<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Axion Haber</title>
    <link>https://www.axionhaber.com</link>
    <description>Medyanın Güçlü Sesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.axionhaber.com/rss/haberde-insan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Jul 2026 08:35:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/rss/haberde-insan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[17 yaşındaki Lara, İngiltere'deki 5 müzik okulundan kabul aldı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/17-yasindaki-lara-ingilteredeki-5-muzik-okulundan-kabul-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/17-yasindaki-lara-ingilteredeki-5-muzik-okulundan-kabul-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da halk dansçısı 17 yaşındaki Lara Mutlu (17), lise eğitiminin ardından İngiltere'de başvurduğu 5 okuldan da kabul aldı. Mutlu, 5 okul arasından University of West London'a bağlı London College of Music (LCM) bünyesindeki Müzikal Tiyatro Bölümü'nü seçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lara Mutlu, ailesinin küçük yaştan itibaren sanata olan yeteneğini fark edip, yönlendirmesiyle 3 yaşında bale eğitimi almaya başladı. 7 yaşında ise eğitim gördüğü kolejin halk dansları topluluğuna katıldı. Halk danslarında kendisini geliştiren Lara, halay, zeybek, horon gibi dansların yanında modern dansta da başarısıyla dikkat çekti. Piyano ve tiyatro eğitimi de alan ve 3 yıldır profesyonel tiyatro ekibiyle sahne alan Lara, okulun halk dansları topluluğu ile yurt içi ve yurt dışında birçok gösteriye katıldı. Yurt dışında İspanya, Estonya ve Fas'ta turnelere katılan Lara, lise eğitimini bu yıl tamamlaması ardından üniversite eğitimi için İngiltere'de 5 okula başvurdu. 5 okuldan da kabul alan Lara, University of West London'a bağlı London College of Music (LCM) bünyesindeki Müzikal Tiyatro Bölümü'nü seçti.</p>

<p>'EN BÜYÜK TUTKUM DANS'</p>

<p>Lara Mutlu, en büyük tutkusunun dans olduğunu söyleyerek, 'Dans serüvenim anne karnımdan beri devam ediyor diyebilirim. Annemler hep bana anlatır, 'Sen küçükken anne karnında bile müzik duyduğunda, her zaman kıpır kıpırdın, hareket ederdin, her zaman o ilgiyi, o alkışı bizden isterdin' derler. İlkokula başladığımda okulun dans topluluğuna katıldım. Yurt dışında İspanya'ya, Estonya'ya 2 kez de Fas'a gittim. Bunlar benim için eşsiz deneyimlerdi. Oralarda güzel arkadaşlıklar ve anılar biriktirdim. Yurt dışında ülkemizi ve okulumuzu temsil ediyor olmak da ayrı bir gururdu bizim için. Çünkü Türk kültürü insanlara çok ayrı bir hava katıyor bence. Yurtdışında herkes kültürümüze çok ilgi duyuyor' dedi.</p>

<p>'BENİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN SAHNEDE OLMAK'</p>

<p>Lara Mutlu, halk danslarının yanında aynı zamanda modern dansla da ilgilendiğini anlatarak, 'Birkaç yıl önce fark ettim ki kendi gelişimimi hem dans hem de başka sanat dalları üzerinden ilerletmek istiyorum. Çünkü benim için asıl önemli olan sahnede olmaktı. 3 yıl önce de tiyatro ile tanıştım. Tiyatro sanat dalında kendimi geliştirmek üzere yola koyuldum. Ve 3 yıldır da profesyonel bir tiyatro ekibi ile birlikte sahne alıyorum. 3 yaşındayken dansla birlikte piyanoya da başlamıştım. Piyano ve müzik aleti çalmak özellikle küçük yaştan itibaren çalmak müzik kulağını çok geliştiren bir şey olduğunu zaten biliyordum. Müzik kulağımın da gelişmesinde bunun etkili olduğuna inanıyorum' diye konuştu.</p>

<p>'ÜLKEMİ GURURLANDIRMAK İSTİYORUM'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Londra'da Müzikal Tiyatro Bölümünden kabul almanın uzun süredir hayali olduğunu söyleyen Mutlu, 'Bu yıl benim için inanılmaz duygular içerisine girdiğim bir serüven oldu. İngiltere'de 5 tane okula başvurdum. 5'inden de kabul aldım. Gelecek sene Londra'da eğitimime başlayacağım. Bir hayale tutunmak, her zaman o hayalin peşinden gitmek ve kendine güvenmek, yapabileceğine inanmak çok önemli. Kabul edildiğime dair ilk haberi aldığımda bu benim için tarif edilemez bir duygu oldu. Bundan sonraki süreçte hedefim Türkiye'yi dünyanın her yerinde temsil etmek. Bir tiyatrocu, bir sanatçı, bir dansçı olarak ülkem adına profesyonel müzikallerde yer alabilmek ve her zaman ülkemi gururlandırmak en büyük hedeflerimden birisi' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'LARA GURUR KAYNAĞIMIZ'</p>

<p>Kolejin Halk Dansları Topluluğu Genel Sanat Yönetmeni Engin Akgün ise 'Lara ile kulüp derslerinde başlayan yolculuğumuz şimdiye uzanan bir yolculuk oldu. Kendisi ile 12 yıllık bir sürecimiz oldu. Lara'nın çok güzel bir özelliği vardı. Hedefine kitlenmiş bir öğrenci gördük biz. Çok küçük yaşta olmasına rağmen sanata yatkın olduğunu görmüştük. Londra'daki okulu kazanması bizim için çok değerli. Lara'nın topluluğumuza, okulumuza ve ülkemize bir gurur kaynağı olduğunu söylemek isterim' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/17-yasindaki-lara-ingilteredeki-5-muzik-okulundan-kabul-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/17-yasindaki-lara-ingilteredeki-5-muzik-okulundan-kabul-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="96278"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Osmaniye'de 44 yıllık sınıf öğretmeni, alkışlarla emekli oldu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/osmaniyede-44-yillik-sinif-ogretmeni-alkislarla-emekli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/osmaniyede-44-yillik-sinif-ogretmeni-alkislarla-emekli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmaniye’de 44 yıllık sınıf öğretmeni Yusuf Bikir (65), emeklilik öncesi son dersine girerek meslek hayatına duygusal bir törenle veda etti. Öğrencileri ve meslektaşlarının alkışları eşliğinde okuldan uğurlanan Bikir, 'Biz burada okula veda etmiyoruz, sadece ayrılıyoruz. Yine geleceğim, yine görüşeceğiz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentte Fakıuşağı Mahallesi'ndeki Dede Korkut İlkokulu'nda görev yapan sınıf öğretmeni Yusuf Bikir, son dersine girdi. 44 yıllık eğitim hayatının ardından son kez 4'üncü sınıf öğrencilerine ders veren Bikir, ders bitiminde öğrencileri ve öğretmenlerinin alkışları eşliğinde sınıftan çıktı. Öğrenciler, uzun yıllar eğitim camiasına hizmet veren öğretmenlerinin üzerine gül yaprakları serpti. Okul koridorları ve merdivenlerinde sıralanan öğrenciler, sevgi gösterileriyle öğretmenlerini uğurlarken, duygusal anlar yaşandı. Bahçede devam eden törende, Okul Müdürü Mehmet Bereketoğlu tarafından Yusuf Bikir'e çiçek takdim edildi. Bereketoğlu, eğitim camiasına verdiği emeklerden dolayı Bikir'e teşekkür ederek emeklilik hayatında sağlık ve mutluluk diledi.</p>

<p>'BÖYLE BİR ŞEY BEKLEMİYORDUM'</p>

<p>Kendisi için hazırlanan sürpriz karşısında duygulandığını belirten Yusuf Bikir, 'Böyle bir şey beklemiyordum, benim için çok büyük bir sürpriz oldu. Her şeyin bir sonu olduğu gibi bizim eğitim hayatımız da buraya kadarmış. Bundan sonra emekli olup torunlarla vakit geçireceğiz inşallah. Bizim yerimize daha genç, daha dinamik öğretmenlerimiz gelecek. Her şeyin bir zamanı olduğu gibi bizim de zamanımız doldu. Biz burada okula veda ediyoruz demeyelim, sadece ayrılıyoruz. Ama yine geleceğim, yine görüşeceğiz. Hepiniz Allah'a emanet olun. Hepinizi çok seviyorum, hoşça kalın' diye konuştu.</p>

