<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Axion Haber</title>
    <link>https://www.axionhaber.com</link>
    <description>Medyanın Güçlü Sesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.axionhaber.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Jul 2026 08:35:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak hava balonları, 15 Temmuz için Türk bayrakları ile havalandı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/sicak-hava-balonlari-15-temmuz-icin-turk-bayraklari-ile-havalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/sicak-hava-balonlari-15-temmuz-icin-turk-bayraklari-ile-havalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nevşehir’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla sıcak hava balonları Türk bayrakları ve şehit Ömer Halisdemir posteri ile havalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göreme beldesinde havalanan sıcak hava balonlarına 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Türk bayrakları, şehit düşenlerin ve Ömer Halisdemir'in posteri asıldı. Balon kalkış alanında Vali Hüseyin Kök, Jandarma Albay Mehmet Çelik, İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman hazır bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nevşehir Valisi Hüseyin Kök yaptığı açıklamada, 'Bundan tam 10 yıl önce 15 Temmuz gecesinde, milli irademize, demokrasimize, vatanımıza, bağımsızlığımıza kasteden hain darbe girişiminde; aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, canı pahasına, vatanına bayrağına ve demokrasisine sahip çıkarak, 'İrade Bizim Zafer Bizim' diyerek, tüm dünyaya unutulmayacak bir destan yazmıştır. O gece milletimiz, demokrasi bizim diyerek, birlik ve beraberliğini tarihimizin sayfalarına altın harflerle kazımıştır. İstiklal ve istikbaline yönelen hain darbe girişiminde tek yürek olan milletimiz, bağımsızlığını da kararlılıkla dünyaya göstermiştir. Bizler de bugün gökyüzüne bırakacağımız balonlarla vatan toprağı uğruna canlarını hiçe sayan şehitlerimizi, sonsuz minnet ve rahmetin dualarımızda buluşturduğu kutlu hatıralarda tekrar yaşatmış olacağız. Bizlere emanet kalan bu mukaddes topraklarda en büyük sorumluluğumuz, şehitlerimizin kutsallarına yani vatan topraklarına sahip çıkmaktır. Birazdan gökyüzüne yükselecek balonlar, 15 Temmuz şehitlerimize duyduğumuz vefa ve minnetin sembolü olan aziz hatıralarına armağan olacak. Bu vesileyle, başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere, vatanı uğruna can veren tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyor, kahraman gazilerimize de sağlık ve afiyetler diliyorum. Milletimiz bir daha böyle acılar yaşamasın, devletimizin bekası daim olsun' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/sicak-hava-balonlari-15-temmuz-icin-turk-bayraklari-ile-havalandi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 07:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/sicak-hava-balonlari-15-temmuz-icin-turk-bayraklari-ile-havalandi.jpg" type="image/jpeg" length="44620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[81 ilin kumaşı, Türkiye haritasında buluştu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/81-ilin-kumasi-turkiye-haritasinda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/81-ilin-kumasi-turkiye-haritasinda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da Altındağ Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde ev tekstili öğretmeni Fatma Özdemir, 3 meslektaşı ile birlikte geleneksel el sanatlarını modernize ederek, 81 ilin kendine özgü orijinal kumaşlarından, Türkiye haritası oluşturdu. Yıl sonu sergisinde yer alan harita ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altındağ Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde 22 yıldır görev yapan ev tekstili öğretmeni Fatma Özdemir ve 3 meslektaşı, 81 ilden temin ettikleri rengarenk kumaşlarla dev bir Türkiye haritası oluşturdu. Proje kapsamında her ilin yöresel kumaşı, haritadaki coğrafi sınırlarına ve şekillerine sadık kalınarak kesildi. Ardından bu parçalar, özel bir dikiş yöntemiyle tek tek bir araya getirildi. Eni 2 metre, boyu 4 metre olan harita, Altındağ Halk Eğitimi Merkezi'nin düzenlediği yıl sonu sergisinde ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.</p>

<p>'SANATIN BİRLEŞTİRİCİLİĞİNİ KULLANDIK'</p>

<p>Fatma Özdemir, önce bölgesel bir harita oluşturmayı düşündüklerini, sonra bu projeyi 81 ile yaydıklarını söyleyerek, 'İllerin özellikli kumaşlarıyla bir Türkiye haritası çalışması yaptık. Haritada, bölgelerimizin ve ülkemizin kendi tezgahlarında, fabrikalarında üretilen orijinal kumaşları kullandık. Doğu Anadolu Bölgesi için genellikle düz ve desenli pazenleri, Doğu Karadeniz Bölgesi için Keşan kumaşlarını, İç Anadolu Bölgesi için basma kumaşları tercih ettik. Marmara'ya doğru gittikçe keten, İzmir'de Ödemiş ipeği, Denizli'ye doğru Buldan bezleri, Şanlıurfa ve Güneydoğu Anadolu'ya gidildiğinde ise daha simli, göz alıcı kumaşları harmanlayarak orijinaline sadık bir ürün elde ettik. Burada sanatın birleştiriciliğini kullandık. Hem ortaya bir eser çıkarmak, hem de Türkiye'de üretilen, kullanılan çok farklı kumaşların güzelliğini birbirimize göstermek istedik. Bu eseri üretirken, merak eden kişilere ülkemizin kumaş zenginliğini birebir göstermeyi amaçladık' ifadelerini kullandı. Fatma Özdemir, 4 günlük yoğun bir çalışma ardından oluşturdukları Türkiye haritasını sergiden sonra Altındağ Belediyesi'ne hediye edeceklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatma Özdemir, halk eğitim merkezinde 15 yaşından itibaren her yaş grubundan ve her meslekten katılımcıyı ağırladıklarını söyledi. Kurslarda ev hanımlarının yanı sıra emekli öğretmenler, emekli bankacılar ve aktif çalışan hemşireler gibi sağlık çalışanlarının da yer aldığını söyleyen Özdemir, eğitimin ekim sonu başlayıp haziran sonunda bittiğini ve yaklaşık 8 aylık bir süreci kapsadığını söyledi. Özdemir, eğitime katılan kursiyerlerin daha sonra iş hayatına atıldığını kaydetti. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/81-ilin-kumasi-turkiye-haritasinda-bulustu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/81-ilin-kumasi-turkiye-haritasinda-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="65606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[17 yaşındaki Lara, İngiltere'deki 5 müzik okulundan kabul aldı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/17-yasindaki-lara-ingilteredeki-5-muzik-okulundan-kabul-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/17-yasindaki-lara-ingilteredeki-5-muzik-okulundan-kabul-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da halk dansçısı 17 yaşındaki Lara Mutlu (17), lise eğitiminin ardından İngiltere'de başvurduğu 5 okuldan da kabul aldı. Mutlu, 5 okul arasından University of West London'a bağlı London College of Music (LCM) bünyesindeki Müzikal Tiyatro Bölümü'nü seçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lara Mutlu, ailesinin küçük yaştan itibaren sanata olan yeteneğini fark edip, yönlendirmesiyle 3 yaşında bale eğitimi almaya başladı. 7 yaşında ise eğitim gördüğü kolejin halk dansları topluluğuna katıldı. Halk danslarında kendisini geliştiren Lara, halay, zeybek, horon gibi dansların yanında modern dansta da başarısıyla dikkat çekti. Piyano ve tiyatro eğitimi de alan ve 3 yıldır profesyonel tiyatro ekibiyle sahne alan Lara, okulun halk dansları topluluğu ile yurt içi ve yurt dışında birçok gösteriye katıldı. Yurt dışında İspanya, Estonya ve Fas'ta turnelere katılan Lara, lise eğitimini bu yıl tamamlaması ardından üniversite eğitimi için İngiltere'de 5 okula başvurdu. 5 okuldan da kabul alan Lara, University of West London'a bağlı London College of Music (LCM) bünyesindeki Müzikal Tiyatro Bölümü'nü seçti.</p>

<p>'EN BÜYÜK TUTKUM DANS'</p>

<p>Lara Mutlu, en büyük tutkusunun dans olduğunu söyleyerek, 'Dans serüvenim anne karnımdan beri devam ediyor diyebilirim. Annemler hep bana anlatır, 'Sen küçükken anne karnında bile müzik duyduğunda, her zaman kıpır kıpırdın, hareket ederdin, her zaman o ilgiyi, o alkışı bizden isterdin' derler. İlkokula başladığımda okulun dans topluluğuna katıldım. Yurt dışında İspanya'ya, Estonya'ya 2 kez de Fas'a gittim. Bunlar benim için eşsiz deneyimlerdi. Oralarda güzel arkadaşlıklar ve anılar biriktirdim. Yurt dışında ülkemizi ve okulumuzu temsil ediyor olmak da ayrı bir gururdu bizim için. Çünkü Türk kültürü insanlara çok ayrı bir hava katıyor bence. Yurtdışında herkes kültürümüze çok ilgi duyuyor' dedi.</p>

<p>'BENİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN SAHNEDE OLMAK'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lara Mutlu, halk danslarının yanında aynı zamanda modern dansla da ilgilendiğini anlatarak, 'Birkaç yıl önce fark ettim ki kendi gelişimimi hem dans hem de başka sanat dalları üzerinden ilerletmek istiyorum. Çünkü benim için asıl önemli olan sahnede olmaktı. 3 yıl önce de tiyatro ile tanıştım. Tiyatro sanat dalında kendimi geliştirmek üzere yola koyuldum. Ve 3 yıldır da profesyonel bir tiyatro ekibi ile birlikte sahne alıyorum. 3 yaşındayken dansla birlikte piyanoya da başlamıştım. Piyano ve müzik aleti çalmak özellikle küçük yaştan itibaren çalmak müzik kulağını çok geliştiren bir şey olduğunu zaten biliyordum. Müzik kulağımın da gelişmesinde bunun etkili olduğuna inanıyorum' diye konuştu.</p>

<p>'ÜLKEMİ GURURLANDIRMAK İSTİYORUM'</p>

<p>Londra'da Müzikal Tiyatro Bölümünden kabul almanın uzun süredir hayali olduğunu söyleyen Mutlu, 'Bu yıl benim için inanılmaz duygular içerisine girdiğim bir serüven oldu. İngiltere'de 5 tane okula başvurdum. 5'inden de kabul aldım. Gelecek sene Londra'da eğitimime başlayacağım. Bir hayale tutunmak, her zaman o hayalin peşinden gitmek ve kendine güvenmek, yapabileceğine inanmak çok önemli. Kabul edildiğime dair ilk haberi aldığımda bu benim için tarif edilemez bir duygu oldu. Bundan sonraki süreçte hedefim Türkiye'yi dünyanın her yerinde temsil etmek. Bir tiyatrocu, bir sanatçı, bir dansçı olarak ülkem adına profesyonel müzikallerde yer alabilmek ve her zaman ülkemi gururlandırmak en büyük hedeflerimden birisi' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'LARA GURUR KAYNAĞIMIZ'</p>

<p>Kolejin Halk Dansları Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Engin Akgün ise 'Lara ile kulüp derslerinde başlayan yolculuğumuz şimdiye uzanan bir yolculuk oldu. Kendisi ile 12 yıllık bir sürecimiz oldu. Lara'nın çok güzel bir özelliği vardı. Hedefine kitlenmiş bir öğrenci gördük biz. Çok küçük yaşta olmasına rağmen sanata yatkın olduğunu görmüştük. Londra'daki okulu kazanması bizim için çok değerli. Lara'nın topluluğumuza, okulumuza ve ülkemize bir gurur kaynağı olduğunu söylemek isterim' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/17-yasindaki-lara-ingilteredeki-5-muzik-okulundan-kabul-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/17-yasindaki-lara-ingilteredeki-5-muzik-okulundan-kabul-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="29939"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Karnavas Dut Pekmezi Festivali renkli görüntülere sahne oldu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/karnavas-dut-pekmezi-festivali-renkli-goruntulere-sahne-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/karnavas-dut-pekmezi-festivali-renkli-goruntulere-sahne-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum’un Olur ilçesinin tarihi yerleşim birimlerinden biri olan Ormanağzı (Karnavas) Mahallesi'nde, 'Karnavas Dut Pekmezi' festivali düzenlendi. Bal yeme, halat çekme gibi yarışların yapıldığı festivale katılanlar, türkülerle halay çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olur ilçesi Ormanağzı Mahallesi'nde bu yıl 6'ncısı düzenlenen 'Geleneksel Karnavas Dut Pekmezi Festivali', Sarıçam ormanları içerisindeki Soğuk Pınar mesire alanında yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Coğrafi işaret belgeli Karnavas Dut Pekmezi'nin adının verildiği festivalde, mahallenin yöresel ürünleri de tanıtıldı.</p>

