi</strong>, bu yıl 55’incisi düzenlenen <strong><u>Geleneksel Cevizli Ayran Festivali</u></strong>’ne ev sahipliği yaptı. Yarım asrı geride bırakan festival, Türkiye’nin farklı illerinden gelen binlerce ziyaretçinin katılımıyla renkli görüntülere sahne olurken, kültürel mirasın yaşatıldığı önemli organizasyonlardan biri olarak bir kez daha büyük ilgi gördü.</p>

<p>Yıllardır bölgenin en önemli kültürel buluşmaları arasında yer alan festival, yalnızca Aksekilileri değil, memleket hasreti çeken hemşehrileri ve çok sayıda yerli ziyaretçiyi de aynı çatı altında buluşturdu. Gün boyunca süren etkinliklerde geleneksel değerler yaşatılırken, birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları ön plana çıktı.</p>

<p><strong>Cevizli Mahallesi Bayram Yerine Döndü</strong></p>

<p>Festival sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun katılımla başladı. Mahalle meydanı ve çevresi binlerce vatandaşla dolarken, katılımcılar hem yöresel lezzetlerin tadını çıkardı hem de düzenlenen kültürel etkinliklere ilgi gösterdi.</p>

<p>Cevizli Mahallesi’nin simgesi haline gelen geleneksel ayran ikramı, festivalin en çok ilgi gören bölümlerinden biri oldu. Büyük kazanlarda hazırlanan ayran, gün boyunca misafirlere ücretsiz olarak ikram edildi. Yöresel ürün stantları da ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.</p>

<p><img alt="55524130 Bdcc 4108 Bb76 638C3C4598E2" class="detail-photo img-fluid" height="741" src="https://axionhabercom.teimg.com/axionhaber-com/uploads/2026/08/55524130-bdcc-4108-bb76-638c3c4598e2.jpeg" width="1320" /></p>

<p><strong>Görkem Gökalp Sunumuyla Geceye Renk Kattı</strong></p>

<p>Festival programının sunuculuğunu oyuncu ve sunucu Görkem Gökalp üstlenirken, sahnedeki enerjisi ve samimi sunumuyla vatandaşlardan tam not aldı. Gün boyunca gerçekleştirilen etkinliklerde halk oyunları ekipleri sahne alırken, yöresel kültürü yansıtan gösteriler büyük beğeni topladı.</p>

<p>Çocuklar için hazırlanan eğlence alanları ve çeşitli sosyal etkinlikler de festival alanına gelen ailelerin keyifli vakit geçirmesine imkan sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Safiye Soyman’dan Unutulmaz Konser</strong></p>

<p>Festivalin en çok beklenen bölümü ise akşam saatlerinde gerçekleştirilen konser programı oldu.</p>

<p>Türk müziğinin sevilen sanatçılarından <strong>Safiye Soyman</strong>, sahnede seslendirdiği eserlerle binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı. Özellikle Ferdi Tayfur ve Orhan Gencebay’ın hafızalara kazınan şarkılarını yorumlayan Soyman, izleyiciler tarafından uzun süre alkışlandı. Festival alanını dolduran vatandaşlar sanatçının eserlerine hep bir ağızdan eşlik etti.</p>

<p><img alt="De7177D0 C6D3 4948 Beff 7Ed30B9Da2Bf" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://axionhabercom.teimg.com/axionhaber-com/uploads/2026/08/de7177d0-c6d3-4948-beff-7ed30b9da2bf.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Faik Öztürk Seyirciden Büyük Alkış Aldı</strong></p>

<p>Sahneye çıkan <strong>Faik Öztürk</strong> de kendine özgü sahne performansı ve samimi tavırlarıyla festivale ayrı bir renk kattı. Vatandaşlarla kurduğu sıcak diyalog ve esprili sohbetleri geceye damga vururken, konser alanındaki coşku uzun süre devam etti.</p>

<p><strong>Finalde Rock Rüzgarı Esti</strong></p>

<p>Festivalin kapanışı ise Türk rock müziğinin sevilen grubu Duman’ın eserlerini seslendiren Öyle Yürekten Tribute Grubu ile yapıldı. Grubun enerjik performansı özellikle gençlerin büyük ilgisini çekerken, festival alanı gece geç saatlere kadar müzik ve eğlenceyle doldu.</p>

<p><strong>Protokolden Yoğun Katılım</strong></p>

<p>55. Akseki Cevizli Ayran Festivali’ne kamu kurumları, siyasi parti temsilcileri ve yerel yöneticiler de yoğun katılım sağladı.</p>