<p>Okul yönetimi tarafından yapılan paylaşımda ise 'Bazı insanlar sadece ders anlatmaz, iz bırakır. Bugün öğrencilerimizle birlikte değerli meslektaşımız Yusuf Bikir öğretmenimizi emekliliğe uğurladık. Yılların emeği, sayısız öğrencinin hayatında bıraktığı güzel hatıralar ve dostluğu için teşekkür ederiz. Yolunuz açık, emekliliğiniz huzur dolu olsun hocam' ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meslek hayatı boyunca binlerce öğrencinin eğitimine katkı sağlayan Yusuf Bikir, okul hoparlöründen çalınan duygusal şarkılar eşliğinde öğrencileri ve meslektaşlarının alkışlarıyla uğurlandı. 1982 yılında Sivas'ın Zara ilçesinde öğretmenlik mesleğine başlayan Yusuf Bikir, 44 yıllık eğitimcilik kariyerini Osmaniye'de tamamlayarak emekliliğe ayrıldı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/osmaniyede-44-yillik-sinif-ogretmeni-alkislarla-emekli-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/agency/dha/osmaniyede-44-yillik-sinif-ogretmeni-alkislarla-emekli-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="20621"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[52 yıldır zamana 'ayar' veriyor, teknolojiye direniyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/52-yildir-zamana-ayar-veriyor-teknolojiye-direniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/52-yildir-zamana-ayar-veriyor-teknolojiye-direniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas’ın Şarkışla ilçesinde 52 yıldır saat tamiriyle uğraşan Erol Orta (70), teknolojik gelişmelere rağmen mesleğini yaşatmaya devam ediyor. Özellikle cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla saat tamirciliğinin eski önemini yitirdiğini belirten Orta, 'Cep telefonları çıktıktan sonra bu işler neredeyse bitti. İnsanlar artık saate eskisi kadar ihtiyaç duymuyor. Ama ben hala kol saati, cep saati gibi kurmalı saatleri tamir ediyorum' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlçe merkezinde yaşayan 2 çocuk babası Erol Orta, saat tamirciliğini İstanbul'da öğrendi. Askerliğini yaptıktan sonra memleketi Şarkışla'da bir saat dükkanı açtı. İlçede 52 yıldır bu alanda hizmet veren Erol Orta, her sabah erken saatlerde iş yerinin kapısını açıyor. Orta, kendisine gelen saatlerin tamirini ise akşam saat 5'e kadar yapıp, teslim ediyor. Arızalı kol saatleri başta olmak üzere duvar, masa, kurmalı ve çeşitli mekanik saatlerin bakım ve onarımını gerçekleştiriyor. Mesleğe genç yaşlarda başladığını belirten Erol Orta, saat tamirciliğinin geçmişte çok daha fazla ilgi gördüğünü söyledi. Teknolojinin kendi mesleğinin de olumsuz yönde etkilediğini söyleyen Orta, özellikle cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla insanların saat kullanma alışkanlıklarının değiştiğini dile getirdi.</p>

<p>'ŞU ANDA BİR HOBİ GİBİ YAPIYORUM'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saat tamiri ustalığında kendisinden sonra yetişen kimsenin olmadığını söyleyen Erol Orta, 'İlkokulu bitirdikten sonra İstanbul'a gittim. Orada saat tamirciliğinde bir süre çıraklık yaptım. Daha sonra ise askere gittim. Askerden gelince memleketime bu dükkanı açtım. Şu anda bir hobi gibi yapıyorum. Cep telefonları çıktıktan sonra bu işler neredeyse bitti. İnsanlar artık saate eskisi kadar ihtiyaç duymuyor. Ama ben hala kol saati, cep saati gibi kurmalı saatleri tamir ediyorum. Şu anda benden başka bu işi yapan yok. Son ustalardan biriyim. Bazıları kol saatlerini süs olarak takıyor. Çalışmasa bile bana gelip 'kordonunu yap' diyorlar. Ben de yapıyorum. Bu mesleği gençlerden kimse gelip yapmak istemiyor' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/52-yildir-zamana-ayar-veriyor-teknolojiye-direniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/agency/dha/52-yildir-zamana-ayar-veriyor-teknolojiye-direniyor.jpg" type="image/jpeg" length="35665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Engel tanımayan öğretmen, bağlamayla öğrencilerine ilham oluyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/engel-tanimayan-ogretmen-baglamayla-ogrencilerine-ilham-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/engel-tanimayan-ogretmen-baglamayla-ogrencilerine-ilham-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de Hayrettin Duran Anadolu Lisesi'nde görev yapan, doğuştan yüzde 10 görme engelli olan Almanca öğretmeni Erdal Kılınç (52), gönüllü bağlama dersleri vererek öğrencilerini sanatla buluşturuyor. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından kabul edilen 'Halk Ozanları ve Günümüzdeki Yeri' projesiyle gençlere kültürel mirası tanıtmayı hedeflediğini belirten Kılınç, bağlamanın gönülleri birleştirdiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayrettin Duran Anadolu Lisesi'nde görev yapan Almanca öğretmeni Erdal Kılınç (52), yüzde 10 görme engelli olmasına rağmen öğrencilerine ilham oluyor. Almanca derslerinin yanı sıra gönüllü olarak bağlama eğitimi veren Kılınç, en büyük hayallerinden birinin bir enstrüman çalmak olduğunu, bu hayalini 30 yaşında bağlama öğrenerek gerçekleştirdiğini söyledi. Kılınç, ders saatleri dışında öğrencilerine bağlama çalmayı öğretiyor. Bu çalışmasını TÜBİTAK projesine dönüştüren Kılınç, öğrencileriyle birlikte proje çalışmalarına başladıklarını ifade etti.</p>

<p>'GÖNÜLLÜ BAĞLAMA EĞİTİMİ VERİYORUM'</p>

<p>Projenin hem halk kültürünün yaşatılmasına hem de gençlerin sanata yönlendirilmesine katkı sunmasını hedeflediklerini söyleyen Kılınç, 'Çok az görerek hayatımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Ama insan yaşamında sadece bir gözün gördüğü değil de gönlünün neleri kapsadığı ve neleri alabileceğinin ne kadar önemli olduğunu öğreniyormuş. Öğretmenlik dışında 2005 yılında kısa sap bağlamayı öğrendim. Allah daha ne kadar nasip ederse, bu yolculuğa devam etmek istiyorum. Almanca dersleri dışında çocuklara neleri katabilirim, ne öğretebilirim diye düşündüm ve bu yıl itibarıyla çocuklara gönüllü olarak bağlama eğitimi veriyorum' dedi.</p>

<p>'AŞIK VEYSEL'İ ÜSTAT OLARAK KENDİME ÖRNEK ALIYORUM'</p>

<p>TÜBİTAK projesi olarak kabul edilmesinin kendisini çok mutlu ettiğini söyleyen Kılınç, 'Şimdi çocuklarla gönüllü olarak hem kültürü tanımaya çalışıyoruz hem de bağlama çalışıyoruz. İnsan ne kadar başarılı olursa olsun, ruhu rahat değilse hayattan pek anlam çıkaramaz. Bu rahatsızlığı ise sanatta, müzikte, resimde ya da herhangi bir tanesiyle ekarte edebilir. Aşık Veysel'i üstat olarak kendime örnek alıyorum. Öğrencilerimizle bir yola çıktık, onlar çok genç, çok daha güzel yapacaklar. Burada şimdi hem öğrenci-öğretmen ilişkisi hem de usta-çırak ilişkisi yürütmeye çalışarak kültürümüze dönüyoruz' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'GERÇEKTEN BİR İŞİ İSTİYORSANIZ ÖĞRENEBİLİYORSUNUZ'</p>

<p>'Bağlama adı üstünde; gönülleri bağlamak, sevmek, saygı duymak, merhametli olmak, vicdanlı olmak demek' diyen Kılınç, 'Bizi biz yapan değerleri yaşarken göstermek. Ben de bunu göstermeye çalışıyorum. Almanca derslerine girdiğimde ilk baktığım, karşıdaki öğrencinin davranış ve tutumudur. Çünkü bu davranışlar kendilerine ömür boyu lazım olacak. Ben görme engelli olduğum için bağlamaya başladığımda ustam bana notaları gösteriyordu. Nota eğildiğim zaman bağlamayı göremiyorum. Bağlamaya bakınca notaları göremiyorum. İlk 3-4 ay bunun uyumuyla geçti. Sabırlı olursanız, gerçekten o işi istiyorsanız öğrenebiliyorsunuz' dedi.</p>

<p>'EN UFAK ŞEYDE MUTLU OLAN BİRİ'</p>

<p>Aynı okulda görev yapan müzik öğretmeni Onur Özbay da 'Erdal Hoca çok gönlü bol ve öğrencilerine yol göstermek için özverili ve insancıl bir insan. Aşıklık kültüründen beslendiği için o kültürün değerlerini üzerinde taşıyor. Herkesin sevgisini, saygısını kazanan biri. Hayata bağlı ve en ufak şeyde mutlu olan biri. Verdiği bağlama dersleri ile benim dersime de çok büyük katkı sağlıyor. Birlikte program yapıyoruz. Öğrencilere de bağlamayı sevdiriyor ve katkı sunuyor' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/engel-tanimayan-ogretmen-baglamayla-ogrencilerine-ilham-oluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/i-m-g-5397.jpeg" type="image/jpeg" length="41600"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[60'ında sağlık için pedal çeviriyorlar]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/60inda-saglik-icin-pedal-ceviriyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/60inda-saglik-icin-pedal-ceviriyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri’de 50 yıldır bisiklet süren Ali Kemal Çelebi (67) ile 13 yıl önce emekli olduktan sonra aktif olarak bisiklet sürmeye başlayıp yarışmalara ve çeşitli festivallere katılan Halil Gürbüz (63), pedal çevirmeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ali Kemal Çelebi, 'Yaşımı oldukça genç kabul ediyorum ve ciddi anlamda da söylüyorum. Bisiklet sürmek psikoloğa gitmekten daha güzel bir tedavi' dedi. Halil Gürbüz ise, 'Emekli olduktan sonra hasbelkader çocukluk aşkımız bisikletle tanıştık. Bir daha da bırakamadık. Ali Kemal ağabeyin yaşı itibariyle tecrübesinden de yararlanıyoruz' diye konuştu.</p>

<p>Kayseri'de yaşayan Ali Kemal Çelebi'nin hayatına bisiklet, yaklaşık 50 yıl önce girdi. İşinden evine ve çeşitli yerlere ulaşım aracı olarak çoğu zaman bisikleti kullanan Çelebi, 20 yıl önce pedal çevirmeyi spor olarak yaparak, çeşitli turlara katıldı. 13 yıl önce emekli olan Halil Gürbüz ise, çocukluk aşkı olan bisikletle yeniden tanıştı. 50 yaşında bisiklete başlayan Gürbüz, aktif sporcu olarak kullandığı bisikletle ulusal yarışmalara katılarak birçok derece elde etti. 60'lı yaşlarına rağmen, günde kilometrelerce pedal çeviren iki arkadaş, bisiklet sürmeyi herkese tavsiye ediyor.</p>