<p>Festival kapsamında kurulan stantlarda, bölgenin önemli yöresel ürünlerinden Karnavas Dut Pekmezi ile Karnavas Bezi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Katılımcılar, hem yöresel ürünleri yakından tanıma hem de satın alma imkanı buldu. Etkinlik boyunca halka cağ kebabı ikram edildi. Özellikle çocuklar için düzenlenen parmakla pekmez yeme yarışması ilgi gördü. Tabaklardaki pekmezleri parmaklarıyla yemeye çalışan çocuklar, izleyenlere eğlenceli anlar yaşattı. Yarışmada dereceye giren çocuklara çeşitli ödüller verildi. Festivalin en heyecanlı etkinliklerinden biri olan halat çekme yarışmasında ise gençler ve çocuklar kıyasıya mücadele etti. Büyükler kategorisinde halatın aniden kopması sonucu yarışmacıların yere düşmesi, izleyenleri güldürdü ve festivalin en unutulmaz anlarından biri olarak da hafızalara kazındı. Sabah erken saatlerden itibaren festival alanına gelenler, davul-zurna ve orkestra eşliğinde sahneye çıkan düğün sanatçısı Erdi Özden'in seslendirdiği hareketli türkülerle halaylar çekti.</p>

<p>'KADİM KÜLTÜRÜN ADI'</p>

<p>Olur Kaymakamı Semanur Kalkan, alın terinin berekete, emeğin değere, geleneğin geleceğe dönüştüğü güzel bir mirası yaşattıklarını söyleyerek, 'Karnavas Dut Pekmezi, sadece sofraları süsleyen bir lezzet değil, bereketli toprakların, Çoruh Vadisi'nin eşsiz ikliminin, üreticinin sabrının, ailelerimizin emeklerinin nesiller boyu yaşatılan kadim kültürün adıdır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Festivale Kaymakam Kalkan'ın yanı sıra MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, Olur Belediye Başkanı Vedat Ergün, Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, MHP Genel Başkan Danışmanı Muhammet Hanifi Macit, MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, DAP Bölge Başkanı Halil İbrahim Güray, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/karnavas-dut-pekmezi-festivali-renkli-goruntulere-sahne-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/agency/dha/karnavas-dut-pekmezi-festivali-renkli-goruntulere-sahne-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="35569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[9'uncu yüzyılda inşa edilen Solomon Kaya Kilisesi'nin turizme kazandırılması isteği]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/9uncu-yuzyilda-insa-edilen-solomon-kaya-kilisesinin-turizme-kazandirilmasi-istegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/9uncu-yuzyilda-insa-edilen-solomon-kaya-kilisesinin-turizme-kazandirilmasi-istegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum’un Şenkaya ilçesine bağlı kırsal Evbakan (Somon) Mahallesi'nde 1874 metre rakımda bulunan, 9'uncu yüzyılda Gürcüler tarafından inşa edildiği bilinen Solomon Kaya Kilisesi, bakımsızlık nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Mahalleli, tarihi kilisenin restore edilerek turizme kazandırılmasını istiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şenkaya ilçesine 36 kilometre uzaklıktaki kırsal Evbakan Mahallesi, 9'uncu yüzyılda inşa edildiği bilinen tarihi Solomon Kaya Kilisesi'ne ev sahipliği yapıyor. Mahallenin kuzeyinde 1874 metre rakımdaki mağara şeklindeki kaya kilisesine, kayanın tepesine çıkılarak girilebiliyor. Kilise iki ayrı bölümden oluşuyor. Ağırlıklı olarak koyu mavi rengin kullanıldığı duvar resimleri sahipsizlikten yıpranmış durumda. Özellikle mağara içerisinde bulunan Hz. Meryem ve din adamlarına ait olduğu belirtilen resimlerin önemli ölçüde tahrip edildiği, yazı ve figürlerin büyük kısmının okunamaz hale geldiği görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YOL VE MERDİVENLER YIKILMIŞ</p>

<p>Yaklaşık 1100 yıllık geçmişe sahip olduğu değerlendirilen kiliseye ulaşımı sağlayan yol ve merdivenlerin de büyük ölçüde yıkıldığı gözlendi. Tarihi yapıya geçici ve yıpranmış ahşap merdivenlerle ulaşma imkanı bulunuyor. Yöre halkı, Şenkaya'nın önemli tarihi değerleri arasında gösterilen kilisenin restore edilerek hem korunmasını hem de yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açılmasını talep ediyor.</p>

<p>'BU ESERLER BÜYÜK ZARAR GÖRMÜŞ'</p>

<p>Mahalle sakinlerinden Selçuk Vural, yapının korunarak turizme kazandırılması gerektiğini belirterek, 'Burası 9'uncu yüzyıldan kalma manastır ya da Solomon Kalesi olarak biliniyor. İçerisinde Hz. Meryem'e ait olduğu söylenen resimler ve din adamlarının tasvirleri bulunuyor. Ancak bilinçsizce yapılan tahribatlar nedeniyle bu eserler büyük zarar görmüş. Buranın restore edilerek turizme kazandırılmasını istiyoruz. Yetkililerin bir an önce çalışma başlatmasını bekliyoruz' dedi. Evbakan Mahallesi'nde yaşayan İrfan Uçak da tarihi yapının bölge turizmine önemli katkı sağlayacağını ifade ederek, 'Manastırımızın restore edilip turizme açılmasını istiyoruz. Bu tarihi mirasın gelecek nesillere aktarılması için gerekli çalışmaların yapılmasını bekliyoruz' diye konuştu.(DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/9uncu-yuzyilda-insa-edilen-solomon-kaya-kilisesinin-turizme-kazandirilmasi-istegi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/agency/dha/9uncu-yuzyilda-insa-edilen-solomon-kaya-kilisesinin-turizme-kazandirilmasi-istegi.jpg" type="image/jpeg" length="11000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[600 örgü tutkunu Yedikule Hisarı'nda buluştu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/600-orgu-tutkunu-yedikule-hisarinda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/600-orgu-tutkunu-yedikule-hisarinda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fatih Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen 2'nci Geleneksel Örgü Festivali, tarihi Yedikule Hisarı'nda gerçekleştirildi. Karınca El Emeği markası ve Nako iş birliğiyle düzenlenen festivale yaklaşık 600 örgü ve el sanatları tutkunu katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yedikule Hisarı'nda düzenlenen festivalde katılımcılar gün boyunca atölye çalışmaları, söyleşiler, müzik dinletileri ve çeşitli etkinliklerde bir araya geldi. El emeği ürünlerin sergilendiği festivalde örgü meraklıları hem deneyimlerini paylaşma hem de yeni teknikler öğrenme fırsatı buldu. Programa Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ve eşi İlknur Turan da katılarak festival alanını ziyaret etti ve katılımcılarla bir araya geldi.</p>

<p>Programda konuşan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, 'Dünyada iyi bir kent tanımı yapılırken, bir şehir, iyi şehirler tanımlanırken en önemli tanım şudur. İçerisinde genç bir kadının rahatlıkla hareket ettiği, ona iyi imkanlar sunan şehirler iyi şehirlerdir. Öyle bir tanım var. Yani özellikle genç bir kadın üzerinden tanımlanır. Genç bir kadının içinde rahatlıkla hareket ettiği, hatta her günün her saatinde rahatlıkla hareket ettiği şehirler iyi şehirlerdir, sakin şehirlerdir. Biz de Fatih'imizde bütün yaptığımız şehircilik anlayışı, etkinliklerde üç tane temel hedef kitlemiz var. Bunu artık sizler biliyorsunuz. Birincisi çocuklar, ikincisi gençler ve en önemlisi de bütün bunları da toparlayacak olan kadınlara yönelik onların rahat edeceği, onların kendilerini iyi hissedeceği, konforlu hissedeceği alanlar inşa etmeye, etkinlikler yapmaya, mekanlar üretmeye gayret ediyoruz. Ve Allah'a şükür yaptığımız her işte de sizler sahip çıkıyorsunuz. Hatta içinizde de vardır. Sadece Fatihliler değil, çünkü Fatih kendi cazibesi olan bir şehir, İstanbul'un her yerinden de etkinliklerimize katılanlar var' dedi.</p>

<p>'BU TÜR ETKİNLİKLERİN DEVAM ETMESİNİ DİLİYORUM'</p>

<p>Festival katılımcılarından Mine Telimen, 6 yaşından bu yana örgü ördüğünü belirterek, 'Örgü yapmayı çok seviyorum. Geçen yıl da bu festivale katılmıştım. Bu yıl düzenleneceğini duyunca yine geldim. Hem ortamını hem de ambiyansını çok seviyorum. Elimden geldiğince katkıda bulunmaya çalışıyorum. Bu tür etkinlikleri takip ediyor ve katılabildiğimiz kadar destek vermeye çalışıyoruz. Bugünkü organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Böyle etkinliklerin devam etmesini diliyorum' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'ENGELLİ KADINLAR HAYATTAN KOPMAMALI'</p>

<p>Görme engelli girişimci Burçak Sofuoğlu ise örgü ve makrame sayesinde üretim yaparak gelir elde ettiğini söyledi. Sofuoğlu, 'Dört yaşında görme yetimi kaybettim. İlkokul yıllarında örgü ve makrame öğrendim. Zamanla kendimi geliştirdim. Emekli olduktan sonra açtığım sosyal medya hesabı ve kadın emeği pazarları aracılığıyla ürünlerimi satmaya başladım. Makrame ile çiçeklik, abajur, çanta, terlik ve dekoratif ürünler üretiyorum. Kadınlara ve özellikle engelli kadınlara en önemli mesajım, kendilerini hayattan soyutlamamalarıdır. Üretmeye devam etsinler ve toplumun içinde yer alsınlar. Farkındalık oluşturabilmemiz için görünür olmamız gerekiyor' dedi.</p>