<p>Programa Akseki Kaymakamı <strong>Yusuf Ilıca</strong>, Akseki Belediye Başkanı <strong>İlkay Akça</strong>, Akseki Jandarma Karakol Komutanı <strong>Üsteğmen Ömer Çıngı</strong>, Akseki İlçe Müftüsü <strong>Zübeyir Aksoy</strong>, Akseki Tapu Müdürü <strong>Ezgi Tekin</strong>, Beyoğlu Belediye Başkan Vekili <strong>Av. Sefer Karaahmetoğlu</strong>, Beyoğlu Belediye Meclis Üyeleri, Yeni Parti Antalya Milletvekilleri <strong>Aliye Coşar</strong> ile <strong>Aykut Kaya</strong>, AK Parti Antalya Milletvekilleri <strong>Tuba Vural Çokal</strong> ve <strong>Mustafa Köse</strong>, AK Parti Antalya İl Başkanı <strong>Ali Çetin</strong>, Yeni Parti Antalya İl Başkanı <strong>Nail Kamancı</strong>, Yeni Parti Akseki İlçe Başkanı <strong>Hasan Erdem</strong>, AK Parti Akseki İlçe Başkanı <strong>Halis Gündoğdu</strong>’nun yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi, mahalle muhtarı ve vatandaş katıldı.</p>

<p><img alt="F6A28752 4440 4661 Aefb E5B823Cf370A" class="detail-photo img-fluid" height="713" src="https://axionhabercom.teimg.com/axionhaber-com/uploads/2026/08/f6a28752-4440-4661-aefb-e5b823cf370a.jpeg" width="1309" /></p>

<p><strong>“Festival, Kültürel Hafızanın En Güçlü Simgelerinden Biri”</strong></p>

<p>Festival kapsamında yapılan konuşmalarda, organizasyonun yalnızca bir şenlik olmadığına dikkat çekildi. Cevizli Ayran Festivali’nin yıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan geleneklerin yaşatılmasına katkı sunduğu, bölgenin kültürel kimliğini güçlendirdiği ve toplumsal dayanışmayı pekiştirdiği vurgulandı.</p>

<p>Konuşmalarda ayrıca festivalin Akseki’nin tanıtımına önemli katkılar sunduğu, ilçeye gelen ziyaretçi sayısını artırdığı ve yerel ekonomiyi canlandırdığı ifade edildi.</p>

<p><strong>Her Yaştan Vatandaş Aynı Coşkuda Buluştu</strong></p>

<p>Festival boyunca düzenlenen halk oyunları gösterileri, müzik dinletileri ve sosyal etkinlikler her yaştan ziyaretçiye hitap etti. Çocuklardan yaşlılara kadar binlerce kişi gün boyu süren etkinliklerde keyifli vakit geçirirken, festival alanında birlik ve kardeşlik atmosferi hakim oldu.</p>

<p>Aileler çocuklarıyla birlikte etkinliklere katılırken, uzun yıllardır birbirini göremeyen hemşehriler de festival vesilesiyle yeniden bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı.</p>

<p><strong>Yarım Asrı Aşan Gelenek Yaşatılmaya Devam Ediyor</strong></p>

<p>55 yıllık geçmişiyle Akseki’nin en köklü organizasyonlarından biri olan Cevizli Ayran Festivali, bu yıl da kültürel değerlerin korunması, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve hemşehri bağlarının pekiştirilmesi açısından önemli bir buluşmaya dönüştü.</p>

<p><img alt="5C4266F1 Fe27 475F 99Ee Dda45E16D94D" class="detail-photo img-fluid" height="817" src="https://axionhabercom.teimg.com/axionhaber-com/uploads/2026/08/5c4266f1-fe27-475f-99ee-dda45e16d94d.jpeg" width="1320" /></p>

