<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Axion Haber</title>
    <link>https://www.axionhaber.com</link>
    <description>Medyanın Güçlü Sesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.axionhaber.com/rss/egitim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 01:44:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/rss/egitim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Erzincan'da öğrencilere simülasyon destekli raylı sistemler eğitimi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/erzincanda-ogrencilere-simulasyon-destekli-rayli-sistemler-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/erzincanda-ogrencilere-simulasyon-destekli-rayli-sistemler-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, mesleki yeterliliklerini artırmak amacıyla simülasyon destekli uygulama parkurunda eğitim alıyor. Öğrenciler, haftanın 3 günü, 1939 yılında hizmete açılan Erzincan Tren Garı'nda kurulan Raylı Sistemler Eğitim Birimi'nde hem teorik hem de uygulamalı eğitim görerek iş hayatına hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Eğitim Dairesi Başkanlığı desteğiyle kurulan birimde, Raylı Sistemler Teknolojisi alanı öğrencileri sanal ortamda uygulamalı eğitim imkanı buluyor. Erzincan Tren Garı yerleşkesinde oluşturulan alanda ayrıca bir vagonda kütüphane ve tren yolu müzesi de yer alıyor. Türkiye'de bu alanda ilk olma özelliği taşıyan simülasyon destekli sınıf ortamı sayesinde öğrenciler, raylı sistemlerde karşılaşabilecekleri arızaları ve acil durum senaryolarını birebir deneyimleme fırsatı yakalıyor. Eğitimler; hat bozulmaları, tünel hasarları, dolgu şevleri ve bakım-onarım süreçleri gibi birçok başlığı kapsıyor.</p>

<p>KESİNTİSİZ ÖĞRENME İMKANI</p>

<p>Simülasyon destekli eğitimler, özellikle olumsuz hava koşullarında da kesintisiz öğrenme imkanı sunuyor. Öğrenciler, sahada uygulama yapamadıkları durumlarda sanal ortamda gerçekçi senaryolar üzerinden deneyim kazanabiliyor.</p>

<p>Raylı Sistemler Teknolojisi 11'inci sınıf öğrencisi Eren Yıldız, simülasyon odasında demir yollarında meydana gelebilecek hasarları gerçekçi şekilde gözlemlediklerini belirterek, 'Karlı havalarda sahaya çıkamadığımızda burada hat bozulmalarını, tünel ve dolgu alanlarındaki kusurları detaylı şekilde görebiliyoruz' diye konuştu.</p>

<p>Dış koşulların elverişsiz olduğu zamanlarda simülasyonların önemli bir fırsat sunduğunu söyleyen 11'inci sınıf öğrencisi Polat Eren, 'Raylarda meydana gelebilecek arızaları burada öğreniyoruz, ardından sahaya çıkıp uygulama yapıyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'GÜVENLİ ALANLARDA UYGULAMA YAPABİLİYORLAR'</p>

<p>Raylı Sistemler Teknolojisi Alan Öğretmeni Erol Tekin, demir yollarının atıl olan malzemeleriyle eğitim ortamı oluşturduklarını söyledi. 203 öğrenciye eğitim-öğretim verdiklerini belirten Tekin, şunları söyledi:</p>

<p>'Öğrencilerimize demir yolu kültürünü aşılamak, burada bir demir yolcu ruhu oluşturmayı amaçlıyoruz. Bununla beraber bir simülasyon atölyemiz var. Bu simülasyon atölyesi sadece raylı sistemler teknolojisi alanı öğrencilerine hizmet ediyor. Bu simülasyonu bize sağlayan TCDD Eğitim Dairesi Başkanlığı'na çok teşekkür ediyoruz. Verdiği imkanlar doğrultusunda öğrencilerimiz işe girmeden mevcut senaryolar içerisinde güvenli alanlarda uygulama yapabiliyorlar. Demir yolunun altyapısını ve üstyapısını en ince ayrıntısına kadar görerek konuları derinleştirerek öğreniyor öğrencilerimiz. Burada mevcut senaryolarla acil durumlarda hangi önlemleri alabileceğini öğreniyor. Hangi durumda hangi müdahaleyi yapacağını dijital ortamda öğreniyor. Uygulamalı eğitimle beraber ray kaynağı, demir yolu üstyapı atölyesi, demir yolu altyapı atölyesini tamamen öğrencilerimizin iş imkanları iş becerisi doğrultusunda göstermekteyiz. Öğrencilerimiz dokunarak, hissederek öğreniyorlar. Gerçek bir ortamda öğreniyorlar. Atölye ortamında değil de gerçek ortamda öğreniyorlar. Bu sayede demir yolunda mesleğe başladıkları zaman her zaman 1-0 önde oluyorlar. Bu onlara, demir yolu meslek hayatındaki karşılaşabilecekleri zorluklar karşısında önlemler alabileceğini ve atılım gerçekleştirebileceklerini öğretiyor.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/erzincanda-ogrencilere-simulasyon-destekli-rayli-sistemler-egitimi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/erzincanda-ogrencilere-simulasyon-destekli-rayli-sistemler-egitimi.jpg" type="image/jpeg" length="58185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde 'Kariyerküre Zirve 2026' gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/hasan-kalyoncu-universitesi-ev-sahipliginde-kariyerkure-zirve-2026-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/hasan-kalyoncu-universitesi-ev-sahipliginde-kariyerkure-zirve-2026-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerin kariyer yolculuklarına yeni bir perspektif kazandırmayı hedefleyen Kariyerküre Zirve 2026, Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim ile gerçek hayat arasındaki bağı güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen zirve; HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde (KKM) düzenlendi. Gençleri, velileri, eğitimcileri ve iş dünyasını aynı platformda buluşturan zirvenin açılışına; Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, Kariyerküre Kurucusu Esra Değerli, Kalyon PV Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Kalyoncu, öğrenciler ve davetliler katıldı.</p>

<p>Zirvenin açılışında konuşan ve Hasan Kalyoncu'nun ülkeye kazandırdığı değerleri vurgulayan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit, 'Hasan Kalyoncu'yu ülkemize vermiş olduğu hizmetlerden dolayı rahmet ve minnetle anıyorum. Ortaya koyduğu eserleri titizlikle devam ettiren ve her geçen gün üzerine koyarak büyüten kıymetli aile bireylerine de teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Sevgili gençler, kariyer yolculuğunuzda neyi hedeflerseniz hedefleyin; Türkiye'nin rolünü ve insanlarımızın sizlerden beklentilerini asla unutmayın. Elbette üniversite mezunu olmak, bir diplomaya sahip olmak önemlidir. Ancak günümüzde asıl belirleyici olan; eğitim süreci boyunca hangi yetkinlikleri kazandığınız ve hangi becerilere sahip olduğunuzdur. Üniversiteler ise bu noktada sizlere yalnızca bilgi aktaran değil; öğrenmeyi öğreten, sizi geleceğin dünyasına hazırlayan önemli merkezlerdir. Unutmayın ki başarılı insanların en temel özelliği çok çalışmalarıdır. Ancak ders dışı aktiviteler, takım çalışması, öğrenci kulüpleri ve spor faaliyetleri de en az akademik başarı kadar önemlidir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'KARİYER, KENDİ HİKAYENİ YAZMA SÜRECİDİR'</p>

<p>Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde gençlere yol gösteren böylesine anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu belirten HKÜ Rektör V. Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan şöyle konuştu:</p>

<p>'Kariyerküre Zirvesi'nin Gaziantep'te ve üniversitemizde ilk kez düzenlenmesini son derece kıymetli buluyor, bu oluşumun Türkiye genelinde bir eğitim seferberliğine dönüşeceğine inanıyorum. Kariyer, yalnızca bir meslek seçimi değil; insanın kendini tanıma ve kendi hikâyesini yazma sürecidir. Bu nedenle 'hangi meslek?' sorusunun ötesine geçerek 'ben kimim?' sorusuna cevap aramanız büyük önem taşımaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda, bugün Hasan Kalyoncu Üniversitesi çatısı altında her sorunuz yanıt bulacak ve kariyer maceranızda bir adım öne geçeceksiniz. Bu önemli zirvenin, Kariyerküre Zirvesi'nin hayatınızın en güzel dönüm noktalarından biri olmasını diliyorum. Bu zirvenin, marka hikâyesinin başlangıç noktasında gerçekleştirilmesine katkı sağlayan Esra Değerli'ye ve Kalyoncu ailesine şükranlarımı sunuyor, merhum Hasan Kalyoncu'yu saygıyla anıyorum.'</p>

<p>'EN KIYMETLİ YOL KENDİ SESİNİZİ DUYDUĞUNUZ YOLDUR'</p>

<p>Kariyerküre Kurucusu Esra Değerli, gençlerin kendi potansiyellerini keşfederek güçlü yönlerine uygun mesleklerde ilerlemelerinin hem bireysel hem toplumsal değer yarattığını vurguladı. Ailelerin yönlendirici değil destekleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Değerli, gençlerin kendi seslerini dinleyerek özgün yollarını çizmelerinin önemine dikkat çekti. Değerli: 'Hayatınız boyunca birçok öneri alacaksınız, birçok yönlendirme duyacaksınız. Ama en kıymetli yol kendi sesinizi duyduğunuz yoldur. Aileler olarak kendi hayallerimizi değil, onların hayallerini gerçekleştirmelerine eşlik etmeliyiz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zirvede, yeni nesil mesleklerin yükselişiyle birlikte gençlerin yalnızca bir meslek seçmekle sınırlı kalmadığı; kendilerini tanıma, becerilerini geliştirme ve çok yönlü bir gelecek inşa etme gerekliliğine değinildi. Kariyerküre Zirve 2026 bu dönüşümün merkezinde gençlere hazır cevaplar sunmak yerine, doğru soruları sormaları için bir alan oluşturmak hedeflendi. Zirvenin ana yaklaşımı ise 'Aklındakileri sor, becerilerini keşfet, yolunu çiz, kendini tasarla' cümlesiyle özetlendi.</p>

<p>Zirve kapsamında gerçekleştirilen vizyon konuşmaları, paneller ve atölyeler ile katılımcılar; nörobilimden yapay zekaya, astrofizikten girişimciliğe ve gençlik psikolojisine kadar geniş bir içerik yelpazesiyle buluştu. Prof. Dr. Sinan Canan, Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın, Prof. Dr. Veysi İşler, Prof. Dr. Faruk Soydugan, Prof. Dr. Aytül Çorapçıoğlu Özdemir, Doç. Dr. Mehmet Dinç, Dr. Abdulkadir Özbek, Ercüment Büyükşener, Sait Gürsoy ve daha pek çok alanında uzman ismin katılımıyla gerçekleştirilen vizyon konuşmaları ve panellerde, gençlerin kariyer yolculuklarına ışık tutan güncel ve çok boyutlu başlıklar ele alındı.</p>

<p>TÜZDEV destekleriyle üstün zekalı bireylerin eğitimi ve yaklaşımı, Canva iş birliğiyle güncel sunum hazırlama teknikleri, StudyProve katkılarıyla matematiğin anlaşılması ve günlük hayatta kullanımı gibi başlıklarda düzenlenen atölyeler ile katılımcılar; deneyimleyerek öğrenen, sorgulayan ve aktif olarak sürece dahil olan bireyler olarak zirvenin bir parçası oldu.</p>

<p>GENÇLER İÇİN, GENÇLERLE BİRLİKTE</p>

<p>Kariyerküre Zirve 2026'nın, gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmelerine ve kariyer yolculuklarına daha bilinçli adımlarla ilerlemelerine katkı sunmayı hedefledi. Zirve ile gençlere 'ne olmaları gerektiğini' söylemek yerine, kim olmak istediklerini keşfedebilecekleri bir alan sunarak katılımcılar üzerinde farkındalık oluşturmak amaçlandı. Geleceğini tasarlamak isteyenler için buluşma noktası olan Kariyerküre Zirve 2026'nın yalnızca bir etkinlik olmanın ötesinde; gençlerin kendilerini tanıdıkları, ilham aldıkları ve geleceklerine dair ilk adımı attıkları bir deneyim alanı olması amaçlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/hasan-kalyoncu-universitesi-ev-sahipliginde-kariyerkure-zirve-2026-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/hasan-kalyoncu-universitesi-ev-sahipliginde-kariyerkure-zirve-2026-gerceklesti.jpg" type="image/jpeg" length="23548"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da gönüllü kadın öğretmenler, kırsaldaki 119 genç kızı YKS'ye hazırlıyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/diyarbakirda-gonullu-kadin-ogretmenler-kirsaldaki-119-genc-kizi-yksye-hazirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/diyarbakirda-gonullu-kadin-ogretmenler-kirsaldaki-119-genc-kizi-yksye-hazirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da kırsal mahallelerde yaşayan ve ders çalışma imkanı kısıtlı olan lise mezunu 119 genç kız, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce başlatılan 'Türkiye Yüzyılında Kızlar Okuyor' projesi kapsamında gönüllü kadın öğretmenlerin de desteğiyle hayallerindeki üniversiteye hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün, kırsalda yaşayan lise mezunu genç kızların okullaşma oranını artırmak ve eğitimde fırsat eşitliği sağlamak amacıyla 2023 yılında başlattığı 'Türkiye Yüzyılında Kızlar Okuyor' projesi sürüyor. İlk yılında yüzde 60, ikinci yılında yüzde 53 yerleştirme başarısı yakalayan proje kapsamında bu yıl; Çermik, Yenişehir, Bağlar, Bismil, Lice, Eğil ve Kulp ilçelerinden seçilen lise mezunu 119 genç kız, haftanın 5 günü gönüllü kadın öğretmenler eşliğinde Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) hazırlanıyor. Maddi imkansızlıklar nedeniyle özel kurslara gidemeyen öğrenciler, kendileri için hazırlanan okullardaki ferah ortamlarda ders çalışırken; gönüllü kadın öğretmenler de çözemedikleri sorulara yardımcı oluyor.</p>