<p>Karınca Eğitim Birimleri Genel Sorumlusu Samiye Soysal ise Fatih Belediyesi bünyesinde 16 farklı noktada yaklaşık 8 bin 470 kursiyere 115 branşta eğitim verdiklerini belirterek, 'Kursiyerlerimizin ürettikleri ürünleri satabilecekleri ve ev ekonomilerine katkı sağlayabilecekleri alanlar oluşturuyoruz. Eğitim alan, üreten, kazanan ve kendini geliştiren büyük bir kadın topluluğuyuz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, YEREL</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/600-orgu-tutkunu-yedikule-hisarinda-bulustu</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/agency/dha/600-orgu-tutkunu-yedikule-hisarinda-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="49511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DeFacto'dan çocuklara Varol Yaşaroğlu ve Gece Işık Demirel ile 'Süper 1' imza günü]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/defactodan-cocuklara-varol-yasaroglu-ve-gece-isik-demirel-ile-super-1-imza-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/defactodan-cocuklara-varol-yasaroglu-ve-gece-isik-demirel-ile-super-1-imza-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEFACTO, 'Süper 1 Takım: Varol Abi'nin Çizgi Film Makinesi' filminin yapımcılığını üstlenen karikatürist Varol Yaşaroğlu'nu ve filmin başrol oyuncusu Gece Işık Demirel'i minik hayranlarıyla buluşturdu. Bugün DeFacto Cevahir AVM mağazasında düzenlenen imza gününde çocuklar; Yaşaroğlu ve Demirel ile tanışma, fotoğraf çektirme ve imzalı hatıra edinme fırsatı yakaladı. DeFacto'nun filme özel hazırladığı 'Süper 1 Takım' koleksiyonu da bu özel buluşmaya eşlik etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Markadan yapılan açıklamada 'DeFacto, çocukların büyük ilgiyle takip ettiği Süper 1 Takım evrenini, özel koleksiyonuyla günlük yaşama taşıdı. Filmden ilham alan koleksiyon; sevilen karakterleri, onların enerjik kişiliklerini yansıtan renk paletleri, eğlenceli desenler ve dikkat çekici baskılarla buluşturuyor' denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tişört, şort ve elbise gibi farklı ürün gruplarından oluşan koleksiyonun; çocuklara gün boyu rahat hareket edebilecekleri konforlu seçenekler sunarken, karakterlerin neşeli, cesur ve macera dolu dünyasını da stillerine taşıdığı kaydedildi. Karakterlerin kendine özgü renklerinden ilham alan tasarımların, hareketli grafik detaylar ve oyun duygusunu besleyen desenlerle zenginleştiği belirtildi.</p>

<p>Canlı renkler, enerjik illüstrasyonlar ve yazın özgür ruhunu yansıtan parçaların; çocukların hayal gücünü destekleyen, eğlenceyi günlük yaşamın bir parçası haline getiren bir koleksiyon deneyimi sunduğu aktarıldı. Süper 1 Takım koleksiyonunun, çocukların yalnızca sevdikleri karakterleri giymelerine değil, onların dünyasının bir parçası olmalarına da olanak tanıdığı dile getirildi.</p>

<p>DeFacto'nun, lisanslı koleksiyon stratejisi kapsamında çocukların ilgiyle takip ettiği karakterleri moda ile buluşturarak, ürün deneyimini eğlence, hikaye anlatımı ve yaratıcılıkla zenginleştirmeyi hedeflediği kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/defactodan-cocuklara-varol-yasaroglu-ve-gece-isik-demirel-ile-super-1-imza-gunu</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/agency/dha/defactodan-cocuklara-varol-yasaroglu-ve-gece-isik-demirel-ile-super-1-imza-gunu.jpg" type="image/jpeg" length="61332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[800 kişilik Bilfen Filarmoni Orkestrası, Levent Yüksel ile konser verdi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/800-kisilik-bilfen-filarmoni-orkestrasi-levent-yuksel-ile-konser-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/800-kisilik-bilfen-filarmoni-orkestrasi-levent-yuksel-ile-konser-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de ilköğretim düzeyindeki öğrencilerinden kurulan Bilfen Filarmoni Orkestrası ve Korosu, Türk pop müziğinin efsane ismi Levent Yüksel ile aynı sahneyi paylaştı. Volkswagen Arena'da gerçekleşen geleneksel yıl sonu konserinde sahne alan 800 kişilik orkestra ve koro, sergiledikleri performansla geceye damgasını vurdu. Levent Yüksel'in hafızalara kazınan şarkılarına enstrümanları ve sesleriyle eşlik eden öğrenciler, izleyicilerden büyük alkış aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesine sayılı günler kala sahneye çıkan Bilfenli öğrenciler, Levent Yüksel'in sevilen şarkılarına, enstrümanları ve koro yorumlarıyla eşlik etti. 'Bu Gece Son', 'Yas', 'Beni Bırakın', 'Tuana', 'Med Cezir' ve 'Dedikodu' gibi Türk pop müziğinin klasikleşmiş eserleri; genç müzisyenlerin yorumlarıyla izleyicilerle buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilfen Filarmoni Orkestrası öğrencileri; ünlü sanatçıya keman, gitar, flüt, çello ve klarnetleri ile eşlik etti. Daha önceki yıllarda Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Kenan Doğulu, Teoman, Emma Shapplin, Sertab Erener, Enrico Macias, Nilüfer, Candan Erçetin, Kubat, Murat Karahan, Aşkın Nur Yengi ve Murat Boz gibi birçok isimle aynı sahneyi paylaşan Bilfen Filarmoni Orkestrası ve Korosu; bu seneki performanslarıyla da izleyenleri büyüledi. Gecenin orkestra şefliğini ise Bilfen Müzik Öğretmeni Atilla Azizi üstlendi.</p>

<p>YÜKSEL: BENİM İÇİN İNANILMAZ DUYGUSAL, ÇOK ONURLU VE GURURLU BİR DENEYİM OLDU</p>

<p>Bilfen Filarmoni Orkestrası ve Korosu ile olmaktan büyük bir gurur duyduğunu belirten Levent Yüksel, sahnede yaptığı konuşmada bu organizasyonun kendisi için bir ilk olduğunu dile getirdi. Yüksel, 'Kariyerim boyunca daha önce farklı senfoni ve filarmoni orkestralarıyla yan yana geldim, çok büyük sahnelerde şarkılarımı söyledim ancak ilk kez tamamı öğrencilerden, gencecik çocuklardan oluşan tam 800 kişilik devasa bir filarmoni orkestrasıyla aynı sahneyi paylaşıyorum. Hem bu kadar kalabalık hem de yaşları bu kadar küçük bir ekibin sahnedeki o profesyonel duruşu, enerjisi ve yeteneği gerçekten vurucu ve büyüleyici. Bu benim için inanılmaz duygusal, çok onurlu ve gururlu bir deneyim oldu. Bilfen'de görev yapan 100'ü aşkın müzik öğretmeninin bu gecede çok büyük emeği var. Kesinlikle Türkiye'de ilk ve tek. Böyle bir projede yer almak, sanat hayatımın en anlamlı anılarından biri oldu. Müzik; sadece sahnede değil, eğitimle birleşince gerçek anlamını buluyor' dedi.</p>

<p>KAYATÜRK: TÜRKİYE'NİN İLK VE TEK FLARMONİ ORKESTRASI</p>

<p>Bilfen İlköğretim Kurumları Genel Müdür Yardımcısı Nurşen Kayatürk, '800 öğrencimiz kuliste sahneye çıkmayı bekliyor. Biz eğitim programımızın yanı sıra her bir öğrencimize enstrüman eğitimi veriyoruz. Dolayısıyla öğrenciler bir enstrüman aleti çalarak mezun oluyor. Bu sebeple çok güçlü bir filarmoni orkestramız var. Türkiye'nin ilk ve tek filarmoni orkestrası ve bu orkestraya yüzlerce öğrenci şarkılarıyla eşlik ediyor. Her yıl geleneksel olarak yıl sonu gösterisi yapıyoruz. Şimdiye kadar çok ünlü sanatçılarla sahne aldılar. Bu akşam Levent Yüksel ile sahne alacaklar. Levent Yüksel son yıllarda senfonik şarkılardan oluşan konserler veriyor. Motivasyon kaynağımız o oldu, öğrencilerimiz o parçaları öğrendiler, zevkle çaldılar. Dün prova yaptık enerjisi, sinerjisi çok yüksekti. Bugün sahne almak için heyecanlar bekliyorlar. 3 bine yakın velimiz burada tüm öğretmenleri onları izleyecek. Ümit ediyorum anılarından çok güzel yer edecek güzel bir konser olsun' diye konuştu.</p>

<p>AZİZİ: ENSTÜRMAN EĞİTİMİNE 4'ÜNCÜ SINIFTAN İTİBAREN BAŞLIYORUZ</p>

<p>Bilfen Müzik Öğretmeni Atilla Azizi ise 'Levent Yüksel ile konser vereceğimizi öğrencilere söylediğimde çok heyecanlandılar. Birçok öğrenci parçalarını ezbere biliyordu. Aylar süren çalışmanın ardından bu gece bizi çok güzel bir konser bekliyor. Öğrencilerin gelişimini görmek bizi çok mutlu ediyor. Biz enstrüman eğitimine 4'üncü sınıftan itibaren başlıyoruz. 6 ve 7'nci sınıfta orkestramıza dahil oluyorlar. Onlarla bu projeyi hayata geçirmek çok gurur verici' ifadelerini kullandı.</p>

<p>VURAL: ÇOK HEYECANLI VE GURURLUYUM</p>

<p>Orkestrada yer alarak keman çalan 7'nci sınıf öğrencisi Zeynep Vural, '3 yıldır orkestradayım, 4 yıldır keman çalıyorum. Bilfen'de keman çalmaya başladım ve öğretmenlerim sayesinde de çok sevdim. Kemana zaten ilgim vardı evde çalışarak tekrar ederek kendimi geliştirdim. Levent Yüksel ile aynı sahneyi paylaşacağımız için çok mutluyuz. Biraz stresliyim ama heyecanım o duyguyu bastırıyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum. Bütün yıl çok çalıştık en sevdiğim parçaları 'Ya Sonra' ve 'Med Cezir'. İkisinin de sözlerine ve notalarına bayılıyorum. Çok güzel bir gece olacağını düşünüyorum' diye konuştu.</p>

<p>ÖZGE: MÜZİĞİ ASLA BIRAKMAYACAĞIM</p>

<p>Can Özge ise '4 yıldır klasik gitar çalıyorum, 3 yıldır orkestradayım. 4 buçuk yaşımda bateri çalışmaya başladım ve müzikle öyle tanıştım. Öğretmenlerim her zaman yardımcı oluyor orkestra çok ilgimi çekiyor. Levent Yüksel çok değerli bir sanatçı hem heyecanlı hem de stresliyim. Mutluluk ve gurur stresimi bastırıyor. Müziği asla bırakmayacağım hep hayatımda olacak' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/800-kisilik-bilfen-filarmoni-orkestrasi-levent-yuksel-ile-konser-verdi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/agency/dha/800-kisilik-bilfen-filarmoni-orkestrasi-levent-yuksel-ile-konser-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="80380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya'nın en büyük katedralinde turist yoğunluğu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/kapadokyanin-en-buyuk-katedralinde-turist-yogunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/kapadokyanin-en-buyuk-katedralinde-turist-yogunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksaray’da yaz mevsiminin gelmesiyle Selime Katedrali'nde turist yoğunluğu yaşanıyor. İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Oğuz, ''Selime Katedralimiz, Ihlara Vadisi'nin bitiş noktası. Vadiden çıktıktan sonra bizi peri bacaları ile katedral karışlıyor. 2 katlı bir yapı olan bu yapının orta katında kervan yolu bulunuyor. Yaz mevsiminin yoğunluğu başladı' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selime Katedrali, Kapadokya'nın en büyük katedrali olma özelliğinin yanı sıra İsa'nın göğe çıkışı ile Meryem Ana gibi tasvirleriyle dikkat çekiyor. Katedralin bir diğer özelliği de bölgedeki din adamlarının yetiştirildiği mekan olarak bilinmesi. Ayrıca ilk yüksek sesli ayinin de Selime Katedrali'nde yapıldığı biliniyor. Kayaların oyulmasıyla yapılan ve çoğu kilise olarak inşa edilmiş yapılar Bizans sanatının izlerini taşıyor. Bölge, Türkiye'ye yaz tatiline gelen turistlerin ilgisini çekiyor. Kafileler halinde gelen katedrali ve mahzenlerini ilgiyle gezen turistler, bol bol fotoğraf çekinip doğa yürüyüşü yapıyor.</p>