<p>Her geçen yıl daha geniş katılımla gerçekleştirilen festival, yalnızca Akseki’nin değil, Antalya’nın da önemli kültür etkinlikleri arasında yer almayı sürdürürken, gelecek yıllarda da aynı heyecan ve coşkuyla devam etmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>AXION HABER ÖZEL: UĞUR BAĞRIAÇIK</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, YEREL</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/55-akseki-cevizli-ayran-festivalinde-birlik-ve-beraberlik-coskusu-binlerce-kisi-cevizlide-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/903bd1e1-20f3-40b9-a4dd-53e5f20fb110.jpeg" type="image/jpeg" length="64457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Babasından devraldığı mücellitliği 57 yıldır sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/babasindan-devraldigi-mucellitligi-57-yildir-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/babasindan-devraldigi-mucellitligi-57-yildir-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya’da çocuk yaşta babasından öğrendiği mücellitliği 57 yıldır sürdüren Mahmut Sami Özcan (71), küçük atölyesinde Kur'an-ı Kerim ciltliyor. Özcan, 'Babam ciltleri sabırla yapardı. Biz de ona yardım ederdik, orada aşılamış demek ki. Çocuk yaşta tamir yapmak, bizlere sabrı öğretti, bu işin özü sabır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mahmut Sami Özcan, baba mesleği mücellitliği 1969 yılından bu yana sürdürüyor. Bir iş hanındaki küçük atölyesinde şimdilerde sadece Kur'an-ı Kerim ciltleyen Özcan, mesleğin kendisine sabrı öğrettiğini söylüyor. Tamiri mümkün olmayan eski kitapları ciltleyerek mesleğe başladığını söyleyen Özcan, 'Ciltçilik mesleğine çocuk yaşta baba mesleği olarak başladım. Babam Kur'an-ı Kerim ciltlerdi. Beni dükkanına götürürdü ben de onun cilt yapmasını izlerdim. Söküp dikmeyi o zamanlarda öğrenmiştim. Bir süre sonra babam beni bir matbaada çalışmamı istedi. Bir süre de orada çalışarak matbaacılığı öğrendim. Babama da yardım ederdim. Tapu ve nüfus dairelerinin ciltleme işleri olurdu. Beni de götürürdü. O ciltler büyük olunca yıpranmış, buruşmuş halde olanları sabırla açardık. Şimdi düşünüyorum yapılması mümkün değil. Üste para verseler de yapılmaz' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'ÇOCUK YAŞTA TAMİR YAPMAK BİZE SABRI ÖĞRETTİ'</p>

<p>Babasının vefatından sonra ciltçiliğe devam ettiğini anlatan Özcan 'Babam o ciltleri sabırla yapardı. Biz de ona yardım ederdik, orada aşılamış demek ki. Çocuk yaşta tamir yapmak, bizlere sabrı öğretti, bu işin özü sabır. Çünkü tamir yapmak insana ağır geliyor. Eski bir şeyi düzelteceksin, yenileyeceksin, yapıştıracaksın. Malzeme yok, kağıt yok o zorluklar içinde biz bu işe alışmış olduk. Babam vefat ettikten sonra ağabeyim ciltçilik işini benim yapmamı önerdi. O bana biraz daha yapılabilecek şeyleri öğretti. Babamdan sonra ben devam ettim. Kitap ve Kur'an-ı Kerim ciltliyordum. Sonra karar aldım sadece Kur'an-ı Kerim ciltlemeye başladım. Elhamdülillah Kur'an-ı Kerim ciltlemeye çalışıyorum. Tamirini yapıyorum, eksikliklerini gideriyorum bu da bana huzur veriyor, mutlu oluyorum' dedi.</p>

<p>'SABRETMEK ALLAH'IN BİR HİKMETİ OLUYOR'</p>

<p>Özcan, 'Bazı kişiler Kur'an-ı Kerim'in yenisini alırım diyor. Bu bana ağır geliyor. Yıpranmış Kur'an-ı Kerim'i hor görüyorsun ikinci sınıfa koyuyorsun. Kutsal kitap, bunu değerlendirmek lazım. Bir hastayı, hastaymış diye morga mı gönderirsin? Tedavisine bakarsın, gerekeni yaparsın. Yaşına bakmamak lazım, sağlığına bakmak lazım. İngiltere'den, Almanya'dan, Hollanda'dan Kur'an-ı Kerim ciltlemeye gelenler oluyor. Sabır şuradan başlıyor. Yapacağın işin önemi neyse ona göre sabretmek lazım. Kur'an-ı Kerim olunca sabretmek Allah'ın bir hikmeti oluyor. 'Sen nasıl sabrediyorsun' diyorlar. Allah'ın işi diyorum. Parasına da bakmadan aynı fiyata çok yıpranmış Kur'an-ı Kerim ciltliyorum. Hiç gocunmuyorum, yorulmuyorum. Zaten Kur'an-ı Kerim'e eline alıp bakmak huzur veriyor. Bunu yaşayan bilir' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/babasindan-devraldigi-mucellitligi-57-yildir-surduruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/babasindan-devraldigi-mucellitligi-57-yildir-surduruyor.jpg" type="image/jpeg" length="76568"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıldız Holding'den Yapay Zeka Sanatları Müzesi'ne yatırım]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/yildiz-holdingden-yapay-zeka-sanatlari-muzesine-yatirim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/yildiz-holdingden-yapay-zeka-sanatlari-muzesine-yatirim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Holding, uzun yıllardır sürdürdüğü sanat hamiliğini dijital sanat ve yapay zeka alanına taşıdığını duyurdu. Holding, dünyaca ünlü dijital sanatçı Refik Anadol ve kurucu ortağı ressam Efsun Erkılıç tarafından 20 Haziran'da Los Angeles'ta Machine Dreams: Rainforest sergisiyle hayata geçirilen Dataland'e yatırımcı olarak destek veriyor. Bu destekle Holding, sanat ve yapay zekanın kesişiminde faaliyet gösteren küresel bir teknoloji girişiminin gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Holding, Dataland'e toplam 1,25 milyon ABD doları tutarında yatırım gerçekleştirdiğini belirtti. Bu destek kapsamında Refik Anadol tarafından Yıldız Holding'e özel geliştirilecek dijital bir sanat eserinin de kurumsal sanat koleksiyonuna dahil edileceği belirtildi. Holding'in sanat koleksiyonu, klasik eserlerden dijital sanat üretimlerine uzanan yeni bir perspektif kazanmayı amaçlıyor.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:</p>