<p>7 İLÇEDEN 119 LİSE MEZUNU ÖĞRENCİ</p>

<p>Proje Koordinatörü Zekeriya Bakır, 'Projemiz, maddi imkansızlıklardan dolayı herhangi bir destek eğitimi alamayan ve özel eğitim kurslarına gidemeyen öğrencilerimize, okul idarelerimiz tarafından mevcut imkanlar dahilinde ders çalışabilecekleri sosyal ortamlar oluşturup, onları üniversite sınavına hazırlamaya yönelik bir projedir. 2025-2026 eğitim öğretim yılında 7 ilçemizde toplam 119 kız öğrencimiz proje kapsamında eğitim görüyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge birimi olarak öğrencilerimize ek kaynak da sunmaya çalışıyoruz. Kadın öğretmenlerimizin desteğiyle de takıldıkları konular, çözemedikleri sorularda destek eğitimi sunuluyor' dedi.</p>

<p>'BİR ÖĞRENCİMİZ TÜRKİYE 9 BİNİNCİSİ OLDU'</p>

<p>Proje ile somut başarılar elde edildiğini belirten Bakır, '2023-2024 eğitim öğretim yılında yüzde 60 oranıyla bir yerleştirme oranı elde ettik. Kulp'un bir ücra köşesindeki mahallede A.B. isimli bir kız öğrencimiz de Türkiye 9 binincisi oldu. Geçen yıl yüzde 53 oranında bir yerleştirme oranıyla devam ettik. Bu yıl da aynı şekilde sürecin takibi içerisindeyiz. Okul idarelerimiz ve gönüllü kadın öğretmenlerimiz, bu anlamda öğrencilerimize gereken desteği veriyorlar. Geri dönüşlerimiz de gayet olumlu ve güzel. 2023-2024 Eğitim öğretim yılında 114 öğrencimizden yüzde 60'ı, 2024-2025'te 120 öğrencimizden yüzde 53'ü yerleşti. 2025-2026 eğitim öğretim yılında da sürecimiz devam ediyor. Haziran ayında girecekleri sınavda da şimdiden çocuklarımıza da canı gönülden başarılar diliyoruz' diye konuştu.</p>

<p>'ÖĞRETMENLERİMİZ GÖNÜLLÜ OLARAK BİZLERE YARDIM EDİYOR'</p>

<p>Üniversite sınavına hazırlanan Arjin Figen, 'Burada ders çalışıyoruz, öğretmenlerimiz gönüllü olarak bizlere yardım ediyor. Takıldığımız yerlerde de yardımcı oluyorlar. 'Türkiye Yüzyılında Kızlar Okuyor' projesi kapsamında bize destek oldukları için kendimizi çok şanslı hissediyoruz. Bu test kitapları sayesinde hayallerimize ulaşacağımıza inanıyoruz. Bize bu imkanı ve fırsatı sundukları için teşekkür ediyoruz. Burası çok ferah, çok sessiz, çok düzenli ve hocalarımızın yardımı sayesinde çok rahatça ders çalışabiliyoruz' dedi.</p>

<p>'ÇOK İYİ BİR PROJE'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışarıdan eğitim alma imkanı olmadığını söyleyen Elif Nazilli ise 'Takıldığımız sorular olursa öğretmenler yardım ediyorlar, sağ olsunlar. Çok iyi bir proje. Çünkü durumu olmayan kız öğrencileri var ve zor durumda kalabiliyorlar. Dışarıdan herhangi bir eğitim almıyoruz. Burada sağ olsun öğretmenler gönüllü olarak bize yardımcı oluyorlar. Milli Eğitim Müdürlüğü'müzün desteklediği kız çocuklarını okula kazandırma projesini gönülden destekliyorum. Kırsal bölgeden çoğu öğrencimiz geliyor' diye konuştu.</p>

<p>'DOĞRU YÖNLENDİRMEYLE BAŞARI GELİYOR'</p>

<p>Öğrencilere rehberlik eden psikolojik danışman Şükran Tekin da şunları söyledi: 'Bu tür etkinlikler ve çalışmaların arttırılmasını temenni ediyorum. Öğrencileri birer çiçek olarak düşünüyorum. Suyunu verdiğinizde, ilgilendiğinizde, güneşe doğru bıraktığınızda, ısısını ayarladığınızda bu çiçek güller açmaya başlıyor. Kız öğrencilerimizi de buna benzetebiliyoruz. Özellikle doğru yönlendirildiğinde, doğru rehberlik yapıldığında, ihtiyaçları giderildiğinde, akademik olarak da başarıyı bulmaları mümkün oluyor ve avantaja dönüşebiliyor.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/diyarbakirda-gonullu-kadin-ogretmenler-kirsaldaki-119-genc-kizi-yksye-hazirliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/diyarbakirda-gonullu-kadin-ogretmenler-kirsaldaki-119-genc-kizi-yksye-hazirliyor.jpg" type="image/jpeg" length="42835"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB: LGS, 13 Haziran Cumartesi günü yapılacak]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/meb-lgs-13-haziran-cumartesi-gunu-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/meb-lgs-13-haziran-cumartesi-gunu-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026 yılı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü yapılacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MEB'ten yapılan yazılı açıklamada, LGS kapsamında gerçekleştirilecek 'Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınav'ın 14 Haziran 2026 Pazar günü yapılmasının planlandığı ve kamuoyuna duyurulduğu hatırlatılarak, 'Açıklanan 2026 FIFA Dünya Kupası maç takvimine göre A Milli Futbol Takımımızın Avustralya milli takımıyla aynı tarihte Türkiye saatiyle 07.00'de oynayacağı müsabaka sonrasında ülke genelindeki olası kutlama etkinliklerinden doğabilecek hareketlilik, yüksek ses ve trafik yoğunluğu gibi durumların öğrencilerimizin odaklanmalarını ve sınav uygulamasının sağlıklı biçimde yürütülmesini etkileyebileceği değerlendirilmiştir. Tüm bu hususlar doğrultusunda, 2026 yılı LGS kapsamındaki merkezi sınavın, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü yapılması kararlaştırılmıştır' denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'OTURUM SAATLERİNDE DEĞİŞİKLİK YOK'</p>

<p>Ayrıca, merkezi sınavda yer alan oturum saatlerinde herhangi bir değişikliğin yapılmadığı vurgulanarak, 'Birinci oturum (Sözel Bölüm) saat 09.30, ikinci oturum (Sayısal Bölüm) ise saat 11.30'da başlayacaktır. Diğer yandan öğrencilerimizin sınav öncesi süreçlerden etkilenmemesi adına sınavın gerçekleşeceği okul ve kurumlarda fiziki hazırlıkların tamamlanması amacıyla 12 Haziran 2026 Cuma günü örgün eğitim kurumlarında eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verilecek ve bu tarihte öğretmenler 1 gün süreyle idari izinli sayılacaktır. Öğrencilerimizin emek ve gayretlerinin karşılığını en sağlıklı ve güvenli koşullarda alabilmeleri için süreç Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir. Sınava girecek tüm öğrencilerimize şimdiden başarılar dileriz' ifadelerine yer verildi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/meb-lgs-13-haziran-cumartesi-gunu-yapilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/i-m-g-6205-10.jpeg" type="image/jpeg" length="91235"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeşehir Üniversitesi'nde 'Yükseköğretimde Dönüşüm Çalıştayı' gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/bahcesehir-universitesinde-yuksekogretimde-donusum-calistayi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/bahcesehir-universitesinde-yuksekogretimde-donusum-calistayi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim’de lisans eğitimi sürelerinde değişiklik, kontenjanlarda güncelleme, staj yerine uygulamalı eğitim, sektörlerin insan kaynağı ihtiyacı olan programların açılması gibi konular Bahçeşehir Üniversitesi'nde düzenlenen Yükseköğretimde Dönüşüm Çalıştayı'nda konuşuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretimde mevcut durum, stratejik hedefler ve dönüşüm, Bahçeşehir Üniversitesi'nde gerçekleşen çalıştayda masaya yatırıldı. BAU Campus'de gerçekleşen Yükseköğretimde Dönüşüm Çalıştayı'na, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Almanya'nın Kassel Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ulrich Teichler, Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca, akademisyenler ve akreditasyon kuruluşlarının temsilcileri katıldı.</p>

<p>YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, açılış konuşmasında, 2030'a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu kapsamında atılan adımlar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Yükseköğretim sistemlerinin yalnızca kendi iç dinamikleri üzerinden değil, küresel eğilimler doğrultusunda yeniden şekillendiğini belirten Arcaklıoğlu, dünyada yükseköğretime devam eden 250 milyon öğrenci sayısının 204O'lı yıllarda 600 milyona ulaşacağının öngörüldüğünü söyledi. Arcaklıoğlu, bu büyümenin yükseköğretimi sadece erişim açısından değil kalite, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve kapsayıcılık bakımından da yeniden ele almayı zorunlu kıldığını, Türkiye'nin de bu dönüşüme kayıtsız kalmadan dünyanın önde gelen ülkeleriyle rekabet edecek şekilde bir sistem inşasına başladığını vurguladı.</p>

<p>SADECE BİLGİ AKTARAN DEĞİL UYGULAMAYA ÖNEM VEREN EĞİTİM</p>

<p>Prof. Dr. Arcaklıoğlu, 2030'a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu'nda üniversiteler için ortaya konan dört ana başlığın 'Kalite odaklı süreç yönetimi ve liderlik', 'Dijital dönüşüm ve veriye dayalı yönetim', 'Ulusal ve uluslararası görünürlük' ve 'Girişimci ve yenilikçi üniversite anlayışı' olduğuna dikkat çekti. Günümüzde üniversitelerin başarısının artık kontenjan doluluk oranlarıyla değil mezunlarının iş dünyasına geçiş süreleri, sektörel uyum düzeyleri, araştırma kapasitesi ve toplumsal katkılarıyla birlikte değerlendirildiğini vurgulayan Arcaklıoğlu, 'Artık, yükseköğretimde öğrencilere verilen bilgi kadar bu bilgiyi öğrencinin uygulamada ne kadar pratik anlamda kullanabildiği, yeni konulara uyarlayabildiği konusu önem kazanmıştır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KISA SÜRELİ STAJ YERİNE UYGULAMALI EĞİTİM</p>

<p>Müfredatta sadeleştirme çalışmasına başlandığını belirten Arcaklıoğlu, kontenjan planlamasının ise günübirlik ihtiyaçlara göre değil programların iş gücü piyasasıyla ilişkisi, eğitimin sürdürebilirliği, akademik kapasite ve mezunların istihdam olanakları gibi parametreler dikkate alınarak çok boyutlu ve veriye dayalı yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sağlık, adalet, eğitim ve sanayi gibi alanlarda, ilgili bakanlıkların insan kaynağı planlaması verilerini dikkate alarak kontenjan güncellemesi yapmasının doğru olduğunu belirten Arcaklıoğlu, 'Temel hedefimiz öğrencilerin iş ortamını öğrenciyken deneyimlemesi, mezuniyet sonrasındaki sektöre adaptasyonunu daha hızlı yapmasına imkan sağlamasıdır. Türkiye'de yedi il pilot bölge olarak seçilerek çalışma başlatıldı. Ayrıca, sektörlerin insan kaynağı ihtiyacı olan dijital dönüşüm ve yeni teknolojiler, yapay zeka, siber güvenlik programlarının yanı sıra yeşil dönüşüm, karbon yönetimi, doğa koruma, tarımda dijital teknolojiler, hassas tarım, uzaktan sağlık sistemleri gibi kritik konularda da programların açıldığını dile getirdi.</p>

<p>LİSANS EĞİTİMİNİN SÜRESİYLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR</p>

<p>Arcaklıoğlu, lisans eğitiminin süresine yönelik çalışmaların sadece süre tartışması olarak ele alınmasının doğru olmadığını, burada temel amacın eğitimin niteliğini düşürmeden müfredatta birtakım sadeleştirmelere giderek ve uygulamalı eğitime ağırlık vererek bir dönüşüm hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>Arcaklıoğlu, lisans programlarının süresi konusu üzerinde çalışmaya devam edileceğini vurguladı.</p>

<p>BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu ise açılışta yaptığı konuşmada, yükseköğretimde dönüşümün en çok tartışılan konulardan biri haline geldiğini söyledi. Prof. Dr. Hatipoğlu, şöyle konuştu:</p>

<p>'Yükseköğretimde küresel gelişmeler çerçevesinde; üniversitelerin temel misyonunun dönüşümü, üniversite ve istihdam arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanması, yapay zeka ve akıllı sistemlerin kurumsal dönüşüm aracı haline gelmesi, eğitim araştırma ve toplumsal katkı süreçlerinin birbirine entegre edilme gerekliliği, etki odaklı çalışmalara ihtiyacın artması, üniversitelerin markalaşma süreçleri ve görünürlüğünün yeniden ele alınması konuları öne çıkmaktadır. Biz üniversite olarak, söz konusu eğilimleri ve 2030'a doğru Türk Yükseköğretim Vizyonunu dikkate alarak; üniversite liderlerini, akreditasyon kuruluşlarını ve uluslararası iyi örnek uygulamalarını gerçekleştiren yöneticileri çalıştayda bir araya getirmek istedik. Bu konu tek bir çalıştayla sınırlı kalsın istemiyoruz. Dönüşüm konusunu tüm paydaşlarla bir araya gelip hep birlikte tartışmaya devam edeceğiz.'</p>

<p>Çalıştayda 'Üniversitelerin Dönüşüm Gündemi' oturumunda konuşan İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan ve Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca eğitim sistemlerinin yapay zekaya uyumlu hale getirilmesi, karşılaşılan zorluklar, beceriler ve yetkinliklerin önemi başta olmak üzere yükseköğretimde dönüşüm süreciyle ilgili görüşlerini açıkladılar.</p>