<p>VADİDEN ÇIKINCA PERİ BACARI KARŞILIYOR</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aksaray Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Oğuz, 'Selime Katedralimiz, Ihlara Vadisinin bitiş noktası. Vadiden çıktıktan sonra bizi peri bacaları ile Katedral karışlıyor. 2 katlı bir yapı bu yapının orta katında kervan yolu bulunuyor. 8-9'uncu yüzyıllarda buraya kurulan pazarlarda güvenlik için gelen devleri o kervan yoluyla üst kata çıkartılardı. Aynı etapta yukarıda dinlenmek ve ibadet etmek için bir üst kata katedral inşa edilmiş. Buranın bir özelliği de dini bir merkez olması. Din adamları yetiştirilmiş ve en önemlisi ise ilk sesi ayının yapıldığı bölgedeyiz. Bölgemizin en fazla turist çeken destinasyonların içinde yer alıyor. 2025 yılında 175 bin kişiyi ağırladık. Bu dönemde yapacağımız iyileştirmelerle yine aynı rakamlara ulaşacağımıza umut ediyorum. Yakın zamanda Selime Katedralimiz çevresinde ışıklandırma hayata geçecek. Gelen turistler peri bacalara ile Katedralleri çok önemsiyor. Kapadokya bölgesindeki en büyük katedral olarak yerini alıyor. Bu bölgeye gelen turistler Ihlara Vadisini gezdikten sonra yeşiliyle Melendiz Çayı ile çok güzel bir gün geçiriyor. Tüm misafirlerimizin Aksaray'a gelince buraya uğramalarını istiyoruz. Havalar ısındı, kuş sesleri buranın görkemiyle, doğayla birleşince çok güzel görüntülerde ortaya çıkmaya başladı' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/kapadokyanin-en-buyuk-katedralinde-turist-yogunlugu</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/agency/dha/kapadokyanin-en-buyuk-katedralinde-turist-yogunlugu.jpg" type="image/jpeg" length="17612"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenciler koro kurdu, farklı kültürleri müzikle buluşturuyorlar]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/ogrenciler-koro-kurdu-farkli-kulturleri-muzikle-bulusturuyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/ogrenciler-koro-kurdu-farkli-kulturleri-muzikle-bulusturuyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde, İsmet Ayşe Behzatoğlu Anadolu Lisesi'nde öğrencilerden oluşan koro, farklı kültürleri müzik aracılığıyla buluşturduğu özel bir çalışmaya imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Reyhanlı İsmet Ayşe Behzatoğlu Anadolu Lisesi'nde müzik öğretmeni Süleyman Aytekin öncülüğünde koro kuruldu. 6 ay süren çalışmada öğrencilerin yer aldığı koro, Tunuslu rapçi ve müzik yapımcısı Balti'nin söylediği Allo adlı eseri seslendirdi. Arapça seslendirilen eser, beğeni topladı. Farklı kültürleri müzik aracılığıyla buluşturduklarını belirten müzik öğretmeni Süleyman Aytekin, 'Son dönemlerde ülkemizde yaşanan acı olaylar, öğrenciler ve öğretmenlerin dolaylı şekilde etkilenmesi nedeniyle böyle bir çalışma yürütmek istedik. Okulda akademik değil de sanatsal ve psikolojik boyutundan biz sorumluyuz. Bu yüzden öğrencilerimizle her zaman koro çalışması, ekip çalışması, öğretmenlerimizle de aynı şekilde kolektif bir çalışma yürütmekteyiz. 6 aylık süreçte hazırlandık biz bu çalışmaya. Çok güzel olduğuna inanıyorum' diye konuştu.</p>

<p>'BOŞ DERSLERİMİZDE ÇALIŞTIK'</p>

<p>Korodaki öğrencilerden Bilal Apiş, 'Çok uzun çalışmalar sonucu böyle bir eser ortaya çıktı. Boş derslerimizi ve öğle aralarımızı bu çalışmaya harcadık ve en sonunda böyle bir eser ortaya çıktı' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okul müdürü Mahmut Şanverdi ise bu tür sosyal etkinliklerin ara vermeden sürdürüleceğini vurgulayarak, şöyle dedi:</p>

<p>'Bu eser müzik öğretmenimiz Süleyman Aytekin ve öğrencilerimiz tarafından ortaya koyuldu. Bu sanatsal çalışmaları hocamız boş derslerinde, öğle aralarında ve okul çıkışlarında büyük bir özveriyle çalışarak öğrencilerimizle hazırladı. Amacımız öğrencilerin, sanatsal faaliyetlerle zaman geçirmesini sağlamak ve zararlı alışkanlıklardan uzak tutmaktır.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/ogrenciler-koro-kurdu-farkli-kulturleri-muzikle-bulusturuyorlar</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/agency/dha/ogrenciler-koro-kurdu-farkli-kulturleri-muzikle-bulusturuyorlar.jpg" type="image/jpeg" length="50401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜİK: Sinema seyircisi yüzde 15 azaldı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/tuik-sinema-seyircisi-yuzde-15-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/tuik-sinema-seyircisi-yuzde-15-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılında sinema seyirci sayısının bir önceki yıla göre yüzde 15 azalarak 27 milyon 657 bin 591 kişi olduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK, 2025 yılına ilişkin sinema ve gösteri sanatları istatistiklerini açıkladı. Buna göre; 2025 yılında 417'si ilk defa olmak üzere sinema salonlarında toplam 771 film gösterildi. İlk defa gösterime giren 417 filmin 159'u yerli, 258'i yabancı film oldu. 2025 yılında sinema salonu sayısı 2 bin 161 olurken, sinema salonlarındaki koltuk sayısı 253 bin 364 oldu.</p>

<p>SİNEMA SEYİRCİ SAYISI 27 MİLYON 657 BİN 591 OLDU</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15 azalarak 27 milyon 657 bin 591 kişi oldu. Yerli film seyirci sayısı yüzde 18,3 azalarak 15 milyon 96 bin 336 kişi olurken, yabancı film seyirci sayısı yüzde 10,7 azalarak 12 milyon 561 bin 255 kişi oldu.</p>

<p>TİYATRO SALONU SAYISI 1101 OLDU</p>

<p>Tiyatro salonu sayısı 2024/2025 sezonunda 1101 olurken tiyatro salonu koltuk sayısı 494 bin 184 oldu. Devlet Tiyatroları tarafından 2024/2025 sezonunda 99'u telif eser, 138'i çeviri eser olmak üzere toplam 237 eser oynandı. 2024/2025 sezonunda Devlet Tiyatroları tarafından oynanan yetişkin eseri gösteri sayısı 5 bin 55 olurken çocuk eser gösteri sayısı 1612 oldu. Devlet Tiyatroları seyirci sayısı bu sezonda 1 milyon 951 bin 41 oldu.</p>

<p>TİYATRO SEYİRCİ SAYISI 8 MİLYON 183 BİN 257 OLDU</p>

<p>Tiyatro salonlarında oynanan eser sayısı geçen sezona göre yüzde 4,8 artarak 10 bin 216 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan çeviri eser seyirci sayısı yüzde 14 artarak 2 milyon 459 bin 735 olurken, telif eser seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 2,9 azalarak 5 milyon 723 bin 522 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı yüzde 5,5 artarak 13 bin 156 olurken yetişkin eseri gösteri sayısı yüzde 5,7 azalarak 21 bin 619 oldu. Aynı sezonda çocuk eseri seyirci sayısı yüzde 5,3 artarken, yetişkin eseri seyirci sayısı ise yüzde 0,1 arttı.</p>

<p>OPERA VE BALE SEYİRCİ SAYISI 511 BİN 376 OLDU</p>

<p>6 ilde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'ne bağlı salonlarda opera ve bale gösterisi yapıldı. Opera ve bale seyirci sayısı bir önceki sezona göre yüzde 16,5 artarken, gösteri sayısı yüzde 21,8 arttı. Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne bağlı 6 orkestra, 11 koro ve 11 topluluk faaliyet gösterdi. Orkestra, koro ve topluluklarda seyirci sayısı yüzde 11 azalarak 436 bin 227 oldu. Orkestra seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 15,3 azalırken, koro seyirci sayısı yüzde 27,6 arttı, topluluk seyirci sayısı ise yüzde 25,5 azalarak 142 bin 766 oldu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/tuik-sinema-seyircisi-yuzde-15-azaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/i-m-g-5326.png" type="image/jpeg" length="97220"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya'da 3 gün sürecek yoga festivalinde geri sayım]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/kapadokyada-3-gun-surecek-yoga-festivalinde-geri-sayim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/kapadokyada-3-gun-surecek-yoga-festivalinde-geri-sayim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kapadokya’nın büyüleyici atmosferi bu kez yoga tutkunlarını ağırlamaya hazırlanıyor. Nevşehir'in tarihi Mustafapaşa bölgesinde düzenlenecek 'Kapadokya'da Bi'Yoga Fest', 19-21 Haziran tarihlerinde katılımcıları doğa, nefes ve farkındalık odaklı üç günlük bir deneyimde buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan Ankara Büyükelçiliği ile Kapadokya Alan Başkanlığı'nın destekleri, Kapadokya Üniversitesi ev sahipliğinde ve Kapadokya'da Bi'Yoga'nın organizatörlüğünde gerçekleştirilecek festivalde; yoga seansları, mindfulness çalışmaları, somatik deneyimler, nefes terapileri, sanat atölyeleri ve müzik etkinlikleri yer alacak. Organizasyon aynı zamanda 21 Haziran Uluslararası Yoga Günü kutlamalarına da ev sahipliği yapacak. Festival programında gün doğumunda balon manzarası eşliğinde yoga akışları, vadi yürüyüşleri ve farklı disiplinlerden eğitmenlerle gerçekleştirilecek atölyeler öne çıkıyor. Katılımcılar hem konaklamalı hem de günübirlik seçeneklerle festivale dahil olabilecek. Kapadokya'nın taş sokakları, tarihi dokusu ve sakin atmosferiyle dikkat çeken Mustafapaşa'daki etkinliğin, bölge turizmine de yeni bir soluk getirmesi amaçlanıyor.</p>

<p>'BÜTÜNSEL BİR YAŞAM ALANI HEDEFLİYORUZ'</p>

<p>Kapadokya'da Bi'Yoga Fest'te bütünsel bir yaşam alanı hedeflediklerini ifade eden Kapadokya'da Bi'Yoga Kurucusu Sinem Sak, 'Kapadokya'nın eşsiz doğasında yoga, nefes, somatik hareket, meditasyon, müzik ve topluluk deneyimini bir araya getirerek katılımcıların kendileriyle yeniden bağ kurabilecekleri özel bir alan oluşturduk. Bi'Yoga Fest, Kapadokya'da sürdürdüğümüz çalışmaların doğal bir devamı niteliğinde doğdu. Özellikle Mustafapaşa'nın tarihi dokusu, sakinliği ve dönüştürücü enerjisi bu buluşmanın ruhunu besleyen en önemli unsurlardan biri oldu. Festival boyunca Türkiye'nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından gelen eğitmenler, sanatçılar ve uygulayıcılarla birlikte çok katmanlı bir deneyim paylaşacağız' dedi.</p>

<p>'HERKESİN BİRLİKTE NEFES ALABİLECEĞİ BİR ALAN OLUŞTURDUK'</p>

<p>Festival kapsamında birçok farklı içeriğin de yer aldığını kaydeden Sak, 'Vadilerde gün doğumu yoga pratiklerinden somatik deneyimlere, nefes çalışmalarından sanat terapisine, canlı müzik performanslarından köy keşiflerine kadar birçok farklı içerik yer alıyor. 21 Haziran Uluslararası Yoga Günü'nü de festival kapsamında hep birlikte kutlayacak olmak bizim için ayrıca çok kıymetli. Amacımız, Kapadokya'nın kültür, sanat, hareket ve bütünsel yaşam alanında uluslararası ölçekte yeni bir buluşma noktası haline gelmesine katkı sunmak. Herkesin kendi ritmini keşfedebileceği, yavaşlayabileceği ve birlikte nefes alabileceği bir alan oluşturmak için heyecanla hazırlanıyoruz' diye konuştu.</p>