<p>'TERAPİ BAZINDA GÖRDÜĞÜM İÇİN BİSİKLETE YÖNELDİM'</p>

<p>Yaşadığı süreci anlatan Ali Kemal Çelebi, 'Uzun süredir de arkadaşımla birlikte bisiklet gezintilerine çıkıyoruz. Bisiklet aşkı, biliyorsunuz çocukluk yaşlarında başlar. İlerleyen yaşlarda biraz düşer onun seviyesi, araçlara gelir. Ancak emekli olduktan sonra çok ciddi anlamda bireysel ve terapi bazında gördüğüm için bisiklete daha fazla yöneldim. Yaklaşık 25 yılı geçti emekliliğim ve emekliliğimin en az 20 yılını spora yakın olarak bisiklet sürmeye başladım, aktif bisiklet gruplarıyla da daha fazla birlikteliğimiz oldu. Kısmen spora yakın hareket ediyorum. Bu dönemde ikametime gidip gelirken veya şehirde herhangi bir yerlere gidip gelirken araçların bizi yok saymaları hususundaki rahatsızlıklarımız var' diye konuştu.</p>

<p>'DOĞAYLA İÇ İÇESİN, KENDİNLE BARIŞIYORSUN'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bisikletçiler ile birlikte başlattıkları Van Gölü'ne yönelik kampanyaya değinen Çelebi, 'Van Gölü, Türkiye'mizin iç denizi, diyebilirim. Burayı da bazı kişiler veyahut da kurumlar kendi çıkarları adına veyahut da bilinçsiz kullanımları adına kirletmekteler. Özellikle Van Gölü'nde bulunan İnci Kefali koruma altına alınıyor. Endemik su ürünlerinden bir tanesi. O yüzden biz şu anda topluca Türkiye'nin pek çok yerindeki arkadaşlarımızla birlikte 'Van Gölü kirlenmesin, yeşil kalsın' kampanyasında hep beraberiz. Bunu da duyurabildiğimiz her platformda devam etmek istiyoruz. Yaşımı oldukça genç kabul ediyorum ve ciddi anlamda da söylüyorum. Bisiklet sürmek psikoloğa gitmekten daha güzel bir tedavi. Doğayla iç içesin, kendinle barışıyorsun, giderken denge unsurlarını ön planda tutacak şekilde hareket etmeye çalışıyorsun. O ara bütün sıkıntıları denge ile birlikte ölçüyorsun. İndikten sonra bir bakıyorsun ki bisiklete binerken olan psikolojik sıkıntılarının büyük bir bölümü terapi ile tamamlanmış' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'50 YAŞINDA BAŞLADIM'</p>

<p>Halil Gürbüz ise, 'Emekli olalı yaklaşık 13 sene oldu. Emekli olduktan sonra hasbelkader çocukluk aşkımız bisikletle tanıştık. Bir daha da bırakamadık. Bisiklet gerçekten güzel bir olay. 50 yaşında başladım. Ama bir başladık, iyi başladık. Uzun turculuk yaptık, festivallere gittik. Mesela Hatay'da denize en yakın yoldan Of'a kadar bitirdim. Yarışlara girdim. 3 senedir yarışıyorum. Bisiklet, gerçekten bir tutku. Bilimsel açıklaması da var. Şöyle ki bisiklet sürüldüğü zaman, vücudun ürettiği 4 tane hormonu üreten tek spor dalı. Tavsiye ediyorum. Sıkıntı ve sorununuz varsa binin. Her şeyi unutuyorsun' dedi.</p>

<p>'BU İŞİN GENÇLİKLE ALAKASI YOK'</p>

<p>Bisikletin sosyalleşme aracı olduğunu aktaran Gürbüz, 'Sürüyorsun ve yeni insanlarla tanışıyorsun. Türkiye çapında organize olan yerler var. Gittiğinde seni karşılıyorlar. Sen onları karşılıyorsun. Misafir ediyorlar. Müthiş bir çevre de ediniyorsun bu konuda. Kayseri'de de öyle. Hiç tanımadığımız insanlarla beraber sürüyoruz. Sosyalleşiyoruz. İnsan ilişkilerini de çok ötelere götürebiliyor. Ali Kemal ağabeyin yaşı itibariyle tecrübesinden de yararlanıyoruz. Her işte olduğu gibi seni anlayacak, senin muhabbetini anlayacak, mutu olabileceğin kişilerle yapmak istersin. Ben onunla bisiklet sürmeyi seviyorum. Ara sıra kızdırıyorum. O kadar oluyor. Bu işin gençlikle alakası yok. Ben kendime zaman ayırabilirmişim. Kendilerine zaman ayırsınlar' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/60inda-saglik-icin-pedal-ceviriyorlar</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/06/agency/dha/60inda-saglik-icin-pedal-ceviriyorlar.jpg" type="image/jpeg" length="10123"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[65 yaşında üniversiteden mezuniyet sevinci yaşadı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/65-yasinda-universiteden-mezuniyet-sevinci-yasadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/65-yasinda-universiteden-mezuniyet-sevinci-yasadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar’da emekli memur Şerife Yeşilyurt (65), hayali olan üniversite eğitimini Çay Meslek Yüksekokulu'nda tamamladı. Mezuniyet töreninde sınıf arkadaşlarıyla kep atarak diplomasını alan Yeşilyurt'u, 2 oğlu kutladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çay'da oturan Şerife Yeşilyurt, lise mezuniyetinin ardından İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde memur olarak görev yaptığını söyledi. Daha sonra evlenip öğretmen ve eczacı 2 erkek çocuk yetiştiren Yeşilyurt, 8 yıl önce eşinin hayatını kaybettiğini söyledi. Üniversite eğitimi alma hayalini gerçekleştirmek için önce 2 yıl sınava girdiğini kaydeden Yeşilyurt, Çay MYO Kimya Teknoloji Bölümü'nü kazanarak mezun olduğunu ve diplomasını almanın gururunu yaşadığını belirtti. Yeşilyurt, 'Diplomamı çerçeveleterek evimin en güzel yerine asacağım. Çok mutluyum. Muradıma erdim. Artık ben de üniversite mezunuyum' dedi. Çay MYO Müdürü Doç. Dr. Mustafa Yalçın, mezun olan öğrencisini tebrik etti. Mezuniyet töreninde sınıf arkadaşlarıyla kep atan Yeşilyurt, kortej yürüyüşüne de katıldı. Yeşilyurt ayrı 2 oğlu tebrik edip, kutladı. (DHA)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/65-yasinda-universiteden-mezuniyet-sevinci-yasadi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/65-yasinda-universiteden-mezuniyet-sevinci-yasadi.jpg" type="image/jpeg" length="45095"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şarkıcı İbrahim Erkal'a klipli anma]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/sarkici-ibrahim-erkala-klipli-anma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/sarkici-ibrahim-erkala-klipli-anma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şarkıcı, söz yazarı, besteci ve oyuncu İbrahim Erkal, vefatının 9'uncu yıl dönümünde doğup büyüdüğü Erzurum'un Narman ilçesinde öğrencilerin hazırladığı kliple anıldı. 200 öğrenci bedenleriyle okul bahçesine 'Canısı' yazdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'daki evinin otoparkında beyin kanaması geçiren ve tedavi gördüğü hastanede 11 Mayıs 2017'de hayatını kaybeden İbrahim Erkal'ı anmak için Narman İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, özel bir video klip hazırladı. Yaklaşık 200 öğrencinin katkısıyla hazırlanan klipte, Erkal'ın hafızalara kazınan eserlerine ve hayatından anlamlı kesitlere yer verildi. Yaklaşık 200 öğrenci klip sonunda bedenleriyle Erkal'ın unutulmayan şarkısı 'Canısı'yı yazdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Narman İlçe Milli Eğitim Müdürü Engin Tan, merhum sanatçının hatırasını yaşatmanın kendileri için anlamlı bir sorumluluk olduğunu belirterek, hazırlanan çalışmayla İbrahim Erkal'ın genç nesillere tanıtılmasının amaçlandığını ifade etti. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, YEREL</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/sarkici-ibrahim-erkala-klipli-anma</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/sarkici-ibrahim-erkala-klipli-anma.jpg" type="image/jpeg" length="33681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hani anne, 50 yıldır engelli 4 çocuğuna bakıyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/hani-anne-50-yildir-engelli-4-cocuguna-bakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/hani-anne-50-yildir-engelli-4-cocuguna-bakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli’de yaşayan Hani Uğurlu (68), yaptığı akraba evliliğinden dünyaya gelen 2'si kız 4 çocuğuna bakıyor. Yaşamını çocuklarına adayan Uğurlu, 'Çocuklarımın hepsi engelli, ikisi hiçbir şekilde konuşamıyor. Elini yüzünü yıkayamıyor, üstünü giyemiyor, yemek yiyemiyorlar. Tüm ihtiyaçlarını tam 50 yıldır ben karşılıyorum. Ben bir anneyim. Annelik zor, fedakarlık gerektirir. Ben sağ olduğum sürece onlara bakacağım' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hani Uğurlu, 1975 yılında babasının zorlamasıyla kuzeni Ahmet Uğurlu ile evlendi. Akraba evliliği yapan çiftin 5 çocuğundan 4'ü doğuştan zihinsel engelli olarak dünyaya geldi. Merkeze bağlı Cumhuriyet Mahallesi'nde yaşayan Uğurlu, çocukları Nuray (50), İlhan (48), Semra (46) ve Hasan'a (36) büyük bir sabır ve sevgiyle bakıyor. Sabahın erken saatlerinde çocuklarının bakımına başlayan Uğurlu, onların elini yüzünü yıkıyor, kıyafetlerini giydiriyor, kahvaltılarını hazırlayıp elleriyle yediriyor. Ardından tespih sevdiği belirtilen Hasan ve İlhan'a tespihlerini veriyor. Nuray ile Semra'nın saçlarını tarayıp örüyor. Televizyonda ise sevdikleri müzik kanallarını açıyor. Öğlen ve akşam yemeklerini de hazırlayan Hani Uğurlu, çocuklarının banyosundan tıraşına, temizliğinden uyku düzenine kadar tüm ihtiyaçlarıyla tek tek ilgileniyor. Gece de çocuklarının yanında belli aralıklarla uyuyan Hani Uğurlu, yıllardır aynı sevgi ve sabırla evlatlarının başından ayrılmıyor.</p>