<p>'Yükseköğretimde Dönüşüm: Akreditasyonun Geleceği', oturumunda akreditasyon kuruluşları temsilcileri, 'Üniversitelerde Dönüşüm: Avrupa'dan Örnekler' başlıklı oturumunda ise akademisyenler yaptıkları konuşmalarla çalıştaya katkı verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/bahcesehir-universitesinde-yuksekogretimde-donusum-calistayi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/04/agency/dha/bahcesehir-universitesinde-yuksekogretimde-donusum-calistayi-gerceklestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="20222"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÖSYM, pazar günü 3 sınav düzenleyecek]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/osym-pazar-gunu-3-sinav-duzenleyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/osym-pazar-gunu-3-sinav-duzenleyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından pazar günü 3 sınav birden gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre; Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı (2026-MEB-EKYS), Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2026-TUS 1'inci Dönem) ve Tıp Doktorluğu Alanında Yurt Dışı Yükseköğretim Diploma Denkliği İçin Seviye Tespit Sınavı (2026-STS Tıp Doktorluğu 1'inci Dönem) 15 Mart Pazar günü yapılacak. MEB Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı (2026-MEB-EKYS), 50 ilde 52 sınav merkezinde düzenlenecek. Sınav için 133 bina ve bin 875 salon kullanılacak. MEB'te öğretmen olarak görev yapan adayların katılacağı sınav, saat 10.15'te başlayacak. Adaylar, saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak. Çoktan seçmeli 80 sorudan oluşan sınavda adaylara 150 dakika cevaplama süresi verilecek. 12.45'te sona erecek sınavda ek süre kullanması uygun görülen adaylar, 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek. Sonuçlar 9 Nisan'da açıklanacak.</p>

<p>TUS 14 İLDE, STS TIP DOKTORLUĞU ANKARA'DA DÜZENLENECEK</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2026-TUS 1'inci Dönem 14 il ve 15 sınav merkezinde Temel Tıp Bilimleri Testi ve Klinik Tıp Bilimleri Testi şeklinde yapılacak. Temel Tıp Bilimleri Testi için 67 bina ve bin 198 salon, Klinik Tıp Bilimleri Testi için 69 bina ve bin 263 salon kullanılacak. Temel Tıp Bilimleri Testi'ne 32 bin 927, Klinik Tıp Bilimleri Testi'ne 34 bin 531 aday katılacak. 2026-STS Tıp Doktorluğu 1'inci Dönem ise yalnız Ankara'da 1'inci aşama ve 2'nci aşama olarak düzenlenecek. 1'inci aşama için 1 bina ve 3 salon, 2'nci aşama için 5 bina ve 76 salon kullanılacak. 1'inci aşamaya 52, 2'nci aşamaya 1439 aday katılacak.</p>

<p>SONUÇLAR 15 NİSAN'DA AÇIKLANACAK</p>

<p>Temel Tıp Bilimleri Testi ile STS Tıp Doktorluğu birinci aşaması saat 10.15'te, Klinik Tıp Bilimleri Testi ile STS Tıp Doktorluğu ikinci aşaması saat 14.45'te başlayacak. 2 sınav için testler, 100 çoktan seçmeli sorudan oluşacak. Adaylara 135 dakika cevaplama süresi verilecek. Öğleden önceki oturumlar saat 12.30'da, öğleden sonraki oturumlar saat 17.00'de sona erecek. Ek süre kullanması uygun görülen adaylar, TUS 1'inci Dönem için 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecekler. Sınavların sonuçları 15 Nisan'da açıklanacak. Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, pazar günü saat 07.00-14.30 arasında açık tutulacak. Adayların sınavlara girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgeleri, ÖSYM'nin 'ais.osym.gov.tr' adresinde erişime açıldı.</p>

<p>'15 BİN 613 GÖREVLİ SINAVLARDA GÖREV YAPACAK'</p>

<p>ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, sınavlarla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, 'Pazar günü düzenlenecek sınavlar, hem adayların bireysel mesleki geleceğini şekillendirmesi hem de eğitim ve sağlık sistemine nitelikli insan gücünü karşılayacak olması dolayısıyla ülkemiz için önem arz etmektedir. Sınavlara hazırlıklarımızı bu bilinçle tamamladık. Emniyet görevlisi dahil 15 bin 613 görevli sınavlarda görev yapacak. Sınavlara başvuran 369 engelli aday için uygun sınav ortamı oluşturuldu. Sınavlara başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutuldu. Bu kapsamda 784 aday bu haktan yararlandı. Hükümlü veya tutuklu olarak bulunan 4 aday sınavlara katılacak. Ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 4 bina, sınav binası olarak kullanılacak. Sınavlara katılacak adaylara başarılar, görevlilere kolaylıklar dilerim' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/osym-pazar-gunu-3-sinav-duzenleyecek</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/i-m-g-2495.jpeg" type="image/jpeg" length="54843"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lise öğrencileri, Japonya ve Kore'de nörobilim, yapay zeka ve teknoloji keşif gezisinde]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/lise-ogrencileri-japonya-ve-korede-norobilim-yapay-zeka-ve-teknoloji-kesif-gezisinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/lise-ogrencileri-japonya-ve-korede-norobilim-yapay-zeka-ve-teknoloji-kesif-gezisinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilfen Liseleri, 2025-2026 eğitim yılı kapsamında Japonya ve Güney Kore akademik keşif programı düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Program kapsamında 130 lise öğrencisi Japonya ve Güney Kore'ye giderek dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerini ziyaret etti. Bilfen Liseleri Biyoloji Bölüm Başkanı Taner Altunbaran, 'Öğrenciler, yapay zekadan nörobilime, robotikten sürdürülebilir enerjiye kadar geleceğin dünyasını anlamalarına yönelik keşif yaptı' dedi.</p>

<p>Bilfen Liseleri öğrencileri, Tokyo Üniversitesi'ni ziyaret ederek üniversitede düzenlenen seminerde Prof. Dr. Toshihiko Yamasa'nın, yapay zekanın günümüzden geleceğe uzanan yolculuğunu etik ve sorumlu kullanım çerçevesinden ele aldığı sunumu izledi. Prof. Dr. Teruhiro Okuyama ise nörobilim alanındaki çalışmalarını öğrencilere anlattı. Üniversite bünyesinde görev yapan Dr. Oya Koç'un da Japonya'daki akademik fırsatlara yönelik öğrencilere bilgi verdi.</p>

<p>Öğrenciler, Tokyo'daki Shibuya, Asakusa ve Meiji Tapınağı'nı da ziyaret etti. Shinkansen hızlı treniyle yolculuk yapan liseliler, Kyoto'nun mistik bambu ormanlarından Nara'nın geyiklerle dolu parklarına kadar olan rotayı görme fırsatı yakaladı. Ardından UNESCO Dünya Mirası listesindeki Todai-ji Tapınağı ve Büyük Buda Heykeli'ni görme fısatı yakaladılar.</p>

<p>Grup, Güney kore'de ise Samsung Innovation Museum'da dijitalleşmenin tarihine tanıklık etti. Hyundai Motor Studio'da gerçekleştirilen çalıştayda yapay zeka destekli mobilite çözümleri ve hidrojen yakıtlı araç teknolojileri hakkında teknik detayları öğrendi. Seul Üniversitesi ziyaretinden sonra ise Bucheon Robopark'ta robotik sistemlerle etkileşim kurdular.</p>

<p>'BAMBAŞKA BİR PERSPEKTİF KAZANDIRDI'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projeye ilişkin konuşan Bilfen Liseleri Biyoloji Bölüm Başkanı Taner Altunbaran, 'Özellikle optogenetik yöntemlerle nöronal aktivitenin incelenmesi ve fare modelleri üzerinden benlik bilişinin kodlarının çözülmesi, öğrencilere insan beyninin gizemli dünyasına dair bambaşka bir perspektif kazandırdı. Bu proje yalnızca bir yurt dışı gezisi fikriyle değil; öğrencilerimizi 21. yüzyılın belirleyici alanları olan yapay zeka, veri bilimi ve nörobilimle erken yaşta nasıl buluşturabileceğimiz sorusuyla planlandı. Yaptığımız araştırmalar sonucunda, nörobilim ve yapay zeka alanındaki öncü çalışmaların Tokyo Üniversitesi'nde yürütüldüğünü gördük. Üniversite ile gerçekleştirdiğimiz yazışmaların ardından gelen kabul üzerine proje gezimizi hayata geçirdik' dedi.</p>

<p>Altunbaran , 'Öğrenciler, bu program sayesinde yapay zeka, nörobilim ve ileri teknoloji alanlarında akademik perspektif kazanırken Japonya ve Kore'nin zengin kültürel mirasını da yerinde deneyimledi. Bilimsel merakın kültürel derinlikle harmanlandığı bu benzersiz program, öğrencilerinin sadece akademik bilgilerini artırmakla kalmadı; aynı zamanda onlara küresel bir bakış açısı kazandırdı. Geleceğin bilim insanı adayı gençlerimiz, yapay zeka ve nörobilim gibi öncü alanlarda edindikleri bu eşsiz deneyimlerle yarının dünyasını inşa etmek üzere Türkiye'ye büyük bir vizyonla döndüler' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bilfen Liseleri Matematik Bölüm Başkanı Mahmut Şişmanoğlu ise 'Yapay zeka uygulamalarının temelinde yer alan olasılık kuramı, lineer cebir ve optimizasyon algoritmalarının gerçek araştırma örnekleri üzerinden anlaşılmasını amaçladık. Öğrencilerimiz, bilgisayarla görme ve derin öğrenme alanlarında çalışan Prof. Dr. Toshihiko Yamasaki'nin veri seti oluşturma, model eğitimi ve doğruluk analizi süreçlerine dair çalışmalarını yerinde dinleme fırsatı buldu. Ayrıca nörobilim alanında sosyal hafıza ve benlik-başkaları ayrımının sinirsel temelleri üzerine çalışan Prof. Dr. Teruhiro Okuyama'nın laboratuvar yaklaşımıyla tanışarak araştırma metodolojisini gözlemlediler' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/lise-ogrencileri-japonya-ve-korede-norobilim-yapay-zeka-ve-teknoloji-kesif-gezisinde</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/lise-ogrencileri-japonya-ve-korede-norobilim-yapay-zeka-ve-teknoloji-kesif-gezisinde.jpg" type="image/jpeg" length="55566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BAU'da 'Orta Doğu'daki Jeopolitik Gelişmelerin Türkiye'ye Etkileri' paneli düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/bauda-orta-dogudaki-jeopolitik-gelismelerin-turkiyeye-etkileri-paneli-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/bauda-orta-dogudaki-jeopolitik-gelismelerin-turkiyeye-etkileri-paneli-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi tarafından 'Orta Doğu'daki Jeopolitik Gelişmelerin Türkiye'ye Etkileri' konulu panel düzenlendi. Etkinlikte, bölgedeki çatışmaların siyasi, askeri, ekonomik ve enerji boyutları ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversitenin İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi tarafından 'Orta Doğu'daki Jeopolitik Gelişmelerin Türkiye'ye Etkileri' konulu panel düzenlendi. BAU Campüs Konferans Salonu'nda gerçekleşen ve Dr. Beyhan İncekara'nın moderatörlük yaptığı panelin açılışını BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu gerçekleştirdi. Panelde Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Esra Albayrakoğlu 'Siyasi Gerilimler ve Askeri Tırmanış', Prof. Dr. Çağla Gül Yesevi 'İstihbarat ve Kimlik Siyaseti', Dr. Öğretim üyesi Levent Aksoy 'Deniz Ticareti ve Tedarik Zincirine Etkisi', Prof. Dr. İbrahim Ünalmış ise 'Ekonomik ve Finansal Etkiler' konularını ele aldı. Medipol Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ali Resül Usul 'Orta Doğu'da istikrar arayışı: Türkiye'nin rolü, kapasitesi ve sınırları', Emekli Büyükelçi Uluç Özülker ise 'Orta Doğu'daki çatışmaların enerji güvenliğine etkisi' konusunda konuşma yaptı.</p>

<p>Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Çağla Gül Yesevi, birçok ülkeyi kapsayan gelişmeleri değerlendirerek; savaşın Lübnan'a yayılmasının süreci nasıl etkilediği sorusuna da yanıt verdi. Prof. Dr. Yesevi 'Bölgedeki gelişmeler yalnızca Lübnan'la sınırlı değil. Sadece Lübnan'dan bahsetmiyoruz; İran'ın farklı ülkelerde bulunan Amerika Birleşik Devletleri'nin askeri üslerine yönelik saldırılarının yayılmasından söz ediyoruz. Lübnan, bizim açımızdan her zaman İran-İsrail çatışmasının bir kolu, bir boyutu olarak görüldü. Bu gerilim uzun zamandır devam ediyor. Biz bunu özellikle 7 Ekim sonrasında daha görünür biçimde izlemeye başladık. Hizbullah ile İran arasında çok ciddi bir ilişki var ve Lübnan'da çatışmaların yoğun şekilde sürdüğünü görüyoruz' dedi.</p>

<p>'HAMANEY'İN SEÇİLMESİ ÇOK ÖNEMLİ'</p>

<p>İran'da Mücteba Hamaney'in liderliğe seçilmesinin önemine değinen Prof. Dr. Çağla Gül Yesevi 'Trump, yeni liderin kim olacağına karar vereceğinden söz ediyordu ve bu konuda çeşitli açıklamalar yapmıştı. Hatta Hamaney'in oğlunun dini lider olarak seçilmemesi yönünde uyarılarda bulunmuştu. Ancak Mücteba Hamaney uzun zamandır İran'daki yönetim kademesiyle güçlü ilişkiler içinde olan bir isim. İran'ın yapılan uyarılara kulak asmayarak Mücteba Hamaney'i seçmesi, Ali Hamaney sonrasında da mevcut düzenin devam edeceğini gösteriyor. Bu, dini kurumların ve yönetim yapısının benzer şekilde işleyeceği anlamına geliyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'HEDEF VE MALİYET ÖRTÜŞMEZSE SAVAŞ KISA SÜRER'</p>

<p>Prof. Dr. Çağla Gül Yesevi savaşın ne kadar süreceği konusunda şöyle konuştu:</p>

<p>'Savaşlarda en çok siviller etkileniyor. Devletlerin varlık nedeni güvenliği, adaleti ve refahı sağlamak. Ancak savaşın yükünü çoğunlukla siviller taşıyor. Bu çatışmada füzeler ve dronlar yoğun biçimde kullanıldı. Bunların ne kadar süre yeteceği ve maliyetinin ne olacağı belirleyici olacak. Eğer maliyet karşılanamaz hale gelirse, hedeflerle maliyetler örtüşmezse savaş daha kısa sürede sona erebilir. Savaşın başında İran'daki komuta kademesinin tasfiye edilmesi ve rejim değişikliği hedefi konuşuluyordu. Ali Hamaney'in öldürülmesi kısa vadeli bir hedef olarak dillendirildi. Hatta bu olayın birkaç gün içinde sonlanabileceği de söylenmişti. Ancak İran'ın nasıl karşılık vereceği belirsizdi.'</p>