<p>Festivalin program akışı ise şöyle;</p>

<p>19 Haziran Cuma; Açılış, Keşif ve İçsel Yolculuk</p>

<p>Salon 1 - Bir'lik: Bi'Yoga &amp; Bi'Ses Somatik Yoga - Sinem Yıldız Sak &amp; Ses Meditasyonu - Aslı Aslankalp</p>

<p>Salon 3 - Har'eket: Basit Mobilite ve Doğru Esneklik, Umutcan Öcal</p>

<p>Salon 2 - Dem'lenme: Embodiment: Duygularla Beden Aracılığıyla Çalışmak, Gülşah Aygün</p>

<p>Salon 3 - Har'eket: An'ın Gücü, Hatha Yoga ile duruşun gücünü keşfetmek, Naife Sevdalı</p>

<p>Salon 1 - Bir'lik: Somatik Dans ve Oryantal Atölyesi, Şaziye Özlem Turan</p>

<p>20 Haziran Cumartesi; Doğa ve Denge</p>

<p>Vadide Balon eşliğinde Gün Doğumu Bi'Yoga, Sinem Yıldız Sak</p>

<p>Salon 3 - Har'eket: An'a Hareket, Vinyasa Yoga ile an'ın içinde güç ve denge, Naife Sevdalı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Salon 1 - Bir'lik: Kalbin Yankısı, Yoga &amp; Meditatif Sanat Terapi, Devrim Akkaya Kaçmaz</p>

<p>Salon 2 - Dem'lenme: Yoga Terapi, Omurganın fizyolojik ve psikolojik işlevleri, Gülşah Aygün</p>

<p>Salon 3 - Har'eket: Güç ve Stabilite, Umutcan Öcal</p>

<p>Salon 2 - Dem'lenme: Yin Yoga - 'Olduğu Gibi, Olduğu Yerde', Burcu Atasoy Mustafapaşa Köyü &amp; Manastır Vadisi Turu Ünlü Kapıları ve Hikâyesi: Turist Rehberi ve Sanat Tarihçisi Öğr. Gör. Mert Kırık, Kapadokya Üniversitesi Live in Cappadocia, Konser</p>

<p>21 Haziran Pazar</p>

<p>Festivalin son günü olan 21 Haziran'da ise Uluslararası Yoga Günü'ne özel program gerçekleştirilecek. Saklıvadi'de düzenlenecek Bi'Yoga pratiği, DJ performansı ve kahve partisi ile festival sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/kapadokyada-3-gun-surecek-yoga-festivalinde-geri-sayim</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/kapadokyada-3-gun-surecek-yoga-festivalinde-geri-sayim.jpg" type="image/jpeg" length="49576"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitlis'te 5 bin yıllık zanaat yeniden hayat buluyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/bitliste-5-bin-yillik-zanaat-yeniden-hayat-buluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/bitliste-5-bin-yillik-zanaat-yeniden-hayat-buluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis Belediyesi tarafından açılan sepet örücülüğü kursu, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını yeniden canlandırıyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel öncülüğünde yürütülen kursa 25 kursiyer katılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip sepet örücülüğü sanatı, Bitlis'te bambu ağacından yapılan el emeği ürünlerle yaşatılmaya çalışılıyor. Belediye bünyesinde açılan kurs sayesinde kursiyerler hem geleneksel el sanatlarını öğreniyor hem de ürettikleri ürünleri satarak aile bütçelerine katkı sağlıyor. Özellikle ev hanımlarının yoğun ilgi gösterdiği kursta, farklı model ve desenlerde sepetler hazırlanırken, el emeği ürünlerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Kursiyerler aynı zamanda sosyalleşme ve üretme imkanı da buluyor.</p>

<p>'ÜRETEREK ÇEVRELERİNE KATKI SAĞLIYORLAR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin gelecek nesillere aktarılması açısından kursların büyük önem taşıdığını belirterek, 'Belediye bünyesinde 25 kursiyerimizle sepet örücülüğü kursu vermekteyiz. Burada öğrencilerimiz hem sepet örücülüğünü öğrenmekte hem de evlerine katkı sağlamaktadır. Sepet örücülüğü aslında 5 bin yıldır var olan bir zanaattır. Günümüzde artık eskisi gibi yük taşımak ya da depolamak için değil, daha çok hobi ve dekoratif amaçlı kullanılmaktadır. Öğrencilerimiz burada hem sosyalleşiyor hem stres atıyor hem de üreterek çevrelerine katkı sağlıyorlar. Kursumuz 5 aydır aktif olarak devam ediyor ve 1,5 ay daha sürecek' dedi.</p>

<p>Kursiyerlerin ilerleyen süreçte usta öğretici olma fırsatı da yakalayabileceğini ifade eden Soyugüzel, 'Amacımız hem kursiyerlerimizi yetiştirmek hem de bu mesleği öğrenmek isteyenleri usta öğretici olarak hayata kazandırmak. Aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş bu sanatı yeniden canlandırmayı hedefliyoruz' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/bitliste-5-bin-yillik-zanaat-yeniden-hayat-buluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/bitliste-5-bin-yillik-zanaat-yeniden-hayat-buluyor.jpg" type="image/jpeg" length="34517"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doktor, hemşire ve hastane çalışanlarından Türk halk müziği konseri]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/doktor-hemsire-ve-hastane-calisanlarindan-turk-halk-muzigi-konseri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/doktor-hemsire-ve-hastane-calisanlarindan-turk-halk-muzigi-konseri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana Bursa Hastanesi'nde görev yapan doktor, hemşire ve hastane çalışanlarından oluşan Türk Halk Müziği Korosu, konser verdi. 'Türkülerle Gönüllere Merhaba' konserinde koro, dinleyicilerden perrformanslarıyla büyük beğeni topladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık hizmetlerinin yanı sıra, spor ve sanatla ilgili birçok projede yer alan Medicana Bursa Hastanesi'nde görevli doktor, hemşire ve hastane çalışanları, bir araya gelerek Türk Halk Müziği Korosu kuruldu. Ekibin çalışmalarının ardından koro, konser düzenledi.</p>

<p>Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Türkülerle Gönüllere Merhaba' konserinde Anadolu'nun eşsiz ezgilerini dinleyicileriyle buluşturdu. Şef Kemal Kamalı yönetiminde koro ve solo eserlerden oluşan konserle, kendilerini dinlemeye gelen Bursalılara unutulmaz bir gece yaşattı. Konserde birbirinden özel eserler dinleyicilerle buluşurken, çok sayıda davetli ve vatandaş da programı ilgiyle takip etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'ŞİFA VEREN ELLER, ŞİFA VEREN SÖZLERE DÖNÜŞECEK'</p>

<p>Konser öncesinde açıklamalarda bulunan Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan, koronun tamamen hekim, hemşire, sağlık çalışanları, destek ve idari personelden oluştuğunu belirterek, 'Türk halk müziği koromuz amatör bir ekipten oluşmasına rağmen ortaya koydukları performans büyük takdir topluyor. Her yıl daha iyisini yapmak için özveriyle çalışıyorlar. Şifa veren eller, bu gece şifa veren sözlere dönüşecek. Nitelikli sağlık hizmetlerinin yanında sosyal ve kültürel projelere de büyük önem veriyoruz. Sağlık hizmeti verirken, şifa veren ellere ve şifa veren seslere de dokunmak istiyoruz. Yaklaşık 50 kişilik bir ekibimiz var' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gecenin sonunda sahne performanslarıyla büyük beğeni toplayan sağlık çalışanları uzun süre alkışlandı. Program sonunda Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan tarafından Koro Şefi Kemal Kamalı ile destek ekibi Veli Kenan Şimşek ve Nida Faruk Okşaz'a katkılarından dolayı çiçek takdim edildi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/doktor-hemsire-ve-hastane-calisanlarindan-turk-halk-muzigi-konseri</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/doktor-hemsire-ve-hastane-calisanlarindan-turk-halk-muzigi-konseri.jpg" type="image/jpeg" length="23339"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk sineması, Kırgız seyirci ile buluşacak]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/turk-sinemasi-kirgiz-seyirci-ile-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/turk-sinemasi-kirgiz-seyirci-ile-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye-Kırgızistan Türk Film Günleri, 10'uncu yılında Türk sinemasını Bişkek'te Kırgız halkıyla buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kırgızistan Kültür, Enformasyon ve Gençlik Politikası Bakanlığı'nın destekleriyle; Kırgızistan Sinematografi Departmanı, Bişkek Büyükelçiliği ve Yerli Düşünce Derneği iş birliğinde düzenlenen, 'Türkiye-Kırgızistan Türk Film Günleri', bu yıl 10'uncu kez Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te gerçekleştirilecek. Türkiye ile Kırgızistan arasında kültürel ve sanatsal köprü vazifesi gören organizasyon, 3-7 Haziran 2026 tarihleri arasında Türk sinemasının seçkin yapımlarını Kırgız sinemaseverlerle buluşturacak.</p>

<p>ÜCRETSİZ GÖSTERİMLER DÜZENLENECEK</p>

<p>Festival kapsamında gerçekleştirilecek tüm film gösterimleri, 5 gün boyunca Kırgız halkının katılımına ücretsiz olarak açık olacak. Gösterimlerin yanı sıra üniversite söyleşileri, yapımcı ve yönetmen buluşmaları, kültürel geziler ve sektörel etkinliklerle sinema alanındaki uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Festivalin açılış galası, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven'in katılımıyla, 3 Haziran 2026 Çarşamba günü Bişkek'in önemli kültür merkezlerinden Alaa-Too Sineması'nda gerçekleştirilecek. Açılış filmi olarak 'Mutluyuz Mu' izleyiciyle buluşacak. Gala gecesine filmin başrol oyuncusu İbrahim Büyükak, yapımcısı Hasan Koray Şahin ve senarist-yönetmeni Murat Emre Kaman da katılarak izleyicilerle bir araya gelecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Galada ayrıca, 'Bak Postacı Geliyor' filminin başrol oyuncusu Deniz Barut ile yönetmeni Yüksel Aksu, 'Bir Adam Yaratmak' filminin yönetmeni Murat Çeri, 'Kanto' filminin yönetmeni Ensar Aksoy'un yanı sıra çok sayıda yapımcı, yönetmen, oyuncu ve sinema sektörü temsilcisi de yer alacak. Festival kapsamında; 'Mutluyuz Mu', 'Bak Postacı Geliyor', 'Bir Adam Yaratmak', 'Kanto', 'Efesin Sırrı' isimli filmler, Bişkek'te gerçekleştirilecek ücretsiz gösterimlerle Kırgız sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/turk-sinemasi-kirgiz-seyirci-ile-bulusacak</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/turk-sinemasi-kirgiz-seyirci-ile-bulusacak.jpg" type="image/jpeg" length="61425"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aziziye destanının kahramanı Nene Hatun'un 1952 yılında çekilen görüntüleri ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/aziziye-destaninin-kahramani-nene-hatunun-1952-yilinda-cekilen-goruntuleri-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/aziziye-destaninin-kahramani-nene-hatunun-1952-yilinda-cekilen-goruntuleri-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı-Rus Savaşı'nın kadın kahramanı Nene Hatun'un Aziziye Tabyası'nın açılışındaki görüntüleri ortaya çıktı. 'Arşiv Belgeleri Işığında Nene Hatun' konulu konferans veren tarihçi Akın Aktaş'ın paylaştığı arşiv görüntülerde 30 Ağustos 1952'de Aziziye Tabyaları'nın açılışı ve törene katılan Nene Hatun yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarihte 93 harbi olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Erzurum halkı Aziziye Tabyası'nda tarihe geçen bir zafere imza attı. 9 Kasım 1878 sabahı Aziziye Tabyası'nın Ruslar tarafından işgal edildiğini ve Türk askerinin zorda olduğunu duyan Erzurumlular balta, kürek, kazma, sopa, dirgen gibi aletlerle yardıma koştu. Aziziye tabyasındaki kahramanlardan biri olan Nene Hatun, kundaktaki bebeğini eve bırakarak, baltayla Aziziye Tabyası'ndaki Türk askerine yardıma gitti, Ruslara karşı direnişinin simgesi haline geldi.</p>