<p>'Yıldız Holding'in Dataland'e verdiği destek, yeni başlayan bir iş birliğinin değil, uzun yıllara yayılan ortak bir sanat anlayışının devamı niteliğini taşıyor.</p>

<p>'Murat Ülker'in Refik Anadol'un henüz kariyerinin ilk yıllarında eserlerini desteklemesi ve koleksiyonuna dahil etmesiyle başlayan bu yolculuk, bugün uluslararası ölçekte kültür, sanat ve teknoloji ekseninde gelişen yeni bir iş birliğine dönüşmüş durumda.</p>

<p>İki isim arasındaki uzun yıllara sari, bu köklü iş birliğinin en güçlü halkası olan bu stratejik ortaklık kapsamında, holdinge özel geliştirilecek bir Refik Anadol dijital sanat eseri (yazılım lisansı) de kurumun sanat envanterine dahil edildi. Klasik eserlerden dijital varlıklara uzanan bu köprü, holdingin 'paydaşlarla güçlenme' ve geleceğe yatırım yapma felsefesinin en somut göstergesi olarak kurumsal koleksiyonculuğun geleceğini tasarlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Los Angeles'ta Frank Gehry imzalı The Grand LA'de kapılarını açan Dataland, veri ve üretken medya sanatına odaklanan dünyanın ilk yapay zeka sanat müzesi olarak tanımlanıyor. Veri, yapay zekâ ve ziyaretçi etkileşimini aynı deneyimde buluşturan müze, eserlerin ziyaretçilerin katılımıyla gerçek zamanlı olarak dönüşebildiği yaşayan bir sanat deneyimi sunuyor. Doğadan beslenen yapay zeka modeli, biyometrik etkileşim ve çok duyulu deneyimleri bir araya getiren Dataland, sanatın geleceğine ilişkin yeni bir yaklaşım ortaya koyuyor.</p>

<p>İlk durağı Los Angeles olan Dataland'in, önümüzdeki dönemde Londra, Dubai, Riyad, Hong Kong ve Seul gibi şehirlerde de hayata geçirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bu yönüyle Dataland, yalnızca bir müze değil, sanat ve teknolojiyi küresel ölçekte buluşturan yeni nesil bir kültür platformu olma vizyonunu taşıyor.</p>

<p>Yıldız Holding, girişim sermayesi yatırımlarıyla geleceğin teknolojilerine yatırım yaparken; kültür, sanat ve yaratıcılığı teknolojiyle buluşturan öncü girişimlerin gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Sanat, yapay zeka ve teknolojiyi aynı çatı altında buluşturan bu yaklaşımın; yaratıcılığı, disiplinler arası iş birliklerini ve toplumsal faydayı güçlendirecek yeni üretim modellerine katkı sağlayacağına inanıyor. Bu vizyon doğrultusunda Holding, etik veri kullanımı, sürdürülebilirlik ve toplumsal faydayı merkeze alan yeni nesil kültür ve sanat ekosisteminin gelişimine katkı sunmayı amaçlıyor.'</p>

<p>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>

<p>'Bir sanatçı arkadaşım yapay zeka sanatı için diyor ki: Teknoloji bugün hayatımızı inanılmaz kolaylaştırıyor. Sanatta da artık 3D yazıcılar, CNC makineleri, yapay zeka ve sayısız dijital araç üretimin bir parçası haline geldi. Bunların hepsi önemli imkanlar sunuyor. Ama ben yine de şuna inanıyorum: Bir gün tamamen insan eliyle, ustalıkla ve yılların birikimiyle üretilen eserler çok daha kıymetli olacak. Çünkü giderek daha az üretilecekler. Asıl endişem teknoloji değil; insanın üretme alışkanlığını kaybetmesi. Eğer her şeyi yapay zekaya ve makinelere bırakırsak, zamanla hayal kurmayı, denemeyi, hata yaparak öğrenmeyi ve kendi dilimizi oluşturmayı da unutabiliriz. Hiçbir teknoloji, insanın yaşamından, hafızasından, sezgisinden ve ruhundan doğan yaratımı bütünüyle yerine koyamaz. Bu yüzden gelecekte insanlar sadece kusursuz üretilmiş olanı değil, gerçek bir insanın emeğini, izini ve hikayesini taşıyan eserleri daha çok arayacak. Çünkü her çağda olduğu gibi, en değerli olan şey yine insanın kendisi olacaktır.'</p>