<p>'SAVAŞIN GİDİŞATINI KAR MALİYET DENGESİ BELİRLEYECEK'</p>

<p>İran'ın çatışmayı bölgeselleştirdiğini söyleyen Prof. Dr. Yesevi, 'İran, savaşın bölgeselleşmesini sağladı ve yoğunluğu artırdı. Daha önce 12 gün süren düşük yoğunluklu bir çatışma yaşanmıştı; fakat bu kez yoğunluğun artması savaşın uzayabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Burada maliyetler son derece önemli. Amerika Birleşik Devletleri ticari savaşlarda da sürekli olarak maliyet hesabı yapıyor. Bu savaşın finansmanını kim üstlenecek? Körfez ülkeleri mi bu maliyeti karşılayacak? Finans kapital bu sürecin neresinde duruyor? Kar-maliyet dengesi savaşın gidişatını belirleyecek temel unsurlardan biri olacak' diye konuştu.</p>

<p>'ABD İLE ARASINDA HEDEF ÇATIŞMASI VAR'</p>

<p>Prof. Dr. Yesevi, 'İran açısından bakarsak üç başlık öne çıkıyor. Başlangıçta nükleer programın sonlandırılması gündemdeydi. Bugün daha çok füze programı konuşuluyor. Bir diğer konu ise 'direniş ekseni' ile olan bağlantının kesilmesi talebi. İran ise başından beri sömürgeciliğe karşı olduğunu, Batı'nın kurallarına uymak istemediğini söylüyor. Dolayısıyla ABD ile İran arasında hedefler konusunda ciddi bir açmaz var. İran şu anda hem rejimini hem ülkesini hem de vatandaşlarını savunmaya çalışıyor. ABD ise savaşın maliyetinin sürdürülebilir olup olmadığına bakacaktır. Hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını değerlendirecektir. Ben Amerika Birleşik Devletleri'nin savaşın ne kadar süreceğine ilişkin kararını yakın zamanda vereceğini düşünüyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'İLK ETKİYİ PİYASALARDA GÖRDÜK'</p>

<p>Yaşanan gelişmelerin ilk yansımasının finansal piyasalarda görüldüğünü belirten Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Ünalmış ise 'Türkiye ekonomisi üzerinde bu gelişmelerin farklı kanallardan etkilerini hissediyoruz. İlk doğrudan etkiyi piyasalarda gördük. Faizlerde artış yaşandı, hisse senedi fiyatlarında aşağı yönlü hareketler oldu. Bunlar ilk etapta gözlemlediğimiz doğrudan etkilerdi. Sonrasında özellikle petrol ve genel olarak enerji fiyatlarındaki artışın etkilerini görmeye başladık. Benzin ve motorin fiyatlarında son dönemde yaşanan yükselişleri Orta Doğu'daki gelişmelere bağlayabiliriz. Bunlar ilk elden ve hızlı şekilde yansıyan etkiler. Eğer Orta Doğu'daki savaş ortamı daha uzun sürerse, farklı kanallar üzerinden de Türkiye ekonomisini etkileyecektir. Özellikle ithal ettiğimiz ürünler, petrol ve petrole bağlı yan sanayiler; kimyasallar, plastik ürünler ve gübre gibi alanlarda fiyat baskısı artacaktır. Bu da birçok sektörü maliyetler üzerinden olumsuz etkileyecektir' dedi.</p>

<p>'İRAN'A İHRACATIMIZ TOPLAM İHRACATIMIZIN YAKLAŞIK YÜZDE 1'İ SEVİYESİNDE'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Ünalmış, 'Sektörel bazda İran'la doğrudan ticaret açısından baktığımızda ise çok güçlü bir etki beklemeyiz. İran'a ihracatımız toplam ihracatımızın yaklaşık yüzde 1'i seviyesinde. Dolayısıyla İran'ın Türkiye'den ithalatı azaltması ihracat tarafında büyük bir darbe yaratmaz. Ancak küresel ölçekte oluşan savaş ortamının yarattığı tedirginlik önemli. Bu belirsizlik tüketicilerin harcamalarını kısmalarına yol açabilir. Artan fiyatlar da tüketimi aşağı çeker. Bu durum birçok sektörü dolaylı olarak olumsuz etkiler. İlk aşamada enerji sektörü ve buna bağlı olarak havayolları ile turizm gibi alanlar Türkiye'de olumsuz etkileri daha hızlı hissedecek sektörler olacaktır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'ÇİN ENERJİ İTHALATINDA DIŞA BAĞIMLI BİR ÜLKE'</p>

<p>Çin'in savaşın doğrudan tarafı olmadığını ancak enerji fiyatları ve tedariki açısından en kırılgan ülkelerden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Ünalmış, 'Çin şu an savaşın doğrudan tarafı değil ve mümkün olduğunca dışında kalmayı tercih ediyor. Ancak enerji fiyatları ve enerji tedariki açısından en kırılgan ülkelerden biri. Hürmüz Boğazı'ndan günlük olarak dünya petrol ve doğal gaz üretiminin yaklaşık yüzde 20'si geçiyor. Bu petrolün önemli bir kısmı Çin'e gidiyor. Çin enerji ithalatında dışa bağımlı bir ülke. Doğal gaz ve petrol tedarikinde sorun yaşarsa üretim tarafında da sıkıntılar ortaya çıkar. Alternatif bulsa bile daha yüksek fiyatlarla ithalat yapmak zorunda kalacaktır. Bu da maliyetleri artırır. Dolayısıyla Çin'in ilk etapta karşılaşacağı en önemli sorun yükselen enerji maliyetleri olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri savaşın bir tarafı konumunda olsa da coğrafi avantajını yaşıyor. İki okyanus arasında yer alması ve enerji alanında son 20 yılda dışa bağımlılığını ciddi ölçüde azaltmış olması önemli bir avantaj. Şu anda ciddi bir doğal gaz ihracatçısı konumunda' diye konuştu.</p>

<p>'ABD AÇISINDAN İLK ETAPTA OLUMSUZ ETKİ YARATAN UNSUR VARLIK FİYATLARI'</p>

<p>Prof. Dr. Ünalmış, 'Artan doğal gaz fiyatları Amerikan ekonomisini pozitif etkileyebiliyor. ABD açısından ilk etapta olumsuz etki yaratan unsur varlık fiyatları, özellikle hisse senedi piyasalarındaki düşüşlerdir. Ancak genel tabloya baktığımızda, bu gelişmelerden en az etkilenen ekonomilerden biri şu aşamada Amerikan ekonomisidir. Petrol fiyatlarında ise kritik eşik üç haneli seviyelerdir. Özellikle 100 dolar ve üzeri fiyatlar hem maliyetler açısından daha sorunlu hale gelir hem de psikolojik olarak piyasaları etkiler. Üç haneli rakamlar konuşulmaya başlandığında beklentiler ve fiyatlama davranışları da değişir. Bu nedenle 100 dolar seviyesi önemli ve psikolojik bir eşik olarak değerlendirilebilir' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/bauda-orta-dogudaki-jeopolitik-gelismelerin-turkiyeye-etkileri-paneli-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/bauda-orta-dogudaki-jeopolitik-gelismelerin-turkiyeye-etkileri-paneli-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="37502"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüksektepe: ‘Yapay zeka iş süreçlerini dönüştüren bir teknoloji olarak değerlendirilmeli']]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/yuksektepe-yapay-zeka-is-sureclerini-donusturen-bir-teknoloji-olarak-degerlendirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/yuksektepe-yapay-zeka-is-sureclerini-donusturen-bir-teknoloji-olarak-degerlendirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, 'Yapay zeka meslekleri tamamen ortadan kaldıran değil, iş süreçlerini dönüştüren bir teknoloji olarak değerlendirilmeli' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekayı iş ve insan gücü bağlamında bir tehdit olarak sunan yorumlara dikkat çeken İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, 'Yapay zekanın meslekler üzerindeki etkisi hala sezgisel genellemeler ve yorum düzeyinde. Oysa bu alanda araştırmalar sürüyor. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 2025 yılında yayımladığı 'Generative AI and Jobs: A Refined Global Index of Occupational Exposure' raporu, yapay zekanın iş ve meslek yaşamına etkileriyle ilgili en kapsamlı küresel analizlerden biri. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 'Yapay Zeka İstatistikleri 2025' verileri de bu dönüşümün Türkiye'deki yansımalarını anlamak açısından önemli. Geleceğe ilişkin değerlendirmelerde bu tür ulusal ve uluslararası verileri dikkate almak hem işletmeler hem de meslek sahipleri için büyük önem taşıyor' diye konuştu.</p>

<p>'YAPAY ZEKA MESLEKLER İÇİN YOK OLUŞ DEĞİL DÖNÜŞÜM'</p>

<p>Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, ILO raporuna göre dünya genelinde işlerin yaklaşık yüzde 24'ünün görev dönüşümü potansiyeline sahip olduğunu hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>'Endüstri mühendisi perspektifimle baktığımda şunu net söyleyebilirim ki yapay zeka meslekler için bir bitiş değil, iş süreçlerinin yeniden tasarlanması anlamına geliyor. Yapay zekâ iş gücünü tamamen ortadan kaldıran bir teknoloji değil; insanın üretkenliğini artıran bir araç olarak değerlendirilmelidir.'</p>

<p>Prof. Dr. Yüksektepe, yapay zeka tartışmalarının yalnızca iyimser ya da karamsar senaryolar üzerinden yürütülmesinin doğru olmadığını belirterek teknolojik dönüşümün dengeli bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Yüksektepe, 'Riskleri görmezden gelmek de felaket senaryoları üretmek de çözüm değildir. Asıl mesele bu dönüşümü doğru politikalarla yönetebilmektir. Temeli olmayan genellemeler teknolojik gelişmelere direnç oluşturur. Teknolojiden korkmak yerine riskleri doğru analiz ederek eğitim, beceri geliştirme ve iş gücü politikalarını buna göre şekillendirmek gerekiyor' dedi.</p>

<p>'YAPAY ZEKA KULLANIMINDA KADIN VE ERKEK ORANLARI BİRBİRİNE YAKIN'</p>

<p>TÜİK'in 'Yapay Zekâ İstatistikleri 2025' verilerine de değinen Prof. Dr. Yüksektepe, Türkiye'de üretken yapay zekâ kullanımının cinsiyete göre dağılımını şöyle değerlendirdi:</p>

<p>'Ülkemizde yapay zekâ kullanımı erkeklerde yüzde 19,4, kadınlarda ise yüzde 18,8 olarak rapora yansımış durumda. Bu veri, yapay zeka çağının doğru yönetildiğinde kadınların iş gücüne katılımı açısından hem dönüşüm hem de yeni fırsatlar barındırdığını gösteriyor. Kadın ve erkeklerin yapay zekâ kullanım oranlarının birbirine oldukça yakın olması önemli bir başlangıç noktası. Bu tablo teknoloji alanında kariyer yapmak isteyen genç kadınlar için de önemli bir potansiyel içeriyor.'</p>

<p>BÜRO VE İDARİ İŞLERDE DÖNÜŞÜM</p>

<p>ILO raporunda yapay zekadan en çok etkilenmesi beklenen mesleklerin başında büro ve idari işler olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yüksektepe, bu alanlarda kadın çalışanların güçlendirilmesi için şu önerilerde bulundu:</p>

<p>'İnsan en değerli kaynaktır. Teknolojinin insanı işlevsiz kılacağına ya da dışlayacağına dair dramatik felaket senaryoları toplumsal olarak başka sorunları tetikleyebilir. Asıl mesele insan yerine yapay zekâ koymak ya da insan performansını yapay zekâ ile kıyaslamak değildir. Esas olan insanı yeni teknolojilerle güçlendirecek etik ve işlevsel politikalar geliştirmektir. Bireylerin yapay zekâyı kullanabilen, geliştirebilen ve yönlendirebilen beceriler kazanacağı eğitim ve yetenek programlarını kurgulamaktır. Bu noktada üniversite-sanayi iş birliği de yapay zekâ ile insan gücünün entegrasyonunda ortak aklın merkezlerinden biri olmalıdır.'</p>

<p>'YAPAY ZEKA DENEYİMİ ÖĞRENCİLİK YAŞAMINA ENTEGRE EDİLMELİ'</p>

<p>İstanbul Kültür Üniversitesi'nde öğrencilerin dijital portfolyosu olarak geliştirilen PUMA uygulamasına da yapay zeka entegrasyonu yapıldığını belirten Prof. Dr. Yüksektepe, sistemin öğrencilerin eğitim süreçlerinde yapay zekâyı doğrudan deneyimlemelerine imkân sağlayacağını ifade etti. Prof. Dr. Yüksektepe, 'Öğrencilerimiz PUMA sayesinde yapay zekânın eğitim ve öğrencilik yaşamına entegrasyonunu birebir gözlemleme ve deneyimleme fırsatı bulacak. Bu süreç, mezuniyet sonrasında yapay zekâyı aktif ve işlevsel biçimde kullanabilecek yeni bir yetenek seti kazanmalarına da katkı sağlayacak' dedi.</p>

<p>'ÖN LİSANS EĞİTİMİ KADIN İSTİHDAMI AÇISINDAN KRİTİK'</p>

<p>Prof. Dr. Yüksektepe, üretim süreçlerinde kritik rol oynayan ön lisans eğitimli ara elemanların da yapay zeka ile planlanan dönüşüm sürecinde desteklenmesi gerektiğini şu sözlerle ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Üretimde çeviklik için operasyondaki yetişmiş uzman iş gücü son derece değerlidir. Bu alanda önlisans eğitimi alan kadın öğrenci oranı ülkemizde artıyor. Özellikle iş gücüne hızlı geçiş sağlayan önlisans programlarında kadın öğrencilerin oranı yüzde 54'e, lisans programlarında ise yüzde 51'e ulaşmış durumda. Kadınların yükseköğretime katılımında somut adımlar atılan bir dönemdeyiz.Bu noktada kadınların eğitim ve değer üretme motivasyonları son derece olumlu seyrediyorken mesleklerin tamamen ortadan kalkacağı yönündeki söylemler gençlerin kariyer tercihlerinde kaygı yaratabilir.'</p>