<p>'ANNELİK KUTSALDIR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hani Uğurlu, anneliğin fedakarlık gerektirdiğini ve kutsal olduğunu belirterek, 'Büyüğü 50 yaşında ben de 68 yaşındayım. O zaman köydeydik hepsi köyde doğdu. Akraba evliliği yaptık, babam zorla evlendirdi. O dönem öyleydi. Bunlar sabah kalkınca işte yataklarını kaldırıyorum, elli yüzünü yıkatıyorum. Onları kahvaltıda hazırlıyorum, babası da yardım ediyor tabii. Sonra öğle yemeği hazırlıyorum. Daha sonra da akşam yemeği hazırlayıp yediriyorum ellerimle. İlhan hiç kendine bakamıyor. Yorganını bile örtemiyor yani gece. Kaşık tutamıyor, bardak tutamıyor. Tespihlerle öyle oynuyor. Arzu da öyle hiç kendine bakamıyor, konuşamıyor. Çocuklar kıyafetlerini bile giyemiyorlar, ayakkabılarını ters giyiyorlar. Yani çok zordur, bir tane değil 4 tane. Çok zor bir durum. İçinde olan bilir ancak. Bebeklikten beri aynı şekilde bakıyorum. Bunların banyosu, yemeği, içmesi, giymesi, tıraşları, her şeyini ben yapıyorum. Bugün Anneler Günü'dür, herkesin Anneler Günü kutlu olsun. Yani evlattır, ben bunlara bakmak zorundayım. Tam 50 yıldır kolay bir şey değil. Çocuklarıma da sağ olduğum müddetçe bakacağım. Hiç kimsenin eline vermeyeceğim. Bana diyorlar bakımevine götür ver. Ben yavrularımı hiçbir yere vermem sağ olduğum müddetçe. Onlara ben bakacağım. Ben bir anneyim annelik zor ve fedakarlık gerektirir. Annelik kutsaldır, çocuklarıma gözüm gibi bakacağım' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/hani-anne-50-yildir-engelli-4-cocuguna-bakiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/hani-anne-50-yildir-engelli-4-cocuguna-bakiyor.jpg" type="image/jpeg" length="78964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[12 yaşındaki Poyraz Efe için ailesinden yardım çağrısı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/12-yasindaki-poyraz-efe-icin-ailesinden-yardim-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/12-yasindaki-poyraz-efe-icin-ailesinden-yardim-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorum’da yaşayan Seyit ve Şükriye Akbaş çiftinin oğulları Poyraz Efe Akbaş (12), doğuştan gelen sağlık sorunlarıyla yaşam mücadelesi veriyor. Spina bifida (ayrık omurga) hastalığı nedeniyle bugüne kadar birçok tedavi gören, 3 ameliyat geçiren ve şimdi de böbrek yetmezliği riskiyle karşı karşıya kalan Poyraz için ailesi, yetkililerden ve hayırseverlerden destek bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orman işçisi olarak günübirlik yevmiyeyle çalışan Seyit Akbaş ile ev hanımı Şükriye Akbaş, 3 çocuklarına bakarken en büyük mücadeleyi hasta çocukları Poyraz için verdiklerini belirtiyor. Doğuştan spina bifida hastası olan Poyraz Efe Akbaş, halk arasında 'ayrık omurga' olarak bilinen rahatsızlık nedeniyle sinir sistemi ve idrar yollarıyla ilgili ciddi sağlık sorunları yaşıyor. Maddi imkansızlıklar nedeniyle tedavilerin yarım kaldığını anlatan aile, yetkililerden ve hayırsever vatandaşlardan yardım talep ediyor.</p>

<p>Poyraz'ın annesi Şükriye Akbaş, oğlunun durumunu anlatarak, 'Poyraz Efe, doğuştan spina bifida hastası. Şu ana kadar 3 ameliyat geçirdi. İlk ameliyatında mesane ve safra ile ilgili operasyon yapıldı. Daha sonra Ankara'ya hastaneye götürdüğümüzde bu kez de böbrek yetmezliği tanısı kondu. İki böbreği yüzde 66 ve yüzde 36 oranında çalışıyor. Şimdi ise maddi imkansızlıklardan dolayı son durumunun ne olduğunu bile bilmiyoruz. Uzun bir süredir hastaneye götüremiyoruz' dedi.</p>

<p>'ÇOCUĞUMUN SAĞLIĞINA KAVUŞMASINI İSTİYORUM'</p>

<p>Çocuğunun geceleri ağrı ve sancıdan uyuyamadığını, bugüne kadar az da olsa maddi destek ve bez yardımıyla evde bakım yapıldığını söyleyen Akbaş, 'Tek ricam çocuğumun sağlığına kavuşması. Bana yardımcı olsunlar. Çocuğumu göz göre göre ölüme sürükleyip kefene sarmak istemiyorum. Çocuğumun bezini bile alamaz duruma geldim. Çubuk sondasını bile alamıyorum. Onu alamadığım için idrar kesesini boşaltamıyor ve bu da böbreklerinde genişlemeye neden oluyor. Böbreğine daha büyük zarar veriyor' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Seyit Akbaş ise günübirlik işlerde çalıştığını ve oğlunun tedavisini sürdürmekte zorlandığını ifade ederek, 'Ben orman işçisi olarak çalışıyorum. İş olursa gidiyorum. Oğlum Poyraz Efe'yi hastaneye götürdük, kış boyunca tedavisi için uğraştım ama maddi imkansızlıklar nedeniyle hiçbir tedavisini tam yaptıramadım. Tedavisini yarım bırakmak zorunda kaldık' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/12-yasindaki-poyraz-efe-icin-ailesinden-yardim-cagrisi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/12-yasindaki-poyraz-efe-icin-ailesinden-yardim-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="90614"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Engelleri kalemiyle yıktı; okula gitmeden 3 roman yazdı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/engelleri-kalemiyle-yikti-okula-gitmeden-3-roman-yazdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/engelleri-kalemiyle-yikti-okula-gitmeden-3-roman-yazdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize’de doğuştan serebral palsi (beyin felci) hastası Ercan Mehmet Aksüt (36), sağlık sorunları nedeniyle hiç okula gidememesine rağmen 14 yaşında internetten izlediği görüntülerle tek başına harfleri çözdü. İlerleyen yıllarda halk eğitim merkezindeki öğretmeni ve ailesinin desteğiyle de okuma yazmayı öğrenen Aksüt, 5 yılda 3 roman kaleme aldı. Romanları, kitap fuarında okuyucuların ilgi odağı olan Aksüt, 'Engelli olmasaydım belki de hiçbir zaman yazar olamazdım. Bu engel benim en büyük motivasy]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğuştan serebral palsi hastalığı ile bedensel engeli nedeniyle konuşma ve yürümede zorluk çeken Ercan Mehmet Aksüt, yaşıtları okul sıralarındayken okuma yazma azminden vazgeçmedi. Aksüt, kendi çabasıyla 14 yaşına geldiğinde kimseden destek almadan televizyonun yanı sıra internetten izlediği derslerle harfleri çözmeyi başardı. Aksüt, ilerleyen yıllarda ailesinin de desteğiyle okuma yazmayı öğrendi. Okuma yazmayı öğrendikten sonra içindeki yazma tutkusunu keşfeden Aksüt, halk eğitim merkezinde aldığı yazarlık eğitimi sonrası 5 yılda 'Umutsuz Ruhlar Mezarlığı', 'Sandıktaki Sır' ve 'Mor Cennet' adlı romanları kaleme aldı. Konuşma ve yürümekte güçlük çeken Aksüt'ün, engelli bireylerin yaşadığı dramların yanında şiddet olaylarını konu aldığı kitaplarında 2'si, Rize Kitap Fuarı'nda okuyucularla buluşurken, bir kitap ise evinde basım aşamasına geldi. Aksüt'ün romanları, okurların beğenisi topladı.</p>

<p>'ENGELİM, YAZARLIK YOLCULUĞUMDAKİ MOTİVASYONUM'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yazarlık serüvenini anlatan Ercan Mehmet Aksüt, bedensel engelinin kendisi için bir engel değil, bir çıkış noktası olduğunu söyleyerek, 'Doğuştan serebral palsi hastasıyım; bu durum hem yürümemde hem de konuşmamda bazı zorluklara yol açıyor. Ancak bedensel engelim, aslında yazarlık yolculuğumdaki en büyük motivasyon kaynağım oldu. Öyle ki, engelli olmasaydım belki de hiçbir zaman yazar olamazdım. Okuma yazmayı öğrendiğim günden beri romanların dünyasındayım. Bir gün 'Ben neden yazmayayım?' diyerek yola çıktım ve 5 yıl önce ilk kitabımı kaleme aldım' dedi.</p>

