<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Axion Haber</title>
    <link>https://www.axionhaber.com</link>
    <description>Medyanın Güçlü Sesi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.axionhaber.com/rss/bilim-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 31 Aug 2026 16:12:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/rss/bilim-teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Telekom, 'Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu'nu duyurdu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/turk-telekom-kodsuz-yapay-zeka-ajan-gelistirme-platformunu-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/turk-telekom-kodsuz-yapay-zeka-ajan-gelistirme-platformunu-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Telekom, kod bilgisine ihtiyaç duymadan kişiselleştirilmiş akıllı asistanların (yapay zeka ajanı) oluşturulabildiği 'Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu'nu hayata geçiriyor. İlk olarak telekomünikasyon şebekelerinin yönetim ve operasyonel süreçlerinde kullanılması planlanan 'Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu'nun Türkiye'nin yapay zeka bağımsızlığına katkı sunacak altyapıyı sağlaması planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Telekom, kişisel yapay zeka ajanlarının eğitilmesine ve otomasyon süreçlerine dahil edilmesine olanak sağlayacak yeni nesil 'Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu'nu geliştirdiğini duyurdu. Kodlama bilgisine ve karmaşık komutlara ihtiyaç duymadan yapay zeka destekli akıllı asistanların oluşturulmasını mümkün kılan platform; kullanıcının ihtiyacına yönelik niyet tespiti yapabilen gelişmiş altyapısı sayesinde strateji geliştirebilen, birbirleriyle haberleşen çok ajanlı yapısıyla görevleri paylaştırarak tam otomasyon sağlıyor.</p>

<p>Şirket tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:</p>

<p>'Yapay zeka ajanlarının devreye girmesiyle ağlar artık statik bir altyapı olmaktan çıkıyor. Yenilikçi platform, ağın kendi kendini yönetebilen, risk ve tehlikelerden korunan canlı bir organizma gibi ihtiyaçlarını karşılamasını sağlıyor. Platform sayesinde Türk Telekom ağları; akıllı cihaz yapılandırma, kendini onaran ağlar, enerji optimizasyonu, kusursuz müşteri deneyimi, kapasite ve planlama gibi birçok süreci insan müdahalesi gerektirmeden ve hatasız biçimde yürüterek uluslararası standartların belirlediği Otonom Ağlar vizyonu doğrultusunda en yüksek L4 (yüksek otomasyon) ve L5 (tam otonom) seviyelerine ulaşacak.</p>

<p>'Türk Telekom, gerçekleştirdiği stratejik çalışmalarla Türkiye'nin teknoloji üretme ve ihraç etme kapasitesini güçlendiriyor. Milli teknoloji hamlesi vizyonu doğrultusunda milli dijital çözümler ile yerli girişimleri destekleyen Türk Telekom, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan 2025 yılı verilerine göre, patent başvuru sayısında 2024 yılında elde ettiği liderliği 2025'te de sürdürdü ve Ar-Ge ile inovasyondaki istikrarlı yükselişini devam ettirerek bir kez daha zirvedeki yerini aldı. Patent çalışmalarını; 5G ve 6G haberleşme sistemleri, uydu bağımsız iletişim teknolojileri, karasal olmayan ağlar (NTN), yapay zeka tabanlı ağ yönetimi gibi yenilikçi ve kritik alanların yanı sıra, sinyal işleme ile fiber-optik altyapı gibi stratejik teknoloji eksenlerinde yoğunlaştıran Türk Telekom, sektöre kazandırdığı patentler, akademik yayınlar ve uluslararası standartlara yaptığı katkılar ile dijital geleceğin inşasına öncülük ediyor.'</p>

<p>'YAPAY ZEKADA DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTACAK MİLLİ ALTYAPI'</p>

<p>Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle Türkiye'nin dijital dönüşümüne öncülük ediyoruz. Yeni nesil teknolojileri şebekemize entegre ederek hem verimliliği artırıyor hem de dijital dünyanın artan ihtiyaçlarını karşılayan güçlü bir ekosistem oluşturuyoruz. Yapay zeka altyapısı, günümüzde küresel ölçekte kritik önem taşıyan stratejik bir altyapı ve tüm sektörlerin olmazsa olmaz bir bileşeni haline geliyor. Türk Telekom olarak milli teknoloji ekosistemini güçlendirmek ve yapay zekada dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ekiplerimizin kendi 'akıllı asistanlarını' (yapay zeka ajanlarını) oluşturabilmesini sağlayan yenilikçi Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu'nu yakın zamanda hayata geçireceğiz. Geliştirdiğimiz bu platform, sadece çalışanlarımız için bir asistan olmakla kalmayacak; telekomünikasyon şebekemizin kendi kendini optimize eden, hataları önceden tespit edip çözen (self-healing) canlı bir organizma gibi çalışmasını sağlayarak ağımızı uluslararası standartlarda tam otonom seviyeye taşıyacak. Bu sayede ağ yönetimimizde verimliliğimizi artıracak, zaman ve enerji tasarrufu ile çevresel etkilerimizi de azaltacağız. Kodsuz Yapay Zeka Ajan Geliştirme Platformu ile dünyadaki öncü operatörlerden biri olacağız. Bu öncü uygulama ile teknolojiyi yalnızca yazılım uzmanlarının değil, iş dünyasının her kademesinin kullanabileceği bir platforma dönüştüreceğiz. Türk Telekom olarak, teknoloji üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonu doğrultusunda milli teknolojiler geliştirmeyi ve bu teknolojileri hayatın her alanına entegre ederek değer yaratmayı kararlılıkla sürdüreceğiz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/turk-telekom-kodsuz-yapay-zeka-ajan-gelistirme-platformunu-duyurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/i-m-g-7749.jpeg" type="image/jpeg" length="82219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÇAKIR seyir füzesi, test atışlarını başarıyla tamamladı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/cakir-seyir-fuzesi-test-atislarini-basariyla-tamamladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/cakir-seyir-fuzesi-test-atislarini-basariyla-tamamladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ROKETSAN tarafından milli imkanlarla üretilen yeni nesil seyir füzesi ÇAKIR'ın atış testleri başarıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ROKETSAN tarafından milli imkanlarla üretilen seyir füzesi ÇAKIR, farklı günlerde gerçekleştirilen iki atışlı testinde karadan ateşlenerek hem kara hedefini hem de deniz hedefini üzerindeki Yeni Nesil IIR Arayıcı Başlığı ile tam isabetle vurdu. ÇAKIR bu testlerde aynı zamanda yeni yakıt sistemi ile uzatılmış menzilini de başarıyla test etti. SİHA platformlarından sonra kara araçlarından da ateşlenen ÇAKIR, deniz hedeflerinin yanı sıra kara hedeflerine karşı etkinliğini göstermeyi başardı. ÇAKIR, atışla birlikte farklı platformlara entegre edilebilme konusundaki kabiliyetini bir kez daha ispat etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HEDEF GÜNCELLEME VE GÖREV İPTAL KABİLİYETİ VAR</p>

<p>Düşük görünürlük ve yüksek hedef vuruş hassasiyetine sahip yeni nesil seyir füzesi ÇAKIR, navigasyon uygulamaları sayesinde de farklı hedef tiplerinde, her türlü hava şartında kullanılabilecek. Karşı tedbirlere dayanıklılığının yanı sıra yeniden saldırı yeteneğine sahip olan seyir füzesi ÇAKIR, bunun yanında veribağı ile hedef güncelleme ve görev iptal kabiliyetlerini bünyesinde barındırıyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/cakir-seyir-fuzesi-test-atislarini-basariyla-tamamladi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/cakir-seyir-fuzesi-test-atislarini-basariyla-tamamladi.jpg" type="image/jpeg" length="31573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuantum Teknolojileri Yarışması'nda final heyecanı başlıyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/kuantum-teknolojileri-yarismasinda-final-heyecani-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/kuantum-teknolojileri-yarismasinda-final-heyecani-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tübitak, Bilişim Vadisi ve ComPro yürütücülüğünde TEKNOFEST kapsamında düzenlenen Kuantum Teknolojileri Yarışması 2026'da final heyecanı başlıyor.142 takım ve 535 katılımcının başvuru yaptığı yarışmanın finalinde yazılım kategorisinde 10, donanım kategorisinde ise 8 takım toplamda 77 katılımcı yarışacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'den ve yurt dışından üniversite öğrencileri, mezunlar ve genç araştırmacıları kuantum teknolojileri alanında özgün çözümler geliştirmeye teşvik eden yarışma iki kategoriden oluşuyor.</p>

<p>Kuantum teknolojilerinin sağlık, enerji, üretim, malzeme bilimi, biyokimya, finans, lojistik ve siber güvenlik başta olmak üzere stratejik alanlarda yaratabileceği dönüşüme dikkat çekmeyi amaçlayan yarışma, genç yeteneklere yalnızca teorik bilgi değil, doğrudan uygulama ve deneyim kazanma imkanı da sunuyor.</p>

<p>İKİ KATEGORİDE İKİ FARKLI KUANTUM MÜCADELESİ</p>

<p>Yarışmanın Yazılım Kategorisi - Kuantum Hackathon etabında katılımcılar, kentlerin geleceği açısından kritik öneme sahip 'Su Kaynakları ve Dağıtım Ağında Dinamik Tahsis Optimizasyonu' problemini ele alacak. Finalist ekiplerden; enerji maliyetlerini, şebeke kayıplarını ve rezervuar dengesini gözetirken kesintisiz su temininin sağlanmasına yönelik karar destek çözümleri geliştirmeleri bekleniyor. Ekipler bu kapsamda kuantum annealing ile klasik-kuantum hibrit çözücü ve yöntemlerden yararlanarak karmaşık bir şehir altyapısı problemini optimize etmeye çalışacak.</p>

<p>Yazılım kategorisi final etabı 28-30 Ağustos'ta Bilişim Vadisi Gebze Yerleşkesi'nde Yazılım kategorisine 97 takım ve 356 üye başvururken, bu ekiplerden 10 takım ve 40 üye finale yükseldi. Final etabı 28-30 Ağustos tarihleri arasında Bilişim Vadisi Gebze Yerleşkesi'nde düzenlenecek. Finalde ekipler, 24 saatlik büyük sınamada kod, nihai rapor ve sunumlarıyla değerlendirilecek.</p>

<p>KUANTUM ÇİPİ ÜZERİNDE GERÇEK ZAMANLI UYGULAMA</p>

<p>Yarışmanın Donanım Kategorisi ise genç mühendis ve araştırmacıları kuantum donanımının en ileri uygulama alanlarından biriyle doğrudan buluşturacak. Finale kalan ekipler; transmon kübit tasarımı, simülasyonu, mikrodalga kontrol ve okuma altyapısı konularındaki yetkinliklerini, seyreltili soğutucu sistemlerinde gerçek zamanlı uygulamalarla gösterecek. Kuantum Metroloji Laboratuvarında gerçekleştirilecek final etabında ekipler, doğrudan bir kuantum işlemci çipi üzerinde genişbant ve güç spektroskopisi, Rabi, Ramsey ve tek - atış okuması gibi kalibrasyon çalışmalarını gerçekleştirecek. Bunun yanında kübitlerin T1 ve T2 süreleri ile kapı verimlilikleri (fidelity) ölçülerek kuantum işlemcinin performansı değerlendirilecek.</p>

<p>Donanım kategorisine 45 takım ve 179 üye başvururken, 8 takım ve 37 üye finale kalmaya hak kazandı. Donanım kategorisinin final etabı 26-28 Ağustos tarihlerinde TÜBİTAK Gebze Yerleşkesinde gerçekleştirilecek. Finalist ekipler uygulamalarını tamamladıktan sonra sunum ve final raporlarını jüriye sunacak.</p>

<p>GENÇLERİN KUANTUM TEKNOLOJİLERİYLE GERÇEK PROBLEMLERE ÇÖZÜM ÜRETMESİ HEDEFLENİYOR</p>

<p>Kuantum Teknolojileri Yarışması, kuantum alanında insan kaynağının gelişimini desteklemeyi ve gençlerin bu alandaki motivasyonunu artırmayı hedefliyor. 1980'li ve 1990'lı yıllarda ağırlıklı olarak teorik ve deneysel çalışmalarla ilerleyen kuantum teknolojileri, 2000'li yıllardan itibaren somut uygulamalarla birlikte hız kazandı. Günümüzde kuantum bilgi-işlem, kuantum algılama ve kuantum haberleşmesi başlıkları, geleceğin kritik teknoloji alanları arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Özellikle kuantum bilgi-işlem; optimizasyon, karmaşık sistemlerin simülasyonu, makine öğrenmesi ve büyük veri analizi gibi yüksek hesaplama gücü gerektiren problemlerde yeni çözüm olanakları sunuyor. Klasik yarı iletken mimarilerin fiziksel ve mühendislik sınırlarına yaklaşmasıyla birlikte kuantum teknolojileri; sürdürülebilir, enerji etkin ve yüksek performanslı hesaplama çözümleri açısından stratejik önem taşıyor.</p>