<p>'MÜHENDİSLİK DALLARI KADINLAR İÇİN FIRSAT YARATABİLİR'</p>

<p>Prof. Dr. Yüksektepe, 'Yapay zeka, kadın temsilinin görece düşük olduğu mühendislik ve teknoloji alanlarına ilgiyi artırma potansiyeline de sahip. Yapay zeka çalışmaları yalnızca klasik mühendislik becerileriyle sınırlı değil. Veri analizi, algoritma geliştirme ve insan-makine etkileşimi gibi alanlar giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu dönüşüm teknoloji alanlarında kariyer yapmak isteyen kadınlar için yeni fırsatlar oluşturabilir' dedi.</p>

<p>'ÜNİVERSİTELERE YENİ SORUMLULUK'</p>

<p>Yapay zeka dönüşümünün yalnızca iş gücü piyasasını değil yükseköğretim sistemini de dönüştüreceğini belirten Prof. Dr. Yüksektepe, üniversitelerin bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Rektör Prof. Dr. Yüksektepe üniversitelerin öğrencileri yalnızca teknolojiyi kullanan bireyler olarak değil, aynı zamanda yapay zeka ve veri bilimi alanlarında düşünen, sorgulayan, eleştiren ve üretim yapabilen bireyler olarak yetiştirmesi gerektiğini vurgulayarak bunun özellikle kadın öğrencilerin teknoloji alanlarında daha güçlü temsil edilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>İKÜ'DE YAPAY ZEKÂ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ</p>

<p>İstanbul Kültür Üniversitesi'nde kuruluş çalışmaları tamamlanan Yapay Zeka Uygulama ve Araştırma Merkezinin de bu dönüşümü bilimsel olarak incelemeyi hedeflediğini belirten Prof. Dr. Yüksektepe merkezin misyonunu şöyle özetledi:</p>

<p>'Yapay zeka teknolojilerinin iş gücü piyasasındaki etkileri, mühendislik meslekleri ve akademik üretim üzerindeki yansımaları merkezimizin temel çalışma alanlarını oluşturuyor. Özellikle yapay zekanın iş gücü dönüşümü ve kadın istihdamı üzerindeki etkilerini disiplinlerarası bir yaklaşımla incelemeyi hedefliyoruz. Yapay zekanın etkin kullanımı doğru anlaşılmasına bağlı. Bu nedenle hem yapay zeka etiğini ve eleştirisini hem de geliştirme ve uygulamayı birlikte ele alacağız. '</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/yuksektepe-yapay-zeka-is-sureclerini-donusturen-bir-teknoloji-olarak-degerlendirilmeli</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/yuksektepe-yapay-zeka-is-sureclerini-donusturen-bir-teknoloji-olarak-degerlendirilmeli.jpg" type="image/jpeg" length="51286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen: Kadınlar için haftalık çalışma süresi 4 güne düşürülmelidir]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/egitim-bir-sen-kadinlar-icin-haftalik-calisma-suresi-4-gune-dusurulmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/egitim-bir-sen-kadinlar-icin-haftalik-calisma-suresi-4-gune-dusurulmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitm-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 'Kadın kamu çalışanlarının iş-aile dengesini güçlendirecek yeni düzenlemelere ihtiyaç var. Haftalık çalışma süresi 32 saate, çalışma gününün ise 4'e düşürülmesi gerekiyor' çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, yaptığı yazılı açıklamada, 'Eğitim-Bir-Sen olarak kadın kamu görevlilerinin çalışma hayatındaki sorunlarına dikkati çekmeye ve çözüm önerileri geliştirmeye devam ediyoruz. 214 bini aşkın kadın üye ile Türkiye'de kadınların en büyük örgütlü gücü olma sorumluluğunu taşıyoruz. 'Örgütlü Kadın, Güçlü Aile; Güçlü Aile, Güçlü Toplum' anlayışıyla yürüttüğümüz çalışmalar sahada karşılık görüyor. 2025 yılı itibarıyla kadınların sendikalaşma oranı yüzde 71,27'ye ulaşması bu kararlı mücadelenin somut bir göstergesidir' dedi.</p>

<p>Aydın, 'Türkiye uzun süredir sessiz fakat derin bir demografik dönüşüm süreci yaşıyor. Nüfus yaşlandı, doğurganlık oranlar düştü. Bu tablo çalışma hayatının yapısıyla doğrudan ilişkilidir. Kadın kamu görevlileri annelik sorumlulukları ile çalışma hayatı arasında sıkıştı. Aileyi güçlendiren, çocukların ihmal edilmediği, aynı zamanda adil ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni sağlayan yeni bir modele ihtiyaç var. Eğitim alanında çalışan kadın kamu görevlileri arasında yaptığımız 'Türkiye'de Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri' başlıklı saha araştırmasının sonuçları bu ihtiyacı açık biçimde ortaya koydu. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu doğum izinlerinin artırılmasını ve yarım zamanlı ile esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini talep etti' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmaya katılanların yüzde 92'sinin yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, yüzde 96'sının ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını istediğini ifade eden Aydın, şunları kaydetti:</p>

<p>'Kadınlar, esnek çalışma modellerini desteklemekte, ancak hak ve gelir kaybına uğramadan, güvenceli istihdamdan vazgeçmeden, emeklilik hakları zedelenmeden ve kariyerlerinden geri düşmeden. Bugün dünyada pek çok ülkede uygulanan haftada 4 gün çalışma modeli, ülkemizde de başta kadın kamu görevlileri için uygulanmalı, özel sektörü teşvik edecek iyileştirmeler yapılmalı, çocuk sayısına göre çalışma saatlerinde düzenlemeye gidilmeli, kadın kamu görevlileri çalışma süresi 32 saate düşürülmelidir. Eğitim-Bir-Sen olarak doğru planlanmış, yeterli ve güvenceli analık haklarının kadınların verimliliğini azaltmayacağını, aksine çalışma hayatını güçlendiren ve sürdürülebilirliğini destekleyen temel bir yöntem olabileceğini vurguluyoruz.'</p>

<p>Kadınların çalışma hayatındaki verimliliğinin güçlü analık haklarıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Aydın, 'Analık izni doğumdan önce 8, doğum sonrası 52 olmak üzere toplamda 60 haftaya çıkarılmalı, süt izni iki yıla çıkarılmalı, babalık izin süreleri artırılmalı, tüm kamu kurumlarında kreş hizmeti zorunlu hale getirilmeli veya kreş yardımı sağlanmalı, çocuk sayısına göre ilave prim günleri verilmeli ve emeklilikte yıpranma payı uygulanmalı, yıllık izin süreleri çocuk sayısına göre artırılmalı, kamu görevlileri için gelir vergisi yüzde 15'e sabitlenmeli, evliliği ve çocuk sahibi olmayı teşvik eden düzenlemeler daha da geliştirilmeli' dedi.</p>

<p>Sıdıka Aydın, 'Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifinde doğum ve babalık izin sürelerinin artırılmasına yönelik düzenlemeyi olumlu karşılıyoruz. Doğum hızını ve doğurganlık oranlarını artırmayı hedefleyen düzenlemelere kararlılıkla devam edilmelidir. Ancak saha araştırmamız da göstermiştir ki sorunu aşmak için daha kalıcı ve kapsamlı çözümler üretilmelidir. Eğitim-Bir-Sen olarak kadınların daha iyi çalışma şartlarına kavuşması, huzurlu ve saygın bir çalışma ortamında üretmeye devam etmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Emekleri, mücadeleleri ve fedakarlıklarıyla hayatın her alanına değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlarım' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/egitim-bir-sen-kadinlar-icin-haftalik-calisma-suresi-4-gune-dusurulmelidir</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/egitim-bir-sen-kadinlar-icin-haftalik-calisma-suresi-4-gune-dusurulmelidir.jpg" type="image/jpeg" length="23939"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıldız Teknik Üniversitesi Arnavutköy Belediyesi ile 'Teknoloji Üretim Üssü' kuruyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/yildiz-teknik-universitesi-arnavutkoy-belediyesi-ile-teknoloji-uretim-ussu-kuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/yildiz-teknik-universitesi-arnavutkoy-belediyesi-ile-teknoloji-uretim-ussu-kuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arnavutköy Belediyesi; bilim, teknoloji ve girişimcilik alanındaki gelişimine yön vermek amacıyla yeni bir iş birliğini hayata geçirdi. Arnavutköy Belediyesi ile Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğinde kurulacak Teknopark Arnavutköy için protokol imza töreni düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arnavutköy Belediyesi ile Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliğinde kurulacak Teknopark Arnavutköy için protokol imza töreni düzenlendi. Nuri Pakdil Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu'nda gerçekleştirilen Yıldız Teknopark Arnavutköy Protokol İmza Töreni, kamu, akademi ve teknoloji dünyasını bir araya getirdi. Programa Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, Eski Devlet Bakanı Bülent Akarcalı, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip, Yıldız Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Emre Holoğlu ve çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p>'AR-GE EKOSİSTEMİ ARNAVUTKÖY'E TAŞINIYOR'</p>

<p>Program kapsamında Yıldız Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Emre Holoğlu tarafından Yıldız Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin mevcut kapasitesine ilişkin bir sunum gerçekleştirildi. Yıldız Teknopark bünyesinde bugün 750 firmanın faaliyet gösterdiğini belirten Holoğlu, yaklaşık 15 bin kişinin istihdam edildiğini ve yıllık ihracat hacminin 3,2 milyar dolara ulaştığını ifade etti.</p>

<p>Araştırma ve geliştirme ekosisteminin Arnavutköy'e taşınmasının, bölgenin teknoloji üretim kapasitesini artırması ve girişimcilik faaliyetlerini güçlendirmesi hedefleniyor.</p>

<p>'BİLGİ VE TEKNOLOJİYLE GÜÇLÜ BİR GELECEK İNŞA EDİLECEK'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda konuşan Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, bilim, teknoloji ve girişimciliğin ülkelerin gelişiminde belirleyici bir rol oynadığını vurguladı. Teknoloji üretiminin ve bilginin pratiğe dönüşmesinin önemine dikkat çeken Hersanlıoğlu, üniversitelerde üretilen bilginin sanayi ve girişimcilikle buluşmasının Türkiye'nin kalkınma yolculuğunda kritik bir adım olduğunu ifade etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Arnavutköy'de ilan edilen özel endüstri bölgelerine de değinen Hersanlıoğlu, ilçede kurulacak teknoparkın bu bölgelerde gerçekleştirilecek yüksek katma değerli üretimler için önemli bir merkez olacağını söyledi. Gençlere de seslenen Hersanlıoğlu, bilim ve teknoloji alanında sunulan imkânların iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak Türkiye'nin geleceğinin bilgi, bilim ve üretimle şekilleneceğini ifade etti.</p>

<p>'ARNAVUTKÖY ARTIK TEKNOLOJİ ÜRETEN BİR MERKEZ OLACAK'</p>

<p>Programda konuşan Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu ise Arnavutköy'ün gelişim vizyonunda bilimin ve teknolojinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek ilçenin yalnızca fiziki yatırımlarla değil, teknoloji üretimiyle de büyümesi gerektiğini ifade etti. Candaroğlu, kurulacak teknoparkın genç girişimciler ve araştırmacılar için önemli fırsatlar oluşturacağını vurgulayarak Arnavutköy'ün inovasyon ve üretim odaklı bir merkez haline geleceğini söyledi.</p>

<p>Konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonuna da değinen Candaroğlu, Türkiye'nin bilim ve teknoloji temelli kalkınma hedeflerine yerel yönetimler olarak güçlü katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti.</p>

<p>'TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK TEKNOPARKLARINDAN BİRİ'</p>

<p>Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik ise Yıldız Teknopark'ın araştırmacı sayısı, şirket kapasitesi ve bütçesi bakımından Türkiye'nin en büyük teknoparklarından biri olduğunu belirterek bu girişimcilik ekosistemini Arnavutköy'e taşımaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Debik, Yıldız Teknopark'ın yalnızca Türkiye'de değil uluslararası alanda da faaliyet gösterdiğini belirterek yurt dışındaki ofisler ve Balkanlar'daki iş birlikleri sayesinde girişimcilerin küresel pazarlara açılmasına destek verdiklerini söyledi. Kurulacak merkez sayesinde Arnavutköy'de gelişecek girişimlerin de uluslararası teknoloji ekosistemine dahil olmasının hedeflendiğini dile getirdi.</p>

<p>'BU HEYECANI ARNAVUTKÖY'E TAŞIYORUZ'</p>

<p>Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip ise Arnavutköy'ün konumu ve potansiyelinin bu yatırım için önemli bir tercih sebebi olduğunu belirterek üniversite bünyesinde oluşturulan güçlü girişimcilik ekosistemini Arnavutköy'e taşımaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Garip, kurulacak merkez sayesinde üniversite öğrencileri, genç girişimciler ve sanayicilerin aynı teknoloji ekosistemi içinde buluşacağını, Arnavutköy'de geliştirilecek projelerin uluslararası pazarlara açılmasına katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p>'ARNAVUTKÖY İÇİN YENİ BİR TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİ'</p>

<p>Kurulacak Teknopark, Arnavutköy'ün yalnızca fiziki gelişimini değil, bilgi ve teknoloji üretimini de destekleyen yeni bir merkez olması hedefleniyor. Proje kapsamında teknoloji şirketleri, girişimciler, araştırmacılar ve üniversite öğrencileri aynı çatı altında buluşacak; Ar-Ge çalışmaları, yazılım ve yüksek teknoloji üretimi için yeni alanlar oluşturulacak.</p>