<p>OĞLU DOĞU CEPHESİNDE ŞEHİT OLDU</p>

<p>Nene Hatun'un vefatının 71'inci yıl dönümü sebebiyle Erzurum Kalkınma Vakfı (ERVAK), Erzurum Lisesi ve Nene Hatun Kız Anadolu Lisesi iş birliğiyle anma töreni düzenlendi. Erzurum Lisesi Kültür Merkezi'ndeki törene 27'nci dönem Erzurum Milletvekili Naci Cinisli, ERVAK Başkanı Erdal Güzel, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Törende 'Arşiv Belgeleri Işığında Nene Hatun' konulu bir konferans veren tarihçi Akın Aktaş, 1 Temmuz 1854 tarihinde Pasinler ilçesine bağlı Çeperli köyünde doğan Nene Hatun'un soyadının Kırkgöz olduğunu, 4 erkek, 2 kız çocuğu olduğunu söyledi. 101 yaşında 22 Mayıs 1955 yılında hayatını kaybeden Nene Hatun'un Abdurrahman ismindeki oğlunun Doğu Cephesi'nde 1914 yılında şehit olduğunu anlatan Aktaş, 'Nene Hatun'un 2 çocuğu Çanakkale'de şehit oldu' diye bilgi var. Nene Hatun'un çocuklarından Abdurrahman, Çanakkale Savaşı'nda değil Doğu cephesinde şehit olduğu tespit edildi. 9'uncu Kolordu 84'üncü Alay 1'inci Tabur 2'nci Bölükte görev yapan Abdurrahman, Nene Hatun'un şehit olan çocuğu. Osmanlı kayıtlarında çocuklar baba üzerinden sorgulanır. Ben bütün cepheleri araştırdım. Erzurum'un Pasinler ilçesinde şehit olan ismi Abdurrahman olan tek çocuk var. Şehadet tarihi de 1914' dedi.</p>

<p>KONFERANSTA GÖRÜNTÜLERİ PAYLAŞTI</p>

<p>Tarihçi Akın Aktaş, konferansında Nene Hatun'un 1952 yılında çekilen görüntülerini de paylaştı. Görüntülerde, 30 Ağustos 1952 tarihinde Aziziye Tabyası'nın açılışı sebebiyle düzenlenen törene Nene Hatun'un da katıldığı görülüyor. Aziziye destanının temsili olarak canlandırıldığı arşiv görüntülerde askeri ve mülki erkanın Nene Hatun'un elini öptüğü de görülüyor.</p>

<p>Türk tarihinin en çok bilinen 3 kadınından biri olan Nene Hatun'la ilgili 2019 yılında araştırmaya başladığını belirten Aktaş, görüntülerin TRT'nin arşivlerinde yer aldığını kaydetti. 8-9 Kasım 1878 tarihinde Erzurum Aziziye Tabyaları'nda gösterdiği kahramanlık neticesinde Nene Hatun'un halk tarafından tanındığını kaydeden Aktaş, 'Cumhuriyet'in ilan edilmesinden sonra, gazeteciler ve araştırmacılar tarafından araştırılan Nene Hatun'un hayatı birçok gazetede neşredilmeye başlandı. Nene Hatun'a ilk destek veren devlet görevlisi Orgeneral Nurettin Baransel oldu. Üçüncü Ordu'nun Ninesi seçilip, başta ekonomik sorunları olmak üzere birçok sorunu çözüldü. Bir ev hediye edildi. Sonrasında, Vatana Hizmet Tertibinden maaş bağlandı' diye konuştu.</p>

<p>TÜRKİYE'DE SEÇİLEN İLK YILIN ANNESİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nene Hatun'un 5 Mayıs 1955 tarihinde Türkiye'de seçilen ilk yılın annesi olduğunu belirten tarihçi Aktaş, '5 Mayıs 1955 tarihinde Türkiye'de seçilen ilk yılın annesi oldu. Adı birçok kitaba ve filme konu olan bu kahraman Türk kadını, 22 Mayıs 1955 tarihinde, 101 yaşında zatürre hastalığından vefat etti. Resmi cenaze töreni düzenlendi. Lala Paşa Camiinde kılınan cenaze namazından sonra Aziziye Tabyaları'na defnedildi' dedi.</p>

<p>Konferans sonunda Halk Ozanı Fuat Çerkezoğlu, Nene Hatun için kaleme aldığı şiiri okudu. Tören Erzurum Lisesi Müdürü Ömer Coşkun ile Nene Hatun Kız Anadolu Lisesi Müdürü Mustafa Taşer'in tarihçi Akın Aktaş'a plaket vermesiyle sona erdi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/aziziye-destaninin-kahramani-nene-hatunun-1952-yilinda-cekilen-goruntuleri-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/aziziye-destaninin-kahramani-nene-hatunun-1952-yilinda-cekilen-goruntuleri-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="56742"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da 'Takı Sanatının 12 Bin Yıllık Öyküsü' sergisi açıldı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/ankarada-taki-sanatinin-12-bin-yillik-oykusu-sergisi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/ankarada-taki-sanatinin-12-bin-yillik-oykusu-sergisi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından 'Elde Vefa Gözde Zarafet: Takı Sanatının 12 Bin Yıllık Öyküsü' adlı takı sergisi açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü nedeniyle Ankara Etnografya Müzesi'nde 'Elde Vefa Gözde Zarafet: Takı Sanatının 12 Bin Yıllık Öyküsü' adlı takı sergisi açtı. Serginin açılışını Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı yaptı. Bakan Yardımcısı Yazgı, sergide, Epipaleolitik (Ara taş çağı) dönemden Osmanlı'nın son dönemine kadar üretilmiş 550 takının yer aldığını belirterek, 'Üstelik bu eserlerin 276'sı ilk kez ziyaretçiyle buluşuyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki 60 müzemizden titizlikle bir araya getirilen bu nadide parçalar, sadece estetik bir zenginlik sunmuyor; medeniyetlerin birbirleriyle nasıl beslendiğini de gözler önüne seriyor. Takılar, insanlık tarihinin en eski ifade biçimleridir. Bir yüzük, bir kolye ya da bir mühür; kimi zaman bir inancı, kimi zaman bir statüyü, kimi zaman da aidiyeti temsil eder. Bu yüzden onlar sadece birer süs eşyası değil, toplumların kültürel kodlarını taşıyan canlı tarihi belgelerdir. Bu sergi bizlere Anadolu'nun binlerce yıldır farklı kültürlerin nasıl potası olduğunu ve insanlığın aslında tek ve ortak bir hikayeye sahip olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır' diye konuştu.</p>

<p>'ÖZEL MÜZE SAYIMIZIN 453'E ULAŞMIŞ OLMASI GURUR VERİCİ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Yardımcısı Yazgı, 2002 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı müzelerde gerçekleştirilen sergi sayısının 667'ye ulaştığını kaydederek, 'Özellikle son 5 yılda gerçekleştirilen sergiler, müzecilik alanında ulaştığımız dinamizmi ve dönüşümü açıkça ortaya koymaktadır. 2024 yılında Japonya'da, 2024-2025 yıllarında Kore'de açtığımız 'Hititler' temalı sergiler, İtalya'da Roma'nın kalbi Kolezyumda 'Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi' Sergisi, 2025 yılında yine Roma'da Forum alanında 'Kybele' temalı sergiler düzenledik. Bunlardan Göbeklitepe sergimiz 6 milyon ziyaretçi ile tarihimizin en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşan sergimiz olmuştur. 2026 yılı Şubat ayında ise Almanya Berlin'de 'Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam' sergisinin açılışını yaptık. Taş Tepeler temalı sergilerimizi Çin, Japonya, Avusturya gibi dünyanın önemli birçok kültür noktasında yapmayı sürdüreceğiz. Bu süreçte özel müzelerimizin katkısını da çok önemsiyoruz. Bakanlık olarak desteklediğimiz özel müze sayımızın bugün 453'e ulaşmış olması, kültür hayatımız adına gurur vericidir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yazgı daha sonra sergi alanını gezerek, eserler hakkında bilgi aldı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/ankarada-taki-sanatinin-12-bin-yillik-oykusu-sergisi-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/ankarada-taki-sanatinin-12-bin-yillik-oykusu-sergisi-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="29229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hepsiburada, 7'inci Mardin Bienali'nde çocukları ve gençleri sanatla buluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/hepsiburada-7inci-mardin-bienalinde-cocuklari-ve-gencleri-sanatla-bulusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/hepsiburada-7inci-mardin-bienalinde-cocuklari-ve-gencleri-sanatla-bulusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[HEPSİBURADA, bu yıl 7'ncisi düzenlenen ve 15 Mayıs-21 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek Mardin Bienali kapsamında hayata geçirilen Çocuk Atölyeleri'nin destekçisi oldu. Platform, çocukların ve gençlerin eğitim, bilim, teknoloji ve sanata erişimini destekleyen Bir Gülüş Yeter projesi kapsamında, bienal süresince çocukları sanatla buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl Hepsiburada'nın desteğiyle gerçekleştirilen 7. Mardin Bienali Çocuk Atölyeleri, GÖKzemin temasından hareketle kurgulanarak çocuklara yaşadıkları kentle ve kurdukları hayallerle bağ kurabilecekleri bir deneyim alanı sunuyor. Program kapsamında çocuklar; kimi zaman gökyüzünü kendi bakışlarıyla resmedecek, kimi zaman da yaşadıkları kenti kendi gözlerinden yeniden düşünecek.</p>

<p>ÇOCUKLAR MARDİN'İN KÜLTÜREL DOKUSUNDAN ALDIĞI İLHAMLA SANATLA BULUŞACAK</p>

<p>Atölye programı, Mardin'de yaşayan sanatçılardan oluşan atölye liderlerinin yürütücülüğünde gerçekleşecek. Çocuk Kültürhanesi, sergi alanları, kamusal alanlar ve şehir rotaları gibi farklı mekânlarda düzenlenecek atölyelerde çocuklar; bienal kavramı, gökyüzü, gölge, mimari, doğa, kent, su ve yüzey gibi başlıklar etrafında sanatla temas edecek. Hepsiburada, Çocuk Atölyeleri ile çocukların Mardin'in kültürel hafızasıyla, bienalin düşünsel çerçevesiyle ve kendi dünyalarıyla bağ kurmasını destekliyor.</p>

<p>'DİJİTAL PLATFORM GÜCÜMÜZÜ SOSYAL FAYDAYA DÖNÜŞTÜRMEYİ ÖNEMSİYORUZ'</p>

<p>Konuyla ilgili açıklama yapan Hepsiburada Kurumsal İlişkiler, İletişim ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Cem Tanır, 'Hepsiburada olarak sosyal etki yaklaşımımızı, erişimi kolaylaştıran, katılım bariyerlerini azaltan ve farklı paydaşlarla birlikte sürekliliği olan sistemler kurmak üzerine inşa ediyoruz. Bu bakış açısıyla çocuklar, gençler, kadınlar, girişimciler, KOBİ'ler, yerel üreticiler ve patili dostlarımız için farklı alanlarda çalışmalar yürütüyoruz. Her birinde ortak hedefimiz; Hepsiburada'nın teknoloji, platform, lojistik ve erişim gücünü daha geniş bir faydaya dönüştürmek için kullanmak' diye konuştu.</p>