<p>FİNALİSTLER ÖDÜL İÇİN YARIŞACAK</p>

<p>Yarışmada her iki kategorinin dereceye giren ekiplerini önemli ödüller bekliyor.</p>

<p>Yazılım Kategorisi:</p>

<p>Birinci: 200.000 TL</p>

<p>İkinci: 175.000 TL</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üçüncü: 150.000 TL</p>

<p>Donanım Kategorisi:</p>

<p>Birinci: 200.000 TL (15.000 TL danışman ödülü)</p>

<p>İkinci: 175.000 TL (12.000 TL danışman ödülü)</p>

<p>Üçüncü: 150.000 TL (10.000 TL danışman ödülü)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/kuantum-teknolojileri-yarismasinda-final-heyecani-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/kuantum-teknolojileri-yarismasinda-final-heyecani-basliyor.jpg" type="image/jpeg" length="35328"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat kurtaracak 'Akıllı Yama' geliştirdiler]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/hayat-kurtaracak-akilli-yama-gelistirdiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/hayat-kurtaracak-akilli-yama-gelistirdiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya’da Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Şahin'in araştırmacı olarak yer aldığı proje kapsamında; çevresel riskleri algılayıp, cilt üzerinde titreşerek kullanıcıyı ve robotları uyaran yeni nesil giyilebilir sensörlü akıllı yama geliştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geliştirilen akıllı yama; zararlı gazlar, ağır metaller ve diğer çevresel tehditleri gerçek zamanlı olarak tespit edebiliyor. Prof. Dr. Şahin, 'Bu yeni cihaz, doğal afet sonrası yaşanabilecek olumsuz durumlara karşı arama kurtarma faaliyetlerinde, askeri teknolojilerde ve madencilik sektörlerinde kullanılabilme imkanına sahiptir' dedi.</p>

<p>ABD'deki Kuzey Carolina eyaletindeki, NC State University öncülüğünde, University of North Carolina at Chapel Hill, University of Delaware ve Rice University iş birliğiyle yürütülen TÜBİTAK destekli araştırmada, giyilebilir güvenlik teknolojisinde önemli bir adım atıldı. Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Şahin'in araştırmacı olarak yer aldığı projeyle tasarlanan çevresel riskleri algılayıp, cilt üzerinde titreşerek kullanıcıyı ve robotları uyaran yeni nesil giyilebilir bir sensör yaması bilim dünyasına tanıtıldı. 'İnsan ve Robot Uygulamaları İçin Dokunsal İletişim Özelliklerine Sahip Çok Modlu Giyilebilir Sensörler' başlıklı çalışmada geliştirilen akıllı yama; zararlı gazlar, ağır metaller ve diğer çevresel tehditleri gerçek zamanlı olarak tespit edebiliyor.</p>

<p>6 FARKLI TİTREŞİM MODU VAR</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geliştirilen ürünü anlatan Prof. Dr. Bünyamin Şahin, 'Bizim geliştirmiş olduğumuz bu sensör sistemi vücudun farklı bölgelerine uygulanabilir nitelikte, akıllı yama boyutunda bir materyaldir. Bu ürün, farklı çevresel olguları algıladıktan sonra bunu kullanıcıya farklı titreşim modlarında aktarabildiği için bireyler bu bilgi vesilesiyle ortamdaki bu zararlı olan ya da hayati tehlike oluşturabilecek olgulara karşı tedbirler alıp, ortam değiştirme ya da var olan tehlikeyi ortadan kaldırma noktasında birtakım girişimde bulunabilmekteler. Nihayetinde bu çalışma, akıllı yama olarak adlandırabileceğimiz 6 farklı çevresel olguyu algılayıp, kullanıcıyı 6 farklı titreşim modunda uyarabilen bir ürüne dönüştürülmüş durumda' dedi.</p>

<p>ROBOTLARDA TEST ETTİ, OLUMLU SONUÇ ALINDI</p>

<p>Geliştirilen teknolojinin robotlarda da olumlu sonuçlar verdiğini söyleyen Prof. Dr. Şahin, 'Çalışmanın bir diğer dikkat çekici yönü ise teknolojinin yalnızca insan üzerinde düşünülmemiş olmasıdır. Biz bu sistemi insanların yanı sıra robotlara entegre edebilir miyiz? Robotlar da insanlar gibi karar alabilir mi? Karar verip, bulunduğu ortamdaki bu olumsuz koşulları sonlandırma ya da ortamı terk etme noktasında bir davranış sergileyebilir mi, gibi bir varsayımımız vardı. Geliştirmiş olduğumuz bu sistemlerin robotlar üzerindeki uygulamaları da sonuçlandı ve biz robotların da insanlar gibi karar alıp, birtakım davranışlar sergileyebildiğini bu çalışmanın neticesinde ortaya koymuş bulunmaktayız' diye konuştu.</p>

<p>PEK ÇOK ALANDA KULLANILABİLECEK</p>

<p>Cihazın kritik askeri operasyonlar, doğal afetler sonrası arama kurtarma, çevresel izleme uygulamaları ve madencilik alanında kullanılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Şahin, 'Geliştirilmiş olan bu yeni cihaz, doğal afet sonrası yaşanabilecek olumsuz durumlara karşı arama kurtarma faaliyetlerinde, askeri teknolojilerde ve madencilik sektörlerinde kullanılabilme imkanına sahiptir. Zira hayati tehlike oluşturabilecek yanıcı ve patlayıcı gazların önceden tespit edilerek, kullanıcının uyarılması noktasındaki performansı ortaya konmuştur' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/hayat-kurtaracak-akilli-yama-gelistirdiler</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/hayat-kurtaracak-akilli-yama-gelistirdiler.jpg" type="image/jpeg" length="29306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması için geri sayım sürüyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/nukleer-enerji-teknolojileri-tasarim-yarismasi-icin-geri-sayim-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/nukleer-enerji-teknolojileri-tasarim-yarismasi-icin-geri-sayim-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST teknoloji yarışmaları kapsamında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın yürütücülüğünde bu yıl 3'üncüsü düzenlenecek olan Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması için geri sayım sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, bu yıl da çeşitli teknoloji yarışmalarına ev sahipliği yapacak. Bu kapsamda, Türkiye'nin nükleer enerji alanındaki teknolojik kapasitesini ve genç araştırmacıların ilgisini artırmak amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yürütücülüğünde bu yıl Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nın 3'üncüsü düzenlenecek. 3 ana kategori altında toplam 10 kategoride düzenlenecek yarışma, Küçük Modüler Reaktör (SMR) ve Mikro Modüler Reaktör (MMR) gibi modüler reaktörler ile çok amaçlı kullanıma uygun yenilikçi araştırma reaktörü tasarımlarına odaklanacak.</p>

<p>192 BAŞVURU</p>

<p>Yarışmaya, bu yıl 15'i yurt dışından olmak üzere toplam 192 takım başvuruda bulundu. Bakanlığın ilgili kuruluşu TENMAK Değerlendirme Kurulu'nun değerlendirmeleri sonrasında 97 takım Final Değerlendirme aşamasına geçti. Final Değerlendirme Raporlarını teslim eden 76 takım arasında yapılan değerlendirmeler sonrasında ise 42 takım finalist olarak 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında TENMAK İstanbul Küçükçekmece yerleşkesinde düzenlenecek olan final sunumlarına katılmaya hak kazandı. Final sunumları aşamasına geçen 42 takımın 4'ü Okul Takımı, 18'i Lisans Takımı, 20'si ise Profesyonel Takım olarak kayıtlara geçti. Ayrıca 2 Bangladeş, 1 Özbekistan ve 1 tane de Endonezya takımı olmak üzere yurt dışından başvuruda bulunan 4 takım finalist olmaya hak kazandı.</p>

<p>ÖDÜLLER FESTİVALDE SAHİPLERİNİ BULACAK</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Final sunumları sonrası değerlendirmeler ile 10 kategoride toplam 14 takım ödül kazanabilecek. Yarışma ödülleri, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa'da düzenlenecek TEKNOFEST'te sahiplerine dağıtılacak.</p>

<p>BAKAN BAYRAKTAR'DAN TEBRİK</p>

<p>Konuya ilişkin sanal medya hesabından açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nda finale kalan gençleri tebrik etti. Bakan Bayraktar, 'Küçük modüler reaktör (SMR) tasarımlarıyla geleceğin enerji dünyasına yön verecek gençlerimiz; bilime olan tutkuları, cesaretleri ve üretme azimleriyle Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimize güç katacak. 1-4 Eylül'de TENMAK İstanbul Çekmece Yerleşkesinde gerçekleştirilecek final sunumlarında tüm takımlarımıza şimdiden başarılar diliyorum. Dereceye giren gençlerimizle 30 Eylül-4 Ekim'de Şanlıurfa'da düzenlenecek TEKNOFEST Güneydoğu'da buluşacak, bu gururu hep birlikte taçlandıracağız' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/nukleer-enerji-teknolojileri-tasarim-yarismasi-icin-geri-sayim-suruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/nukleer-enerji-teknolojileri-tasarim-yarismasi-icin-geri-sayim-suruyor.jpg" type="image/jpeg" length="25780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akkuyu NGS sahasında yeni itfaiye istasyonu hizmete açıldı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/akkuyu-ngs-sahasinda-yeni-itfaiye-istasyonu-hizmete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/akkuyu-ngs-sahasinda-yeni-itfaiye-istasyonu-hizmete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu NGS sahasında yeni bir müstakil itfaiye istasyonu işletmeye alındı. İstasyonda iki itfaiye ekibinin 7 gün 24 saat görev yapacağı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 600 metrekarelik bir alana sahip olan binanın, Akkuyu NGS sahasında hizmete giren ikinci itfaiye istasyonu olduğu aktarıldı. Şirket tarafından yapılan açıklamada, binada itfaiye araçları için geniş bir garaj, eğitim sınıfı, yangın hortumları ile ekipman ve malzemelerin depolanıp kurutulmasına yönelik alanların yanı sıra personelin fiziksel eğitimine ayrılan bölümler bulunduğu ifade edildi. İstasyonun altyapısına ayrıca dört katlı bir bina yüksekliğinde eğitim kulesinin de ekleneceği kaydedildi. Bu kulenin, itfaiye ekiplerinin yüksek noktalardaki müdahalelere yönelik tatbikat yapmasına imkan sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Açıklamanın devamında şu bilgilere yer verildi:</p>

<p>'İstasyon sahasında harici yangın suyu temin sistemi de faaliyet gösteriyor. Bu sistem, bir itfaiye tankerinin beş dakikada doldurulmasını sağlayarak aracın yeni bir göreve hazırlanma süresini kısaltıyor. İstasyondaki itfaiye araçları ve ekipmanlar, ekiplerin olası olaylara hızla müdahale edebilmesine imkân verecek biçimde stratejik noktalara yerleştiriliyor.</p>

<p>Akkuyu NGS sahasında hâlihazırda iki itfaiye istasyonu faaliyet gösteriyor. Yangından korunma sistemi kapsamında, tam teşekküllü itfaiye merkezine ait bina ve yapılar da dâhil olmak üzere toplam üç istasyonun hizmet vermesi öngörülüyor. İtfaiye birimleri, ekiplerin saha içindeki herhangi bir tesise en fazla 10 dakika içinde ulaşmasını sağlayacak şekilde konumlandırılıyor.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 'Güvenlik, Akkuyu NGS projesinin tüm aşamalarında tartışmasız önceliğimizdir. Projede öngörülen teknik ve organizasyonel çözümleri kararlılıkla hayata geçiriyor, itfaiye teşkilatının altyapısını geliştiriyor, birimlerimizi modern araç ve donanımlarla hazırlıyoruz. Gerek nükleer güç santrali sahasında gerekse bölgede oluşabilecek yangın risklerine hızla müdahale edilebilmesi için gerekli tüm koşulları oluşturuyoruz. Yeni itfaiye istasyonunun işletmeye alınması, sistemli çalışmalarımızın önemli bir aşamasıdır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/akkuyu-ngs-sahasinda-yeni-itfaiye-istasyonu-hizmete-acildi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/akkuyu-ngs-sahasinda-yeni-itfaiye-istasyonu-hizmete-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="54989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[86 bin yıllık İnkaya Mağarası'nda e-DNA uygulaması yapılacak]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/86-bin-yillik-inkaya-magarasinda-e-dna-uygulamasi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/86-bin-yillik-inkaya-magarasinda-e-dna-uygulamasi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. İsmail Özer, Çanakkale'de Paleolitik Dönem insanlarının göçlerine ışık tutacak olan 86 bin yıllık İnkaya Mağarası'nda, 2026 yılı kazı çalışmalarında e-DNA uygulaması yapılacağını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. İsmail Özer, ‘Alanda çok fazla çakmak taşı buluntuları çıkıyor. Şu an itibarıyla 40 bine ulaşmış düzeyde. Ama buna karşın kazı süresince bulduğumuz organik kalıntı sayısı sıfır. Bu çok normal dışı bir durum. Buna sebep olan organik materyali çürüten, tüketen bakterilerin ne olduğunu tespit edebilme amacıyla bu çalışmayı yapacağız' dedi.</p>