<p>Teknoparkın hayata geçmesiyle birlikte Arnavutköy'de nitelikli istihdamın artması, genç girişimcilerin desteklenmesi, üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlenmesi ve ilçenin teknoloji üretiminde önemli bir merkez haline gelmesi amaçlanıyor. İmzalanan protokolle birlikte Teknopark Arnavutköy için yeni bir dönem başlarken, projenin Arnavutköy'ü bilim, teknoloji ve girişimcilik alanında İstanbul'un önemli merkezlerinden biri haline getirmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/yildiz-teknik-universitesi-arnavutkoy-belediyesi-ile-teknoloji-uretim-ussu-kuruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/agency/dha/yildiz-teknik-universitesi-arnavutkoy-belediyesi-ile-teknoloji-uretim-ussu-kuruyor.jpg" type="image/jpeg" length="64807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YÖK'ten doktora öğrencilerine yönelik düzenleme]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/yokten-doktora-ogrencilerine-yonelik-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/yokten-doktora-ogrencilerine-yonelik-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu öncelikli alanlarda doktora öğrencisi olmaya hak kazananların araştırma görevlisi kadrolarına atanacaklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YÖK'ten yapılan açıklamaya göre; Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu öncelikli alanlardaki doktora programlarına öğrenci seçimi ve bu öğrencilerin araştırma görevlisi kadrolarına atanmalarına ilişkin usul ve esaslar, Resmi Gazete'de yayımlandı. Söz konusu yönetmelik uyarınca Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen öncelikli alanlardaki programlara doktora öğrencisi olabilmek için yapılacak yazılı sınava, kontenjan sayısının en fazla 4 katı kadar aday ALES puanının yüzde 40'ı, yabancı dil puanının yüzde 30'u ve lisans mezuniyet notunun yüzde 30'u dikkate alınarak girmeye hak kazanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DOĞUM SONRASI 2 DÖNEM EK SÜRE VERİLEBİLECEK</p>

<p>Yazılı sınav, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslar dahilinde merkezi olarak yapılacak. Yazılı sınav sonucu 70 puanın altında olanlar başarısız sayılacak. Nihai değerlendirmede, ALES puanının yüzde 25'i, lisans mezuniyet notunun yüzde 25'i, yabancı dil puanının yüzde 20'si ve yazılı sınav notunun yüzde 30'u dikkate alınacak. Nihai değerlendirme puanı 70 puanın altında olanlar başarısız sayılacak. Doktora öğrencisi olmaya hak kazananların öncelikli alanlar kapsamında araştırma görevlisi kadrolarına atamaları yürürlükteki mevzuat uyarınca yapılacak. Düzenleme ile özellikle ihtiyaç duyulan alanlarda araştırma altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Öte yandan doğum yapan lisansüstü kadın öğrencilere talepleri halinde doğum sonrası 2 dönem ek süre verilebilecek. Ek süreler azami süreden sayılmayacak. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/yokten-doktora-ogrencilerine-yonelik-duzenleme</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/03/i-m-g-2254.jpeg" type="image/jpeg" length="21904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır ve İzmirli öğrenciler Akkuyu NGS sahasını ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/diyarbakir-ve-izmirli-ogrenciler-akkuyu-ngs-sahasini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/diyarbakir-ve-izmirli-ogrenciler-akkuyu-ngs-sahasini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Dicle Üniversitesi Mühendislik - Mimarlık Fakültesi ile İzmir Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un Mersin'de inşa ettiği Akkuyu NGS sahasını ziyaret etti. Geleceğin mühendisleri, projenin temsilcilerinden Türkiye'nin ilk nükleer güç santralinde kullanılan teknolojiler ve projedeki kariyer fırsatları hakkında bilgi aldılar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Öğrenciler, Akkuyu NGS'nin temel teknolojik özellikleri ve çalışma prensipleri ile Akkuyu NGS uzman yetiştirme programı kapsamında Rusya'nın önde gelen teknik üniversitelerinde yüksek lisans eğitimi alma imkanları hakkında bilgi edindiler. Uzman yetiştirme programı mezunu olan ve santralde görev yapan Türk mühendisler öğrencilerle, Rusya'daki eğitim süreçleri ile kişisel mesleki deneyimlerini paylaştılar. Program, Türkiye'nin nükleer güç santrali operatörlerinin mesleki eğitimi için tasarlanan ilk uzmanlaşmış eğitim kompleksi olan Akkuyu NGS Eğitim Merkezi'nin ziyaretini de kapsıyordu. Eğitmenler öğrencilere, kontrol panelinin birebir kopyası olan tam ölçekli simülatörün yapısı ve nükleer güç santrali işletme personelinin çok aşamalı eğitim süreci hakkında bilgi verdi. Ziyaretin son bölümünde öğrenciler, deniz seviyesinden 200 metre yükseklikteki seyir terasından Akkuyu NGS sahasının büyüklüğünü gözlemlediler.</p>

<p>Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, ziyaretle ilgili şunları söyledi: 'Akkuyu NGS, ekonomik ve sosyal hayatın birçok alanında belirgin etki yaratan çok yönlü bir projedir. İstihdam yaratan, bölge altyapısının gelişimini teşvik eden bu proje, yakında büyük miktarda temiz elektrik enerjisi kaynağı haline gelecek. Geleceğin mühendisleri için NGS sahası, modern nükleer teknolojiler ve ileri mühendislik çözümleri hakkında fikir edinmelerine olanak tanıyan etkili bir eğitim platformudur. Farklı bölgelerden gelen öğrencilerin projeye duyduğu ilgi, nükleer enerjinin gençler tarafından prestijli ve gelecek vaat eden bir alan olarak algılandığının önemli bir göstergesidir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkuyu Nükleer A.Ş.'nin mühendislik ihtisaslarının yaygınlaştırılması ile yüksek mühendislik ve teknik eğitimin prestijinin artırılmasına yönelik bilgilendirmelerine devam edeceği bildirildi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/diyarbakir-ve-izmirli-ogrenciler-akkuyu-ngs-sahasini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/diyarbakir-ve-izmirli-ogrenciler-akkuyu-ngs-sahasini-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="35444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen'den 2023'te göreve geç başlatılan öğretmenler için düzenleme talebi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/egitim-bir-senden-2023te-goreve-gec-baslatilan-ogretmenler-icin-duzenleme-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/egitim-bir-senden-2023te-goreve-gec-baslatilan-ogretmenler-icin-duzenleme-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen, 2023 yılında sözleşmeli öğretmen olarak atanan ancak idari sebeplerle göreve geç başlatılan öğretmenlerin hizmet süresi hesabında yaşadığı hak kayıplarının giderilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı'na yazılı başvuruda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sendikadan yapılan yazılı açıklamada, üç yıllık hizmet süresinin hesaplanmasında idare kaynaklı gecikmenin dikkate alınması ve bu kapsamda yer değişikliği başvurusu yapabilmelerine imkân sağlayacak bir düzenleme yapılmasının talep edildiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>'Milli Eğitim Bakanlığınca yayımlanan Mart 2023 Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu kapsamında ataması yapılan öğretmenler, idari süreçlerden kaynaklanan gecikmeler nedeniyle duyuruda öngörülen tarihten sonra göreve başlamak zorunda bırakılmıştır. 9 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde il içi ve iller arası yer değişikliği işlemlerinde 30 Eylül tarihi esas alınmaktadır. Yönetmelikte belirlenen tarihe göre, 2023 yılında atanan öğretmenler, üç yıl sonunda görev sürelerini tamamlamalarına rağmen, fiilen göreve başlama tarihlerindeki gecikme nedeniyle yer değişikliği başvurusunda bulunamayacaktır. Bu hak kaybı, öğretmenlerin kendi iradeleri dışındaki bir gecikme nedeniyle oluştuğundan yer değişikliği başvuru hakkının ellerinden alınması, adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Eğitim-Bir-Sen olarak bu hak kaybının önüne geçmek maksadıyla Milli Eğitim Bakanlığına başvuruda bulunarak, Mart 2023 Sözleşmeli Öğretmenliğe Başvuru ve Atama Duyurusu kapsamında atanan öğretmenlerin yer değişikliği başvuru hakkından yararlanmalarına imkân sağlayacak bir düzenleme yapılmasını talep ettik.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/egitim-bir-senden-2023te-goreve-gec-baslatilan-ogretmenler-icin-duzenleme-talebi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/egitim-bir-senden-2023te-goreve-gec-baslatilan-ogretmenler-icin-duzenleme-talebi.jpg" type="image/jpeg" length="73239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Girişimci Zülal Tannur, Demirören Medya ve Teknoloji MTAL öğrencileriyle bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/girisimci-zulal-tannur-demiroren-medya-ve-teknoloji-mtal-ogrencileriyle-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/girisimci-zulal-tannur-demiroren-medya-ve-teknoloji-mtal-ogrencileriyle-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[From Your Eyes'in kurucusu ve CEO'su girişimci Zülal Tannur, 'Ön Yargısız Yapay Zeka ve Girişimcilik' başlıklı konferansta Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileriyle bir araya geldi. Konferansta geliştirdikleri teknoloji girişimlerini gençlere anlatan Tannur, 'Yolculuk merakla başlıyor; inanç, adanmışlık ve kararlılıkla devam ediyor. Sonucun nereye varacağını ise zaman gösteriyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencilerin yapay zeka ve girişimcilik ekosistemine yönelik daha fazla bilgi sahibi olmaları için 'Ön Yargısız Yapay Zek ve Girişimcilik' konferansı düzenledi. Demirören Medya Center'daki Erdoğan Demirören Konferans Salonu'nda yapılan etkinliğe hikayesiyle örnek olan görme engelli girişimci Zülal Tannur, konuşmacı olarak katıldı.</p>

<p>Tannur, 'bir fikir, bir hayat ve yapay zeka' temasıyla hayata geçirilen konferansta yapay zeka ve insan iş birliğiyle geliştirdiği, görme engelli kullanıcılara anlatım hizmeti sunan teknolojisi 'From Your Eyes' hakkında bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'AKILLI TEKNOLOJİLER ARAÇLARA ENTEGRE EDİLDİ'</p>

<p>Otomobillerde ve otonom araçlarda yapay zekanın çevreyi yolcu adına tanımlamasını sağlayan sistemler geliştirdiklerini söyleyen Tannur, 'Bu sayede insanların kendilerini daha güvende hissetmelerine katkı sunan, erişilebilirlik odaklı akıllı teknolojiler araçlara entegre edildi. Ölçeklenebilir ve güçlü teknolojiler geliştirdiğimiz için hem insanlık yararına hem de teknolojinin geleceğine katkı sağlayan işler üretmeye odaklanıyoruz' diye konuştu.</p>

<p>Girişimlerinin üç ana alanda dünyanın ilkleri arasında yer alan teknolojiler olduğunu kataran Tannur, 'İlk girişimimiz, Türkiye'de doğan Proverize oldu. Proverize, video görüntü işleme alanında dünyanın en yüksek doğruluk oranı ve en yüksek hızına sahip ilk teknolojilerden birini geliştirdi. Daha sonra Neuravision Silikon Vadisi'nde kuruldu. Neuravision da internetsiz eğitilebilen ilk yapay zeka teknolojilerini hayata geçirdi. Üçüncü teknolojimiz ise geçtiğimiz ay yine Silikon Vadisi'nde ortaya çıktı. Bu teknoloji, dünyada yaygın olarak kullanılan iki ana yapay zeka mimarisine alternatif olarak üçüncü bir yapay zeka mimarisi sundu. Yüksek doğruluğu, daha düşük işlemci gücüyle sağlayabilen bir mimari geliştirmiş olduk. Geliştirdiğimiz teknolojiler, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü tarafından en iyi patent ödüllerine layık görüldü. Daha önce Microsoft tarafından dünya şampiyonlukları elde ettik; Microsoft'tan yatırım ve mentorluk desteği aldık. Aynı zamanda Nvidia ile de bir yıldır partner olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'VİDEO GÖRÜNTÜ İŞLEME TEKNOLOJİLERİMİZ, ERİŞİLEBİLİRLİK ALANINDA DA DOĞRUDAN KARŞILIK BULDU'</p>

<p>Otomobillerde ve otonom araçlarda yapay zekanın çevreyi yolcu adına tanımlamasını sağlayan sistemler geliştirdiklerini söyleyen Tannur, 'Video görüntü işleme teknolojilerimiz, erişilebilirlik alanında da doğrudan karşılık buldu. Örneğin otomobillerde ve otonom araçlarda yapay zekanın çevreyi yolcu adına tanımlamasını sağlayan sistemler geliştirdik. Bu sayede insanların kendilerini daha güvende hissetmelerine katkı sunan, erişilebilirlik odaklı akıllı teknolojiler araçlara entegre edildi. Ölçeklenebilir ve güçlü teknolojiler geliştirdiğimiz için hem insanlık yararına hem de teknolojinin geleceğine katkı sağlayan işler üretmeye odaklanıyoruz. En büyük hedeflerimizden biri, üçüncü yapay zeka mimarimizi verimlilik sınırlarını aşacak şekilde konumlandırmak. Dünyada kullanılan çiplerin ve farklı sektörlerdeki yapay zeka modellerinin bu mimariyle eğitilmesini hedefliyoruz. Milyarlarca parametreli chatbotlar ve multimodal modeller de buna dahil. Çünkü bu mimariyle karbon emisyonunu yüzde 70 oranında azaltıyor, yüzde 60'ın üzerinde verimlilik sağlıyoruz' dedi.</p>

<p>'YOLCULUK MERAKLA BAŞLIYOR'</p>

<p>Genç girişimcilere de tavsiyelerde bulunan Tannur, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'Derin teknoloji üreten şirketlerde girişimci olmak, bu teknolojileri kurmak ve yönetmek ciddi bir adanmışlık ve uzun bir zaman gerektiriyor. Bu yola çıkanların sonuç alabilmek için sabırlı olması gerekiyor. Yolculuk merakla başlıyor; inanç, adanmışlık ve kararlılıkla devam ediyor. Sonucun nereye varacağını ise zaman gösteriyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/girisimci-zulal-tannur-demiroren-medya-ve-teknoloji-mtal-ogrencileriyle-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/girisimci-zulal-tannur-demiroren-medya-ve-teknoloji-mtal-ogrencileriyle-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="49824"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluslararası Gençlik Ödülü Programı'nı tamamlayan 59 genç sertifikasını aldı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/uluslararasi-genclik-odulu-programini-tamamlayan-59-genc-sertifikasini-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/uluslararasi-genclik-odulu-programini-tamamlayan-59-genc-sertifikasini-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKFEN Holding'in sponsorluğunda ve Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) temsilinde Türkiye'de uygulanan program kapsamında, 19'uncu Altın Kategori Ulusal Ödül Töreni, Terminal Kadıköy'deki ParibuArt'da düzenlendi. Törende, programı başarıyla tamamlayan 59 gence sertifikaları verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde 181 aktif ödül merkezi, yaklaşık bin gönüllü ödül lideri, supervisor ve 5 bin 755 aktif katılımcıyla uygulanan Uluslararası Gençlik Ödülü Programı'nın her yıl daha fazla gence ulaşarak büyümeye devam ettiği kaydedildi. Bugüne kadar dünya genelinde 130'u aşkın ülkede 13 milyondan fazla, Türkiye'de ise 21 bini aşkın gence ulaşan programın; gençlerin bireysel gelişimlerini destekleyerek sosyal becerilerini güçlendirmeyi, öz disiplin kazandırmayı ve liderlik yetkinliklerini artırmayı hedeflediği aktarıldı.</p>