<p>Ülker, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>'Haklı tabii. Kaç kişi bu teknolojik tüketimin bizi nereye götürdüğünü gerçekten görüyor? Tamamen insan eliyle, doğal malzemelerle hazırlanmış bir yemek mi tercih edersiniz; yoksa aynı besin değerlerini sunduğunu söyleyen, sadece açlığı gideren bir kapsül mü? Koku, tat, emek, paylaşım ve hatıralarla birlikte insan, gerçek bir haz yaşamak ister. İşte Dataland'ın farkı da tam burada. Çünkü ziyaretçilere takılan bilekliklerle elde edilen özgün datalar, o anda rastgele seçilen yağmur ormanından gelen anlık datalarla birleşerek o ana mahsus ve tekrarı kabil olmayan bir şova dönüşüyor. Bu, sanatın özgü, özgün ve o spesifik ana ait bir formu; bambaşka bir şey! Sanatta da fark tam olarak burada başlıyor.'</p>

<p>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yahya Ülker ise şunları kaydetti:</p>

<p>'Yapay zeka, yalnızca iş yapış biçimlerini değil, yaratıcılığı ve kültürel üretimi de dönüştürüyor. Dataland, teknolojinin sanatla buluştuğunda nasıl yeni deneyimler ve yeni anlatım biçimleri ortaya çıkarabileceğini gösteren öncü bir girişim. Dataland, yalnızca fiziksel bir müze değil; yazılım, yapay zeka, içerik üretimi, üyelik modeli ve farklı şehirlerde çoğaltılabilir lokasyonlardan oluşan ölçeklenebilir bir platform olarak kurgulanıyor. Yıldız Holding olarak geleceğin yaratıcı teknolojilerine, insanı ve sanatı merkeze alan projelerle katkı sunmayı önemsiyoruz. Dataland'e verdiğimiz destek de bu vizyonun doğal bir yansımasıdır. Türkiye'den bu vizyonun bir parçası olmaktan ve bu önemli girişime destek veren ilk kurum olmaktan ayrıca memnuniyet duyuyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/yildiz-holdingden-yapay-zeka-sanatlari-muzesine-yatirim</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/i-m-g-6795.jpeg" type="image/jpeg" length="28534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayasofya'ya yakışır özel bir eser: Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/ayasofyaya-yakisir-ozel-bir-eser-fethin-muhru-ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/ayasofyaya-yakisir-ozel-bir-eser-fethin-muhru-ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayasofya-İ Kebîr Câmi-i Şerîfi'nin yeniden ibadete açılmasının 6'ncı yıl dönümüne özel bir eser hazırlandı. Ayasofya'yı tüm yönleriyle ele alan ve koleksiyon niteliği taşıyan 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi' isimli seçkin eser, 24 Temmuz itibarıyla raflarda yerini alacak. Bilimsel kaynaklar ve zengin arşiv belgeleriyle Ayasofya'nın asırlara yayılan hikâyesini kapsamlı bir bakış açısıyla ele alan eserde hiç yayınlanmayan fotoğraflara da yer verilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demirören Yayınları, Ayasofya'nın asırlara yayılan görkemini, 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi' isimli bir eserle taçlandırdı. Gravür ve minyatürlerle zenginleştirilen görsel yönü kuvvetli bu eser, caminin ibadete açılışının 6'ncı yıl dönümünde sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi' adlı koleksiyon özel eserinin takdimini kaleme aldı.</p>

<p>Bu eserin Ayasofya'nın asırlara yayılan hikayesini, mimari zarafetini, manevi derinliğini ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlandığını ifade eden Erdoğan, satırlarına şöyle devam etti:</p>

<p>İstanbul'un fethiyle birlikte Ayasofya-i Kebir Camii, insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından birine şahitlik etmiş mübarek bir mâbed olarak yeni bir hüviyet kazanmıştır. 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmed Han'ın İstanbul'a muzafferâne girişinin ardından harap ve bakımsız durumda bulunan bu eser, kısa zamanda ihya edilerek İslâm'ın mânevî sancağı altında yeniden hayat bulmuştur. Fetih ile birlikte camiye tahvil edilen Ayasofya, çağ açıp çağ kapatan büyük zaferin remzi, fethin mührü ve medeniyetimizin en ihtişamlı nişanelerinden biri hâline gelmiştir.</p>