<p>Çan ilçesine bağlı Bahadırlı köyü sınırları içerisindeki 86 bin yıllık İnkaya Mağarası, 2016 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Paleoantropoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığında yapılan 'Muğla ve Çanakkale İlleri Yüzey Araştırması' sırasında bulundu. Anadolu-Balkanlar arasındaki Paleolitik Dönem (Eski/Kaba/Yontma Taş Çağı) insanlarının göçlerine ışık tutacak olan mağarada, 2017- 2020 yılları arasında Troya Müze Müdürlüğü Başkanlığı önderliğinde, uluslararası bir ekiple dönemsel kazı çalışmaları yapıldı.</p>

<p>ÇALIŞMALARI BİRÇOK KURUM DESTEKLİYOR</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgedeki kazı, 2021 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüne çevrildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün izin ve destekleriyle, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın maddi desteklerinin yanı sıra Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, Çanakkale Valiliği, Truva Bakır Maden İşletmeleri A.Ş. ve T-Design Mühendislik Şirketi'nin maddi destekleriyle 2026 yılında devam ediyor. Devam eden kazı çalışmalarında çevresel DNA (e-DNA) analizi yapılacak.</p>

<p>BÖLGEDEN TOPRAK ÖRNEKLERİ ALINACAK</p>

<p>Prof. Dr. Özer, 'Bu yıl ilk kez alanda gerçekleştireceğimiz bir çalışma e-DNA, çevresel DNA analizi yapacağız. Alanda çok fazla çakmak taşı buluntuları çıkıyor. Şu an itibarıyla 40 bine ulaşmış düzeyde. Ama buna karşın kazı süresince bulduğumuz organik kalıntı sayısı sıfır. Bu çok normal dışı bir durum. Buna sebep olan organik materyali çürüten, tüketen bakterilerin ne olduğunu tespit edebilme amacıyla bu çalışmayı yapacağız. Ayrıca çevredeki bitki örtüsünün, hayvan kalıntılarının ve eğer şanslıysak da mağarayı kullanan insan türlerinin ya da türünün hangisi olduğunu anlayabileceğiz. Bu sene eylül ayı içerisinde Ankara Üniversitesi'nden genetik evrim laboratuvarından hocalarımız gelerek alandan toprak örneği alacaklar ve içerisindeki DNA'lardan yararlanarak bize bu bölgenin paleoekolojik yapısını söylemeye çalışacaklar' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/86-bin-yillik-inkaya-magarasinda-e-dna-uygulamasi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/86-bin-yillik-inkaya-magarasinda-e-dna-uygulamasi-yapilacak.jpg" type="image/jpeg" length="43845"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğal sinek kovucu özelliğine sahip fesleğen satışlarında yaz yoğunluğu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/dogal-sinek-kovucu-ozelligine-sahip-feslegen-satislarinda-yaz-yogunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/dogal-sinek-kovucu-ozelligine-sahip-feslegen-satislarinda-yaz-yogunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova’da hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte sinek ve böceklerin çoğalması, vatandaşları kimyasal ürünler yerine doğal çözümlere yöneltti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle balkon ve bahçelerde yetiştirilen fesleğen, yaydığı kokuyla sineklerin uzaklaşmasına yardımcı oluyor. Yoğun ilgi gören fesleğenin satışları ararken, çiçek üreticisi Soner Denizli (52), 'Talepleri karşılamak için haftada 50 bin saksı fesleğen üretiyoruz. 5 ayda yaklaşık 300 bin saksı fesleğen satışı gerçekleştirdik' dedi.</p>

<p>Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte sinek ve böceklerin çoğalması, vatandaşları kimyasal ürünler yerine doğal çözümlere yöneltti. Özellikle balkon ve bahçelerde yetiştirilen fesleğen, yaydığı kokunun sinekleri uzaklaşmalarına yardımcı olmasıyla yoğun ilgi görmeye başladı. Artan talep fesleğen satışlarına da yansıdı. Altınova ilçesinde 20 yıldır çiçek üretimi yapan Soner Denizli, 7 kadın çalışanıyla birlikte talebi karşılamak için yoğun bir üretim süreci yürütüyor. 5 ayda yaklaşık 300 bin saksı satışı gerçekleştirdiklerini, gelen talepleri karşılamak için haftalık 50 bin saksı fesleğen üretim yaptıklarını söyleyen Denizli, 'Fesleğene talebin artmasıyla yoğun çalışmaya başlıyoruz ve zincir marketlere de ürün göndermeye başlıyoruz. Fesleğen yaz aylarının kaçınılmaz bir bitkisi. Çünkü doğal sinek kovucu özelliği var. Fesleğen olduğunda sivrisinekler yaklaşmıyor. Sineklerin artmasıyla fesleğen talebi de arttı. Ulusal zincirli marketlerde yerini aldı fesleğenler' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'18 İLA 20 GÜNDE SATIŞ BOYUNA GELİYOR'</p>

<p>İşletmesinde haftalık 50 bin saksı fesleğen üretildiğini belirten Soner Denizli, 'Fesleğenlerin bakımı zor değil. Güneş görmesi ve susuz kalmaması gerekiyor. Fesleğen fazla su tüketir. Susuz kalırsa özelliğini yitirir. Seramızda ağırlıklı olarak kadınlar çalışıyor. Yaklaşık 7 kadın çalışanımızla birlikte talepleri karşılamaya çalışıyoruz. Şu ana kadar 200-300 bin saksı satışımız oldu. Ancak asıl kavurucu sıcaklar şimdi başladı. Bundan sonra satışlarımızın daha da fazla olabileceğini düşünüyoruz. Biz de hazırlığımızı buna göre yapıyoruz. Haftalık tohum atıyoruz. Fesleğen, sıcaklarda 18-20 günde satış boyuna geliyor. Tohum atıldıktan yaklaşık 10 gün sonra da saksıya ekim aşamasına geliyor. Yani bir tohum, yaklaşık 35 gün içerisinde satışa hazır hale geliyor' dedi.</p>

<p>'KIRMIZI FESLEĞENİ SATIŞA SUNACAĞIZ'</p>

<p>Denizli, '3-4 yıldır yaptığımız araştırmalar sonucunda kırmızı fesleğen elde ettik. Eylül ayı itibarıyla satışını gerçekleştirmeye başlayacağız. Türkiye'de bunu kimsede görmedim ve sadece bende olduğunu düşünüyorum. Bu, benim özel üretimim. Bu fesleğeni kırmızı reyhan ile tozlaştırarak elde ettik. 3-4 yıl boyunca tozlaştırdık ve istediğimiz renge ulaştı. Reyhan ve fesleğeni yan yana ekmiştim. Daha sonra fesleğenin kızardığını görünce böyle bir üretim yapmak geldi aklıma. Bunun üzerine çalışmalara ağırlık verdim ve böyle bir ürün elde ettik. Her sene rengi giderek daha da kızardı. Şimdi de yeşilin yanında kırmızı rengini de piyasaya sunacağız. Kırmızı fesleğenin kokusu biraz daha keskin. Buna hiç sinek gelmiyor. Bakım şartları da yine normal fesleğenle aynı. Bol su ile bakılması gerekiyor' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/dogal-sinek-kovucu-ozelligine-sahip-feslegen-satislarinda-yaz-yogunlugu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/dogal-sinek-kovucu-ozelligine-sahip-feslegen-satislarinda-yaz-yogunlugu.jpg" type="image/jpeg" length="94326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Kaska: Caretta carettaları beslemeyin, dokunmayın, fotoğraf için yaklaşmayın]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/prof-dr-kaska-caretta-carettalari-beslemeyin-dokunmayin-fotograf-icin-yaklasmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/prof-dr-kaska-caretta-carettalari-beslemeyin-dokunmayin-fotograf-icin-yaklasmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Ortaca ilçesindeki dünyaca ünlü İztuzu Plajı, nesli tükenme tehlikesi altındaki caretta carettalara ev sahipliği yaparken, Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) Müdürü Prof. Dr. Yakup Kaska, turizm sezonunda ziyaretçilere uyarılarda bulundu. Kaska, 'Beslemeyin, dokunmayın, fotoğraf için yaklaşmayın' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa'nın en iyi kumsalları arasında gösterilen Ortaca'nın İztuzu Plajı, nesli tükenmekte olan caretta caretta türü deniz kaplumbağalarına ev sahipliği yapıyor. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen 'Koruma-kullanma dengesi' projesi çerçevesinde DEKAMER tarafından izlenme çalışmaları yürütülüyor. DEKAMER Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Yakup Kaska, özellikle turizm sezonunda insanlarla deniz kaplumbağalarının karşılaşmalarının arttığını belirterek, caretta carettaların kesinlikle elle beslenmemesi ve doğal yaşam alanlarında rahatsız edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>'İNSANLARA VE TEKNELERE YAKLAŞABİLİRLER'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elle beslemenin deniz kaplumbağalarının doğal davranışlarını değiştirdiğine dikkat çeken Kaska, 'Turizm sezonunda insanlarla deniz kaplumbağalarının karşılaşmaları artıyor. 'Kaplumbağa ısırdı' vakalarının önemli nedenlerinden biri ise elle besleme. İnsanlardan yiyecek almaya alışan kaplumbağalar, yiyecek beklentisiyle insanlara ve teknelere yaklaşabilir. Kalabalık ve stres altında kendilerini korumaya yönelik davranışlar gösterebilir' dedi.</p>

<p>Elle beslenen kaplumbağaların doğal hareketlerinin de değişebileceğini ifade eden Kaska, 'Doğal hareketlerini değiştirerek tekne ve balıkçılık faaliyetlerinin yoğun olduğu alanlarda kalmaları, yaralanma risklerini artırabilir' diye konuştu.</p>

<p>'UZAKTAN GÖZLEMLEYİN'</p>

<p>Ziyaretçilerin caretta carettaları yalnızca uzaktan gözlemlemesi gerektiğini vurgulayan Kaska, 'Beslemeyin, dokunmayın. Fotoğraf için yaklaşmayın. Uzaktan gözlemleyin, doğal davranışlarına izin verin' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/prof-dr-kaska-caretta-carettalari-beslemeyin-dokunmayin-fotograf-icin-yaklasmayin</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/prof-dr-kaska-caretta-carettalari-beslemeyin-dokunmayin-fotograf-icin-yaklasmayin.jpg" type="image/jpeg" length="42350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASELSAN'dan TOLUN P paylaşımı]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/aselsandan-tolun-p-paylasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/aselsandan-tolun-p-paylasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ASELSAN tarafından geliştirilen sığınak delici TOLUN P güdümlü mühimmatının yeni test görüntüleri paylaşıldı. Bayraktar Akıncı'nın gerçekleştirdiği atış testinde TOLUN P, hedefi tam isabetle vurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ASELSAN, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen TOLUN P'nin test görüntülerine yer verdi. Bayraktar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı'ndan ateşlenen mühimmatın, belirlenen hedefi başarıyla vurduğu bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>250 lb sınıfının en yeni ve en yırtıcı üyelerinden biri olan TOLUN P, sığınak delici gücüyle harekat sahalarında ezber bozuyor. Klasik mühimmatların aksine TOLUN P, operasyonel verimliliği zirveye taşıyor. SADAK-4T Çoklu Taşıma Salanı sayesinde AKINCI TİHA gibi platformlara çoklu adetlerde yüklenebiliyor.</p>

<p>Pilotlar, kokpitten saniyeler içinde programlayabildikleri elektronik tapalarla tek bir salvo atışında birden fazla stratejik hedefi eş zamanlı olarak imha edebiliyor. Küçük boyutuna rağmen sahip olduğu özel delici burun yapısı ve yüksek kinetik enerjisi ile TOLUN P, tahkim edilmiş yer altı sığınakları, komuta merkezleri ve zırhlı hangarlar için özel olarak geliştirildi. 1 metre kalınlığındaki güçlendirilmiş betonu hiç zorlanmadan delebilen bu mühimmat, insansız hava araçlarının operasyonel caydırıcılığına çarpan etkisi yaratıyor.</p>