<p>HEDEFİ POLİSİYE ROMAN YAZMAK</p>

<p>Bugüne kadar 3 kitap yayımladığını ifade eden Aksüt, 'Son kitabımda, haberlerde sıkça rastladığımız bakımevlerinde şiddete maruz kalan engelli bireylerin hayat hikayelerini ve yayıncılık dünyasında yaşanan sorunları kurgusal bir dille ele aldım. Yazmayı çok seviyorum ve üretmeye devam edeceğim. En büyük hedefim ise kalemimi polisiye türünde denemek ve nitelikli bir polisiye roman yazmak' diye konuştu.</p>

<p>'ONUN BU GAYRETİNİ GÖRMEKTEN GURUR DUYUYORUM'</p>

<p>Öğretmen Cengiz Azman, Ercan'ın gayretinden gurur duyduğunu söyleyerek 'Ercan'la 4 yıldır tanışıyorum. Hikayesini öğrendiğimde gayretine hayran kaldım. Bir eğitimci olarak çok mutlu oldum. Ercan 14 yaşında kendi imkanlarıyla yazmayı öğreniyor. Yazmayı öğrenmekle kalmıyor, aynı zamandan bir kitap yazma hayaliyle yola çıkıyor. Ercan'ın şu anda yayınlamış olan 3 kitabı var. Bir eğitimci olarak Ercan'ın hiç okula gitmeden yazmayı öğrenmesi beni çok mutlu ediyor. Onun bu gayretini görmekten gurur duyuyorum' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/engelleri-kalemiyle-yikti-okula-gitmeden-3-roman-yazdi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/05/agency/dha/engelleri-kalemiyle-yikti-okula-gitmeden-3-roman-yazdi.jpg" type="image/jpeg" length="96953"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atatürk'e saygı için İstanbul'dan Samsun'a koşuyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/ataturke-saygi-icin-istanbuldan-samsuna-kosuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/ataturke-saygi-icin-istanbuldan-samsuna-kosuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul‘dan yola çıkan ve 19 Mayıs'ta Samsun'da olmak hedefiyle koşmaya başlayan Fedai Kürtül (65), Zonguldak'a ulaştı. Bandırma Vapuru'nun izinden giderek Atatürk'ü anmak istediğini belirten Kürtül, 'Ben Atatürk'e saygı, sevgi ve minnetlerimi sunmak için böyle bir projeye kalkıştım' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce Cumhuriyet'in 100'üncü yılı kapsamında Yunanistan'ın Selanik kentinden Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara'ya koşan Fedai Kürtül, bu kez Bandırma Vapuru'nun izinden giderek İstanbul'dan Samsun'a koşma kararı aldı. 20 Nisan'da İstanbul'un Üsküdar ilçesinden koşmaya başlayan Kürtül, 10'uncu günde Zonguldak'a ulaştı.</p>

<p>HEDEF 19 MAYIS'TA SAMSUN'DA OLMAK</p>

<p>Hedefinin 19 Mayıs'ta Samsun'a varmak olduğunu söyleyen Kürtül, 'Ben Atatürk'e saygı, sevgi ve minnetlerimi sunmak için böyle bir projeye kalkıştım. Daha önceden Cumhuriyet'in 100'üncü yılında Selanik'ten Ankara'ya koşmuştum. Bu sefer de Bandırma Vapuru'nu takip eder gibi Dolmabahçe'den Samsun'a diye başladık. 19 Nisan'da Ata'mızın hareket ettiği noktada törenimizi yaptıktan sonra 20 Nisan'da Üsküdar'dan koşmaya başladım, sahil boyunca. Bugün 10'uncu etap, Zonguldak'a varıyoruz. Daha 20 etabımız var; 3'te 1'ini tamamlamış olduk koşumuzda' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'İNSANLAR BİTİŞ NOKTALARINDA KARŞILIYOR'</p>

<p>Gittiği şehirlerde güzel karşılandığını anlatan Kürtül, 'İnsanlar değişik yerlerde karşılıyorlar. Yollarda çok gören eden pek olmuyor. Yollarda çok tepki almadık. Ama bitiş noktalarında arkadaşlar karşılıyor, muhabbet ediyoruz, konaklıyoruz, güzel oluyor. Bir sıkıntı yok, şu ana kadar gayet normal gidiyor' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/ataturke-saygi-icin-istanbuldan-samsuna-kosuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/ataturke-saygi-icin-istanbuldan-samsuna-kosuyor.jpg" type="image/jpeg" length="65773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her gün 25 bin adım atan çaycı, hoverboard ile çay servisine başladı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/her-gun-25-bin-adim-atan-cayci-hoverboard-ile-cay-servisine-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/her-gun-25-bin-adim-atan-cayci-hoverboard-ile-cay-servisine-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bartın’da işlettiği çay ocağında her gün yüzlerce çay satan Basri Akbıyık (29), yaklaşık 300 metrelik caddede 20'nin üzerinde esnafa servis yapıyor. Günde 25 binin üzerinde adım atan Akbıyık, işlere yetişemeyince hoverboard ile servis yapmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Mahalle Kasaplar Sokak'ta çay ocağı işleten Basri Akbıyık, yaklaşık 300 metre uzunluğundaki caddede 20'nin üzerinde esnafa çay servisi yapıyor. Her gün 25 binin üzerinde adım attığı için yorulan Basri Akbıyık, dükkanına uzak mesafedeki esnafın servisin geç gelmesi ve çayın soğuk olması gibi şikayetleri de eklenince farklı bir yönteme başvurdu. Yaklaşık 1 hafta önce ginger olarak bilinen elektrikli bir hoverboard alan Basri Akbıyık, çay servisini bu araçla yapmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'HERKES ÇOK ŞAŞIRDI'</p>

<p>Aldığı aracın kendisine büyük kolaylık sağladığını belirten Basri Akbıyık, 'Yaklaşık 1 yıldır burada çay ocağını işletiyorum. 300 metre mesafedeki esnafa çay getiriyoruz. Günlük adım sayısınız 25-26 binin üzerinde, bu da bizi yormaya başladı. Biz de bu yöntemi bulduk. Bununla çay dağıtırken, vatandaşlarımız ve esnafımız çok memnun kaldı. Şu anda biz de memnunuz müşterilerimiz de memnun, hoverboard'ı aldıktan sonra artık günlük adım 25 binden 5 binlere kadar düştü. Bununla çay dağıttığımı görenler öncelikle şaşırıyor sonra tebrik ediyorlar. Çünkü bununla hem dengede durup hem de çay tepsisini taşımak zorundasınız, bizim için çok büyük kolaylık oldu. Bu şekilde devam edeceğiz' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/her-gun-25-bin-adim-atan-cayci-hoverboard-ile-cay-servisine-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/her-gun-25-bin-adim-atan-cayci-hoverboard-ile-cay-servisine-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="29787"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üçüzler, 23 Nisan kutlamalarında ilgi odağı oldu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/ucuzler-23-nisan-kutlamalarinda-ilgi-odagi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/ucuzler-23-nisan-kutlamalarinda-ilgi-odagi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Serik ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarına katılan üçüzler Emir, Yiğit ve Yağız Tunç ilgi çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Akçaalan İlköğretim Okulu 3'üncü sınıf öğrencileri 9 yaşındaki Emir, Yiğit ve Yağız Tunç adlı üçüzler, Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen 23 Nisan etkinliklerine katıldı. Kardeşler hem giydikleri kovboy kıyafetleri eşliğinde sundukları gösterileri hem de üçüz olmalarıyla vatandaşların ilgisini çekti. Üçüzleri izlemeye gelen anne Hatice Tunç ve baba Halil Tunç da duygusal anlar yaşadı. Halil Tunç, 23 Nisan'ı çocuklarıyla kutlamanın mutluluğunu ve heyecanını yaşadığını söyledi. Hatice Tunç da '23 Nisan bütün çocuklarımızın günü. İyi ki varlar. Değerli öğretmenlerimize düzenledikleri etkinlikle bizlere güzel bir armağan hediye ettikleri için teşekkür ediyorum' dedi. Üçüz annesi olmanın çok güzel bir duygu olduğunu belirten Hatice Tunç, bakımları konusunda sıkıntı yaşamadıklarını sözlerine ekledi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/ucuzler-23-nisan-kutlamalarinda-ilgi-odagi-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/ucuzler-23-nisan-kutlamalarinda-ilgi-odagi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="74957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Down sendromlu Uğur'a polis yeleği giydirilip pastalı doğum günü sürprizi yapıldı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/down-sendromlu-ugura-polis-yelegi-giydirilip-pastali-dogum-gunu-surprizi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/down-sendromlu-ugura-polis-yelegi-giydirilip-pastali-dogum-gunu-surprizi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında down sendromlu Uğur Sarıoğlu'nu (14) makamında ağırladı. Polis yeleği giydirilen Sarıoğlu'na sürpriz doğum günü kutlaması da yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel eğitim öğrencisi down sendromlu Uğur Sarıoğlu ve babası Nihat Sarıoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla emniyete davet edildi. Polis yeleği giydirilen ve telsiz verilen Uğur, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan tarafından makamında ağırlandı. Ayhan ve emniyet personeliyle sohbet eden Uğur'a sürpriz doğum günü kutlaması da yapıldı. Doğum gününe özel hazırlanan pastadaki mumları üfleyen Uğur, büyük sevinç yaşadı. Uğur, sevgisini göstermek için uzun süre Ayhan'a sarıldı. Muhittin Ayhan, Uğur'u emniyette ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduklarını belirterek, kendisinin ve tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutladığını söyledi. Uğur, babası ve Ayhan, daha sonra birlikte hatıra fotoğrafları çekildi. (DHA)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/down-sendromlu-ugura-polis-yelegi-giydirilip-pastali-dogum-gunu-surprizi-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/down-sendromlu-ugura-polis-yelegi-giydirilip-pastali-dogum-gunu-surprizi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="72874"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyaya gözlerini açtığı hastaneye başhekim oldu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/dunyaya-gozlerini-actigi-hastaneye-bashekim-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/dunyaya-gozlerini-actigi-hastaneye-bashekim-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri’de, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatı ile 14 Ekim 1924'te 'Memleket Hastanesi' ismi ile açılan ve günümüzde Kayseri Devlet Hastanesi olarak hizmet veren binada dünyaya gelen Uzman Doktor Ali Çöl (37), buraya başhekim olarak atandı. Hastanenin kendisi için önemine vurgu yapan Çöl, 'Her gezdiğimde gözümde farklı bir anı beliriyor. Başhekim olarak başlayınca da hem benim hem de ailem için de farklı bir gurur ve heyecan vesilesi oldu' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri Devlet Hastanesi'nde 1989 yılında dünyaya gelen Ali Çöl, üniversite eğitimini Adana'da Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde, uzmanlık eğitimini de Adana Şehir Hastanesi'nde aldı. Uzman Doktor Ali Çöl, 2020 yılında ise Kayseri'ye dönerek, 2021-2025 yılları arasında Yeşilhisar Devlet Hastanesi'nde başhekim olarak görev yaptı. Doğduğu hastane olan Kayseri Devlet Hastanesi'ne 2025 yılında başhekim yardımcısı olarak atanan Uzman Doktor Ali Çöl, geçen şubat ayında ise aynı hastaneye başhekim olarak atandı. Çöl, dünyaya gözlerini açtığı hastaneyi yıllar sonra yönetmenin gururunu yaşıyor.</p>