<p>TARİHİ MESULİYET: Ayasofya-i Kebir Camii yalnızca bir ibadet mekânı değil; milletimizin tarih şuurunun, medeniyet iddiasının, inanç kudretinin ve fetih ruhunun abideleşmiş timsalidir. Osmanlı sultanlarının vakfiyelerinde yer alan muhafaza ve bakım hükümleri, bu mukaddes emanete gösterilen ihtimamın en kuvvetli delillerindendir. Bugün de ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz bu aziz emaneti aynı şuur ve hassasiyetle korumayı, yaşatmayı ve gelecek nesillere en güzel şekilde aktarmayı tarihî bir mesuliyet olarak telakki ediyoruz.</p>

<p>GELECEK KUŞAKLARA AKTARACAK: Çağ açıp çağ kapatan kutlu fethin zafer nişânesi olan Ayasofya-i Kebir Camii, İstanbul'un siluetinde bütün ihtişamıyla yükselmeye ve dünya kültür mirası içerisindeki müstesna mevkiini muhafaza etmeye devam edecektir. Elinizdeki eser; Ayasofya'nın asırlara yayılan hikâyesini, mimarî zarafetini, mânevî derinliğini ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlanmıştır.</p>

<p>ASLİ HÜVİYETİNE KAVUŞTU: Asırlar boyunca semâyı ezan sesleriyle doldurarak gönüllerde ebedî bir sadâ bırakan Ayasofya-i Kebîr Câmii, fetih ruhuna uygun olarak 24 Temmuz 2020'de millet iradesiyle yeniden aslî hüviyetine kavuşmuş mukaddes bir mâbed olarak, yalnızca bir ibadet mekânı olmanın ötesinde insanlığın ortak vicdanına ve kültürel hafızasına ışık tutmaya devam edeceğine gönülden inanıyorum.</p>

<p>TARİHSEL YOLCULUK</p>

<p>Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören'in de bir sunuş yazısının yer aldığı eser; bilimsel kaynakları, özgün fotoğrafları, tarihi gravürleri ve zengin arşiv belgeleriyle dikkat çekiyor. Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç farklı dilde hazırlanan seçkin eser; Ayasofya'nın Bizans döneminden Osmanlı'ya, Cumhuriyet döneminden günümüze uzanan tarihsel yolculuğunu mimari, sanat tarihi ve kültürel miras perspektifiyle ele alıyor.</p>

<p>NASIL AYAKTA KALDI?</p>

<p>Alanında uzman isimlerin katkılarıyla tek ciltte bir araya getirilen çalışmada; Ayasofya'nın eşsiz mimarisi, kubbe yapısı, mozaikleri, geçirdiği restorasyon süreçleri ile yüzyıllar boyunca şekillenen kültürel ve manevi birikimi ayrıntılı biçimde inceleniyor.</p>

<p>6'NCI YILA ÖZEL</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Metinleri Yüksel Yücel tarafından kaleme alınan eserde, Fatih Sultan Mehmed Han'ın İstanbul'un fethiyle Ayasofya'yı camiye dönüştürmesi yer alırken, 24 Temmuz 2020 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yeniden ibadete açılması, yakın tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>YARIN RAFLARDA</p>

<p>Koleksiyon eser, 24 Temmuz Cuma günü itibarıyla online satış platformları ile seçkin kitabevlerinin raflarında yerini alacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/ayasofyaya-yakisir-ozel-bir-eser-fethin-muhru-ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/ayasofyaya-yakisir-ozel-bir-eser-fethin-muhru-ayasofya-i-kebir-cami-i-serifi.jpg" type="image/jpeg" length="48709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['23'üncü Uluslararası Bodrum Bale Festivali' başlıyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/23uncu-uluslararasi-bodrum-bale-festivali-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/23uncu-uluslararasi-bodrum-bale-festivali-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Bodrum Bale Festivali, bu yıl 23'üncü kez bale sanatının uluslararası düzeydeki örneklerini sanatseverlerle buluşturacak. 31 Temmuz-17 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek festival, Pyotr Ilyich Tchaikovsky'nin eseri 'Kuğu Gölü' balesi ile açılışı yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bale sanatının seçkin eserlerini tarihi Bodrum Kalesi'nin büyüleyici atmosferinde sanatseverlerle buluşturan Uluslararası Bodrum Bale Festivali, 23'üncü yılında perdelerini açmaya hazırlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen festival kapsamında tüm temsiller, 31 Temmuz-17 Ağustos tarihleri arasında Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği Sahnesi'nde saat 21.45'te gerçekleştirilecek. Festivalin perdeleri, 31 Temmuz Cuma ve 1 Ağustos Cumartesi günü İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçıları tarafından sahnelenecek olan Pyotr Ilyich Tchaikovsky'nin eseri 'Kuğu Gölü' balesi ile açılacak. Bestecinin müzikleriyle sahnelenecek eser, koreograflar Marius Petipa ve Lev Ivanov'dan sonra G. Armağan Davran ve A. Volkan Ersoy'un yorumuyla izleyiciyle buluşacak. Aşk, sadakat ve iyiliğin kötülüğe karşı mücadelesini konu alan bu eser, Bodrum Kalesi'nin tarihi atmosferinde festivali açılışını sağlayacak.</p>