<p>TOLUN ailesinde ayrıca TOLUN L Lazer Arayıcı Başlıklı Tam Atım Mühimmatı, TOLUN EW Elektronik Harp Faydalı Yüküne Sahip Güdümlü Tam Atım Mühimmatı, TOLUN F Tam Atım Güdümlü Mühimmatı, TOLUN IIR Kızılötesi Arayıcı Başlıklı Tam Atım Mühimmatı ve TOLUN S Satıhtan Atılan Tam Atım Güdümlü Mühimmatı gibi versiyonları da bulunuyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/aselsandan-tolun-p-paylasimi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/aselsandan-tolun-p-paylasimi.jpg" type="image/jpeg" length="72710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akkuyu NGS 1'inci güç ünitesinin türbin tesisinde deneme amaçlı vakum oluşturuldu]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/akkuyu-ngs-1inci-guc-unitesinin-turbin-tesisinde-deneme-amacli-vakum-olusturuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/akkuyu-ngs-1inci-guc-unitesinin-turbin-tesisinde-deneme-amacli-vakum-olusturuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) 1'inci güç ünitesinde bulunan türbin yoğuşturucusunda deneme amaçlı vakum oluşturma işleminin gerçekleştirildiği açıklandı. Bu işlem ile türbin tesisinin ana sistemlerinin, devreye alma çalışmalarındaki bir sonraki aşamaya hazır olduğunun teyit ediliği aktarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre deneme amaçlı vakum oluşturma işlemi sırasında uzmanlar, türbin yoğuşturucu ünitesinde vakumu oluşturarak vakum sisteminin sızdırmazlığını ve türbinin termomekanik durumunu kontrol etti. Aynı zamanda yoğuşturucudaki vakum seviyesi, buhar basıncı, yatakların sıcaklık rejimi ile gövde ve rotorların termal genleşmeleri gibi ekipman çalışma parametreleri de izlendi. Türbin şaft döndürücü aracılığı ile döndürülürken uzmanlar, türbin kanatlarının tasarım gerekliliklerine uygun şekilde çalıştığını doğruladı.</p>

<p>Operasyon kapsamında çok sayıda teknolojik sistem eş zamanlı olarak çalıştırıldı. Bunlar arasında yedek devreye alma kazanları, vakum sistemi, yatak yağlama sistemi, hidrolik kaldırma sistemi, ana şaft döndürücü, buhar besleme ve tahliye sistemleri ile ekipmanın termomekanik durumunu izleme sistemi yer aldı. Birkaç gün süren hazırlık çalışmalarının ardından gerçekleştirilen operasyon yaklaşık 6 saat sürdü.</p>

<p>Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, 'Devreye alma çalışmaları, birbirini takip eden ve her biri bir sonraki aşamanın önünü açan kontrol işlemlerinden oluşmaktadır. Türbin yoğuşturucusunda vakumun oluşturulması, türbin tesisinin ana sistemlerinin tasarım koşullarında çalıştığını ve buhar jeneratörlerinden buhar almaya hazır olduğunu göstermiştir. Bu sonuç, türbinin yaklaşan devreye alma operasyonlarına yüksek düzeyde hazır olduğunu teyit eden önemli bir aşamadır' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamanın devamında 'Yoğuşturucu, türbin çıkışında vakum oluşturarak buhar enerjisinin daha verimli kullanılmasını ve türbin tesisinin güvenilir şekilde çalışmasına katkıda bulunuyor. 1'inci güç ünitesi türbin binasındaki devreye alma çalışmalarının bir sonraki önemli aşaması ise türbin jeneratörünün gaz sızdırmazlığının kontrol edilmesi olacak' denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/akkuyu-ngs-1inci-guc-unitesinin-turbin-tesisinde-deneme-amacli-vakum-olusturuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/akkuyu-ngs-1inci-guc-unitesinin-turbin-tesisinde-deneme-amacli-vakum-olusturuldu.jpg" type="image/jpeg" length="37322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya kıyılarında mikroplastik alarmı; canlıların ölümüne sebep olabiliyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/antalya-kiyilarinda-mikroplastik-alarmi-canlilarin-olumune-sebep-olabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/antalya-kiyilarinda-mikroplastik-alarmi-canlilarin-olumune-sebep-olabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi'nden (AÜ) Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Akdeniz havzasında artan mikroplastik atıklarının insan yoğunluğunun olduğu bölgelerde görüldüğünü belirterek, 'Son günlerde etkili olan meltem rüzgarları da bu atıkları kıyılarımıza sürüklüyor. Balıklar da mikroplastikleri yutuyor. Bu plastikler sindirim sistemlerini tıkayarak, canlıların ölümüne kadar varan sonuçlara neden olabiliyor' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya kıyılarında son günlerde artan mikroplastik yoğunluğu, dikkati çekti. Akdeniz Havzası'ndaki yoğun nüfus, yaz sezonunda artan insan hareketliliği, nehirler ve gemilerden kaynaklanan atıkların yanı sıra, kıyılara çöp bırakılmasının mikroplastik kirliliğini artırdığı belirtiliyor. Meltem rüzgarlarının etkisiyle kıyıya taşınan mikroplastiklerin deniz canlıları tarafından tüketildiği, besin zinciri yoluyla insan sağlığını tehdit ettiği ifade ediliyor. Plastik atıkların deniz ekosisteminde görsel kirliliğin yanı sıra kuşlar, balıklar ve deniz kaplumbağaları için de ciddi risk oluşturduğu vurgulandı.</p>

<p>'DALGALARIN ETKİSİYLE KIRILIYOR'</p>

<p>AÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, ekibiyle sahilde gerçekleştirdiği dalışlarda atıkların insan kaynaklı olduğunu tespit ettiğini belirterek, atıkların çevreye bırakılmaması konusunda toplumsal duyarlılığın artırılması çağrısında bulundu. Plastik atıklarının insan yoğunluğunun arttığı bölgelerde görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, 'Sadece Türkiye değil; Mısır, Suriye, Lübnan, İsrail ve diğer Akdeniz ülkeleri de bu havzanın içinde yer alıyor. Yaz mevsimiyle birlikte insan hareketliliği artıyor ve buna bağlı olarak her türlü atığın denize girişi de artıyor. Özellikle plastik atıklar bu girdilerin önemli bölümünü oluşturuyor. Güneş ışınlarının etkisiyle plastikler zamanla parçalanıyor. Kayalıklarda dalgaların etkisiyle kırılıyor ve mikroplastiklere dönüşüyor' dedi.</p>

<p>'DALGALARIN VURDUĞU BÖLGELERDE MİKROPLASTİK GÖRÜYORUZ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Irmak ve derelerden plastiklerin yine denize taşındığını ifade eden Prof. Dr. Gökoğlu, 'Son günlerde etkili olan meltem rüzgarları da bu atıkları kıyılarımıza sürüklüyor. Dalgaların vurduğu bölgelerde yoğun şekilde mikroplastik görüyoruz. Suyun yüzeyinde toz gibi, renkli bir tabaka halinde fark edilebiliyorlar. Mikroplastikler, balıklar ve diğer deniz canlıları tarafından yutuluyor ve canlıların bünyesinde birikiyor. Mikroplastiklerin en önemli zararlarından biri de üzerlerinde çeşitli mikroorganizmaları taşıyabilmeleridir. İnsanlar, özellikle çocuklar, bunlarla temas ettiklerinde ya da farkında olmadan yuttuklarında bu mikroorganizmaları vücutlarına alabiliyor' diye konuştu.</p>

<p>'İNSANLAR YİYOR, İÇİYOR VE ÇÖPLERİNİ BIRAKIYOR'</p>

<p>Gemi atıklarına da dikkati çeken Prof. Dr. Gökoğlu, 'Gemilerden kaynaklanan atıklar da var. Büyük bölümü plastik atıklardı. İnsanlar maalesef bilinçsiz davranıyor. Kıyıya geliyor, yiyor, içiyor ve çöplerini bırakıyorlar. Özellikle tek kullanımlık plastik bardaklar ve ambalajlar rüzgarla denize ulaşıyor. Zamanla bunlar parçalanarak mikroplastiğe dönüşüyor. Bu tamamen toplumsal duyarsızlıktan kaynaklanıyor. Antalya aynı zamanda önemli bir seracılık merkezi. Seralarda kullanılan plastik örtüler de zamanla çevreye karışabiliyor. Büyük kısmı geri dönüştürülse de geri dönüştürülemeyen kısmı doğaya ulaşıyor. Herkesin çok daha dikkatli olması gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'BESİN ZİNCİRİNİ DE ETKİLİYOR'</p>

<p>Plastik atıklarının deniz ekosistemine de zarar verdiğini belirten Prof. Dr. Gökoğlu, 'Kanserojen etkileri olduğuna ilişkin bilimsel çalışmalar bulunuyor. En küçük planktonlardan başlayarak besin zinciri boyunca daha büyük canlılara aktarılıyor. Üzerlerinde mikroorganizmalar taşıdıkları için hastalık etkenlerini de yayabiliyorlar. Özellikle deniz kaplumbağaları plastik poşetleri denizanası sanarak tüketebiliyor. Balıklar da mikroplastikleri yutuyor. Bu plastikler sindirim sistemlerini tıkayarak canlıların ölümüne kadar varan sonuçlara neden olabiliyor. Besin zinciri piramit şeklindedir. En üst basamakta ise memeliler ve insan vardır. Dolayısıyla mikroplastikler sonunda insanlara kadar ulaşmış oluyor' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/antalya-kiyilarinda-mikroplastik-alarmi-canlilarin-olumune-sebep-olabiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/antalya-kiyilarinda-mikroplastik-alarmi-canlilarin-olumune-sebep-olabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="97470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, CERN'deki ATLAS TRT Enstitü Kurulu Başkanlığına seçildi]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/prof-dr-serkant-ali-cetin-cerndeki-atlas-trt-enstitu-kurulu-baskanligina-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/prof-dr-serkant-ali-cetin-cerndeki-atlas-trt-enstitu-kurulu-baskanligina-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı ve ATLAS Deneyi Ulusal Koordinatörü Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, CERN'de yürütülen ATLAS Deneyi kapsamında Geçiş Radyasyonu İzsürücüsü (TRT) Sistemini işleten enstitülerin koordinasyonunu sağlayan TRT Enstitü Kurulu Başkanlığına oy birliğiyle seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Çetin, bu göreve üçüncü kez layık görülürken, ATLAS-TRT algıcının bir sektör replikasının da araştırma ve eğitim faaliyetlerinde kullanılmak üzere İstinye Üniversitesine hibe edilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre CERN'de yürütülen ve parçacık fiziğinin en önemli uluslararası bilimsel iş birliklerinden biri olan ATLAS Deneyi kapsamında önemli bir gelişme yaşandı. ATLAS Deneyini oluşturan algıç sistemleri, dünyanın farklı ülkelerindeki çok sayıda enstitünün ortak çalışmasıyla işletiliyor.</p>

<p>Bu sistemlerden biri olan Geçiş Radyasyonu İzsürücüsü (TRT - Transition Radiation Tracker) sistemini işleten enstitülerin koordinasyonundan sorumlu TRT Enstitü Kurulu Başkanlığı görevine, İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Bölümü Başkanı ve ATLAS Deneyi Ulusal Koordinatörü Prof. Dr. Serkant Ali Çetin oy birliğiyle seçildi.</p>

<p>Temmuz ayı sonunda gerçekleştirilen TRT Enstitü Kurulu Başkanlığı seçiminde tüm enstitü temsilcilerinin oyunu alan Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, bu göreve üçüncü kez seçildi. ATLAS Deneyinin iç kısmında yer alan TRT algıcı, çarpıştırıcılar üzerine kurulmuş parçacık fiziği deneyleri arasında bugüne kadar yalnızca ATLAS deneyinde bulunan özgün bir yapıya sahip bulunuyor. İzsürücü özelliği sayesinde parçacıkların izlediği yolu belirleyen sistem, geçiş radyasyonunu ölçebilme yeteneğiyle aynı zamanda parçacıkların kimliklerinin belirlenmesine de olanak sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göreve yeniden seçilmesinin ardından değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, çok uluslu bilimsel iş birliklerinde Türkiye'den çok yetkin araştırmacıların önemli bilimsel katkılar sunduğunu belirterek, bu tür uluslararası koordinasyon görevlerine seçilmenin Türkiye'nin hak ettiği bilimsel görünürlüğe hizmet eden önemli bir unsur olduğunu dile getirdi.</p>