<p>'GELECEĞE YAPILAN EN ANLAMLI YATIRIMLARDAN BİRİ'</p>

<p>Hepsiburada tarafından 2022 yılında başlatılan 'Bir Gülüş Yeter' projesiyle çocukların her alanda gelişimini desteklediklerini belirten Tanır, 'Çocukların eğitime, oyuna, bilime, teknolojiye ve bugün burada olduğu gibi sanata erişimini desteklemeyi, geleceğe yapılan en anlamlı yatırımlardan biri olarak görüyoruz. 7. Mardin Bienali Çocuk Atölyeleri'ne verdiğimiz destek de bu anlayışımızın önemli bir uzantısı. Bu atölyelerde çocuklar Mardin'in sokaklarından ve bienalin düşünsel çerçevesinden yola çıkarak kendi anlatılarını kuracaklar. Mardin Bienali'nin bir parçası olmaktan ve çocukların sanatla buluşacağı bu özel alanı desteklemekten büyük memnuniyet duyuyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'ÇOCUKLAR SANATIN PARÇASI OLDU'</p>

<p>Mardin Bienali Çocuk Atölyeleri Koordinatörü Ezgi Tek ise 'Bizler Mardin Bienali ekibi olarak çocuk atölyelerine her dönemde çok değer veriyor ve önemsiyoruz. Edebiyat, sanat, kültürel miras, hikaye anlatıcılığı gibi çok kapsamlı bir programı oluşturuyor ve onlarla birlikte paylaşıyor, gerçekleştiriyoruz. Neticede çocuklar bienalin sadece seyircisi değil; aynı zamanda bienalin dahilinde, kendini ona ait hissederek bir çalışmada bulunması, yer alması ve böyle bir imkan oluşturulması çok kıymetli. Geleceğin üreten, yorumlayan bir neslini böyle kıymetli bir programla yetiştirmek bizim için önemlidir. Çocuklar bugün birer Bienal sanatçısıydı. Onlar Bienal nedir, Bienal sanatçısı veya sanatçı nedir; bunu öğrendiler. Hayata kendi şehrinde, kendi sokaklarında da uygulayabileceklerini, sanatın çok uzak olmadığını, oldukları her alanda bunu gerçekleştirebileceklerini deneyimlediler. Öncelikle çok renklendiler, çok mutlu ayrıldılar. Eminim artık bugünden sonra sanata başka bir gözle bakacaklar. Kendi hayal güçlerini o yönde kullanmakla ilgili bir kapı açtığımızı düşünüyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Atölye çalışmasına katılan çocuklardan Amir Ensar Aşar, resim yaparak eğlenceli zaman geçirdiğini ifade etti. Etkinliğe katılan çocuklardan Alin Filiz ise etkinlikte emeği geçenlere teşekkür ederek, şöyle konuştu:</p>

<p>'Bugün burada bienali öğrendik, tablolara baktık, bir de hediye olarak şapka ve önlük verdiler. Görsellere baktık, kumaşları boyadık, kestik ve sanat eserleri yaptık. Bienal; sanatçıların bir araya geldiği, toplandığı ve birlikte yaptığı şeylerdir. Bugün bizde aynısı yaptık, çok güzel geçti. Hediyeler çok güzeldi, bize bu imkanı sağlayan herkese teşekkür ediyoruz.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/hepsiburada-7inci-mardin-bienalinde-cocuklari-ve-gencleri-sanatla-bulusturuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/hepsiburada-7inci-mardin-bienalinde-cocuklari-ve-gencleri-sanatla-bulusturuyor.jpg" type="image/jpeg" length="28520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Uluslararası Ninni Festivali'nde Anneler Günü'ne özel ezgiler seslendirildi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/uluslararasi-ninni-festivalinde-anneler-gunune-ozel-ezgiler-seslendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/uluslararasi-ninni-festivalinde-anneler-gunune-ozel-ezgiler-seslendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Esenler Belediyesi tarafından bu yıl 6'ncısı düzenlenen 'Uluslararası Ninni Festivali', Anneler Günü'ne özel programla gerçekleştirildi. 'Bir Dünya Ninni Esenler'de' temasıyla düzenlenen festivalde 7 farklı ülkeden sanatçılar kendi kültürlerine ait ninnileri seslendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz Millet Bahçesi etkinlik alanında düzenlenen festivale AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, ilçe başkanları, aileler ve çocuklar katıldı. Festival kapsamında Azerbaycan, Bulgaristan, Kazakistan, Kırgızistan, Suriye ve Türkmenistan'dan gelen sanatçılar sahne aldı. Etkinlikte ayrıca ESEV Çocuk Korosu da Anneler Günü'ne özel hazırladığı repertuvarla sahne aldı.</p>

<p>'BİR ÇOCUK İLK TERBİYESİNİ AİLEDEN ALIR'</p>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, 'Bizim için eğitim yalnızca akademik başarı değildir. Eğitim aynı zamanda bir şahsiyet inşasıdır; vicdanlı, merhametli, köklerine bağlı nesiller yetiştirme meselesidir. Biz biliyoruz ki bu şahsiyet inşasının ilk başladığı yer okul sıraları değil, aile yuvasıdır. Bir çocuk ilk terbiyesini annesinin dizinin dibinde alır. İlk merhameti onun bakışında görür. İlk adaleti annesinin sözünde duyar, ilk vicdanı annesinin duasında hisseder. Her çocuk bir dünyadır ve o dünyanın güneşi annelerdir. Aile, bir çocuğun hayata gözlerini açtığı ilk mekteptir. Bunu hiçbir zaman unutmayalım. Aile mektebinde evlatlarımıza verdiğimiz değerler inşasını hiçbir okulda veremeyiz. Onun için Maarif Modeli'yle okullarda gençlerimize değerlerimizi nakşetmek üzere bir model ortaya koyduk. Ama aile kurumumuzda da bu değerleri yeniden evlatlarımıza vermek için annelerimizin bilincini hep birlikte artırmak zorundayız' dedi.</p>

<p>'NİNNİLER MEDENİYET DEĞERLERİMİZİN TAŞIYICISIDIR'</p>

<p>Kaya, 'Gerçek şu ki hiçbir eğitim, bir çocuğun annesinin dizinin dibinde aldığı o ilk eğitim kadar çocuğu dönüştüremez. Hele ki 0-6 yaş arası, çocukların karakter inşasının gerçekleştiği dönemdir. Adalet, dürüstlük, edep, haya. İşte çocuk bunları kitaplardan değil annesinden, ailesinden öğrenir. Karakter aslında yuvalarda inşa olur. Çocuklarımızın hayatı boyunca takınacağı bütün tavırlar o ilk yuvada, annesinin dizinin dibinde, annesinin şefkatli elleriyle yoğrulur. Bugün burada bir Ninni Festivali'ndeyiz. Az önce çok güzel ninniler dinledik. Sayın Başkanımızın çağrısıyla biz de destek olacağız ve inşallah Türkiye'deki kültürel mirasımızın çok önemli bir parçası olan ninnilerimizi hep birlikte toparlayacağız. Buradan bu projeyi de duyurmuş olalım. İnşallah sizin eşsiz projelerinizden biri olarak buna da birlikte mühür vuracağız diyorum. Çünkü biliyoruz ki ninniler gerçekten medeniyet değerlerimizin taşıyıcısıdır' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaya, 'Bugün modern eğitim teorileri çocuk gelişiminden, karakter eğitiminden, güvenli bağlanmadan söz ediyor. Bizim annelerimiz bunu yüzyıllardır aslında beşik başında ninnileriyle yapıyordu. Ninni, bir çocuğun ruhuna atılan ilk manevi tohumlardır. Çocuk annesinin sesindeki ritimle dünyaya dair ilk güven duygusunu inşa eder. Annesinin sesini duyan çocuk 'Güvendeyim' der. Bunu bütün çocuk pedagogları, psikiyatristleri ortaya koyuyor. Ve o güven üzerine çocuğun karakteri inşa edilir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Festivalde konuşan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu da 'Dünyada teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, yapay zeka ne kadar zirveye çıkarsa çıksın; hiçbir yapay zeka, hiçbir dijital oyun, hiçbir sanal medya insanın fıtratındaki değerlerin ortaya çıkması konusunda bir ninni kadar heyecan veremez. Az önce dinlemiş olduğumuz ninninin her birimizi nasıl farklı bir dünyaya götürdüğüne, nasıl hislerle buluşturduğuna, aslında yüreğimizdeki sesin ve yüreğimizdeki tınıların nasıl harekete geçtiğine hep beraber şahitlik ettik. Biz Esenler Belediyesi olarak yıllardır, bu sene altıncısını düzenlediğimiz Ninni Festivali'ni yaparken bir hikmet arıyoruz, ulaşmak istediğimiz bir sonuç var. Özellikle sanal dünyanın mahkum ettiği çocuklarımızın, sanal dünyanın kapılarını fıtratın değerlerine kapattığı bir ortamda; annelerimizin sanal dünyanın esareti altında değil, yüreklerinin özgürlüğü altında, dudaklarındaki ninnilerle, yüreklerindeki sevgiyle çocuklarının kulağına seslenmelerini istiyoruz. Gözlerine baksınlar, yüzlerine baksınlar, yüreklerinden çıkan sesleri çocuklarının kulaklarına bizzat kendileri söylesinler istiyoruz' dedi.</p>

<p>'HER MEMLEKETİMİZİN KENDİNE AİT NİNNİLERİ VAR'</p>

<p>Göksu, 'Her memleketin kendine ait ninnileri var. Biz istiyoruz ki annelerimiz bu ninnilerle çocuklarını buluştursun. Bugün insanlık modernitenin tutsağı haline gelirken, modernitenin yok etmeye çalıştığı değerlerin; aile yapımızın, çocuklarımızın, annenin, babanın, dedenin, ninenin, yani nesilden nesile aktarılan bütün o güzel değerlerin yeniden hayat bulmasını istiyoruz. O sanal dünyanın ve modernitenin hayatımızı kısıtlamaya çalıştığı bir dönemde, çocuklarımızın fıtratla buluşmasını istiyoruz. Anneler; geleneklerini unutanlar geleceklerini yok ederler. Geleneklerini ihmal edenler geleceklerini ihmal ederler. Geleneklerini yaşayamayanlar geleceklerini yaşayamazlar. Her ağaç kendi kökü üzerinde büyür, kendi kökü üzerinde dallanır budaklanır. Bunun için biz geleneğimizle, değerlerimizle, bizi biz yapan anlayışımızla var olmak zorundayız. Hangi metaforu önümüze koyarsanız koyun, bizim bir tane metaforumuz var: 'Cennet annelerin ayakları altındadır.' Bizim anlayışımız budur. 'Anne ve babanıza sakın öf bile demeyin' anlayışı bizim medeniyetimizin temelidir. Onun için çocuklarımıza değerlerimizi anlatacağız' diye konuştu.</p>