<p>'HER GEZDİĞİMDE GÖZÜMDE FARKLI BİR ANI BELİRİYOR'</p>

<p>Hastanesinin kendisi için çok derin bir önemi olduğunu belirten Çöl, 'Burası köklü bir hastane. Yapılış tarihi 1930'lara dayanan bir hastanedir. Sadece benim değil; babamın, dedemin belki de onun babasının ve annelerimizin dönemini yansıtan eski bir hastanedir. Özel olarak benim için önemi ise bu hastane; doğmuş olduğum hastanedir. Bu hastanenin her bir koridorunda belki bir anımız var. Hasta olduğumuzda geldiğimiz, ilaç aldığımız günleri hatırlıyorum. Her gezdiğimde, gözümde farklı bir anı beliriyor. Başhekim yardımcısı olarak başladığımda bu daha da hissedilir düzeydeydi. Başhekim olarak başlayınca da hem benim hem de ailem için de farklı bir gurur ve heyecan vesilesi oldu' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'DOĞDUĞUM HASTANEYİ YÖNETMEK BİR GURUR MESELESİ'</p>

<p>Doğduğu hastaneyi yönetmenin farklı bir duygu olduğunu belirten Ali Çöl, 'İlk atandığım zaman gurur duydum. Şehrin en köklü hastanesine hizmet edebilmek, doğduğum ve birçok defa hasta olup geldiğimiz yakınlarımız ile dolaştığım bir hastaneyi yönetmek gerçekten farklı bir duyguydu. Yıllarca gördüğümüz ve içerisinde dolaştığımız hastane için daha da neler yapabileceğimizi, nasıl geliştirebileceğimizi düşününce bu bizim için daha da heyecan verici oldu. Tanıdıklar da bu konu da şaşırıyor. Burada hekim olarak çalışan birçok arkadaşım var. Aslında ben tek başına değilim. Burada doğan çok arkadaşım var. Bu hastaneye gelip, hizmet verip ve bu hastaneyi yönetmek aslında onlarla beraber bir gurur meselesi. Sonuçta hepimiz bu şehrin evlatlarıyız. Bu açıdan bizim için de çok önemli oldu' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/dunyaya-gozlerini-actigi-hastaneye-bashekim-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/dunyaya-gozlerini-actigi-hastaneye-bashekim-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="43046"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[55 yaşındaki emekli albay, 3'üncü üniversitesini okuyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/55-yasindaki-emekli-albay-3uncu-universitesini-okuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/55-yasindaki-emekli-albay-3uncu-universitesini-okuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri’de yaşayan emekli Albay Ersan Kaya (55), Kara Harp Okulu'yla birlikte eğitim hayatındaki 3'üncü üniversite olan Erciyes Üniversitesi (ERÜ) İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Bölümü 2'nci sınıfta okuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emekli Albay Kaya, 'Üniversiteye başlama sebebim, bir kariyer veya iş bulma hedefinden daha çok yeni şeyler öğrenmek ve farklı bir bakış açısı kazanmak. Yoğun ve disiplinli bir iş hayatının ardından artık emekli olduğum için zihnimi daha zinde ve aktif tutmak amacıyla üniversiteye geldim. Uzun seneler sonra üniversiteye tekrar dönmek benim için ayrı bir motivasyon oldu' dedi.</p>

<p>Kentte yaşayan evli 2 çocuk babası Ersan Kaya, albay olarak görev yaptığı Türk Silahlı Kuvvetleri'nden 13 yıl önce emekli oldu. 1991 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun olan Kaya, 2015 yılında da Anadolu Üniversitesi Adalet Bölümü'nü bitirdi. ERÜ kampüsü yakınlarında oturan ve her gün üniversiteye giden öğrencilerden etkilenen emekli Albay Kaya, 2023 yılında üniversite sınavına girdi ve Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde eğitim görmeye hak kazandı. Edebiyat Fakültesi'nde yarım dönem okuduktan sonra bakış açısını daha çok geliştireceği düşüncesiyle 2024 yılında Halkla İlişkiler Bölümü'ne yatay geçiş yapan Kaya, bu bölümde çocukları yaşındaki gençlerle eğitim hayatını sürdürmenin gururunu yaşıyor.</p>

<p>Emeklilik sonrası zihnini daha aktif tutmak amacıyla üniversiteye geldiğini anlatan Ersan Kaya, 'Üniversiteye başlama sebebim, bir kariyer veya iş bulma hedefinden daha çok yeni şeyler öğrenmek ve farklı bir bakış açısı kazanmak. Yoğun ve disiplinli bir iş hayatının ardından artık emekli olduğum için zihnimi daha zinde ve aktif tutmak amacıyla üniversiteye geldim. Benim için heyecan verici oldu. Uzun seneler sonra üniversiteye tekrar dönmek benim için ayrı bir motivasyon oldu. Ayrıca, burada farklı kuşaklarla aynı ortamda olmanın da bir heyecanı ve motivasyonu var' dedi.</p>

<p>'BAKIŞ AÇIMI GENİŞLETMESİ AÇISINDAN ÇOK FAYDALI OLDU'</p>

<p>Edebiyat Fakültesi'nden İletişim Fakültesi'ne yatay geçiş yaptığını da vurgulayan Kaya, 'Harp okulundan sonra Sistem Mühendisliği diploması verildi. O da yüksekokul statüsünde geçiyor. 2013 yılında da Anadolu Üniversitesi Adalet Bölümü Yüksekokulu'na başladım. Daha sonrasında Edebiyat Fakültesi'ne kayıt yaptırdım. Orayı kazanmıştım. Oradan 2024 senesinde yatay geçişle İletişim Fakültesi'ne geçtim. Sözel olan bütün bölümler hayatın kendisiyle çok alakalı. Çünkü, iletişim çağında yaşıyoruz. Gelişen teknolojiler var. Benim için ilham verici tarafları var. Çünkü biz askeri hayatta halka ilişiklerle ilgili bir eğitim görmedik. Bakış açımı genişletmesi açısından çok faydalı oldu. O yüzden bu bölümü tercih ettim' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'BENİM İÇİN BURADA BULUNMAK AYRICA BİR MUTLULUK KAYNAĞI'</p>

<p>Kariyer danışmanlığı hedefinin olduğunu belirten Ersan Kaya, 'Sınıftaki öğrencilerle yaş farkından dolayı yadırgama ya da yadsıma olmadı ama bende kendi tecrübelerimi onlar ile paylaşırken, arkadaşların dinamizminden ve gençliğinden faydalanıyorum. Onların dinamizmi bana motivasyon veriyor. İletişim Fakültesi'nde özellikle belirtmem gereken ve en çok dikkatimi çeken şey hocalarımızın çok donanımlı olmasıdır. Teorik değil daha çok uygulamalı kısmında sorgulama ve üretme açısından son derece teşvik ediciler. O yönden bölümü beğeniyorum ve seviyorum. Benim için burada bulunmak ayrıca bir mutluluk kaynağı. Eğer yurt dışına açılabilirsem, kariyer danışmanlığı hedefim var. Burada öğrendiklerimin de ilerde bana kılavuz olacağını düşünüyorum. Eğer o dönem geldiğinde akademik anlamda geliştirme planım olursa veya teşvik edilirsem yüksek lisans gibi şeylerde yapabilirim' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'OKUMANIN YAŞI YOKTUR'</p>

