İSTANBUL, (DHA)- MEDİPOL Sağlık Grubu, 1-31 Ocak Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 'Farkında Ol, Önlemini Al' temalı bir panele ev sahipliği yaptı. Multidisipliner bir yaklaşımla hastalığın ele alındığı etkinlikte uzmanlar; aşı ile korunmadan cerrahiye, radyoterapiden yaşam kalitesini artıran tedavilere kadar kanserle mücadelenin tüm aşamalarını değerlendirdi.
Rahim ağzı kanseri, erken tanı ve koruyucu sağlık uygulamalarıyla önüne geçilebilen nadir kanser türleri arasında bulunmasına rağmen, yeterli farkındalık sağlanamadığı için toplum sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. Düzenli taramaların aksatılması ve HPV aşısına yönelik bilgi eksikliği, hastalığın geç evrede tanı almasına yol açabiliyor. Bu noktadan hareketle Medipol Sağlık Grubu, 1-31 Ocak Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 'Farkında Ol, Önlemini Al' temasıyla bir panel düzenledi. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen etkinlikte, rahim ağzı kanserinin nedenlerinden korunma yollarına, tanı sürecinden güncel tedavi seçeneklerine kadar pek çok başlık değerlendirildi.
'RAHİM AĞZI KANSERİ ÖNLENEBİLEN BİR KANSERDİR'
Rahim ağzı kanserinin nedeni bilinen ve aşısı bulunan nadir kanser türlerinden biri olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mesut Polat, HPV farkındalığının hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekti. Polat, 'HPV dünyada en sık görülen virüslerden biridir ve yüzde 97 oranında sessiz ilerler. Bu nedenle fark edilmesi zor olabilir. Ancak aşısı olduğu için önlenmesi mümkündür. Korunmanın temeli HPV aşısıdır ve ideal olarak cinsel aktivite öncesinde yapılmalıdır. 21 yaşından itibaren düzenli takiplerin aksatılmaması büyük önem taşır' dedi.
'ERKEN TANI TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIYOR'
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Gül Alço, erken tanının tedavi başarısındaki rolüne vurgu yaparak, 'Erken evrede yakalanan hastalarda radyoterapi ile yüz güldürücü sonuçlar alabiliyoruz. Günümüzde kullandığımız ileri teknoloji radyoterapi cihazları sayesinde 4 boyutlu görüntüleme yapabiliyoruz. Böylece tümörü yüzde yüz hedef alırken sağlam dokuları koruyabiliyoruz. Hastalarımız tedavi sırasında ağrı hissetmiyor ve yan etkiler minimum seviyede tutulabiliyor' diye konuştu.
'ŞİKAYET OLMASA BİLE KONTROL ŞART'
Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İsa Aykut Özdemir, toplumda sık görülen 'şikayetim yok' algısının tehlikeli olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Özdemir, 'Rahim ağzı kanseri çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebiliyor. En erken evrede bile mutlaka tedavi gerektiren bir süreç vardır. Kanserleşme potansiyeli olan lezyonlar mutlaka tedavi edilmelidir. Eğer tümör gelişmişse daha kapsamlı cerrahi girişimler gündeme gelebilir' dedi.
'MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM TEDAVİYİ GÜÇLENDİRİYOR'
Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tamer Atasever, hastalığın tüm yönleriyle değerlendirilmesinin tedavi planını doğrudan etkilediğini belirterek 'Bu süreçte hızlı hareket etmek ve doğru değerlendirme yapmak çok önemlidir. Düzenli kontrollerin yapılması ve korunma önlemlerinin alınması, hastalık riskini en alt seviyeye indirir' diye konuştu.
'İLERİ EVREDE BİLE YAŞAM KALİTESİ HEDEFTE'
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Melih Şimşek ise tedavideki temel hedefleri şu şekilde anlattı:
'Bu hastalıkta kür şansımız olan hastalarımız bulunuyor. İleri evrede ise öncelikli hedefimiz hastanın yaşam süresine katkı sağlamak ve yaşam kalitesini artırmak. Aynı zamanda tedaviye bağlı kalp ve böbrek gibi organlarda oluşabilecek yan etkileri de en aza indirmeyi amaçlıyoruz.'