<p>'ANNE YÜREĞİNDE SEVGİ TAŞIR'</p>

<p>Göksu, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>'Anne yüreğinde sevgi taşır. Anne yüreğinde merhamet taşır. Anne yüreğinde büyük bir güç taşır. Anne yüreğinde büyük bir kahramanlık taşır. Annenin yüreğindeki kahramanlığı hiçbir silah gücüyle tarif edemezsiniz. Örnek istiyorsanız Gazze. 72 bin insanı katletti Siyonist İsrail. Bunların yarıya yakını kadın ve çocuk. Biz bugün burada çocuklarımıza ninni söyleyebiliyoruz. Ama Gazze'deki anneler, ninni söyleyecekleri çocuklarını bombaların altında şehadete uğurladılar. Katil İsrail çocukları katletti. Ama şunu unutmasınlar; o çocukların kanı yerde kalmayacak. Biz inanıyoruz ki Allah adildir. Zalimlere mühlet verir ama zulmü asla cezasız bırakmaz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/uluslararasi-ninni-festivalinde-anneler-gunune-ozel-ezgiler-seslendirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/uluslararasi-ninni-festivalinde-anneler-gunune-ozel-ezgiler-seslendirildi.jpg" type="image/jpeg" length="88373"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antik Çağ'da bağcılık ve incir yetiştiriciliği katı kurallara bağlanmış]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/antik-cagda-bagcilik-ve-incir-yetistiriciligi-kati-kurallara-baglanmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/antik-cagda-bagcilik-ve-incir-yetistiriciligi-kati-kurallara-baglanmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla Marmaris'teki Amos Antik Kenti'ne ait 2 bin 200 yıllık yazıt, antik çağda bağcılık ve incir yetiştiriciliğinin çok katı kurallara bağlandığını ortaya çıkardı. Yazıtta, her 100 drahmi kira için 800 üzüm fidanı ile 40 incir fidanı dikme yükümlülüğü yer alıyor. Araziyi maksimum kullanmayı hedefleyen Amosluların, fidanların çukurlarının derinlikleri ve aralıkları gibi tarımsal düzenlemeleri maddelere bağladığı, üzüm ve incir arasındaki alanlara da tahıl ektiği kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Onur, Muğla'nın Fethiye ilçesi Şövalye Adası'nda bulunan 2 bin 200 yıllık yazıtın, antik çağın tarım politikalarının anlaşılması açısından önem taşıdığını söyledi. Yazıtın zirai işlemler sürecini detaylı şekilde anlattığını aktaran Prof. Dr. Onur, 'Daha önce Amos kentinde benzer içerikli pek çok yazıt bulundu. Bu yazıt, çok önceden beri bilinen bir yazıt grubunun bir parçası' dedi. Yazıtta Amos kentinde ve sadece Amosluların katılabileceği bir ihaleyle dağıtılan tarım arazilerinden söz edildiğini kaydeden Prof. Dr. Onur, 'Bu tarlalara asma ve asmanın yanı sıra incir ekiyorlar. Bunlar maddelere bağlanmış bir şekilde yazıtta yer alıyor' ifadelerini kullandı. Yazıtta yer alan arazilerin bir anlamda hazine arazileri olduğunu anlatan Prof. Dr. Onur, 'Bu araziler devlet arazileri ve aynı zamanda kutsal arazi olarak da anılıyor. O dönemde bir tapınağa bağlılar, tapınaklarla devlet sistemleri çok ciddi ölçüde ayrışmış değil' dedi.</p>

<p>KİRA BEDELİNE GÖRE FİDE SAYISI</p>

<p>Bu kutsal hazine arazilerinin kira miktarının her bir 100 drahmisi için 800 civarında asma fidesi dikiminin kontratta şart koşulduğunu kaydeden Prof. Dr. Onur, 'Kontratta bu asma fidelerinin her birine de 40 tane de incir dikeceksiniz deniyor. Yani 500 drahmi verdiyseniz, 4 bin tane asma fidesi, 200 tane de incir dikilmesi gerekiyor' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TAHIL DA EKİLİYOR</p>

<p>Asma ve incirin dışında başka bir şey ekilmesine izin verilmediğinin metinde doğrudan yer almadığını anlatan Prof. Dr. Onur, şunları söyledi:</p>

<p>'Fakat metin içerisinde biz asmaların sıralarını okuyoruz. Mesela diyor ki '2 tane asmanın arasını en az şu kadar bırakacaksınız.' Eğer bu arazi yamaç arazide ise bu ölçü değişiyor. Düz arazide ise yine değişiyor. Asmaların uzaklıklarının yanı sıra, her bir asma sırasının birbirine uzaklıklarını da veriyor. O sıraların arasına da ekim alanı bırakılacak deniyor. Biz bundan şunu anlıyoruz ki sadece üzüm ve incir yok. Bunlar yetişmeye devam ederken o süreç içerisinde özellikle tahıl gibi başka türler de ekiliyor. Maksimum verimi elde edebilmek için arazinin hiçbir noktasını boş bırakmıyorlar. Yani o belirtiler, mesafeler özellikle bırakılmış. Ayrıca özellikle hangisi nereye dikilecek diye yazmıyor. Onu ancak günümüz modern bağcılık sistemine baktığımızda görebiliyoruz.'</p>

<p>ASMAYI KORUMAK İÇİN İNCİR</p>

<p>Asmaların arasına incir dikilmesinin ise önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Onur, 'Çünkü incir aslında üzümü koruyan yapıya sahip. Üzümün özel bir sineği var. İncir o sineğin üzüme yaklaşmasını engelliyor, kendi üzerine çekiyor. Böylece üzüm sağlıklı kalıyor. İnciri de yiyorlar ama incir daha çok üzümün kalitesini koruyabilmek için özellikle konulan bir meyve' diye konuştu.</p>

<p>ANTİK COĞRAFYADA TEK</p>

<p>Fethiye Şövalye Adası'nda bulunan yazıtın da dahil olduğu yazıt grubunun Anadolu'da sadece Amos'ta yer aldığına dikkati çeken Prof. Dr. Onur, şöyle devam etti:</p>

<p>'Bu yazıt grubu tek ve çok enteresan. Bu yazıtların Antik dünyada, Atina'da ya da Yunanistan'da bazı örnekleri var ama yine tam eşleşmiyor. Bu anlamda Amos'taki yazıt grubu neredeyse bütün Antik dünyada, bütün o antik coğrafyada bile ünik sayılabilecek bir yapıya sahip.'</p>

<p>DOR LEHÇESİYLE YAZILMIŞ</p>

<p>O dönemler Amos'un Rodos toprakları olduğunu belirten Prof. Dr. Onur, 'Amos, Rodos'un doğrudan doğruya kendi toprakları ve orada yaşayan bütün insanlar Rodos vatandaşı. Bu yasama sistemleri tamamen Rodos'un kendi yapısı içerisinde oluşturulmuş sistemler. O yüzden yazıtlar, Dor lehçesi dediğimiz Rodos'un kendi öz lehçesiyle yazılmış' dedi.</p>

<p>FETHİYE'DE BULUNDU</p>

<p>Yazıtın yaklaşık 2 bin 200 yıllık olduğunu anlatan Prof. Dr. Onur, 'Bu yazıt Amos'ta üretilmiş, oraya özgü bir yazıt, fakat biz bu yazıtı enteresan bir şekilde Fethiye'de bulduk' ifadelerini kullandı. Yazıtın antik dünyada uygulanan bir sistemin sonucu olarak Fethiye'de bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Onur, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Balast sistemi dediğimiz bir sistem var. Günümüzde bir gemi bir yere boş gidecekken o geminin biraz batması gerekiyor ki suyun üzerinde stabil kalabilsin. Gemilerin altında tanklar vardır ve o tanklara deniz suyunu doldururlar. Böylece geminin biraz batması sağlanır. Bu şekilde stabil bir hareket sağlar. Gemi yükü aldığı zaman da suyun boşaltılması gerekir. Çünkü geminin daha fazla batmaması gerekiyor. Antik dönemde de gemilerin tabanlarına taş, kum, çeşitli metaller koyarak yapıyorlardı. Bu taşları bir limandan alıyorlar. Hatta bu taşları da bir yerlerde getiren insanlar var, yani ticareti bile var. Bu yazıt da muhtemelen artık Amos kentinin terk edilip kullanılmadığı Orta Çağ'daki bir dönemde, belki Amos'un terkedilmesinden 1000-1200 yıl sonra bahsettiğim şekilde bir geminin tabanına konmuş, Fethiye Şövalye Adası'na getirilmiş. Gemi Şövalye Adası'nda yükü aldıktan sonra da atılmış.'</p>

<p>'İNŞALLAH MÜZEDE SERGİLEYECEĞİZ'</p>

<p>Yazıtın atıldığı Şövalye Adası'nda inşa malzemesi olarak kullanıldığını anlatan Prof. Dr. Onur, 'Biz yazıtı inşa malzemesi şeklinde kullanılmış olarak Orta Çağ'da yapılmış bir şapelin zemininde bulduk. Şu anda Fethiye Müzesi'nde korunuyor. Fethiye Müzesi yenileniyor. Açıldığında inşallah onu da güzel bir eser olarak sergileyebileceğiz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>KAZILAR 2019'DA BAŞLADI</p>

<p>Amos Antik Kenti Kazı Başkanı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer, Muğla'nın Marmaris ilçesinde, Turunç ile Kumlubük arasında yer alan ve Rodos Birliği'nin önemli şehirlerinden biri olan kentin tarihinin 3000 yıl öncesine gittiğini belirtti. Doç. Dr. Gürbüzer, milattan önce 407'de Rodos'taki üç ana kentin Rodos Devleti'ni kurduğunu ve bu ada devletinin çok kısa sürede bölgeyi egemenliği altına aldığını ifade etti. Bu egemenlik sınırları içerisine adanın karşı yakası konumundaki Bozburun Yarımadası'nın da dahil olduğunu anlatan Doç. Dr. Gürbüzer, Bozburun Yarımadası'nda 10'un üzerinde kentten birinin de Amos Antik Kenti olduğunu vurguladı. Roma dönemine kadar devam eden egemenlik süresince hem Amos hem de diğer kentlerin Rodos için bir taşeron olarak faaliyet gösterdiklerini anlatan Doç. Dr. Gürbüzer, 'Amos, Rodos için önemli tarımsal faaliyetleri hayata geçirmiş ve bu faaliyetler neticesinde de önemli bir zenginlik elde etmiş' diye konuştu.</p>

<p>İLK ARAŞTIRMA 1948'DE BAŞLADI</p>

<p>Amos'ta ilk araştırmanın 1948 yılında, G.E. Bean tarafından gerçekleştirildiğini kaydeden Doç. Dr. Gürbüzer, çok sayıda yazıt bulunduğunu belirtti. 2019 yılında Amos Antik Kenti'nde sistematik ilk kazı ve araştırma çalışmalarının başladığını ifade eden Doç. Dr. Gürbüzer, G.E. Bean'in bulduğu kira kontratları içeren yazıtların eksik parçalarının da saptandğını söyledi.</p>

<p>Amos Antik Kenti'ndeki bu kira kontratlarında antik dönem tarım faaliyetlerinin anlaşılması açısından son derece değerli bilgilerin yer aldığını anlatan Doç. Dr. Gürbüzer, şunları kaydetti:</p>

<p>'Bozburun Yarımadası son derece dağlık bir arazi. Yer yer 860 metreye ulaşan yüksekliği ve çetin arazisiyle bu bölgede konvansiyonel tarım faaliyetlerini yürütmek pek mümkün değil. Ama Amoslular bu zorlu arazide bütün yamaçları tarım teraslarıyla donatmış. Ve bu tarım terasları üzerinde tarım faaliyetlerini yürütmüşler.'</p>

<p>Bu zorlu arazide yürütülen tarım faaliyetlerinin son derece katı kurallarla sınırlandırıldığını, tarım faaliyetlerinin ana unsurlarını ise bağcılığın oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Gürbüzer, tarım faaliyetleriyle ilgili kesin kurallar konulduğunu sözlerine ekledi.</p>

<p>KURALLARA UYMAYANLARA PARA CEZASI</p>

<p>Kiraya verilen tarım arazilerinin sadece tarım faaliyetleri için kullanılabildiğini belirten Doç. Dr. Gürbüzer, bu kurallara uyulmadığı takdirde çok ağır para cezalarının hayata geçirildiğini, sözleşmelerin iptal edildiğini kaydetti. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/antik-cagda-bagcilik-ve-incir-yetistiriciligi-kati-kurallara-baglanmis</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/antik-cagda-bagcilik-ve-incir-yetistiriciligi-kati-kurallara-baglanmis.jpg" type="image/jpeg" length="45114"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