<p>Yeni şeyler öğrenmenin eğlenceli olduğuna dikkat çeken emekli Albay Kaya, 'Benim için bu yaşta üniversite okumanın bir zorluğu yok. Okumayı çok seven birisiyim. Meslek hayatımda da çok okurdum. Okumak benim için zül değil. Yeni şeyler öğrenmek benim için eğlenceli oluyor. Zihnimi devamlı aktif tutuyor. Benim yaşımdakilerin çoğu belki de kendisini bırakmış vaziyette ama ben hala ilkokulda, ortaokulda okuduğum kitabı teferruatıyla hatırlıyorum. Okumanın yaşı yoktur. Yaşam boyu okumak ve öğrenmek faydalıdır. Ne zaman işinize yarayacağı da belli olmuyor. Hiçbir şey olamasa bile kişisel gelişim olarak, geliştiğinizi fark ediyorsunuz. O yüzden ben insanların okumayı ve öğrenmeyi hiçbir yaşta bırakmamaları gerektiğini düşünüyorum. Buraya 2024 yılında geldim. Ama arada çok şey okudum ve dinledim' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, YEREL</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/55-yasindaki-emekli-albay-3uncu-universitesini-okuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/55-yasindaki-emekli-albay-3uncu-universitesini-okuyor.jpg" type="image/jpeg" length="67826"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[90 yaşındaki Anadol ustası, araçları yeniden trafiğe çıkarıyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/90-yasindaki-anadol-ustasi-araclari-yeniden-trafige-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/90-yasindaki-anadol-ustasi-araclari-yeniden-trafige-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce’de motor ve kaporta ustası olarak meslekte 76 yılını geride bırakan ve sanayide 'Anadol Suat' olarak tanınan Suat Nezir (90), Türkiye'de seri olarak üretilen ilk otomobil markası olan Anadol marka otomobillerin bakımını yapıp trafiğe çıkarıyor. Türkiye'de bu işi yapan az usta olduğunu belirten Nezir, 'Eskiden çok usta vardı, şimdi kalmadı. Arabalar azalmaya başladı. Bir araba 2-3 ayda çıkıyor. Senede ancak 3 tane yapıyoruz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kent merkezinde oto sanayii sitesinde motor ve kaporta ustası olarak çalışan Suat Nezir, mesleğinde 76 yılını geride bıraktı. Nezir, ilerleyen yaşına rağmen Türkiye'de seri olarak üretilen ilk otomobil markası olan ve az sayıda bulunan Anadol marka otomobillere yeniden hayat veriyor. Oto sanayi sitesinde 'Anadol Suat' olarak tanınan Suat Nezir, Türkiye'nin farklı kentlerinden gelen Anadol marka otomobillerin motor ve kaportalarını yaklaşık 3 ay süren çalışmayla yeniliyor. Yanında çırak veya yardımcı birini çalıştırmayan Nezir, yıllara meydan okuyan Anadol otomobillerinin her türlü tadilatını kendisi yapıyor.</p>

<p>'MESLEKTE 76 YILI GERİDE BIRAKTIM'</p>

<p>1950 yılında mesleğe ilk adımını attığını belirten Nezir, '1959 yılında Düzce'ye gelerek dükkan açtım. O günden bu yana burada çalışıyorum. Meslekte 76 yılı geride bıraktım. Türkiye'de bu işi yapan az usta var. Eskisinden çok usta vardı ama şimdi kalmadı. Arabalar azalmaya başladı. Bu arabaları yapan usta İzmir'de, İstanbul'da ve Bursa'da var diye biliyorum. Bir araba 2-3 ayda çıkıyor. Senede ancak 3 tane yapıyoruz. Biraz yorgunluk başladı artık. 76 sene oldu bu meslekte artık, biraz yorulduk. Ama ben yine bırakmak istemiyorum. Vergi dairesinden geldiler, '1962 yılından bu yana vergi ödüyormuşsun seni tebrik ederiz' dediler ve iki tane anahtarlık verdiler' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nezir, eski otomobillerin daha sağlam olduğunu ifade ederek, 'Şimdiki arabalar konfor bakımından rahat ve daha süratli. Eskiden öyle değildi süratli değildi. Aynı zamanda içerisinde konfor yoktu. Şimdi hepsinde var. Fakat arabalar profil olduğu için kazada dayanmıyor aradaki fark bu. Eskiden burunluydu arabalar, daha çok sağlam ve garantiliydi' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/90-yasindaki-anadol-ustasi-araclari-yeniden-trafige-cikariyor</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/90-yasindaki-anadol-ustasi-araclari-yeniden-trafige-cikariyor.jpg" type="image/jpeg" length="11712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edirne'de Sveti Georgi Kilisesi papazı Çıkırık, ölümünün 3'üncü yılında ayinle anıldı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/edirnede-sveti-georgi-kilisesi-papazi-cikirik-olumunun-3uncu-yilinda-ayinle-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/edirnede-sveti-georgi-kilisesi-papazi-cikirik-olumunun-3uncu-yilinda-ayinle-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne’de geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi Papazı Aleksandır Çıkırık (62), ölümünün 3'üncü yılında, kilisede ayinle anıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Barutluk Mahallesi'ndeki tarihi Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi'nin papazı Aleksandır Çıkırık, 17 Mart 2023'te evinde fenalaştı. Ambulansla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan, yapılan muayenesinde kalp krizi geçirdiği belirlenen Çıkırık, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı. Çıkırık, ölümünün ardından, vasiyeti üzerine kilise bahçesinde toprağa verildi. Çıkırık, vefatının 3'üncü yılında 21 yıl görev yaptığı kilisede anıldı. Türkiye ve Bulgaristan'dan çok sayıda kişinin katıldığı ayini İstanbul'dan gelen Papaz Arhimit Haripadi yönetti.</p>

<p>Ortodoks inanışlara göre gerçekleştiren ayine; Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sezai Irmak, Bulgaristan Kiliseleri Ekzarhlığı Başkanı Dimitri Yotef, Bulgaristan Trakya Dernekleri Başkanı Krasimir Premyanov ve Haskovo Sapunov Dernek Başkanı Kiril Sadzzhev ile çok sayıda kişi katıldı.</p>

<p>'HER ZAMAN İNSANLIK İÇİN ÇALIŞTI'</p>

<p>Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska, Aleksandır Çıkırık'ın sadece din görevlisi değil, evrensel değer olduğunu söyledi. Kafedzhiyska, 'Bugün burada bulunan herkese çok teşekkür ederim. Bugün hep birlikte kendisini bir kez daha anıyoruz. Vefatının üçüncü yılı ve bu vesileyle onu saygıyla anmak için bir aradayız. Kendisi gerçekten çok kıymetli, çok değerli bir insandı. Sadece Edirne için değil, Hristiyanlar için, Bulgarlar için ve aslında herkes için büyük bir değerdi. Çok kıymetli bir hazinemizi kaybettiğimiz için bir kez daha büyük bir üzüntü duyuyoruz. Değerli papazımız uzun yıllar boyunca burada hizmet etti. Yürüttüğü görevlerde ve yaptığı çalışmalarda hiçbir zaman kendi sağlığını düşünmedi. Her zaman insanlık için çalıştı. İnsanların bir arada, birlikte ve barış içinde yaşaması için çaba gösterdi. Her kültürel etkinlikte, her davette bizleri temsil etti ve insanlık adına önemli çalışmalar yaptı. Onun başlatmış olduğu bu değerli davayı bizler de sürdürmeye çalışıyoruz. Aynı yolda ilerlemeye devam ediyoruz. Kendisini saygı, sevgi ve büyük bir özlemle anıyoruz. Bugün burada da onun eksikliğini fazlasıyla hissediyoruz. Tanrı ruhunu şad etsin' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'BIRAKTIĞI MİRASIN ETKİSİ BENİ ÇOK DUYGULANDIRIYOR'</p>

<p>Babasının ölümünün ardından Bulgar Ortodoks Sveti Georgi Kilisesi papazı olan Georgi Aleksandrov Çıkırık, babasının manevi mirasının her geçen gün daha da büyüdüğünü belirterek, 'Gerçekten zamanın ne kadar hızlı geçtiğini insan fark edemiyor ama vefatından sonra yaptığı şeylerin değerini daha iyi anladım. Hatta kendisi aramızda olmasa bile bıraktığı mirasın ve etkisinin devam ettiğine birkaç kez şahit oldum. Bu da beni çok duygulandırıyor. Aramızda olmadığı süre boyunca bile sanki mucizeler devam ediyor. Bu yüzden bugün burada bulunan herkese teşekkür ediyorum. Türkiye'de bu yıl yine bir araya geldik. İnşallah en kısa zamanda tekrar buraya gelmek istiyorum. Herkesin önünde söz veriyorum. Yeter ki sağlık ve huzur olsun. Çünkü biliyorsunuz zor günlerden geçiyoruz' diye konuştu.</p>