<p>SİRTAKİNİN RİTMİYLE 'ZORBA'</p>

<p>4 Ağustos Salı ve 5 Ağustos Çarşamba günü, Ankara Devlet Opera ve Balesi, Mikis Theodorakis'in müzikleriyle Lorca Massine'in koreografisini üstlendiği 'Zorba' balesini sanatseverlerle buluşturacak. Nikos Kazancakis'in aynı adlı romanından uyarlanan eser, yaşamın acılarını ve sevinçlerini sirtaki ritmiyle harmanlayarak insanın özgür ruhunu ve yaşama tutkusunu etkileyici bir dille anlatan eser festivalin dikkat çeken yapımları arasında yer alacak.</p>

<p>KADERİN VE YAŞAMIN DANSI; 'CARMİNA BURANA'</p>

<p>8 Ağustos Cumartesi ve 9 Ağustos Pazar günü Antalya Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenecek 'Carmina Burana' balesi, Carl Orff'un ölümsüz müziğini etkileyici koreografi ve görsel anlatımla sanatseverlerle buluşacak. A. Volkan Ersoy, G. Armağan Davran, Deniz Özaydın, Alper Marangoz, Ferhat Güneş, Özgür Adam İnanç, Kürşat Kılıç, Yağızhan Danış ve Didem Ertan'ın ortak koreografisiyle hayat bulan eser; kader, aşk, doğa ve insan yaşamının değişken döngüsünü dansın evrensel diliyle yorumlayarak izleyicilere görsel ve duygusal deneyim sunacak. O Fortuna'nın görkemli ezgileriyle başlayan eser, baharın uyanışından aşkın coşkusuna, insan yaşamının iniş çıkışlarından insan ruhunun kırılganlığına uzanan güçlü anlatımıyla festivalin en görkemli yapımları arasında yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KOSOVA ULUSAL BALESİ BODRUM SEYİRCİSİYLE BULUŞUYOR</p>

<p>23'üncü Uluslararası Bodrum Bale Festivali, 12 Ağustos Çarşamba ve 13 Ağustos Perşembe günü dünyanın önemli bale topluluklarından Kosova Ulusal Balesi'ni ağırlayacak. Uluslararası alandaki performansları ve özgün repertuvarıyla dikkat çeken topluluk, Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği Sahnesi'nde 2 eserle sanatseverlerin karşısına çıkacak. Gecenin ilk bölümünde, Maurice Ravel'in dünyaca ünlü bestesi üzerine Koreograf Mehmet Balkan'ın yorumuyla hazırlanan 'Boléro' sahnelenecek. İkinci bölümde ise Portekiz'in en önemli kültürel miraslarından biri olan Fado geleneğinden ilham alan, koreografisi Daniel Cardoso'ya ait 'Correr o Fado' sahnelenecek.</p>

<p>BODRUM'DA BİR KUKLANIN DİJİTAL UYANIŞI: PİNOKYA.EXE</p>

<p>23'üncü Uluslararası Bodrum Bale Festivali kapsamında İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu (MDTistanbul) tarafından sahnelenecek olan modern dans eseri PİNOKYO.EXE, 16 Ağustos Pazar ve 17 Ağustos Pazartesi günü sanatseverlerle buluşacak. Erika Silgoner'ın koreografisini yaptığı 'Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla', Carlo Collodi'nin klasik Pinokyo hikayesini teknolojik, gölgeli ve çağdaş bir dünyada yeniden yorumluyor. Tek perdelik eserin müzikleri Gökçe Özücoşkun'a, dekor ve kostüm tasarımı Gülden Sayıl'a, ışık tasarımı ise Yasin Gültepe'ye ait. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/23uncu-uluslararasi-bodrum-bale-festivali-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/23uncu-uluslararasi-bodrum-bale-festivali-basliyor.jpg" type="image/jpeg" length="38923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzurum'un Şenkaya ilçesinde 20 bin kişi festivalde buluştu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/erzurumun-senkaya-ilcesinde-20-bin-kisi-festivalde-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/erzurumun-senkaya-ilcesinde-20-bin-kisi-festivalde-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum’un Şenkaya ilçesinde bu yıl 19'uncusu düzenlenen 'Kültür, Sanat ve Bal Festivali', yaklaşık 20 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şenkaya Belediyesi tarafından organize edilen ve Şirankes Mesire Alanı'nda düzenlenen festival, karakucak güreşleriyle başladı. Zorlu müsabakaların sonunda 'başpehlivan' ünvanını Erkan Tuğcu kazandı. Şampiyonluğun ardından annesi Kudret Tuğcu'nun elini öperek 'Gerçek emek burada' sözleriyle başarısını annesine ithaf eden Tuğcu, bu davranışıyla da festivale katılanlardan uzun süre alkış aldı.</p>