<p>ATLAS-TRT ALGICININ BİR SEKTÖRÜNÜN REPLİKASI İSTİNYE ÜNİVERSİTESİ'NE KAZANDIRILIYOR</p>

<p>ATLAS Deneyinin kurulumu sırasında geliştirilen ve TRT algıcının bir sektörünün bire bir aynısı olan replika sistem, deney alanı dışında performans artırma ve işletim süreçlerine yönelik iyileştirme çalışmalarında kullanıldı. Bu altyapı, ATLAS-TRT algıcının teknik tasarımının ötesinde daha yüksek performans elde edilmesinde önemli rol oynadı.</p>

<p>İstinye Üniversitesinin girişimleri ve ATLAS Kolaborasyonu'nun onayıyla, söz konusu TRT replikasının İstinye Üniversitesine hibe edilmesi kararlaştırıldı. Eylül 2026 tarihinde Türkiye'ye getirilmesi planlanan TRT sektörü, İstinye Üniversitesi Yüksek Enerji Parçacık Fiziği Enstrümantasyon ve Ar-Ge Laboratuvarı bünyesinde devreye alınacak.</p>

<p>Bu altyapının Türkiye'ye kazandırılmasıyla lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim gören öğrenciler; temel bilimler ve mühendisliğin kesişiminde ileri algıç teknolojileri üzerinde çalışma ve yenilikçi araştırmalar yürütme imkanına sahip olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/prof-dr-serkant-ali-cetin-cerndeki-atlas-trt-enstitu-kurulu-baskanligina-secildi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/prof-dr-serkant-ali-cetin-cerndeki-atlas-trt-enstitu-kurulu-baskanligina-secildi.jpg" type="image/jpeg" length="92830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman görüşü: Yaz sıcaklarında araçlarda yangın riskine dikkat]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/uzman-gorusu-yaz-sicaklarinda-araclarda-yangin-riskine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/uzman-gorusu-yaz-sicaklarinda-araclarda-yangin-riskine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Üniversitesi'nden (AÜ) Prof. Dr. İbrahim Atmaca, 'Yakıtlı araçlarda motor, yakıt hortumları veya yakıt sistemindeki kaçaklar yangın açısından risk oluşturabiliyor. Herhangi bir uyarıyı 'bir şey olmaz' diyerek göz ardı etmeden en kısa sürede yetkili servise başvurmalıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının arttığı yaz aylarında, periyodik bakımları aksatılmayan araçlarda yangın riskinin önemli ölçüde azaldığı belirtiliyor. Yakıtlı araçlarda yakıt sistemi ve motor kaynaklı kaçaklar, elektrikli araçlarda ise batarya yönetim sistemi uyarılarının dikkate alınması gerektiği vurgulanırken; araç içinde çakmak, parfüm ve deodorant gibi yüksek sıcaklıktan etkilenebilecek ürünlerin bırakılmaması önerildi.</p>

<p>'KAÇAKLAR YANGIN RİSKİ OLUŞTURABİLİYOR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. İbrahim Atmaca, 'Periyodik bakımları düzenli yapılan araçlarda yangın riski önemli ölçüde azaltılmış oluyor. Yakıtlı araçlarda motor, yakıt hortumları veya yakıt sistemindeki kaçaklar yangın açısından risk oluşturabiliyor. Özellikle sıcak havalarda yakıtın buharlaşması daha kolay gerçekleşirken, araç içerisindeki sıcak yüzeyler olası bir kaçağın yangına dönüşme ihtimalini artırabiliyor' dedi.</p>

<p>'ARAÇLARDA ÇAKMAK VE PARFÜM BIRAKMAYIN'</p>

<p>Elektrikli araçlarda batarya yönetim sisteminin kritik öneme sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Atmaca, 'Periyodik bakımları aksatılmayan elektrikli araçlarda ciddi risk beklenmez. Ancak yüksek sıcaklıklarda bataryaların ısınması veya batarya yönetim sisteminde meydana gelebilecek arızalarda sürücüler gösterge panelindeki uyarıları mutlaka dikkate almalı, herhangi bir uyarıyı 'bir şey olmaz' diyerek göz ardı etmeden en kısa sürede yetkili servise başvurmalıdır. Araç tipi ne olursa olsun, yaz aylarında araç içinde çakmak, parfüm ve deodorant gibi yüksek sıcaklık nedeniyle yangın ya da patlama riski oluşturabilecek ürünler bırakılmamalı, periyodik bakımlar da zamanında yaptırılmalıdır' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/uzman-gorusu-yaz-sicaklarinda-araclarda-yangin-riskine-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/uzman-gorusu-yaz-sicaklarinda-araclarda-yangin-riskine-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="82481"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda olacak]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/teknofest-mavi-vatan-golcuk-tersanesi-komutanliginda-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/teknofest-mavi-vatan-golcuk-tersanesi-komutanliginda-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizcilik, Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos'ta Gölcük Tersanesi Komutanlığında teknoloji, denizcilik ve savunma sanayiini aynı rotada buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gençlerin geliştirdiği yenilikçi projelerden donanma gemilerine, su altı teknolojilerinden deneyim alanlarına uzanan festivalde ziyaretçileri dört gün boyunca dopdolu bir program bekliyor.</p>

<p>Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun denizlerdeki yansıması olan TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığında kapılarını açacak. Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde gerçekleştirilecek etkinlik; denizcilik kültürü, ileri teknoloji, gençlerin yenilikçi projeleri ve savunma sanayii kabiliyetlerini aynı buluşma noktasında bir araya getirecek.</p>

<p>Geçen yıl İstanbul'da ilk kez gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan, yerli ve milli deniz araçlarından su altı teknolojilerine uzanan içeriği, yarışmaları ve yoğun katılımıyla büyük ilgi görmüştü. Bu yıl ise Mavi Vatan'ın adresi Gölcük Tersanesi Komutanlığı olacak. Türkiye'nin denizcilik gücünün önemli merkezlerinden biri olan Gölcük, teknoloji tutkunlarını, gençleri, mühendis adaylarını ve denizcilik meraklılarını ağırlayacak.</p>

<p>DENİZLERDE GELECEĞİN TEKNOLOJİLERİ SAHNEDE</p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan'da gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, Su Altı Roket Yarışması ve İnsansız Deniz Aracı Yarışması dikkat çekecek. Türkiye'nin geleceğin deniz teknolojilerini geliştirecek genç mühendislerini ve girişimcilerini aynı platformda buluşturacak yarışmalarda ortaya çıkacak projeler, ziyaretçilere yalnızca bugünün teknolojilerini değil, yarının denizcilik vizyonunu da yakından görme fırsatı sunacak.</p>

<p>GEMİLER, TEKNOLOJİ VE DENİZCİLİK RUHU BİR ARADA</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Festival kapsamında donanmanın önemli gemilerinin gezilebileceği sergiler, denizcilik dünyasını yakından tanımak isteyen ziyaretçiler için özel bir deneyim sunacak. Denizcilik tarihini yansıtan deneyim alanları ise Mavi Vatan'ın geçmişten geleceğe uzanan hikâyesini keşfetme fırsatı verecek.</p>

<p>Festival alanında kurulacak sanal gerçeklik oyun alanları, teknolojinin sunduğu imkanlarla ziyaretçileri farklı bir deneyime davet ederken; denizcilik kültürünü yaşatmayı amaçlayan yarışmalar ve çeşitli etkinlikler de festival atmosferini zenginleştirecek. TEKNOFEST paydaş kurumları da stant alanlarında ziyaretçilerle buluşarak yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verecek, teknoloji ve savunma sanayii alanındaki faaliyetlerini doğrudan ziyaretçilerle paylaşacak.</p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan, teknoloji meraklılarının yanı sıra denizcilik kültürünü yakından tanımak isteyen herkes için farklı deneyim alanları sunacak. SAT, SAS ve deniz havacılık birimi gösterileri, denizcilik tarihini yansıtan alanlar, gemi ziyaretleri, sanal gerçeklik deneyimleri ve çeşitli yarışmalarla ziyaretçiler festival boyunca yalnızca izleyen değil, deneyimleyen bir katılımcı olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/teknofest-mavi-vatan-golcuk-tersanesi-komutanliginda-olacak</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/08/agency/dha/teknofest-mavi-vatan-golcuk-tersanesi-komutanliginda-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="91474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Yaşar: Ne kadar çok yağmur yağarsa o yıl o kadar çok balık avı olur]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/prof-dr-yasar-ne-kadar-cok-yagmur-yagarsa-o-yil-o-kadar-cok-balik-avi-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/prof-dr-yasar-ne-kadar-cok-yagmur-yagarsa-o-yil-o-kadar-cok-balik-avi-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2026'nın bol yağışlı geçmesinin balıkçılık sektörüne olumlu yansıyacağını belirterek, 'Ne kadar çok yağmur yağarsa o yıl o kadar çok balık avı olur' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2026'nın yağış açısından son yılların en bereketli yıllarından biri olduğunu belirterek, yağışların balıkçılık sektörüne de olumlu yansıyacağını söyledi. Yağış miktarı ile balık avı arasında doğrudan ilişki bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Yaşar, 2026-2027 balıkçılık sezonunda son yılların avlanma rekorunun kırılmasını beklediğini açıkladı. Prof. Dr. Yaşar, 'Ne kadar çok yağmur yağarsa o yıl o kadar çok balık avı olur. Örneğin; Türkiye'de 2019 yılında balık avımız 370 bin tonken, kurak yıllarında olduğu 2020 ile 2022 yıllarında 270 bin ton kadar düştü. Yüzde 32 azalış oldu. 2023'te olağanüstü bir süper El Nino geldi. Yağışlarımız yüzde 13 arttı ve bir anda balık avımız 387 bin tona çıktı. Aslında bir yerde küresel ısınmanın etkisiyle yaşanan yağışların da marifeti oldu. Ardından tekrar 2024-2025'te bir kuraklık da geçirdik ve balık avı yeniden düştü. Bu yıl yeniden iyi bir yağış aldığı ve yağış da beklediğimiz için balıkçılık avı yönünden 2026-2027 yılında son yılların rekorunu bekliyorum. İzmir'in iç körfezi Akdeniz'in en zengin bölgesi, bu yıl yağışların etkisiyle de dil balığı, çipura, levrek ve karides gibi ekonomik olarak da değerli balıklar bol olacak. Türkiye çok keyifli bir yıl yaşıyor. Bol yağışlar tarım, balıkçılık ve enerji açısından bize çok güzel avantajlar getiriyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'MEGA EL NİNO ETKİSİ İLE YAĞIŞLAR BOL OLACAK'</p>

<p>Prof. Dr. Yaşar, 2023 yılında süper El Nino gelmesiyle yağışların yüzde 13 arttığını belirterek, 'Şu anda yüzde 80 ihtimal ile Mega El Nino etkisinin geleceğinden söz ediliyor ve El Nino okyanus ve havanın ısınması ve yağışın artması demektir. Bu etkiyle birlikte bu çok daha fazla yağmur yağacak demektir. Özellikle Dünya Meteoroloji Örgütü kasımdan sonra çok daha ciddi yağışların olacağını öngörüyor. Ne kadar çok yağmur yağarsa da o kadar çok keyifli bir yıl yaşarız. Hidroelektrik santralleri, su yeterliliği, orman yangın risklerinin azalması ve tarım gibi birçok unsurda bizi rahatlatır. Aslında küresel ısınma tek başına kuraklık getirmez. Küresel soğuma daha tehlikelidir' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, YEREL</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/prof-dr-yasar-ne-kadar-cok-yagmur-yagarsa-o-yil-o-kadar-cok-balik-avi-olur</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/prof-dr-yasar-ne-kadar-cok-yagmur-yagarsa-o-yil-o-kadar-cok-balik-avi-olur.jpg" type="image/jpeg" length="62515"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yerli dil modeli 'BİLGE' kullanıma açılıyor]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/yerli-dil-modeli-bilge-kullanima-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/yerli-dil-modeli-bilge-kullanima-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Yapay zeka modellerinin toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtması; teknolojik bağımsızlığımız için de büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından 37 milyar parametreyle geliştirilmiş 'BİLGE' dil modelimizi yakın zamanda geliştiricilerin kullanımına açacağız' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Kacır, Ankara'da, iş dünyası, teknoloji ekosistemi ve kamu temsilcilerinin buluştuğu, TOBB İş Dünyası Yapay Zeka Zirvesi'ne katıldı. Zirvede; yapay zekanın sanayi, üretim, ticaret, finans ve hizmet sektörlerinde meydana getirdiği dönüşüm, iş dünyasının somut ihtiyaçları üzerinden ele alındı. Programda, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Yazılım Meclis Başkanı Ertan Barut ve davetliler yer aldı.</p>