<p>Program kapsamında son bir yıl içinde, üç farklı kategoride olmak üzere 764'ü bronz, 264'ü gümüş ve 59'ü altın olmak üzere toplam bin 87 katılımcının ödül sertifikası ve rozeti almaya hak kazandığı bildirildi. Törende, gençler sertifikalarını alırken; TİKAV'ın bugüne kadar hayata geçirdiği projelerle 45 binin üzerinde bireye ulaşarak sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda yarattığı ifade edildi. Törene, Uluslararası Gençlik Ödülü - Türkiye Ödül Programı Ulusal Komite Başkanı Pelin Akın Özalp, TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval ve davetliler katıldı.</p>

<p>KATILIMCILAR FARKLI BÖLGELERDEN BULUŞTU</p>

<p>Bu yıl 'altın ödül' almaya hak kazanan katılımcılar; Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen başarılı gençleri kapsarken Bilkent Uluslararası Laboratuvar Lisesi (Ankara), Özel İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (İzmir), Anabilim Eğitim Kurumları, British International Schools, İstek Kemal Atatürk Okulları, MEV Koleji Özel Büyükçekmece Okulları, TED Rönesans Anadolu Lisesi (İstanbul) gibi köklü eğitim kurumlarını temsil eden öğrencilerden oluştu. Tören boyunca gençlerin hedeflerine ulaşma süreçleri ve kişisel gelişim yolculukları büyük takdir topladı.</p>

<p>Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası Gençlik Ödülü - Türkiye Ödül Programı Ulusal Komite Başkanı Pelin Akın Özalp, törende Uluslararası Gençlik Ödül Programı'nın gençleri hayata hazırlayan güçlü bir model sunduğunu vurgulayarak şunları söyledi:</p>

<p>'TİKAV'ın 2013 yılından bu yana Uluslararası Gençlik Ödül Programı'nın Türkiye'deki yetkili ulusal otoritesi olarak yürüttüğü çalışmalar sayesinde, verilen her ödül uluslararası standartlarla aynı kalite ve güven çerçevesinde ilerliyor. Bu yapı, gençlere yalnızca bir sertifika değil; gerçek hayatta karşılığı olan bir gelişim deneyimi sunuyor.'</p>

<p>Özalp, programın bu kadar güçlü olmasının nedeninin, gençleri sadece 'başarıya' değil, hayata hazırlaması olduğunu vurgulayarak öğrencileri şu sözlerle tebrik etti:</p>

<p>'Sevgili gençler, bugün Altın Ödül'e uzanan yolculuğunuzu taçlandırıyorsunuz. Bu ödül; bir sınav sonucu, bir tesadüf ya da bir 'şansö değil. Bu ödül; plan, istikrar, sorumluluk ve emek demek. Başarılarınızla yalnız kendinizi değil; ailenizi, okulunuzu ve ülkemizin geleceğe dair umudunu da güçlendiriyorsunuz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval ise Uluslararası Gençlik Ödül Programı, gençleri başarıya değil hayata hazırlayan nadir gelişim modellerinden biri olduğunu söyleyerek şunları ifade etti:</p>

<p>'Gençler burada potansiyellerini teoride değil, pratikte görüyor; topluma katkı sunmayı, disiplinle ilerlemeyi ve sorumluluk almayı öğreniyor. Bugün Altın Ödül alan her gencimiz, yalnız kendi yolculuğunu değil, ülkemizin geleceğine dair umudu da güçlendiriyor.'</p>

<p>Kırçuval, programın Türkiye'de sürdürülebilir şekilde büyümesinde, TİKAV'ın kurumsal emeği ve yıllara yayılan birikiminin çok kıymetli olduğunu dile getirerek TİKAV'ın 1999 yılından bu yana eğitim ve toplumsal gelişim alanında sürdürülebilir çalışmalar yürüterek özellikle fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan gençlere ulaşmayı temel bir öncelik olarak gördüğüne de belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/uluslararasi-genclik-odulu-programini-tamamlayan-59-genc-sertifikasini-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/uluslararasi-genclik-odulu-programini-tamamlayan-59-genc-sertifikasini-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="82676"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YEE ile Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında mutabakat zaptı imzalandı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/yee-ile-mogolistan-devlet-universitesi-arasinda-mutabakat-zapti-imzalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/yee-ile-mogolistan-devlet-universitesi-arasinda-mutabakat-zapti-imzalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunus Emre Enstitüsü (YEE) ile Moğolistan Devlet Üniversitesi arasında kültürel ve akademik iş birliğine yönelik 'mutabakat zaptı' imzalandı. Anlaşma kapsamında Ulanbatur Yunus Emre Türk Kültür Merkezi hayata geçirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Moğolistan Devlet Üniversitesi ile Yunus Emre Enstitüsü arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Moğol Devlet Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösterecek olan Ulanbatur Yunus Emre Türk Kültür Merkezi hayata geçiriliyor. Merkez aracılığıyla Türkçe öğretiminin yanı sıra ortak akademik projeler ve bilimsel araştırma faaliyetlerinin yürütülmesi planlanıyor. Anlaşmanın, iki ülke arasındaki akademik ve kültürel iş birliğini kurumsal bir zemine taşıması bekleniyor. Moğol Devlet Üniversitesi bünyesinde bulunan Türkoloji Bölümü'nün, gerçekleştirilecek faaliyetler için güçlü bir akademik altyapı oluşturacağı belirtiliyor. Bölümün uzman kadrosu ve akademik birikimi sayesinde gerçekleştirilecek etkinliklerin sürdürülebilir ve nitelikli bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Özellikle Yunus Emre Enstitüsünün farklı kıtalarda uyguladığı 'Tercihim Türkçe Projesi'nin, Türkoloji bölümünde öğrenim gören öğrenciler için yeni bir saha oluşturacağı ifade ediliyor. Proje kapsamında yürütülecek çalışmaların, öğrencilerin uluslararası düzeyde akademik deneyim kazanmalarına katkı sağlaması öngörülüyor. Öğrencilere sunulacak değişim programları ve burs imkânları ile iki ülke gençleri arasında kalıcı bağların tesis edilmesi amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KÜLTÜREL DİPLOMASİ BOYUTU ÖNE ÇIKIYOR</p>

<p>İş birliği kapsamında düzenlenecek sergiler, konserler, film gösterimleri, edebiyat buluşmaları, atölye çalışmaları ve akademik söyleşiler aracılığıyla Türkiye'nin köklü sanat ve düşünce birikimi Moğol kültürü ile bir araya getirilecek. Karşılıklı kültürel etkileşimi artırmayı hedefleyen bu etkinliklerin, toplumlar arasında kalıcı bir anlayış ve yakınlaşma zemini oluşturması bekleniyor. Kültürel programların, yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmayarak daha geniş kitlelere ulaşması ve kamu diplomasisine katkı sunması hedefleniyor. Hayata geçirilecek bu iş birliği modelinin, yükseköğretim alanında sürdürülebilir ortaklıkların geliştirilmesine katkı sağlaması ve iki ülke arasındaki kültürel ilişkileri uzun vadede daha da güçlendirmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/yee-ile-mogolistan-devlet-universitesi-arasinda-mutabakat-zapti-imzalandi</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/yee-ile-mogolistan-devlet-universitesi-arasinda-mutabakat-zapti-imzalandi.jpg" type="image/jpeg" length="12051"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Eğitim Derneği 98. yıl dönümünü özel bir resepsiyonla kutladı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/turk-egitim-dernegi-98-yil-donumunu-ozel-bir-resepsiyonla-kutladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/turk-egitim-dernegi-98-yil-donumunu-ozel-bir-resepsiyonla-kutladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Eğitim Derneği (TED), 98. kuruluş yıl dönümünü İstanbul'da düzenlenen özel bir resepsiyonla kutladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şişli'de bir otelde gerçekleşen geceye iş, sanat ve spor dünyasından çok sayıda davetli katıldı. Komedyen Cem Yılmaz'ın da katıldığı gecede, 'Bazı kurumlar yalnızca yılları değil, yarınları taşır. 98 yıldır aynı sorumlulukla' sloganı öne çıktı ve TED'in vizyonu paylaşıldı. Gecede ayrıca TED bursiyeri iki öğrenci sahnede hikayelerini paylaştı.</p>

<p>Türk Eğitim Derneği 'meşalesi' Hilal Aygül konuşmasında, Türk Eğitim Derneği ile 10 yıl önce kazandığı tam eğitim bursu sayesinde tanıştığını anlattı. Aygül, 'Bu bursla eğitimde fırsat eşitliğinin bir çocuğun hayatını nasıl değiştirebildiğini öğrendim. Kendimi keşfettim, geliştirdim. Annesine yardım ederken okul sonrası kurslarına katılamayan Hilal'den 'bunlar benim çalışmalarım' diyebilen güçlü ve azimli bir kadın olan Hilal'e uzanan yolda benim yolumu sizler aydınlattınız. Bu sadece benim hikayem değil. Sizler benim gibi nice hikayelerin yazılmasını sağlıyorsunuz Sizler iyi ki varsınız ve iyi ki bu ülkenin çocuklarına umut olmaya devam ediyorsunuz' dedi.</p>

<p>TED 'meşalesi' Arda Akgül ise 11 yıldır TED ailesine mensup olduğunu belirterek, '2015'te tam eğitim bursuna kabul aldığımda bu yolculuğun bir ömür sürecek bir sevgi, saygı, destek ve vefa bağı olduğundan habersizdim. Sadece bir okul değişimi sanmıştım ama zamanla gördüm ki bu çatı altında verilen şey sadece bir diploma değilmiş. Kendilerine kişiliğimi, vizyonumu ve becerilerimi günümüzde olduğum kişinin seviyesine getirmekteki emsalsiz destekleri için ne kadar teşekkür etsem yetersiz kalacaktır' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu da yaptığı konuşmada, 'Bugün Türkiye'nin dört bir yanında bulunan 52 okulumuz ve üniversitemizle sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Karnı tok olanların, sokakta cam silmek zorunda kalan çocuklara sadece acıyarak bakamazlar. Bir eğitim sistemi yalnızca zenginlerin çocuklarının eğitim göreceği sistem olarak dizayn edilemez. Eğitim sistemi, sosyal adaleti sağlayacak, geleceği ve ülkeyi taşıyacak şekilde kurgulanmalıdır. Bugün yaklaşık 5 bin öğrencimize nitelikli burs veriyoruz. Nitelikli burs bizim için yalnızca maddi destek demek değildir. Burs, bizim için yol arkadaşlığıdır. Bu çocuklarımız kendi köylerinden, mahallelerinden çıkarak Türk Eğitim Derneği ailesine katıldılar. Üç ana burs modelimiz bulunuyor. Birincisi, tam eğitim bursudur. Öğrencilerimizi 5, 6 ve 7. sınıflarda kendi okullarımıza alıyoruz. Üniversite sınavında başarı gösteren tüm burslu öğrencilerimiz tam eğitim ve tam destek bursludur. İkincisi, devlet okullarında eğitimine devam eden lise öğrencilerimizdir. Bu öğrencilerimiz hafta sonları yabancı dil ve sosyal faaliyet programlarına katılıyorlar' dedi.</p>

<p>Pehlivanoğlu, 'Üçüncü burs modelimiz ise afet bursudur. Allah kimseye son yaşadığımız afetleri bir daha yaşatmasın. Biz Türk Eğitim Derneği olarak her afette varız, ancak gösteriş için değil. Bugün Soma'da babasını kaybetmiş ve hala üniversite eğitimine devam eden 8 çocuğumuz burs almaya devam ediyor. Elazığ depreminden etkilenen 28 çocuğumuz hala burs listemizde. Son depremde ise annesini ya da babasını kaybetmiş 680 çocuğumuz, anaokulundan lise son sınıfa kadar Türk Eğitim Derneği çatısı altında; sosyal, psikolojik ve maddi desteklerle eğitimlerine devam ediyor. Eminim ki bu ülkede dokunulmadık tek bir çocuk bırakmayacağız. Hayır yaparken doğru ve bilinçli şekilde yapacağız. Türkiye Eğitim Derneği'nin üçüncü misyonu ise eğitime yön vermektir. Biz bir sivil toplum örgütüyüz. Biz çocuklarımızın dershane kapılarında bırakılıp, köyde elindeki son kalmış bileziği satan annelerin çocuklarının üniversiteyi bitirecek diye hayal satılmasına ve sonra da işsiz kalmasına karşıyız' diye konuştu.</p>