<p>ERZİNCAN KONSER VERDİ</p>

<p>Kafkas Halk Oyunları ekibinin gösterisinin ilgiyle izlendiği programda, yöresel sanatçıların seslendirdiği türkülerle de yüzlerce kişi halay çekti. Sanatçı Erdal Erzincan, festivalin finalinde konser verdi. Erzincan, sevilen türkülerini seslendirirken, dinleyenleri de zaman zaman duygulandırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BİRLİK MESAJI</p>

<p>Şenkaya Belediye Başkanı Görbil Özcan, 'Bu festival sadece Şenkaya'nın festivali değil, çevre ilçelerimizin de festivalidir. Türkiye'nin ve bölgemizin birçok noktasından misafirlerimiz geliyor. Amacımız, bölgemizde yaşayan tüm vatandaşlarımızı birlik ve beraberlik içerisinde buluşturmak, kültürel değerlerimizi gelecek nesillere aktarmaktır' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/erzurumun-senkaya-ilcesinde-20-bin-kisi-festivalde-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/erzurumun-senkaya-ilcesinde-20-bin-kisi-festivalde-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="89630"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tortum'da geleneksel 'Kaysefe Şenliği']]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/tortumda-geleneksel-kaysefe-senligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/tortumda-geleneksel-kaysefe-senligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum’un Tortum ilçesi kırsal Şenyurt Mahallesi'nde düzenlenen 'Kaysefe Şenliği' yüzlerce kişiyi buluşturdu. Kurulan ocaklarda davetlilere cağ kebabı ve kadınların imece usulü hazırladıkları kaysefe tatlısı ikram edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum'a 80, Tortum ilçesine ise 22 kilometre uzaklıktaki kırsal Şenyurt Mahallesi'nde şenlik coşkusu yaşandı. Doğal ve endemik bitki çeşitliliğiyle öne çıkan Şenyurt Mahallesi'nde yüzlerce yıldır damakları tatlandıran kaysefenin adının verildiği şenliğe çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Şenyurt Anadolu Lisesi bahçesindeki şenlik saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı ve Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başladı. Halk oyunları gösterilerinin yapıldığı, yerel sanatçı Tarık Çelik'in sahne aldığı şenlikte, vatandaşlar türkü ve müzikler eşliğinde halay çekti. Şenlik kapsamında güreşçiler Samet Kaya, Mensur Bayoğlu, Adem Akbulut ve Kasım Koran da er meydanına çıkarak birer gösteri maçı yaptı. Güreşçiler, vatandaşlardan alkış aldı.</p>

<p>Kurulan ocaklarda pişirilen 300 kilogram cağ kebabı ikram edilirken, Şenyurtlu kadınların imece usulü hazırladıkları, içi cevizle doldurulan kuru kayısının tereyağında pişirilerek hazırlanan tepsiler dolusu kaysefe, davetlilerin ağzını tatlandırdı.</p>

<p>İzmir'den yaz tatili için köyüne gelen Hatipe Toprak, 'Köyümüz adına gurur verici bir şölen olmuş. Herkesi Şenyurt'a bekliyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şenyurt Dernek Başkanı Toğuzhan Cansever, kaysefenin sadece bir tatlı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan önemli bir kültürel miras olduğunu belirterek, 'Bu yıl şenliğimizin ikincisini düzenliyoruz. Aslında bizim düğünlerimiz, etkinliklerimiz ve buluşmalarımızın tamamı birer kaysefe festivalidir. Kaysefe atalarımızdan bize kalan mirastır. Babalarımızın duası, annelerimizin alın teri ve emeğidir. Bu kültürü gelecek nesillere bırakmak istiyoruz' diye konuştu.</p>

<p>Kaysefenin hazırlanışı hakkında da bilgi veren Cansever, kuru kayısılarının yıkandıktan sonra içlerine ceviz koyarak tereyağında pişirildiğini ve bal kıvamındaki şerbetini üzerine ekleyerek sıcak şekilde ikram edildiğini söyledi.</p>

<p>Festivalin organizasyonunda görev alan Fikret Durak ise etkinliğin amacının birlik ve beraberliği güçlendirmek olduğunu ifade ederek, 'Kaysefe atalarımızdan bize kalan mirasımızdır. Uzakta ve yakında yaşayan hemşerilerimizin sıla-i rahim yapmalarına vesile olmak istedik. Katılımın yoğun olması bizleri mutlu etti' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/tortumda-geleneksel-kaysefe-senligi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/tortumda-geleneksel-kaysefe-senligi.jpg" type="image/jpeg" length="31428"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