<p>Bakan Kacır, yapay zekanın günümüzde yeniliğin, üretkenliğin ve küresel rekabetin yönünü tayin ettiğini söyleyerek, 'Tüm dünyada firmalar, değer zincirlerinin tüm halkalarına yapay zeka teknolojilerini entegre ediyor. Veri ve teknoloji altyapısını güçlendirecek adımlar atıyor. Kuşkusuz, gelecek ufkunu çizen yapay zeka teknolojilerinin sunduğu fırsatlar kadar; getirdiği sorun ve sorumlulukları da dikkate almalıyız. Yapay zekayı; güvenilirlik, şeffaflık, hesap verebilirlik, insan odaklılık ve etik sorumluluk ilkeleri temelinde 'Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizin kalkınma yolculuğunun lokomotifi haline getirmeye kararlıyız' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zekanın sunduğu potansiyeli, ekonomik ve toplumsal değere dönüştürmenin; nitelikli yüksek başarımlı bir hesaplama altyapısıyla mümkün olacağını ifade eden Kacır, 'Araştırmacılarımızın, girişimlerimizin ve sanayicilerimizin yapay zeka modellerini geliştirme, eğitme ve ölçeklendirme süreçlerinde ihtiyaç duyduğu işlem gücünü sağlamak üzere yüksek başarımlı hesaplama kümemiz ARF'i hizmete aldık. Yapay zeka girişimlerimizin EuroHPC süper bilgisayarlarından ücretsiz yararlanmasını ve dünyanın en güçlü 20 süper bilgisayarı arasında yer alan MareNostrum 5'in işlem kapasitesine erişimini sağladık. Ülkemizi, yüksek teknolojide dünyada hak ettiği konuma taşıyacak büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlara kapsamlı destekler sunduğumuz HIT-30 Programı'yla; yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarını hızlandırıyor, hesaplama kapasitemizi büyütüyor ve girişimlerimizin ihtiyaç duyduğu dijital altyapıyı güçlendiriyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'DİL MODELİMİZİ GELİŞTİRİCİLERİN KULLANIMINA AÇACAĞIZ'</p>

<p>Bakan Kacır, kamu kurumlarının, yerli ve başarılı yapay zeka çözümlerine ilk kullanım alanını açarak, firmaların ürünlerini geliştirmelerine, doğrulamalarına ve küresel pazarlara taşımalarına güçlü bir referans sunacağını söyledi. Kacır, şöyle konuştu:</p>

<p>'Enerji ve dijital altyapısı hazır 'Yapay Zeka Büyüme Bölgeleriyle' KOBİ'lerimize ve araştırmacılarımıza fikirlerini kısa sürede prototipe dönüştürebilecekleri ortam sağlayacağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zeka altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçirerek, ülkemizin teknolojik kapasitesini daha ileri taşıyacağız. Yenilikçi çözümlerin güvenli biçimde geliştirilip test edilebilmesi için en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracak; girişimcilerimize öngörülebilir ve yeniliği destekleyen bir uygulama zemini sunacağız. Kuşkusuz yapay zeka modellerinin toplumumuzun hafızasını, değer dünyasını ve dilimizin zenginliğini yansıtması teknolojik bağımsızlığımız için de büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, TÜBİTAK tarafından 37 milyar parametreyle geliştirilmiş 'BİLGE' dil modelimizi yakın zamanda geliştiricilerin kullanımına açacağız. Yerli ve özgün çözümleri geliştiren, ticarileştiren ve küresel pazarlarda ölçekleyen yapay zeka ekosistemimizi; nitelikli insan kaynağı, güçlü dijital altyapı, etkin kurumsal koordinasyon ve sürdürülebilir finansmanla bütüncül şekilde büyüteceğiz. Türkiye'nin, yapay zeka devriminin sunduğu ekonomik değerden ve çok yönlü fırsatlardan en üst düzeyde istifade etmesini hep birlikte sağlayacağız.'</p>

<p>'5 MİLYON LİRAYA KADAR FAİZSİZ FİNANSMAN SAĞLIYORUZ'</p>

<p>Bakan Kacır, Türkiye'nin, yapay zeka devrimin sunduğu ekonomik değerden ve çok yönlü fırsatlardan en üst düzeyde istifade etmesini sağlayacaklarını vurgulayarak, 'Tabi bu vizyonun sahadaki taşıyıcıları; yenilikçi girişimlerimiz ve ekonomimizin omurgasını oluşturan KOBİ'lerimiz olacaktır. Yapay zeka girişimlerimizin sermayeye erişimini artırmak için yapay zeka odaklı girişim sermayesi fonlarına 150 milyon dolarlık kamu kaynağını yönlendireceğiz. KOBİ'lerimize teknolojiye erişimde fırsat eşitliği sağlamak, yüksek maliyetli dijital altyapıların oluşturduğu finansman yükünü hafifletmek ve yapay zeka çözümlerini iş süreçlerine daha hızlı entegre etmelerini desteklemek üzere de KOSGEB Yapay Zeka Kredi Programı'nı uygulamaya aldık. Program kapsamında, Teknogirişim rozeti sahibi girişimlerimize yüksek başarımlı hesaplama altyapısı, güvenli veri saklama hizmetleri ve yapay zeka araçlarına erişim için 5 milyon liraya kadar faizsiz finansman sağlıyoruz. Bu imkanı, ilk 12 ayı geri ödemesiz olmak üzere 24 ay vadeyle sunuyoruz. Ben bu vesileyle, şartları karşılayan tüm girişimlerimizi bu imkandan yararlanmaya davet ediyorum' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/yerli-dil-modeli-bilge-kullanima-aciliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/yerli-dil-modeli-bilge-kullanima-aciliyor.jpg" type="image/jpeg" length="93388"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kacır: Türkiye'de tasarlanan ve inşa edilen bir uzay aracıyla Ay'a ulaşmaya hazırlanıyoruz]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/bakan-kacir-turkiyede-tasarlanan-ve-insa-edilen-bir-uzay-araciyla-aya-ulasmaya-hazirlaniyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/bakan-kacir-turkiyede-tasarlanan-ve-insa-edilen-bir-uzay-araciyla-aya-ulasmaya-hazirlaniyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 'Ay araştırma programımızın bir parçası olarak, Türkiye'de tasarlanan ve inşa edilen bir uzay aracıyla Ay'a ulaşmaya hazırlanıyoruz; bu girişim uzay yolculuğumuzda yeni bir sayfa açacaktır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara Etnografya Müzesi'nde düzenlenen 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Tanıtım Resepsiyonu'na katıldı. Resepsiyonda Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, Uluslararası Uzay Federasyonu İcra Direktörü Christian Feichtinger, Dışişleri Bakan Yardımcısı Zeki Levent Gümrükçü ile TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Ankara Milletvekili Fuat Oktay da yer aldı. Açılış konuşmasını yapan Bakan Kacır, 'Tarih boyunca medeniyetimizdeki her büyük sıçrama merakla başlamıştır. İnsanlığı okyanusların ötesine taşıyan ve bilimin sınırlarını genişleten keşif ruhu, bakışlarımızı gökyüzüne ve nihayetinde gezegenimizin ötesine çevirmemizi sağlamıştır. Nesiller boyu alimler, yıldızların ve gezegenlerin hareketlerini ve insanlığın evrendeki yerini anlamaya çalışmışlardır. Anadolu, bu bitmek bilmeyen bilgi arayışında seçkin bir yere sahip olmuştur. Anadolu topraklarından çıkan öncü isimler, astronomiye kalıcı katkılarda bulunmuşlardır. Bugün Türkiye, uzay bilimleri ve teknolojileri konusundaki cesur vizyonuyla bu mirası geleceğe taşımaktadır. Bu hırsın temelinde, küresel uzay ekosistemindeki köklü değişim ve Türkiye'nin kalkınma vizyonunun merkezine geleceğin teknolojilerinde liderliği yerleştiren 'Milli Teknoloji Hamlesi' yatmaktadır. 2000'li yılların başına kadar uzay faaliyetleri, yörüngeye erişimin fahiş derecede pahalı olması nedeniyle büyük ölçüde az sayıda ülkeyle sınırlı kalmıştı. O zamandan beri, azalan fırlatma maliyetleri ve hızlı teknolojik ilerlemeler; bu alanı yeni ülkelere, şirketlere ve araştırmacılara açtı. Uzay teknolojileri artık modern yaşamın dokusuna işlemiş durumdadır. Başlangıçta uzay için geliştirilen teknolojiler; sağlık, imalat, haberleşme ve daha birçok sektörde inovasyonu tetiklemekte, dünyadaki yaşam kalitesini artırmaktadır. Küresel uzay ekonomisinin halihazırda 600 milyar doları aşması ve 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara yaklaşmasının öngörülmesiyle, uzaya yapılan yatırım artık sadece bir keşif yatırımı değildir. Bu; inovasyona, rekabet gücüne ve insanlığın geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bu değişimin bilincinde olan Türkiye, burada hem bir fırsat hem de bir sorumluluk görmektedir. Bilimsel ve teknolojik kabiliyetlerimizi güçlendirmek, yüksek nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve uzayın barışçıl ve sürdürülebilir kullanımına aktif olarak katkıda bulunmak' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'İLERİ DÜZEY YETKİNLİKLER TESİS ETTİK'</p>

<p>Kacır, geçtiğimiz 20 yıl boyunca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, uzay bilimi ve teknolojilerinde önemli adımlar attıklarını vurgulayarak, 'Önemli ilerleme kaydettiğimiz temel alanlardan biri uydu teknolojileridir. Tasarım ve mühendislikten test ve üretime kadar tüm değer zincirinde ileri düzey yetkinlikler tesis ettik. Yer gözlemi yolculuğumuz BİLSAT ile başladı; RASAT, GÖKTÜRK-2 ve İMECE ile devam etti. Her görevle birlikte ulusal mühendislik kapasitemizi genişlettik; uydu tasarımı, entegrasyonu ve operasyonu konusundaki uzmanlığımızı derinleştirdik. Türkiye'de tasarlanan ve inşa edilen ilk haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A, bu kabiliyetleri yeni bir seviyeye taşıdı. Bu başarılar Türkiye'nin uzay yolculuğunda önemli kilometre taşlarını temsil etse de vizyonumuz uydu teknolojilerinin çok daha ötesine uzanmaktadır. Amacımız, uzayda sürdürülebilir bir varlık göstermek, ulusal hak ve menfaatlerimizi korumak ve uzayın barışçıl kullanımını tüm insanlığın yararına ilerletmektir. Bu; kamu kurumları, araştırma kuruluşları, üniversiteler ve özel sektör arasında etkin bir koordinasyon gerektirmektedir. Bu nedenle Türkiye, büyüyen uzay ekosistemimize stratejik koordinasyon sağlamak amacıyla 2018 yılında Türkiye Uzay Ajansı'nı kurmuştur. Elbette büyüyen bir uzay ekosistemi, potansiyeline ancak net bir vizyon ve ortak ulusal önceliklerle rehberlik edildiğinde ulaşabilir. Türkiye'nin uzaydaki uzun vadeli yolculuğu için on stratejik hedef belirleyen Milli Uzay Programı'nı 2021 yılında ilan ettik. Milli Uzay Programı şimdiden somut sonuçlar vermektedir. 'Türk Astronot ve Bilim Misyonu' kapsamında ilk astronotumuz Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda başarıyla 13 bilimsel deney gerçekleştirdi. İkinci astronotumuz Tuva Cihangir Atasever, daha sonra bir yörünge altı araştırma uçuşu sırasında yedi deney yürüttü. Bu görevler milletimizin hayal gücünü harekete geçirdi ve milyonlarca gencimize ilham verdi' diye konuştu.</p>

<p>'BİR UZAY LİMANI ÜZERİNDE ÇALIŞMAYA BAŞLADIK'</p>

<p>Kacır, Türkiye'yi, insanlı uzay keşifleri için kritik teknolojiler tedarik eden ülkeler arasında konumlandırmayı hedeflediklerini belirterek, 'Ay araştırma programımızın bir parçası olarak, Türkiye'de tasarlanan ve inşa edilen bir uzay aracıyla Ay'a ulaşmaya hazırlanıyoruz; bu girişim uzay yolculuğumuzda yeni bir sayfa açacaktır. Ankara'da bir uzay teknoparkı kurma çalışmaları halihazırda devam etmektedir. Bu yeni merkez, uzay girişimlerinin büyümesini hızlandıracak; sanayi, akademi ve araştırma kurumları arasındaki iş birliğini derinleştirecektir. Ayrıca, sadece Türkiye'nin uzaya bağımsız erişimini güvence altına almakla kalmayacak, aynı zamanda ülkeler ve ticari girişimler için uluslararası bir fırlatma merkezi olarak hizmet verecek bir uzay limanı üzerinde çalışmaya başladık. Aynı zamanda, navigasyon ve zamanlama konularında teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirmek amacıyla Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi projemizi ilerletiyoruz. Bu projenin önemli bir adımı olarak, uzaya 'atomik saat' gönderdik' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'ULUSLARARASI DİYALOĞU GÜÇLENDİRMEK İÇİN FIRSAT SUNACAKTIR'</p>