<p>Pehlivanoğlu, 'Eğitim; hiçbir partinin, görüşün, cemaatin tatmin alanı değildir. Eğitim, bir millet ödevidir. Doğuda ya da batıda doğmaya, annenin başının kapalı ya da açık olmasına, cebindeki paraya göre insan ayrımı yapılan yer değildir eğitim. Eğitim, geleceğe ve millete hizmettir. Çünkü eğitim; yalnızca bilgi aktaran bir süreç değil, beşeri sermayeyi güçlendiren, toplumsal dönüşümü yönlendiren ve ekonomik kalkınmanın temel dayanağı olan stratejik bir alandır. Diplomalardan çok nitelikli insan gücü esastır. Savunma sanayimizle gurur duyuyoruz ama unutmayalım ki bir milletin en büyük savunması, eğitilmiş toplumdur. Biz, bazı kurumların yalnızca yılları değil yarınları taşıdığı bilinciyle yolumuza devam ediyoruz. Eğitim, bu vatanı vatan yapan şehitlerimize karşı yöneticilerin taşıdığı bir sorumluluktur. Aynı zamanda gelecek nesillerin bize hakkını helal etmesini sağlayacak bir emanettir. Bizim simgemiz tektir: meşale. Diğer meşaleler petrol ile yanar. Bizim meşalemiz ise gönül yağıyla yanar' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/turk-egitim-dernegi-98-yil-donumunu-ozel-bir-resepsiyonla-kutladi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 22:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/turk-egitim-dernegi-98-yil-donumunu-ozel-bir-resepsiyonla-kutladi.jpg" type="image/jpeg" length="56154"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Pehlivanoğlu'ndan 'kızıl sırtlı örümcek kuşuna av yasağı' değerlendirmesi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/doc-dr-pehlivanoglundan-kizil-sirtli-orumcek-kusuna-av-yasagi-degerlendirmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/doc-dr-pehlivanoglundan-kizil-sirtli-orumcek-kusuna-av-yasagi-degerlendirmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğanın korunmasına yönelik faaliyet gösteren bir derneğin açtığı dava sonucunda Danıştay'ın Doğu Karadeniz'de 'ğaço' ya da 'ciciyen' olarak bilinen kızıl sırtlı örümcek kuşunun avlanmasına yasak getirdiği kararına ilişkin değerlendirme yapan hukukçu Doç. Dr. Murat Can Pehlivanoğlu, 'Hayvanseverlerin ve hayvan derneklerinin burada yanlış anladığı bir husus var. Bu kuşlar öldürülmüyor sadece atmaca yakalamak için kullanılıyor ve daha sonra serbest bırakılıyor.’]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doç. Dr. Murat Can Pehlivanoğlu, ‘Kızıl sırtlı örümcek kuşunu yakalar ve atmaca yakalarken onu öldürürseniz o kuştan istifade etmeniz mümkün değil. Bu kapsamda yakalanan atmacalar da öldürülmüyor. Kızıl sırtlı örümcek kuşunu kullanmadığınız zaman atmaca geleneğini sürdürmek imkansız' dedi.</p>

<p>İstanbul Kent Üniversitesi'nden hukukçu Doç. Dr. Murat Can Pehlivanoğlu konuya ilişki yaptığı değerlendirmede 'Danıştay 10'uncu dairesi yakın zamanda özellikle Doğu Karadeniz bölgesi ve Rize'de çok ilgi uyandıran ancak olumsuz şekilde tepki çeken bir karar verdi. Bu kararın konusunu 2021-2022 Merkez Av Komisyonu'nun kızıl sırtlı örümcek kuşlarının atmaca yakalamak için kullanımında 'kullanılmaması' yönündeki kararı oluşturuyor. Danıştay'ın bu kararı vermesindeki sebebi ise Türkiye'nin 1984 yılında taraf olduğu ve uygulamada Bern Sözleşmesi olarak adlandırdığımız yaban hayatının korunmasına dair bir uluslararası sözleşme' diye konuştu.</p>

<p>Doç. Dr. Pehlivanoğlu, 'Danıştay bu uluslararası sözleşmeye bakarak Merkez Av Komisyonu'nun kızıl sırtlı örümcek kuşlarının atmaca yakalamak amacıyla kullanılmasına izin veren düzenlemesinin hukuka uygun olmadığına hükmetti. Kızıl sırtlı örümcek kuşunu kullanmadığınız zaman atmaca geleneğinin sürdürülmesi, atmaca yakalanması ve atmaca yakalamak suretiyle atmaca avcılığı yapmak imkansız hale geldi. Bölge halkı bunu kendi kültürlerine bir saldırı olarak yorumladı. Bern Sözleşmesi'ne baktığımızda gerçekten de kızıl sırtlı örümcek kuşlarının aslında sözleşme çerçevesinde korunan bir kuş türü olduğunu görüyoruz. Ancak Türkiye bu sözleşmeyi 1984 yılından beri uyguluyor ve aradan geçen 40 yılı aşkın sürede atmacacılık kültürünün de bin yılları aşan bir kültür olduğunu düşündüğünüzde kızıl sırtlı örümcek kuşunun bu av faaliyeti çerçevesinde kullanılması söz konusuydu' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'YARGI SÜRECİ DEVAM EDİYOR'</p>

<p>Doç. Dr. Murat Can Pehlivanoğlu, 'Danıştay kararında özellikle sözleşmenin istisnalarına ilişkin maddeler somutlaştırılmadan kızıl sırtlı örümcek kuşunun sadece korunan kuş türlerinden biri olduğu gerekçesiyle Merkez Av Komisyonu'nun bu kararına konu edilemeyeceğine karar verdi. Nitekim hakimlerden birinin de bu konuda bir karşı oy verdiğini ve aslında kızıl sırtlı örümcek kuşunun atmaca faaliyeti çerçevesinde kullanımının Bern Sözleşmesinin istisnaları kapsamında yorumlanabileceğine işaret ettiğini görüyoruz. Şu an Danıştay'da yargı süreci devam ediyor. Bu nedenle Danıştay'ın ilerleyen süreçte vatandaşların haklı beklentilerini dikkate alarak sözleşmenin istisnalarını yorumlamak suretiyle kızıl sırtlı örümcek kuşunun atmaca avcılığı çerçevesinde kullanımına onay vereceğini değerlendiriyoruz' dedi.</p>

<p>'KUŞLAR YEM OLARAK KULLANILMIYOR YA DA ÖLDÜRÜLMÜYOR, KÜLTÜRÜN BİR PARÇASI'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doç. Dr. Pehlivanoğlu, 'Bu durumun tepki çekmesinin nedeni atmacacılığın Doğu Karadeniz ve özellikle Rize bölgesinde yaşayan halkın hayatının içerisindeki bir kültür olması. Atmacaların futbol kulüplerinin armalarında kullanıldığını, hikayelere konu olduğunu, atmacalar hakkında güzellik yarışmaları düzenlendiğini biliyoruz. Bölgenin kültürüne bu denli nüfuz etmiş bu hayvanla ilgili olarak kızıl sırtlı örümcek kuşlarının da aslında aynı kültürün bir parçası olduğunu biliyoruz. Danıştay'ın kararında da gördüğümüz, kızıl sırtlı örümcek kuşlarının atmaca geleneğinde ne tür bir rol oynadığıyla ilgili bir kafa karışıklığı olduğunu anlıyoruz. Çünkü kızıl sırtlı örümcek kuşları bir yem olarak kullanılmıyor. Yani atmaca avcılığında kızıl sırtlı örümcek kuşlarının öldürülmesi söz konusu olmuyor' diye konuştu.</p>

<p>'BERN SÖZLEŞMESİNİN İSTİSNALARI UYGULANMALI, KAMU YARARI VAR'</p>

<p>Kuşların doğaya geri bırakıldığını söyleyen Doç. Dr. M. Can Pehlivanoğlu, şunları ekledi:</p>

<p>'Hayvanseverlerin ve hayvan derneklerinin burada yanlış anladığı husus; ki bu yargı kararında da görünüyor, kızıl sırtlı örümcek kuşlarının atmaca avcılığı çerçevesinde öldürüldüğü konusu. Halbuki bu kuşlar burada öldürülmüyor. Bu kuşlar yakalanıyor daha sonra bu kuşlar kullanılarak atmaca yakalanıyor. Daha sonra kızıl sırtlı örümcek kuşları serbest bırakılıyor. Zaten kızıl sırtlı örümcek kuşunu yakalar ve atmaca yakalarken onu öldürürseniz o kuştan istifade etmeniz mümkün değil. Tam aksine sizin kızıl sırtlı örümcek kuşunu canlı ve yaşıyor şekilde kullanmanız gerekiyor ki atmacayı yakalayasınız. Bu anlamda kızıl sırtlı örümcek kuşunun burada Merkez Av Komisyonu'nun kararına konu edilememesi Bern Sözleşmesi gereği kuşun korunan bir kuş türü olarak listelenmesinden kaynaklanıyor. Esasen kuşun bu avcılık faaliyeti çerçevesinde öldürülmediği dikkate alındığında Türkiye'nin kızıl sırtlı örümcek kuşunun Bern Sözleşmesi'nin istisnası kapsamına alınması ve bu çerçevede de bu kuşun atmaca avcılığı çerçevesinde yakalanmasına izin vermesi pekala mümkün. Zaten Türkiye, 40 yılı aşkındır süredir bu kuş türü bakımından bir istisna uygulamaktaydı. Bu kapsamda yakalanan atmacalar da öldürülmüyor. Atmacalar da yakalandıktan sonra izin verilen kuş türlerinin avlanması için kullanılan hayvanlar oluyorlar. Onlar da av sezonu sona erdiğinde zaten doğaya serbest bırakılıyor. Kızıl sırtlı örümcek kuşunun atmaca kültürünün bir parçası olması bu kuşun atmaca avcılığında kullanılmasını aynı zamanda kamu yararı kavramı kapsamını alıyor. Türkiye'nin bu kuş ile ilgili olarak kamu yararı istisnasını işletmesi ve Merkez Av Komisyonu'nun kararlarının tekrar bu kuşu konu ederek atmaca geleneğini sürdürmesi hukuken mümkün görünüyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/doc-dr-pehlivanoglundan-kizil-sirtli-orumcek-kusuna-av-yasagi-degerlendirmesi</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Feb 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/doc-dr-pehlivanoglundan-kizil-sirtli-orumcek-kusuna-av-yasagi-degerlendirmesi.jpg" type="image/jpeg" length="17234"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıldız Holding'den Gastronomi Liseleri Projesi'ne destek]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/yildiz-holdingden-gastronomi-liseleri-projesine-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/yildiz-holdingden-gastronomi-liseleri-projesine-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıldız Holding, Millî Eğitim Bakanlığı'nın öncülüğünde yürütülen Gastronomi Liseleri projesine verdiği destekle, Erzurum'da hayata geçirilecek Ülker Gastronomi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve 200 öğrenci kapasiteli öğrenci yurdunun yapımı için protokolü imzaladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum İl Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve pladis &amp; GODIVA Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Taşkın'ın katılımıyla Erzurum Valiliği'nde gerçekleşen okul ve öğrenci yurdu yapımı protokolü kapsamında, bölgesel gastronomi kültürünün yaşatılmasına ve geliştirilmesine katkı sunacak gençlerin yetiştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yıldız Holding, Millî Eğitim Bakanlığı'nca, Anadolu'nun köklü gastronomi mirasını geleceğe eğitimle taşıma hedefiyle başlatılan Gastronomi Liseleri Projesi'nin destekçisi oldu. Yıldız Holding'in projeye sunacağı katkıya ilişkin protokol, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, Erzurum İl Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici, Murat Ülker ile Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Taşkın'ın katılımıyla Erzurum Valiliği'nde imzalandı.</p>

<p>Protokol kapsamında Yıldız Holding, Erzurum'un merkez ilçelerinden Yakutiye'de, Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen binanın proje kapsamında renovasyonla eğitime kazandırılmasını üstlenecek. Holding ayrıca, okulun bulunduğu alanda 100 kız ve 100 erkek öğrenci kapasiteli yurt binası inşa edilmesini sağlayacak. Millî Eğitim Bakanlığı'nın Türkiye genelinde hayata geçirdiği tematik gastronomi liseleri ağının bir parçası olacak olan Ülker Gastronomi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eğitimin 2026 - 2027 Eğitim - Öğretim Yılı'nda başlaması amaçlanıyor.</p>

<p>2025 yılı mayıs ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in liderliğinde başlatılan Gastronomi Liseleri Projesi gastronomiyi yalnızca mutfak pratiğiyle sınırlamayan, coğrafya, tarım, tarih ve kültürel mirasla birlikte ele alan bütüncül bir eğitim yaklaşımını temel alıyor.</p>

<p>ÜLKER: EĞİTİMİ DESTEKLEMEYİ VE TOPLUMA FAYDA SAĞLAMAYI EN BÜYÜK SORUMLULUK OLARAK GÖRÜYORUZ</p>

<p>Murat Ülker, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinde hayata geçirilen ve Anadolu'nun binlerce yıllık mutfak mirasını geleceğe taşıyacak nitelikli gençlerin yetiştirilmesini amaçlayan Gastronomi Liseleri projesine destek vermenin mutluluğu içinde olduklarını belirterek, şöyle konuştu:</p>

<p>'Kurucumuz Sabri Ülker'in bizlere emanet ettiği değerlerin başında toplum için çalışmak geliyor. Sabri Ülker, eğitime ve bilime büyük kıymet verirdi. Biz de onun izinde eğitimi desteklemeyi ve topluma fayda sağlamayı ana işimizin yanında en büyük sorumluluk olarak görüyoruz. Kurumsal DNA'mızda yer alan Mutlu Et, Mutlu Ol felsefemiz ile de topluma değer katan işlerde öncü olmayı amaçlıyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımız ile bugüne dek çok başarılı ve uzun soluklu projeleri hayata geçirdik. Sabri Ülker Vakfımızın Bakanlığımız ile yürüttüğü Yemekte Denge projemiz ile 6 milyonu aşkın çocuk, ebeveyn ve öğretmene ulaştık. Bugün imzaladığımız protokol ile gastronomi alanında nitelikli gençlerin yetişmesine imkân tanıyacak Gastronomi Lisesi ve yurdunu da hayata geçireceğimizin imzasını attık. Millî Eğitim Bakanlığımıza bu kıymetli projeyi başlattıkları ve destekçisi olma fırsatını sundukları için teşekkür ediyorum. Mutfak kültürümüzün gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunacak Gastronomi Liseleri Projesi'nde lider gıda şirketimiz Ülker'le yer almak bizim için çok kıymetli. Anadolu'nun zengin mutfak mirasını yaşatacak bu kıymetli eğitim projesinin, aynı sofra etrafında buluşma ve birlikte üretme geleneğimizi gençlere aktarma açısından da büyük rol üstleneceğine inanıyorum. Gençlerimizi çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatacak her eğitim yatırımının, toplumsal kalkınmaya uzun vadeli katkı anlamına geldiği inancıyla, Gastronomi Liseleri projesinin hem kültür hem de eğitim ekseninde kalıcı bir ağ oluşturmasını temenni ediyorum.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/yildiz-holdingden-gastronomi-liseleri-projesine-destek</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/02/agency/dha/yildiz-holdingden-gastronomi-liseleri-projesine-destek.jpg" type="image/jpeg" length="96166"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