<p>'ONU KAYBETMENİN ÜZÜNTÜSÜNÜ HALA YAŞIYORUZ'</p>

<p>Bulgaristan Kiliseleri Ekzarhlığı Başkanı Dimitri Yotef de üzüntüsünü dile getirerek, 'Papaz Aleksandır'ı vefatının üçüncü yılında saygıyla anıyoruz. Kendisi cemaatimiz için çok değerli bir insandı. Onu kaybetmenin üzüntüsünü hala yaşıyoruz. Yolu ışıklar içinde olsun, yattığı yer aydınlık olsun diyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ayinin ardından Aleksandır Çıkırık'ın kilise bahçesindeki mezarına çiçekler bırakıldı ve dua edildi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN, YEREL</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/edirnede-sveti-georgi-kilisesi-papazi-cikirik-olumunun-3uncu-yilinda-ayinle-anildi</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/edirnede-sveti-georgi-kilisesi-papazi-cikirik-olumunun-3uncu-yilinda-ayinle-anildi.jpg" type="image/jpeg" length="66265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[42 yıllık pilot son uçuşunda kokpiti, ilk seferine çıkan kızıyla paylaştı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/42-yillik-pilot-son-ucusunda-kokpiti-ilk-seferine-cikan-kiziyla-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/42-yillik-pilot-son-ucusunda-kokpiti-ilk-seferine-cikan-kiziyla-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da yaşayan 42 yıllık kaptan pilot Ali Akman Sarıhan (65), gökyüzüne veda ettiği son uçuşunda kokpiti, sivil havacılıktaki ilk seferine çıkan kızı Cemresu Sarıhan (30) ile paylaştı. Tecrübeli pilotun görevini kızına devrettiği ve yolcuların da alkışlarla şahitlik ettiği Antalya-Şanlıurfa seferinde duygu dolu anlar yaşandı. Baba ve kızın birlikte görev yaptığı anlamlı uçuş, havalimanında yapılan geleneksel su takı töreniyle tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da yaşayan kaptan pilot Ali Akman Sarıhan, 2003 yılında sivil havacılık sektörüne geçerek SunExpress ile uçmaya başladı. Hilal ve Ali Akman Sarıhan çiftinin 2 kızından büyüğü Cemresu da babasından ilham alarak, havacılık sektörüne yöneldi. Eğitimlerini tamamlayarak pilot olan Cemresu'nun sivil havacılıktaki ilk uçuşu, standart uçuşun ötesine geçti. Emekli olma kararı alan Ali Akman Sarıhan'ın son uçuşunda, 2'nci pilot koltuğunda kızı Cemresu Sarıhan yer aldı. Antalya- Şanlıurfa arasında gerçekleştirilen, baba ile kızını aynı kokpitte buluşturan uçuşta duygu dolu anlar yaşandı. İlk defa birlikte uçan baba-kıza, aileleri ile yakınları da eşlik etti. Cemresu Sarıhan, uçuş öncesi yolculara kısa bir anons yaparak, bu uçuşun kendisi ve babası için önemini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'O AYNI ZAMANDA ÖĞRETMENİM'</p>

<p>Cemresu Sarıhan, yaptığı anonsta şunları söyledi: 'Bugünkü uçuşumuz benim ve ailem adına çok anlamlı. Kokpitte birlikte görev yaptığım kaptan pilotumuz Ali Akman Sarıhan, babam, bugün 42 yıllık uçuş kariyerinin son uçuşunu gerçekleştiriyor. Yaklaşık 50 yıl önce asker olarak başladığı havacılık hayatına, F-16 uçaklarından Boeing uçaklarına kadar birçok farklı uçakla binlerce saatlik gökyüzünde görev yaptı. Son 23 yıldır SunExpress ailesinde on binlerce yolcuyu da güvenle taşıdı. Hayatım boyunca bana ilham olan, gökyüzünü sevmeyi öğreten ve bugün büyük bir gururla yaptığım bu mesleğe adım atmamı sağlayan kişi kendisi. Benim için o sadece bir kaptan değil, aynı zamanda öğretmenim, yol göstericim ve en büyük destekçim. Bazı insanlar gökyüzüne bakar, bazıları ise hayatını orada geçirir. Benim babam da hayatını gökyüzüne adayanlardan biri oldu. Canım babam, iyi ki varsın, iyi ki benim babamsın, iyi ki doğdun.'</p>

<p>'HİKAYE KIZIMLA DEVAM EDİYOR'</p>

<p>Son uçuşunun ortasında uçaktaki yolculara anons yapan Ali Akman Sarıhan, 'Çok duygu dolu bir gün. Benim için 42 yıllık uçuş hayatımın son uçuşu. Kızım Cemresu'nun ise meslek hayatına, sivil havacılıktaki ilk uçuşu. Bu, dünyada nadir rastlanabilecek bir an. Aynı uçakta, aynı kokpitte olmak bizim için çok özel. 42 yıl boyunca bu mesleği severek yapma fırsatım olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Kızımı bir pilot olarak görmek ve birlikte uçmak, uçuş hayatımın bana verdiği en güzel hediye. Bugün bu defteri kapatıyorum ama hikaye kızımla devam ediyor' dedi. Anonsların ardından uçakta alkış sesleri yükseldi.</p>

<p>YOLCULAR ALKIŞLARLA KARŞILADI</p>

<p>Şanlıurfa GAP Havalimanı'na indikten bir süre sonra yeniden Antalya Havalimanı'na dönen uçak, havacılık geleneği olan su takıyla karşılandı. Seferi tamamlayıp, kabinden çıkan baba-kız, yolcular tarafından uzun süre alkışlandı. Uçakta bulunan yolcular ve kabin memurları, alkışlar eşliğinde hep bir ağızdan 'Elveda Akman Kaptan, bu gökler seni özleyecek' dedi. Bu sırada uçaktan inen baba ile kızını, şirket yetkilileri çiçeklerle karşıladı.</p>

<p>'DUYGUSAL BİR UÇUŞTU'</p>

<p>Uçuşun ardından konuşan Ali Akman Sarıhan, bu duruma ilişkin daha önce benzer bir örnek olmadığını belirterek, 'Çok duygusal, önemli ve anlamlı bir uçuştu benim için. Yardımcı pilot olarak şirketimizde başlayan kızımla birlikte bu uçuşu gerçekleştirmek hakikaten hem keyifli hem çok duyguluydu. Hem de gurur verici bir uçuştu. Böyle bir uçuş yapmak inşallah herkese nasip olur. Hakikaten süperdi. İkimiz de çok mutluyuz' dedi.</p>

<p>'BABAMLA UÇMAK HEP HAYALİMDİ'</p>

<p>En büyük hayallerinden birini gerçekleştirdiğini söyleyen Cemresu Sarıhan ise 'Babamın bu anına yetişebildiğim için çok mutluyum. Hep hayalimdi babamla uçmak. O yüzden bugün hem duygusal hem de çok mutlu bir gün bizim için' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/42-yillik-pilot-son-ucusunda-kokpiti-ilk-seferine-cikan-kiziyla-paylasti</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/42-yillik-pilot-son-ucusunda-kokpiti-ilk-seferine-cikan-kiziyla-paylasti.jpg" type="image/jpeg" length="71260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DMD hastası Göktuğ, tedavisi için kampanyasına destek bekliyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/dmd-hastasi-goktug-tedavisi-icin-kampanyasina-destek-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/dmd-hastasi-goktug-tedavisi-icin-kampanyasina-destek-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Milas ilçesinde yaşayan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastası 4,5 yaşındaki Göktuğ Karakaya için başlatılan valilik onaylı kampanyada tedavi için gerekli 3 milyon doların yüzde 65'i toplandı. Kalan paranın da toplanması için Göktuğ'un ailesi, destek çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milas'ta yaşayan öğretmen Gamze ve Alican Karakaya çiftinin tek çocukları Göktuğ'a, 2,5 yaşında kas erimesi hastalığı olan DMD tanısı konuldu. İlk olarak 1 yaşında yapılan kan tahlilinde tesadüfen fark edilen anormallik sonrası başlayan süreç, aile için zorlu bir tedavi mücadelesine dönüştü. Oğullarının Dubai'de tedavi görmesi için valilik onaylı yardım kampanyası başlatan aile, 10 ay içerisinde hedeflenen yaklaşık 3 milyon doların yüzde 65'lik kısmını topladı. Valilik izninin bitmesine 2 ay kala, kalan paranın da toplanabilmesi için Göktuğ'un ailesi destek çağrısında bulundu.</p>

<p>'TEDAVİ OLABİLİRSE YAŞITLARI GİBİ KOŞUP OYNAYABİLECEK'</p>

<p>Gamze Karakaya (33), 'Göktuğ, DMD kas hastası. Göktuğ şu an 4,5 yaşında. Merdiven inip çıkarken çok zorlanıyor, evde fizik tedavisini ben yaptırıyorum, yüzmeye gidiyoruz. Ancak sağlığına kavuşabilmesi için Dubai'de gen tedavisi yapılması gerekiyor. Bu tedavisi için gereken paranın toplanabilmesi için Muğla Valiliği onaylı bir yardım kampanyamız devam ediyor. Kampanyada yüzde 65 seviyesine ulaştık. Sizler, fitre ve zekatlarıyla Göktuğ'a umut olabilirsiz. Göktuğ'u sağlığına kavuşturabiliriz. Göktuğ, bu tedaviyi alabilirse yaşıtları gibi koşup oynayacak, merdiveni özgürce inip, çıkabilecek' dedi.</p>

<p>HAYALİ POLİS OLMAK</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oğlu Göktuğ'unun hayalinin polis olmak olduğunu belirten Alican Karakaya (33) ise 'Zeytin; şifa ve bereket demek, aynı zamanda bulunduğumuz bölgenin ürünü olduğu için kampanyamızda sembol olarak zeytini seçtik. 10 aylık süre içerisinde gönüllülerimizle ve emek verenlerle birlikte kampanyamız yüzde 65 seviyesine geldi. Valilik iznimizin bitmesine 2 aylık süremiz kaldı. Bulunduğumuz ayın ramazan olması sebebiyle fitre, zekat gibi yardımlarla bu 2 aylık sürede kampanyayı bitirmek istiyoruz. Desteklerle Göktuğ'a ikinci bir bayram yaşatabiliriz. Eller birleşince yükler hafifler. 45 bin kişi, 1000 lira bağışlasa Göktuğ yaşıtları gibi koşabilecek, oynayabilecek ve sağlıklı yarınlarını yaşayabilecek. Hastalığı duyduğumuzda her anne ve baba gibi yıkıldık. Ancak en büyük sevincimiz, Göktuğ'un yapılan testler sonucunda tedaviye uygun çıkması oldu' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, HABERDE İNSAN</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/dmd-hastasi-goktug-tedavisi-icin-kampanyasina-destek-bekliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/dmd-hastasi-goktug-tedavisi-icin-kampanyasina-destek-bekliyor.jpg" type="image/jpeg" length="29191"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