<p>Kacır, büyüklüğü veya kapasitesi ne olursa olsun, hiçbir ülke uzayın potansiyelini tek başına, izole çabalarla tam olarak gerçekleştiremeyeceğini ifade ederek, 'Günümüzün bilimsel ve teknolojik zorluklarının karmaşıklığı; ortaklık, güven ve uzayın barışçıl kullanımına yönelik ortak bir kararlılık gerektirmektedir. Daha da önemlisi, bilimsel bilgi paylaşıldıkça güçlenir ve inovasyon uluslararası iş birliği sayesinde daha hızlı ilerler. Bu nedenle uzay, ulusları her zaman bir araya getirmiştir. Türkiye, uluslararası ortaklığı uzay vizyonunun temel direklerinden biri olarak görmektedir. Uluslararası Uzay Federasyonu'nun yıllık amiral gemisi etkinliği olan Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), uzay camiasının tüm paydaşlarını bir araya getiren küresel platformlar arasında benzersiz bir yere sahiptir. 70 yılı aşkın bir süredir hükümetler, uzay ajansları, uluslararası kuruluşlar, sanayi, akademi ve girişimciler için önde gelen küresel forum olma özelliğini sürdürmektedir. Burası bilginin paylaşıldığı, ortaklıkların kurulduğu ve uzay faaliyetlerinin geleceğinin şekillendiği yerdir. IAC 2026'ya ev sahipliği yapmak, Türkiye'nin küresel uzay ekosistemine daha aktif katkıda bulunma vizyonuyla tam bir uyum içerisindedir. Bu tarihi buluşma aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası arenada güvenilir bir 'birleştirici güç' olarak büyüyen rolünü de yansıtmaktadır. Bu yıl, Euro-Atlantik güvenliği için kritik bir dönemde müttefik liderleri bir araya getiren NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaptık. COP31, Türkiye'yi iklim eylemi ve sürdürülebilir kalkınma konusundaki küresel diyaloğun kalbine yerleştirecektir. İnanıyoruz ki IAC 2026, uluslararası diyaloğu güçlendirmek, bilimsel ve endüstriyel iş birliğini genişletmek ve dünyanın dört bir yanından paydaşları bir araya getirmek için eşsiz bir fırsat sunacaktır. Kongrenin teması olan 'The World needs more space', bu geniş amacı özetlemektedir. Bu tema, uzayın yarattığı fırsatlara erişimi genişletme ve keşfi ile barışçıl kullanımı konusundaki iş birliğini derinleştirme ihtiyacını yansıtmaktadır. Aynı zamanda daha geniş katılım, daha fazla bilimsel değişim ve uzayın geleceği için ortak bir sorumluluk duygusu çağrısında bulunmaktadır. Bu mesaj özellikle zamanlıdır. Jeopolitik parçalanmanın arttığı bir dönemde böyle bir platforma duyulan ihtiyaç her zamankinden daha fazladır. Bölünmeler derinleşirken uzay, farklı önceliklere sahip ülkelerin hala yan yana çalışabildiği, bilgi paylaşabildiği ve ortak zemin oluşturabildiği nadir alanlardan biri olmaya devam etmektedir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN POLİTİKA YAPICILARI BİR ARAYA GETİRECEKTİR'</p>

<p>Kacır, 'Uluslararası ilginin olağanüstü düzeyi, IAC 2026 etrafında oluşan güçlü ivmeyi yansıtmaktadır. Bu yılki Bildiri Özeti Çağrısı (Call for Abstracts), 108 ülkeden 8 bin 330'dan fazla başvuru aldı; bu, Uluslararası Uzay Kongresi tarihindeki en yüksek rakamdır. Buna ek olarak IAC 2026, bugüne kadar kaydedilen en yüksek 'Erken Kayıt' (Early Bird) sayısına ulaşmıştır. 100'den fazla ülkeden 10 binden fazla katılımcıyı ağırlamayı bekliyoruz. Hafta boyunca Antalya; yeni iş birliklerini ve kalıcı ortaklıkları teşvik edecek teknik oturumlara, üst düzey diyaloglara, sergilere ve iş toplantılarına ev sahipliği yapacaktır. Katılımcılar; yer gözlemi, iklim izleme ve afet yönetiminden uydu haberleşmesine, yapay zekadan ticari uzay faaliyetlerine, uzay keşfinden uluslararası yönetişime kadar geniş bir yelpazedeki konuları keşfedeceklerdir. Kongrenin kilit özelliklerinden biri de 'IAF Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı' olacaktır. Bu üst düzey toplantı, küresel uzay yönetişiminin geleceğini şekillendirmek, sürdürülebilir kalkınmayı ilerletmek ve uluslararası iş birliğini güçlendirmek üzere dünyanın dört bir yanından politika yapıcıları bir araya getirecektir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'TÜRKİYE PAYINA DÜŞENİ ÜSTLENMEYE HAZIR'</p>

<p>Bakan Kacır, 'Uzayın geleceği, bilimsel keşifleri ortak faydaya ve teknolojik ilerlemeyi kalıcı ortaklıklara dönüştürme yeteneğimizle tanımlanacaktır. Türkiye; büyüyen kabiliyetleri, dinamik ekosistemi ve barışçıl, sürdürülebilir ve kapsayıcı uluslararası iş birliğine olan sarsılmaz bağlılığıyla bu sorumluluktan payına düşeni üstlenmeye hazırdır. Bu vizyonu sürdürme yeteneğimiz, nihayetinde onu geleceğe taşıyacak nesillere bağlıdır. Türkiye genelinde, özellikle gençlerimiz arasında uzay bilimlerine ve teknolojilerine olan ilgi hızla artmaktadır. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, bilimsel yaygınlaştırma girişimleri ve gökyüzü gözlem etkinlikleriyle birlikte, bilimi halka yakınlaştırmaya ve yeni nesillere ufkun ötesine bakmaları için ilham vermeye devam etmektedir. Bu artan ilgiyi, Türkiye'nin bilimsel, teknolojik ve girişimcilik kapasitesini genişletmek için somut adımlarla destekliyoruz. Türkiye'nin deneyimi; uzun vadeli vizyon, insan kaynağına yatırım ve uluslararası iş birliği bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğini göstermektedir. IAC 2026, kendi deneyimlerimizi paylaşmamıza, başkalarının başarılarından öğrenmemize ve ortak ilerleme için yeni fırsatlar yaratmamıza olanak sağlayacaktır. IAC 2026'nın yeni diyalog kanalları açmasını, bilimsel toplulukları birbirine bağlamasını, yeni endüstriyel ortaklıkları desteklemesini ve uzayın geleceğini şekillendirecek gençlere ilham vermesini istiyoruz. Uzayda faaliyet gösteren devletler ile bu alanda yeni gelişmeye başlayan ülkeleri ortak hedefler etrafında birbirine yaklaştırmasını arzuluyoruz. İşte bu ruhla, ulusal uzay ajanslarını üniversiteleri araştırma kurumlarını ve özel sektör kuruluşlarını IAC 2026'ya katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Sizleri Antalya'da ağırlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz' dedi.</p>

<p>UZAY DİPLOMASİSİ VE KÜRESEL İŞ BİRLİĞİ VURGUSU</p>

<p>Resepsiyonda, Türkiye'nin uzay alanındaki vizyonu, Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda kaydedilen gelişmeler ve IAC 2026'nın küresel uzay diplomasisine sunacağı katkılar uluslararası temsilcilere aktarıldı. Etkinlikte, ülkelerin uzay ajansları, sanayi kuruluşları, akademisyenleri ve genç araştırmacılarının IAC 2026 Antalya Kongresi'ne en üst düzeyde ve geniş katılım sağlamasının önemi vurgulandı.</p>

<p>Resepsiyonda konuşan TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, yeryüzündeki çatışmaların uzaya taşınmaması gerektiğini belirterek, IAC 2026'yı uzay yönetişimi ve diplomasisi açısından kritik bir platform olarak gördüklerini ifade etti.</p>

<p>Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, kongrenin hedeflerinin Türk dış politikasının temel ilkeleriyle tam uyum içinde olduğunu dile getirirken, IAF İcra Direktörü Christian Feichtinger ise Türkiye'nin küresel uzay vizyonundaki liderliğine dikkat çekerek tüm büyükelçileri IAC 2026 kapsamında Antalya'da düzenlenecek kongreye davet etti.</p>

<p>Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç, zirvenin kalıcı bilimsel ve teknolojik iş birliklerine zemin hazırlayacağını belirtti. IAC 2026 Direktörü Emine Doğrukök ise yaptığı sunumda, 108 ülkeden 8 bin 330 bildiri başvurusu alındığını ve bu sayıyla kongre tarihinin rekorunun kırıldığını hatırlatarak, küresel uzay ekosistemine yön verecek buluşmanın Antalya'da gerçekleştirileceğini vurguladı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/bakan-kacir-turkiyede-tasarlanan-ve-insa-edilen-bir-uzay-araciyla-aya-ulasmaya-hazirlaniyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/d8ae708c-5509-45f6-813b-6c660458f621.jpeg" type="image/jpeg" length="33399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyabet hastalarına arı sütüyle umut olacaklar]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/diyabet-hastalarina-ari-sutuyle-umut-olacaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/diyabet-hastalarina-ari-sutuyle-umut-olacaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), uzuv kayıplarına kadar varan ciddi sorunlar doğuran diyabet hastalığı için arı sütü ile tedavi çalışması başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından da desteklenen projede, arı sütünden elde edilen ve hücrelerin birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan doğal nano yapıları özel bir hidrojel içerisine yerleştirilecek. Jel kıvamındaki örtü yara üzerine uygulandığında kontrollü şekilde iyileştirici maddeler salgılayacak. Bu sayede yaraların daha hızlı iyileşmesinin sağlanması, yeni damar oluşumunun desteklenmesi, enfeksiyon riskinin azaltması ve hücre yenilenmesinin hızlandırılması hedefleniyor.</p>

<p>BTÜ, diyabet hastalarının en önemli sağlık sorunlarından biri olan iyileşmeyen yaralar için yerli bir tedavi ürünü geliştirmeye hazırlanıyor. Diyabet hastalarında sık görülen ayak yaraları, zamanında tedavi edilmediğinde enfeksiyona neden olabiliyor, hatta uzuv kaybına kadar varan ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bu soruna çözüm geliştirmek amacıyla BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökçe Taner'in yürütücülüğünde önemli bir proje hayata geçirildi.</p>

<p>KALİTELİ ARI SÜTLERİ KULLANILACAK</p>

<p>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından da desteklenen 'Diyabetik Ayak Ülseri Tedavisine Yönelik Arı Sütü Kaynaklı Ekstraselüler Vezikül (RJEV)-Yüklü Fotokürlenebilir GelMA Hidrojellerin Geliştirilmesi' başlıklı projede, Bursa'dan elde edilen kaliteli arı sütleri kullanılacak. Doç. Dr. Gökçe Taner'in yürütücülüğündeki projede araştırmacı olarak; Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi İmmünoloji Bölümü'nden: Prof. Dr. Haluk Barbaros Oral, Doç. Dr. Diğdem Yöğen Ermiş, Dr. Öğretim Üyesi Salih Haldun Bal, Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Sabire Güler yer alıyor. Projede genç bilim insanları Dr. Halime Serinçay doktora sonrası bursiyer ve Moleküler Biyolog Hilal Akar, Hilal Vardar ve İrem Özveri ise yardımcı personel olarak bulunuyor.</p>

<p>ELDE EDİLECEK JEL ÖRTÜ YARALARA UYGULANACAK</p>

<p>Araştırmacılar, arı sütünden elde edilen ve hücrelerin birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan doğal nano yapıları özel bir hidrojel içerisine yerleştirecek. Jel kıvamındaki örtü yara üzerine uygulandığında kontrollü şekilde iyileştirici maddeler salgılayacak. Geliştirilecek yerli yara örtüsünün; yaraların daha hızlı iyileşmesini sağlaması, yeni damar oluşumunu desteklemesi, enfeksiyon riskini azaltması, hücre yenilenmesini hızlandırması hedefleniyor.</p>

<p>'DÜNYA NÜFUSUNUN YÜZDE 11'İ DİYABET HASTASI'</p>

<p>Türkiye'nin arı ürünleri bakımından zengin bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Gökçe Taner, bu çalışmanın yalnızca diyabet hastalarının yaşam kalitesini artırmayı değil, aynı zamanda yüksek katma değerli yerli sağlık ürünlerinin geliştirilmesine ve sağlık alanında dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sunacağını belirtti. Doç. Dr. Taner, 'Biz bu projede, diyabetik ayak ülseri tedavisine yönelik arı sütü kaynaklı ekstrasellüler veziküllerin jel ve hidrojeller içerisine entegre edildiği yerli, biyoteknolojik, multifonksiyonel bir yara bakım ürünü geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu, özellikle diyabetik ayak yaraları için planlanıyor. Biliyorsunuz ki diyabet tüm dünyada önde gelen kronik hastalıklardan ve sağlık sorunlarından bir tanesi. Hatta dünyada 589 milyon kişi diyabet hastası ki bu yetişkin nüfusun yüzde 11'ine, her 9 kişiden birine tekabül eden bir sayı. Diyabet giderek artan bir hastalık. Fakat diyabet sadece bilinen şeker hastalığı, şekerin yüksekliği gibi bir hastalık değil, aynı zamanda ciddi komplikasyonlara sebep oluyor. Bu komplikasyonlardan bir tanesi de bu diyabetik ayak ülserleri denilen kronik, iyileşmeyen yaralar. Çünkü şeker hastalarında şekerin sürekli yüksek seyretmesi aynı zamanda damar ve sinir hasarına sebep oluyor. Dolayısıyla bir yara oluştuğunda, enfeksiyonla bir araya geldiğinde bazen uzuv kaybına kadar gidebilen çok ciddi bir sağlık sorununa dönüşüyor' diye konuştu.</p>

<p>'GELENEKSEL YARA BAKIM ÜRÜNLERİ İYİLEŞMEDE ETKİLİ OLMUYOR'</p>

<p>Proje sayesinde bu sağlık sorununa yönelik olarak doğal bir ürün olan arı sütünün yara iyileştirici etkisini kullanmayı hedeflediklerini dile getiren Doç. Dr. Taner, 'Projemizin aslında diğer çalışmalardan farklı olan, özgün yönü ise arı sütünü doğrudan kullanmak yerine arı sütünün içerisinde yer alan veziküllere, ekstrasellüler veziküller denilen yapıları izole edip, kullanmak. Biz arı sütünden bu vezikülleri izole ettikten sonra yine projenin özgün taraflarından bir tanesi GelMA adı verilen hidrojel yapılar içerisine bu vezikülleri entegre etmeyi düşünüyoruz. Dolayısıyla bu jeller hem bu veziküllerin taşıyıcısı olacaklar hem bir yara ortamına uygulandıklarında kontrollü bir salım ortamı yaratacaklar. Diyabetik ülseratif yaralar oldukça derin yaralara dönüşüyorlar. Bu yaralar şekilsiz yaralar oldukları için geleneksel yara bakım ürünleri bu yaraların kapanmasında ve iyileşmesinde etkili olmuyor. Dolayısıyla bir hidrojel, hatta fotokürlenebilir bir yapı oluşturulduğunda bu yaraların içerisine, orada uygulandığı anda jelleşecek bir yara bakım ürününün yerleştirilmesi iyileşme sürecini de kontrollü bir hale dönüştürecek' dedi.</p>

<p>'YENİ NESİL ALTERNATİF ÜRÜNLER GELİŞTİRMEYİ HEDEFLİYORUZ'</p>

<p>Gazlı bezler gibi geleneksel yara bakım ürünlerinin sadece yaranın üzerini kapattığını, iyileşme sürecine herhangi bir katkıda bulunmadığını dile getiren Taner, 'Aslında geliştirmiş olduğumuz ürün herhangi bir şekilde yara bakım ürünü olarak kullanılabilir. Özellikle son yıllarda biyomühendislik bölümünde biz buna yönelik çok fazla çalışma üretiyoruz. Çünkü özellikle geleneksel yara bakım ürünleri dediğimiz gazlı bezler gibi ürünler sadece yaranın üzerini kapatıyorlar, iyileşme sürecine herhangi bir şekilde katkı sunmuyorlar. Oysa hidrojel malzeme teknolojisi dediğimiz yeni nesil biyomalzemelerle birlikte yara ortamında hem nemli bir ortam yaratılıyor hem oradaki hücrelerin çoğalmasını destekleyecek, damarlanmayla birlikte anjiyogenez denilen yeni damar oluşumuyla birlikte oradaki dokunun biyolojik olarak onarımına destek verecek bir damarlanma süreci, kan akışı sürecini de destekleyecek yapılara ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla biz doğal ürün katkılı biyomalzemelerin geliştirilmesi ile birlikte aslında yara bakım ürünlerinde yeni nesil alternatif biyoteknolojik ürünler geliştirmeyi hedefliyoruz' dedi.</p>

<p>PROJENİN GELİŞTİRİLMESİNDE DENEY HAYVANLARI DA KULLANILACAK</p>

<p>Projede deney hayvanlarının da kullanılacağını söyleyen Taner, 'Aynı zamanda projemizde oldukça ileri seviyede moleküler karakterizasyon çalışmaları, deney hayvanları çalışmaları da olacak. Bu sayede aslında biz geliştirdiğimiz, planladığımız ürünün üretimine yönelik olarak aslında çok kademeli, disiplinler arası bir çalışmayı hayata geçirmeyi hedeflemekteyiz' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'ÜLKE EKONOMİSİNE ÖNEMLİ KATKI YAPACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ'</p>

<p>Projenin onaydan yeni geçtiğini belirten Doç. Dr. Gökçe Taner, 'Şu an projeye başlama aşamasındayız. Fakat baktığımız zaman bu çalışmaların zaten bilimsel literatürde de oldukça güncel çalışmalar olduğunu görüyoruz. Hem vezikülleri elde edecek olmamız hem de bunu bir hidrojel malzemenin fotokürlenebilir özellikte biyo uyumlu, toksik olmayan, özellikle biyolojik aktif süreçleri destekleyecek malzemelere dönüştürülmesi günümüzde translasyonel tıp olarak bildiğimiz temel bilimdeki bütün araştırma bilgilerimizi medikal alana aktaracak bir yaklaşım olarak ortaya çıktı. Dolayısıyla biz proje başarıyla tamamlandığı takdirde gerçekten katma değeri yüksek, tedavilerde süreci kısaltabilecek bir yara bakım ürünü geliştirmeyi hedefliyoruz. Diyabet tüm dünyada her 9 kişiden birinde görülen ve önümüzdeki yıllarda katlanarak artacağı öngörülen hastalıklardan bir tanesi. Dolayısıyla bu kadar yüksek potansiyeli olan bir sağlık sorununun getireceği maddi yükü de düşündüğümüzde, enfeksiyonlarla seyreden, diyabetin komplikasyonlarından biri olan diyabetik kronik yaralarda böyle bir alternatif tedavi ürününün geliştirilmesinin ileride ülkemiz için önemli ekonomik bir katkı sağlayacağını da düşünüyoruz' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/diyabet-hastalarina-ari-sutuyle-umut-olacaklar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/diyabet-hastalarina-ari-sutuyle-umut-olacaklar.jpg" type="image/jpeg" length="85349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SAP Türkiye ve Kodluyoruz'dan yapay zeka odaklı kamp]]></title>
      <link>https://www.axionhaber.com/sap-turkiye-ve-kodluyoruzdan-yapay-zeka-odakli-kamp</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.axionhaber.com/sap-turkiye-ve-kodluyoruzdan-yapay-zeka-odakli-kamp" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAP Türkiye ve Kodluyoruz iş birliğiyle düzenlenen AIdea Camp'e binin üzerinde genç başvurdu. Üretken yapay zeka ve girişimcilik gibi konularda eğitimler verilen AIdea Camp'ı tamamlayan 560 genç arasından seçilen 21 katılımcı, SAP Türkiye İstanbul ofisinde düzenlenen 2 günlük hackathonda, ürettikleri projeleri jüriye sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gençlere; üretken yapay zeka araçları, problem analizi, girişimcilik, değişim yönetimi ve hikaye anlatıcılığı alanlarında eğitim verilen AIdea Camp'da İstanbul, Ankara, İzmir'in yanı sıra Osmaniye, Konya ve Diyarbakır gibi Türkiye'nin farklı şehirlerinden lise ve üniversite öğrencileri, 20 saatlik çevrim içi eğitimlerde bir araya geldi. Program sonunda yapılan değerlendirmeyle 17 lise ve 4 üniversite öğrencisi programın yarışma kısmına (hackathon) katılmaya hak kazandı.</p>

<p>'Yapay Zeka ve Robotikle Yarını İnşa Etmek: 2030'un Türkiyesi' temasıyla gerçekleşen hackathonda dört ekip halinde çalışan katılımcılar, yapay zeka destekli araçları kullanarak önümüzdeki 5 yılda eğitim, sağlık, çevre, ulaşım, afet yönetimi, tarım, turizm, enerji ve uzay çalışmaları gibi kritik alanlardaki zorlukları ortadan kaldırmaya yönelik yenilikçi yapay zeka ve robotik projeleri geliştirdi. Projeler; yenilikçilik, uygulanabilirlik, toplumsal etki ve teknoloji kullanımı açısından değerlendirildi. Jüride SAP Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erdem Şekeroğlu, SAP İnsan Kaynakları Kıdemli Danışmanı Neslihan Şahin Eser, SAP Türkiye Danışmanlık Projeleri Teslimat Yöneticisi Evrim Akpınar ve Kodluyoruz Operasyonlar Direktörü Esra Köylüoğlu yer aldı.</p>

<p>Kodluyoruz Operasyonlar Direktörü Esra Köylüoğlu ile SAP Türkiye Business Women's Network (BWN) liderlerinden Barış Güneş, SAP Türkiye Talep Yöneticisi Buse Demir ve SAP Türkiye İş Ortakları Yöneticisi Selin Üstündağ, ekiplerin fikir geliştirme, iş modeli oluşturma ve sunum hazırlama süreçlerine mentörlük desteği sundu.</p>

<p>Hackathona katılan ekipler, SAP Türkiye çalışanlarıyla birebir çalışma ve 'AgriTwin AI, VOKAI, Sentinel ve TUTAR' isimli projelerini mentörlük desteğiyle geliştirme fırsatı kazandı.</p>

<p>SAP Türkiye Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erdem Şekeroğlu programla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>'Hem liseli hem de üniversiteli gençlerin birlikte çalışma sinerjisini yakalayarak, yapay zekayı gerçek sorunlara çözüm üretmek üzere kullanması çok değerli. AIdea Camp'te fikirlerin 1,5 gün gibi kısa bir sürede projeye dönüşmesi ve gençlerin hem ülkemize hem de insanlığa ait belli temel dertleri çözebilmedeki kabiliyetleri bizi çok mutlu etti. Bu deneyimin onların eğitim ve kariyer yolculuklarına önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.'</p>

<p>SAP İnsan Kaynakları Kıdemli Danışmanı Neslihan Şahin Eser de gençlerin sorunlara buldukları yaratıcı çözümlerin gençliğe ve geleceğe dair umutları artırdığını aktararak 'Gençler, kendi bulundukları ortamdan ayrıldıklarında daha farklı bakış açıları kazanıyor, çok daha yenilikçi ve uygulanabilir çözümler üretebiliyorlar' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SAP Türkiye Danışmanlık Projeleri Teslimat Yöneticisi Evrim Akpınar ise teknolojinin değişiminin hızından dolayı yaşanan paradokstan söz ederek şunları dile getirdi:</p>

<p>'Kendimize, tecrübe mi yoksa bakış açısı mı daha önemli olacak, diye sorduğumuz ve bir sorun karşısında çözüm üretmenin yaştan ve tecrübeden bağımsız olduğu bir döneme giriyoruz. Gençlerin bakış açıları, sahip oldukları zeka ve üretme kabiliyetleri bizi çok etkiledi.'</p>

<p>'GENÇLERİN TEKNOLOJİYLE ÜRETMESİNİ DESTEKLEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ'</p>

<p>Kodluyoruz Yönetim Kurulu Başkanı Berat Kjamili ise şunları söyledi:</p>

<p>'AIdea Camp'e bini aşkın genç başvurdu. Çevrim içi programla 600'e yakın gence ulaştık. Hackathona katılan 21 genç ise öğrendiklerini projeye dönüştürdü. Gençlerin teknolojiyle üretmesini ve toplumsal sorunlara çözüm geliştirmesini desteklemeyi sürdüreceğiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM TEKNOLOJİ, EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.axionhaber.com/sap-turkiye-ve-kodluyoruzdan-yapay-zeka-odakli-kamp</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://axionhabercom.teimg.com/crop/1280x720/axionhaber-com/uploads/2026/07/agency/dha/sap-turkiye-ve-kodluyoruzdan-yapay-zeka-odakli-kamp.jpg" type="image/jpeg" length="87710"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
